Mehmet Özyazanlar: Fenerbahçe gibi başarı beklentisinin yüksek olduğu bir kulüpte görev yapmak, doğal olarak büyük bir baskıyı beraberinde getiriyor. Ancak dokuz haftalık bir lig maratonunda yaşanan puan kayıplarını yalnızca teknik direktöre bağlamak, sorunun esas kaynağını gözden kaçırmak anlamına gelir.
Gelinen noktada teknik direktörün kararları ne kadar sorgulanıyorsa, futbolcuların performansını, sorumluluğunu ve profesyonel yaklaşımını da aynı şekilde sorgulamak gerekir.
Başarısız gidişatın tek sorumlusu olarak görülen teknik direktörü görevden alıp oyuncu grubunun sorumluluğunu ikinci plana atmak, sorunun yalnızca bir bölümüne müdahale etmektir…
Sezon başında belirlenen hedefler, kadro planlaması ve oyun anlayışıyla birlikte ele alınmalı ve ortada bir başarısızlık varsa bunun sorumluluğu yönetim, teknik direktör ve futbolcular arasında paylaştırılmalıdır.
Sorun, hedefe ulaşma yönteminde de olabilir. Eğer böyleyse, her tökezlemede teknik direktör değiştirmek, yanlış yolda ilerleyen bir takımın doğru hedefe ulaşmasını sağlamaz.
Yeni teknik adamın gelişiyle oluşan yeni bir heyecan, yeni bir motivasyon, yeni bir oyun anlayışı takıma geçici bir hareket kazandırabilir. Ancak yapısal aksaklıklar devam ediyorsa kısa süre içinde aynı sorunlarla karşılaşmak kaçınılmazdır.
Başarı gibi başarısızlığın sorumluluğu da ortak olmalıdır. Aksi hâlde aynı senaryoyu farklı isimlerle yaşamaktan hiçbir zaman kurtulamayız…
📰 Evrensel
İlker Duralı: Eski tarz Alman teknik direktörler, Türk futbolunun dinamiklerine çok iyi uyuyor.
Fenerbahçe yabancı bir teknik direktör tercih edecekse rasyonel davranmalı ve bu tarzı benimseyen isimlere yönelmeli.
Hakan Güleç: Arda Güler’in başarısını yeterince konuşmuyoruz. Ülkemizin altyapısından yetişen Arda, futbolun zirvesi Real Madrid’de kendini kanıtladı ve sözleşmesini 2032’ye kadar uzattı. Bu, Türk futbolu adına büyük bir gurur!
Alper Yemeniciler: Tekrar Aykut Kocaman'a bir teklif yapılacaksa o teklifin içerisinde Oğuz Çetin'in olma ihtimali yok. Aykut Hoca ile şu ana kadar hiçbir temas yok, onu söyleyeyim. Ama Sayın Başkan'ın kafasında hâlâ Aykut Kocaman isminin olduğuna inanıyorum.
Aygün Özipek: Oğuz Çetin "her şey hazır" dedi, ama hiçbir şeyin hazır olmadığını gördük. Futbol aklının, futbol aklına ihtiyacı olduğunu gördük, Yani Fenerbahçe'nin futbol aklı Oğuz Çetin'se, açık ve net sana söyleyeyim, ben Beşiktaş'ı kıskanır hale geldim. Futbol aklı Önder Özen gibi olur. Önder Özen getirilmedi, futboldan kopmuş Oğuz Çetin getirildi."
Halidun Erkal: İsmail Kartal'ın ayrılması bütün sorunların çözüldüğü anlamına gelmiyor.
Fenerbahçe artık teknik direktörün kişisel tercihleriyle ayakta duran takım değil, teknik direktör değişse bile sistemi devam eden bir kulüp olmak zorundayız artık biz. Bunun için de ne dedin? Önder Özen varken biz futbol aklı olarak, futbolculuğu dışında Fenerbahçe'ye şu tüy kadar katkısı olmamış, bak tüy kadar katkısı olmamış Oğuz Çetin'i getirdik abi.
Halidun Erkal: Sayın Can Kamer, kameraların karşısına geçtiniz. Dediniz ki, 'YouTuber'lar' dediniz, 'artık haber yok, kadro yeterli, şudur budur.' Siz önce o Oğuz Çetin'i oradan gönderin de o çok yeterli dediğiniz kadroyu, o akıl aldığınız futbol aklını, o Aykut Kocaman'ın altını kazan 26 yıllık arkadaşını lütfen oradan bir temizleyin.
Bakın ben bunu bütün kalbimle söylüyorum. Ben bir taraftarım; ister beni dinleyin, ister size ulaşsın bu haber, hiçbir şey umurumda değil, ama bir kişi umurumda: Aykut Kocaman.
Halidun Erkal: Sayın Can Kamer, kameraların karşısına geçtiniz. Dediniz ki, 'YouTuber'lar' dediniz, 'artık haber yok, kadro yeterli, şudur budur.' Siz önce o Oğuz Çetin'i oradan gönderin de o çok yeterli dediğiniz kadroyu, o akıl aldığınız futbol aklını, o Aykut Kocaman'ın altını kazan 26 yıllık arkadaşını lütfen oradan bir temizleyin.
Bakın ben bunu bütün kalbimle söylüyorum. Ben bir taraftarım; ister beni dinleyin, ister size ulaşsın bu haber, hiçbir şey umurumda değil, ama bir kişi umurumda: Aykut Kocaman.
Halidun Erkal: "Bir Yöneticiyle Oğuz Çetin'in, Aykut Kocaman'ı arayıp da ulaşamadık şeklindeki yansıtmaları; bu ikisinin de, yöneticinin de, Oğuz Çetin'in de 26 yıllık arkadaşı Aykut Kocaman'ı istemediklerinin net bir kanıtıdır bu.
Bunu herkes bilsin. Bakın bu, bu bilgileri biz uydurmuyoruz. Bu bilgileri kafadan sallamıyoruz. Böyle bir şey var ki bu kadar yayın yaptık. 56. yayın yapıyoruz bugün. Yanlış bilmiyorsam, Sayın Aygün Özipek bugün bunu söylüyor ki benim haberim..."
Esra Köse: İsmail Kartal’ın ayrılığının ardından Fenerbahçe yönetimi yeni teknik direktör arayışına başladı. Henüz hiçbir adayla temasa geçilmedi, yönetim aday listesini oluşturuyor.
Yabancı teknik direktör seçeneği ön planda. Montella, Conte, Conceição ve Nagelsmann adaylar arasında yer alırken Montella şu an bir adım önde.
Yerli adaylarda ise Aykut Kocaman, Abdullah Avcı ve Emre Belözoğlu’nun isimleri gündemde.
Gürcan Bilgiç: Aziz Yıldırım, teknik direktör arayışını Cihan Kamer ve Oğuz Çetin’e bırakmış durumda. İkili şu anda temaslarını sürdürüyor.
Aykut Kocaman en güçlü aday olsa da Oğuz Çetin görevde olduğu sürece bu ihtimalin gerçekleşmesi zor görünüyor.
Halidun Erkal: "Bir Yöneticiyle Oğuz Çetin'in, Aykut Kocaman'ı arayıp da ulaşamadık şeklindeki yansıtmaları; bu ikisinin de, yöneticinin de, Oğuz Çetin'in de 26 yıllık arkadaşı Aykut Kocaman'ı istemediklerinin net bir kanıtıdır bu.
Bunu herkes bilsin. Bakın bu, bu bilgileri biz uydurmuyoruz. Bu bilgileri kafadan sallamıyoruz. Böyle bir şey var ki bu kadar yayın yaptık. 56. yayın yapıyoruz bugün. Yanlış bilmiyorsam, Sayın Aygün Özipek bugün bunu söylüyor ki benim haberim..."
Aygün Özipek: Aykut Kocaman, Oğuz Çetin’i arayıp WhatsApp’tan mesaj atıyor ancak geri dönüş alamıyor.
Ertesi gün Oğuz Çetin, Cihan Kamer ve bir başka yöneticiyle birlikte Aziz Yıldırım’ın yanına gidiyor. Başkan’a, Aykut Kocaman’ı defalarca aradıklarını ancak telefonlarını açmadığını ve tatile çıkmış olabileceğini söylüyor.
Oysa Aykut Kocaman’ı arayan kimse olmamış, telefonu bile çalmamış. Kocaman, yaşananları sonradan öğrenince büyük üzüntü duyuyor.
Aziz Yıldırım ise bu anlatılanlar üzerine, “Nasıl yapar? Niye telefonunu açmaz? Nasıl tatile çıkar? O zaman hemen bu defteri kapatalım.” diyerek tepki gösteriyor.
Aykut Kocaman’a oynanan bu oyun, onun o dönemde Fenerbahçe’nin başına geçmesinin önünü kesiyor.
AYKUT KOCAMAN'I GETİRİN, OĞUZ ÇETİN'İ KOVUN!
Aygün Özipek: “Size net söylüyorum: Fenerbahçe yönetimi şu dakika Aykut Kocaman’ı ararsa yarın göreve başlayacak. Kendisi ekibiyle birlikte göreve hazır, sadece telefon bekliyor.
Fenerbahçe yönetimine sesleniyorum: Montella, Ersun Yanal ve Abdullah Avcı isimlerini bir kenara bırakın. Rotanız belli: Aykut Kocaman’ı getirin ve yarın göreve başlatın.
Aykut Kocaman'ı getirin, Oğuz Çetin’i de derhâl Samandıra’dan gönderin!”
Aygün Özipek: Aykut Kocaman, Oğuz Çetin’i arayıp WhatsApp’tan mesaj atıyor ancak geri dönüş alamıyor.
Ertesi gün Oğuz Çetin, Cihan Kamer ve bir başka yöneticiyle birlikte Aziz Yıldırım’ın yanına gidiyor. Başkan’a, Aykut Kocaman’ı defalarca aradıklarını ancak telefonlarını açmadığını ve tatile çıkmış olabileceğini söylüyor.
Oysa Aykut Kocaman’ı arayan kimse olmamış, telefonu bile çalmamış. Kocaman, yaşananları sonradan öğrenince büyük üzüntü duyuyor.
Aziz Yıldırım ise bu anlatılanlar üzerine, “Nasıl yapar? Niye telefonunu açmaz? Nasıl tatile çıkar? O zaman hemen bu defteri kapatalım.” diyerek tepki gösteriyor.
Aykut Kocaman’a oynanan bu oyun, onun o dönemde Fenerbahçe’nin başına geçmesinin önünü kesiyor.
Aygün Özipek: Aykut Kocaman, Oğuz Çetin’i arayıp WhatsApp’tan mesaj atıyor ancak geri dönüş alamıyor.
Ertesi gün Oğuz Çetin, Cihan Kamer ve bir başka yöneticiyle birlikte Aziz Yıldırım’ın yanına gidiyor. Başkan’a, Aykut Kocaman’ı defalarca aradıklarını ancak telefonlarını açmadığını ve tatile çıkmış olabileceğini söylüyor.
Oysa Aykut Kocaman’ı arayan kimse olmamış, telefonu bile çalmamış. Kocaman, yaşananları sonradan öğrenince büyük üzüntü duyuyor.
Aziz Yıldırım ise bu anlatılanlar üzerine, “Nasıl yapar? Niye telefonunu açmaz? Nasıl tatile çıkar? O zaman hemen bu defteri kapatalım.” diyerek tepki gösteriyor.
Aykut Kocaman’a oynanan bu oyun, onun o dönemde Fenerbahçe’nin başına geçmesinin önünü kesiyor.
Şansal Büyüka: Fenerbahçe’ye gelecek hocanın kim olduğundan çok, ne yapacağı önemli.
Bakın, Fenerbahçe’nin savunma dörtlüsü Kuzey Kutbu’nda, santrforu Güney Kutbu’nda! Arada kıtalar var, okyanuslar var!
70 metrelik alanı Kanté ile Guendouzi’ye bırakmışsın. Adamlara yazık, günah! Deli danalar gibi koşuyorlar. Çünkü sahada her yer bomboş!
Savunma hattı öne çıkmıyor, santrfora yaklaşmıyor. Hücum oyuncuları geriye gelip orta sahayı kapatmıyor. Takım boyu uzadıkça uzuyor.
Böyle futbol mu oynanır? Bu takım nasıl birlikte hareket edecek?
Fenerbahçe’nin anlaşacağı hocayla önce bu sorunları konuşması gerekiyor. Takımın neden yavaş oynadığını, neden bu kadar geniş alanlar bıraktığını ve nasıl daha kompakt hâle geleceğini masaya yatıracaksın.
Bir diğer konu da fiziksel yeterlilik. Gelecek hoca, mutlaka güçlü ve yetkin bir atletik performans ve kondisyon ekibiyle çalışmalı. Takımın oyun hızını, koşu kapasitesini ve temposunu yükseltmeli.
Ama mesele yalnızca saha içiyle de bitmiyor!
Fenerbahçe’nin acilen yetkin bir scout ekibine ihtiyacı var. Menajerlerin önerdiği, herkesin bildiği oyunculara teslim olmayacaksın. Kendi scout ekibinin verilerini esas alacak, transfer politikanı sağlam bir sistem üzerine kuracaksın.
Çünkü Fenerbahçe’de sorunlar yalnızca bireysel değil, sistematik!
Artık mesele sadece doğru hocayı bulmak değil; doğru sistemi kurmak!
📰 Sports Digitale
Şansal Büyüka: "Fenerbahçe’yi çalıştıran hocalar, Fenerbahçe’nin büyüklüğünün ve kadrosundaki kariyerli oyuncuların gerisinde kalmamalı. Onların ağırlığı altında ezilmemeli.
Fenerbahçe kötü oynayabilir ama Avrupa düzeyinde oyuncuları var.
Sen Ederson’da, Skriniar’da, Ake’de, Lukaku’da ve Greenwood’da saygı uyandırmayacak bir hocayı Fenerbahçe’nin başına getiremezsin, getiremezsin!
Şimdi hoca arıyorlar. Bana göre birinci kriterleri yine bu olmalı.
Otorite… Ama kuru otorite değil. Saygı… Futbolcu, hocasının futbol bilgisine inanacak, ‘Hocam söylüyorsa doğrudur.’ diyecek. Hoca, hem bireysel hem de takım olarak oyuncularına güç kazandıracak.”
📰 Sports Digitale
Şansal Büyüka: "Fenerbahçe’yi çalıştıran hocalar, Fenerbahçe’nin büyüklüğünün ve kadrosundaki kariyerli oyuncuların gerisinde kalmamalı. Onların ağırlığı altında ezilmemeli.
Fenerbahçe kötü oynayabilir ama Avrupa düzeyinde oyuncuları var.
Sen Ederson’da, Skriniar’da, Ake’de, Lukaku’da ve Greenwood’da saygı uyandırmayacak bir hocayı Fenerbahçe’nin başına getiremezsin, getiremezsin!
Şimdi hoca arıyorlar. Bana göre birinci kriterleri yine bu olmalı.
Otorite… Ama kuru otorite değil. Saygı… Futbolcu, hocasının futbol bilgisine inanacak, ‘Hocam söylüyorsa doğrudur.’ diyecek. Hoca, hem bireysel hem de takım olarak oyuncularına güç kazandıracak.”
📰 Sports Digitale
Şansal Büyüka:
“İsmail Hoca geldiği günden beri Fenerbahçe’nin oyun gücüne, kalitesine, fizik gücüne, hızına ve temposuna hiçbir şey katamadı. Aksine, geçen sezonun iyi oyuncularında ciddi bir gerileme görüyoruz.
İsmail millî takımın vazgeçilmeziydi, bu sezon ise neredeyse kayboldu. Guendouzi’ye geçen sezon hayranlıkla bakıyorduk. ‘Bu nasıl ciğer, kaç kişilik koşuyor?’ diyorduk. Şimdi Galatasaray maçında girdiği 6 ikili mücadelenin hiçbirini kazanamamış.
Kerem geçen sezon iyi kötü goller atıyordu, bu sezon tamamen kayboldu. Oğuz’u son 3-4 maça kadar doğru düzgün düşünmedi. Mert Müldür’e de uzun süre şans vermedi.
Ama en önemlisi Greenwood! Fenerbahçe’ye formunun zirvesindeyken geldi. Buna rağmen her geçen maç geriye gidiyor. Öyle hızlı eriyor, bitiyor ve tükeniyor ki güneşin altındaki buz gibi… Resmen çocuk eriyor!”
📰 Sports Digitale
Şansal Büyüka:
“İsmail Hoca geldiği günden beri Fenerbahçe’nin oyun gücüne, kalitesine, fizik gücüne, hızına ve temposuna hiçbir şey katamadı. Aksine, geçen sezonun iyi oyuncularında ciddi bir gerileme görüyoruz.
İsmail millî takımın vazgeçilmeziydi, bu sezon ise neredeyse kayboldu. Guendouzi’ye geçen sezon hayranlıkla bakıyorduk. ‘Bu nasıl ciğer, kaç kişilik koşuyor?’ diyorduk. Şimdi Galatasaray maçında girdiği 6 ikili mücadelenin hiçbirini kazanamamış.
Kerem geçen sezon iyi kötü goller atıyordu, bu sezon tamamen kayboldu. Oğuz’u son 3-4 maça kadar doğru düzgün düşünmedi. Mert Müldür’e de uzun süre şans vermedi.
Ama en önemlisi Greenwood! Fenerbahçe’ye formunun zirvesindeyken geldi. Buna rağmen her geçen maç geriye gidiyor. Öyle hızlı eriyor, bitiyor ve tükeniyor ki güneşin altındaki buz gibi… Resmen çocuk eriyor!”
📰 Sports Digitale








