Pinned Tweet
İkisi de değil.
Yıllarca Kürtleri cahil, eşkıya , gerici , köylü , kurnaz, ırz düşmanı , ağa , maraba olarak gösterdiler. Maho, Salako, Bilo, Feyzo , Sülo gibi lakaplarla alay ettiler. Şalvar giyip puşi taktılar, kız kaçırma, kan davası..vs. Buna da komedi dediler...
#yeşilçam
This Post is from a suspended account. Learn more
Öyle görünüyor ki “barış sürecini” sabote etmeye elverişli bir siyasi zemin hazırlanıyor.
Seçime kadar ülkenin yeniden laik–dindar ekseninde kutuplaştırılması ihtimali gün gibi ortada.
Laik kesimin temsilcileri barolarda Kürtlere ve barış sürecine karşı “ihanet” söylemi etrafında hizalanması; Cumhuriyet mitinglerini hatırlatan bir dille toplumsal hareketlilik yaratılması mümkün. Böyle bir atmosferde ekonomi ve geçim derdi geri plana itilirken bölünme korkusu yeniden siyasetin merkezine taşınabilir.
İktidar ise bu gerilim üzerinden dağılan tabanını konsolide etmeye yönelebilir. Barış sürecini siyasi bir risk ve yük olarak görmeye başlanması hâlinde, iktidar süreci yeniden askıya almanın yollarını da arayabilir.
Böylelikle seçime kadar “kim öle, kim kala” siyaseti devam edebilir… Asıl kaygı, ülkenin barış ihtiyacının seçim hesaplarına göre şekillenen yeni bir kutuplaşmaya kurban edilmesi. Böyle bir gidişat, barış umutlarını bir kez daha başka bir bahara bırakabilir...
Ancak başka baharların gelip gelmeyeceğini de bölgesel gelişmeler küresel itifaklar belirleyebilir.
Demem o ki; Bu ülkeye yazık...
İstanbul ve İzmir barosu seçimlerine bakıp “Demokrasi, özgürlük, eşitlik ve adalet isteyenler kazandı” demek yanılgıdır.
Her muhalif, özgürlük ve demokrasi taraftarı değildir. Bana göre burada güçlenen; barış ve çözüm süreci karşıtlığı üzerinden gelişen, belki de bilinçli biçimde oluşturulan ulusalcı bir muhalefet damarıdır.
Yakında Cumhuriyet mitingleri de başlarsa şaşırmamak lazım...
Abdurrahman Bey 2022’de "oyunlar çocukların hayal gücünü köreltiyor diyordu bir yazısında" ...
Torun oyun yazınca “güzel çalışmalara öncülük” oldu.
Hayal gücünü körelten oyunla geliştiren oyun arasındaki fark, yazılımcının dedesiymiş hocam…
Abdurrahman bey: Sizinle benzer siyasi görüşten değilim. Ama sizi Aziz Nesin ile 90’larda yaptığınız TV televizyon programından beri takip ederim. Çoğu olmasa da bazı fikirlerinize katılırım. Bu yanıtı yazma sebebim şu:
Gördünüz mü: Aynı fikirde olmadığınız insanların torunları ile sizin torununuz aynı şeylerden etkileniyor. Aynı şeyler ile uğraşıyor ve mutlu oluyor.
Demek ki aynı asil hedefimiz var: MERT, Doğrucu Davut, Adil, İnsancıl ve mutlu bir gelecek (!)
Çok yaşasın Türkiye 🇹🇷
Sevgiler.
Lideriz la...
@amedskofficial
İşte en büyük itibar…
🇪🇬 Dünyanın en borçlu 2. ülkesi Mısır'ın Devlet Başkanı Sisi'nin yaptırdığı, dünyanın en büyük sarayının duvarına yazdırdığı Kur'an'da zikredilen Firavun'un sözü:
"Ey kavmim! Mısır mülkü ve altımdan akıp giden şu nehirler benim değil mi?" (Zuhruf, 51)
🟥 Bu, Yeni İdari Başkent'teki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın içinde çekilen resmi ve neredeyse tek video kaydıdır.
Videoda görülenler ve internet ile açık kaynaklarda bulunan az sayıdaki bilgi aracılığıyla;
Bunun, mutlak surette dünyadaki en büyük başkanlık sarayı olduğu kesin olarak söylenebilir.
Öyle ki, yaklaşık 607 dönüme denk gelen 2,5 milyon metrekarelik bir alan üzerine inşa edilmiştir.
Yalnızca cumhurbaşkanlığı konut binası 50 bin metrekaredir; yani Amerikan Beyaz Sarayı'ndan yaklaşık on kat daha büyüktür.
Yine yapının büyüklüğünden ve kullanılan malzeme kalitesinden hareketle, bunun dünyadaki en yüksek inşaat maliyetine sahip, en ihtişamlı, en görkemli ve en zengin saray olduğunu tahmin edebiliriz.
Ancak dünyanın en pahalı bu başkanlık sarayı, o ülkenin yöneticisinin sahip olduğu tek saray değildir; aksine bu başkan, iktidarı döneminde inşa ettiği 3 ila 5 devasa başkanlık sarayı veya kompleksinden sadece biridir.
Yönetimi devraldığı ve önceki dönemlerden miras kalan yaklaşık 25 saray, dinlenme tesisi ve başkanlık villasının bulunduğu bir ülkedir söz konusu olan.
Daha da garip ve şaşırtıcı olanı, hayali maliyetiyle bu efsanevi sarayın; dünyanın en zengin ülkeleri, en yüksek gelirli ülkeleri veya en ileri ve gelişmiş ülkeleri arasında yer almayan bir devletin yönetim merkezi olmasıdır.
Bu başkanlık sarayını; yeryüzünün en zengin krallıklarından biri olan Brunei Sultanlığı'nda, dünyanın en zengin ülkesi Monaco Prensliği'nde görmüyoruz. Yeryüzünün en büyük askeri ve ekonomik gücüne sahip olan Amerika Birleşik Devletleri başkanının ikametgahı da değil, İngiliz Taç giyme törenlerine ait de değil, zengin bir Avrupa ülkesinde, Asya Kaplanları'ndan birinde veya "Ejderha" lakaplı Çin devinde de bulunmuyor.
Aksine, devasa tesisleri ve son derece zengin detaylarıyla bu görkemli saray, vatandaşlarına defalarca kez şu sözleri tekrarlayıp duran bir lider tarafından inşa ettirilmiştir:
Ülkelerinin "zavallı ve çok fakir" olduğu,
Halkının kaderinin fakir olmak olduğu,
Devletinin halkını doyurmaya, onları eğitmeye, tedavi etmeye, barınak veya hizmet sağlamaya hakkı olmadığı.
Uluslararası Para Fonu'na (IMF) borçlanmada yeryüzünün en yüksek ikinci ülkesi olan bir devlet,
Nüfusunun yarısından fazlasının yoksulluk sınırının altında yaşadığı bir devlet,
Yolsuzluk, kötü hizmetler, özgürlüklerin yokluğu, adaletsizlik ve bireylerin yaşam standartlarının düşüklüğü konusunda küresel endekslerin başında gelen bir devlet.
Burası Sisi yönetimindeki Mısır'dır.
Üzerindeki tavanlardan birine altın varaklarla, Mısır Firavun'un Kuran-ı Kerim'de geçen şu sözlerinin yazılı olduğu bu heybetli saray:
("Ey kavmim! Mısır mülkü ve altımdan akıp giden şu nehirler benim değil mi?")
Yeryüzündeki başkanların en çılgını, en yolsuzu, en sadisti ve en suçlusu olan kişinin yönetim merkezidir.
İşin sonu da başı da Allah'a aittir.
Baştan beri gözüm tutmamıştı…
“Ulusal Kriminal Büro” adı verilen, dijital inceleme yapan bilirkişi şirketinin mahkemeler aracılığıyla incelediği tüm dosyalar ve hazırladığı raporlar yeniden gözden geçirilmeli; bağımsız başka bilirkişilere gönderilmelidir.
Şirketin incelediği dosyalar arasında Narin Güran, Rojin Kabaiş, Gülistan Doku ve benzeri dosyalar da varsa, bunlar için derhal yeniden inceleme talebinde bulunulmalıdır.
Dicle Üniversitesi öğrenci kulüplerimizin tanıtım stantlarını ziyaret ederken @barikatuni ve @direnisuni ile buluştuk. Taraftarın öğrencisi bile güzel…
Ayrıca danışmanlığını yaptığım Öğrenci Eğitim ve Liderlik Kulübümüzün başarılı çalışmalarını takip ettik.
Amedspor her yerde…
Gelmişken beraber bir üçlü de çektik!
#Amedspor
Aliyev'e ilişmeyin...
Azarbeycan bağımsız bir ülkedir...
Aliyev Sn.Genel Başkanımız Dr.Fatih Erbakan ve bir çok değerli şahsiyetin ülkeye girişini yasaklamış.
Gelene yasak gidene yasak !
Pardon ama
Azerbaycan senin babanın çiftliği mi Aliyev ?
@azpresident
@presidentaz
Azerbaycan deyip geçmemek lazım.
Aliyev, uluslararası denklemde bilinenden çok daha güçlü ve etkili. Onu sakinleştirmek ve arayı düzeltmek gerekecek.
Yaşanan gerilimin yansıması büyük ihtimalle kabinede ve bürokraside olacak. Fon meselesinde olduğu gibi, bu meselede de ilişkileri rayına sokmak için kurbanlar verilebilir…

















