esmel muhtarı retweeted
Her türk dizisinde böyledir, kötüler bir şekilde yırtar hikayede daha fazla kötülük yapabilmek için.
AMA bu durum tbd’de işlemiyor, işleyemez. Neden mi? Çünkü tbd senaryosunun temellerini adalet temasıyla attı. Cezalar, bedeller, kan hakları.. ilk bölümlerde izleyiciye şunu vaadetti: Esme ve Adil’in bebeğinin satıldığı öğrenilince, bebek satıcısı ve katiller hakettikleri sonu yaşayacaklar.
Hadi diyelim bu uzatıldı, ama bu uzatılırken zalimlerin dramına alan açılamaz. Genel izleyiciyi daha fazla adaletsizlik hissine düşürürseniz adalet temelli bir dizide izleyici inancını kaybeder ve vazgeçer izlemekten. En azından bir tatmin sağlanmalıydı. Düşen reytingin çoğu bundandır.
Çift destekleyicilerinden bağımsız, izleyicilere ilk bölümde şu beklenti oluşturuldu: Öğrenilince ne olacak? Kötüler bedellerini ödeyecek mi? İzleyici bunun için geldi, bunu alamadıkça da gitti. Gitmeye de devam edicek.
Şerif şu an en karlı çıkan insan. Hiçbir kaybı yok.
Belki başka bir dizide kötünün devam edebilmesi işleyebilir, ama adalet vaadeden dizide işlemiyor, işlemeyecek. Siz istediğiniz kadar karakterleri sempatik yazmaya çalışın, dramlarına alan açın, izleyici kaçtı, daha da kaçacak.
esmel muhtarı retweeted
"Ben korurum seni"
#EsEl
Daha yakınları bile Esme'nin çabalarını, sanrılarını, o halüsinasyonlar içinde boğulmalarını gerçek dışı olmak hayal dünyasında yaşamak gibi basit şeyler olarak görürken, ileride bu durum yayılınca düşmanların bunu nasıl kullanacağı düşüncesi ruhumu diken diken ediyor... Seni kollarımın altına alamadığım her an için vicdan azabı çekiyorum haberin olsun😭
Gerçekleri haykıran kadını şimdi 'deli' diye yaftalayıp susturacaklar. yani yeni bir şey değil, tarihi bir klişe. Ama bu 'histerik' kadınların kökünüzü söktürecek olması yeni bir şey olacak bekleyin🫶🏻
"Kendini cennet yaşıyor sanıyor."
"Sanmak", Esme'nin aşina olduğu bir his ama "cennet" mi?
Susuzluğu bir tek zebanilerin sunduğu irinlere mecbur bırakılmışken buna rağmen bebeğinin şifalı suyunu arayan ama bir türlü varamayan Esme, cehennemin hangi katında olduğunu "evi gibi" biliyor maalesef.
Bütün bu sanrılara rağmen gerçekliği en derinden hisseden, yine kendisi. Zaten sırf bu sarsıcı hissi bastırabilmek için doğdu o hallüsinasyonlar...
Son bölümlerin Esme’si, içinde bulunduğu durumu şöyle tanımlardı herhalde: "Verdiğin çabaya rezil olmak."
Tüm uğraşlarının sonucunda koca bir hüsranla karşılaşıyorsun ve emeğine, çabana karşı mahçup, rezil olmuş hissediyorsun.





