S.ER retweeted
Bugün Neşe Alten öğretmen ve değerli babasının hain terör örgütü PKK tarafından şehit edilişinin 33. Yıl dönümü.
Unutmadık.
Unutmayacağız.
Rahmetle anıyoruz.
Ruhları şad olsun...
S.ER retweeted
🏷150 eğitim emekçisi daha Öğretmen Sendikasına üye oldu!
Dayanışmanın, birlik olmanın önemi hissediliyor. Öğretmenler, akademisyenler, eğitim emekçileri sendikalı olma kararı veriyor.
Okullarda, üniversitelerde, kurslarda, rehabilitasyon merkezlerinde, kreşlerde, belediyelerde... Sendikayı büyütelim. Arkadaşlarımızı sendika üyesi yapalım.
🔼Not: E-devlet üzerinden üye olabilirsiniz.
#ÖğretmenSendikasınaÜyeOluyoruz
S.ER retweeted
5 Dakikada Siyer Serimiz Başlıyor!
Peygamber Efendimiz’in ﷺ hayatını dönüm noktalarıyla 5 dakikalık bölümler halinde öğreneceğimiz serimiz ilk bölümümüzle 20 Ekim Salı, saat 18.00’de, Siyer TV YouTube kanalımızda!
👉 youtube.com/siyertv
S.ER retweeted
📣 ÜCRETLİ ÖĞRETMENLER BULUŞUYOR!
Güvencesizliği yoğun şekilde yaşayan eğitimciler olarak güvencesizliğe karşı neler yapacağımızı birlikte kararlaştıracağız.
🗓️20 Ekim Salı
⏰21.30
📍Google Meet
#SendikanVar
S.ER retweeted
Sel nedeniyle aracı zarar gören ve kaskosu bulunmayan sürücüler, altyapı yetersizliği gerekçesiyle ilgili idareden tazminat talep edebilir.
— Kaskoda sel teminatı bulunan araç sahiplerinin hasarı 5 gün içinde sigorta şirketine bildirmesi gerekiyor.
— Kaskosu olmayan veya poliçesinde sel teminatı bulunmayanlar, “idarenin hizmet kusuru” gerekçesiyle idari yargıya başvurabilir. Bunun için öncesinde idareye yazılı başvuru yapılmalıdır.
S.ER retweeted
Şimdi kurtarma ekipleri ile çalışıyoruz diyor,. Sen öncesinde milleti uyarıyor olsaydın, öğlen saatlerinde milleti eve gönderme çabasında olsaydın, şuanda bu kadar ekiple birlikte insan kurtarma halinde olmazdın, çünkü insanlar evinde olurdu. Öğrenciler yolda kalmazdı. Bundan önceki valilerin yaptığını yapsaydın, bunlar yaşanmazdı. Bu nedir ya
S.ER retweeted
İstanbul valiliği şimdi nasıl kızmayayım sana sen söyle, çıkmışsın bugün okullar tatil yarında tatil diyorsun, rekor diyorsun. Ya senden önce 2 vali geldi İstanbul'a, ikisinin ortak özelliği neydi biliyor musun? Felaket öncesinde, okullar tatil edilir, kurye hizmetleri durdurulur, tüm İstanbul halkını öğlenden sonra hemen eve dönmeleri konusunda SMS, bildiri Allah ne verdiyse haber verirdi. Sen uyudun uyudun, ya bari öğlenden sonra milleti eve gitmesi konusunda uyarsaydın, okulları tatil etseydin. Maddi zarar ortada, vefat edenler var, olacak iş değil ya. Vali sınıfta kalmıştır. Bu kadar net. Biz Vasip Şahin'i de gördük, Ali Yerlikaya'yı da gördük, felaket gelmeden adamlar kırmızı alarmda tatil veriyor, milleti uyarıyor, yaptırım yapıyordu. Dün inanılmaz bir şeydi ya. Allah aşkına biz İstanbul'da ne yaşadık ya böyle. Bu valiyi görevden alındı. Burası İstanbul, İstanbul.
S.ER retweeted
Türk Dünyası Moderleşmesi IV: Türk Dünyasında Dil Sempozyumu Çevrimiçi Oturumlar
Sayın Meslektaşlarımız,
IV. Türk Dünyası Modernleşmesi — Türk Dünyasında Dil Sempozyumu’nun çevrimiçi oturumları 16-18 Ekim 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecektir. Oturumlar iki ayrı salonda, zaman zaman eş zamanlı olarak yürütülecektir. Her günün bağlantıları ayrıdır; lütfen ilgili günün bağlantısını kullanınız.
──────────────────────────────
16 EKİM 2026, CUMA
A Salonu
zoom.us/j/99293820359?pwd=dd…
B Salonu
zoom.us/j/95826014043?pwd=vC…
Oda açılışı: 09.15
I. Oturum 09.30-10.45 (A ve B eş zamanlı)
II. Oturum 11.00-12.15 (A ve B eş zamanlı)
Öğle arası 12.15-13.30
III. Oturum 13.30-14.45 (A Salonu)
IV. Oturum 15.00-16.15 (A Salonu)
──────────────────────────────
17 EKİM 2026, CUMARTESİ
A Salonu
zoom.us/j/98816161231?pwd=tB…
B Salonu
zoom.us/j/91667638067?pwd=Vl…
Oda açılışı: 09.15
V. Oturum 09.30-10.45 (A Salonu)
VI. Oturum 11.00-12.15 (A Salonu)
Öğle arası 12.15-13.30
VII. Oturum 13.30-14.45 (A ve B eş zamanlı)
VIII. Oturum 15.00-16.15 (A Salonu)
──────────────────────────────
18 EKİM 2026, PAZAR
A Salonu
zoom.us/j/93868060226?pwd=aC…
B Salonu
zoom.us/j/95772470294?pwd=q6…
Oda açılışı: 09.15
IX. Oturum 09.30-10.45 (A Salonu)
X. Oturum 11.00-12.15 (A ve B eş zamanlı)
Öğle arası 12.15-13.30
XI. Oturum 13.30-14.45 (A Salonu)
XII. Oturum 15.00-16.15 (A ve B eş zamanlı)
Kapanış ve teşekkür 17.45-18.15 (A Salonu)
──────────────────────────────
Bütün saatler Türkiye saatine (UTC+3) göredir. Bakü için bir saat, Taşkent, Almatı ve Astana için iki saat ekleyiniz; Saraybosna ve Tiran için bir saat çıkarınız.
Sunum yapacak meslektaşlarımızın, ekran paylaşımını denemek üzere oturumlarından on dakika önce bağlanmalarını rica ederiz. Oturum programının ayrıntısı ilişikte sunulmuştur.
Saygılarımızla,
Doç. Dr. Yılmaz ÖZKAYA
Sempozyum Başkanı
Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi · Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü
[email protected] · +90 232 311 50 56
Dear Colleagues,
The online sessions of the IV. Turkic World Modernization — Language in the Turkic World Symposium will be held on 16-18 October 2026. Sessions will run in two rooms, in part simultaneously. A separate link is used for each day; please make sure to use the link for the relevant day.
──────────────────────────────
FRIDAY, 16 OCTOBER 2026
Room A
zoom.us/j/99293820359?pwd=dd…
Room B
zoom.us/j/95826014043?pwd=vC…
Rooms open: 09.15
Session I 09.30-10.45 (A and B in parallel)
Session II 11.00-12.15 (A and B in parallel)
Lunch break 12.15-13.30
Session III 13.30-14.45 (Room A)
Session IV 15.00-16.15 (Room A)
──────────────────────────────
SATURDAY, 17 OCTOBER 2026
Room A
zoom.us/j/98816161231?pwd=tB…
Room B
zoom.us/j/91667638067?pwd=Vl…
Rooms open: 09.15
Session V 09.30-10.45 (Room A)
Session VI 11.00-12.15 (Room A)
Lunch break 12.15-13.30
Session VII 13.30-14.45 (A and B in parallel)
Session VIII 15.00-16.15 (Room A)
──────────────────────────────
SUNDAY, 18 OCTOBER 2026
Room A
zoom.us/j/93868060226?pwd=aC…
Room B
zoom.us/j/95772470294?pwd=q6…
Rooms open: 09.15
Session IX 09.30-10.45 (Room A)
Session X 11.00-12.15 (A and B in parallel)
Lunch break 12.15-13.30
Session XI 13.30-14.45 (Room A)
Session XII 15.00-16.15 (A and B in parallel)
Closing and vote of thanks 17.45-18.15 (Room A)
──────────────────────────────
All times are given in Turkey time (UTC+3). Please add one hour for Baku and two hours for Tashkent, Almaty and Astana; subtract one hour for Sarajevo and Tirana.
Presenters are kindly asked to join ten minutes before their session in order to test screen sharing. The detailed programme is attached.
Yours sincerely,
Assoc. Prof. Dr. Yılmaz ÖZKAYA
Symposium Chair
Ege University, Faculty of Letters · Department of Turkish Language and Literature
[email protected] · +90 232 311 50 56
S.ER retweeted
Şehit çocukları ve yakınları için ücretsiz özel derslerimiz bu sene de devam ediyor.
Gönüllü öğretmenlerimize minnettarız.
Projeye katılmak için @hsynesrefoglu hocamla iletişime geçebilirsiniz.
S.ER retweeted
📣 Ankara | Bugün öğle saatlerinde, Sayın Mansur Yavaş ile Ankara Büyükşehir Belediyesindeki makamında, Sayın Suat Özçağdaş'ın da katıldığı bir görüşme gerçekleştirdik.
Görüşmede ABB'nin Ankara'da özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenler için yaptığı "indirimli ulaşım" çalışması için teşekkürlerimizi ilettik ve 2015'te kaldırıldıktan sonra uzun süredir mücadelesini verdiğimiz bu uygulamanın bugün yeniden yaşam bulmasını, özelde çalışan öğretmenlerin mutlulukla karşıladığını kendilerine ilettik. @mansuryavas06 @Suat_Ozcagdas @Ankarabbld #SendikanVar #SendikanaKatılDeğişsin #YaşasınÖğretmenSendikası
S.ER retweeted
70 çocuk bir günde 💔
Bu videonun bir milyon izlenmeye ulaşması gerekiyor.
Filistin'den bahsetmeyi bırakmayın, yalnız olsanız bile.🇵🇸
S.ER retweeted
On this day 26 years ago, the world watched, as Jamal al-Durrah tried to protect his 12-year-old son Muhammad from Israeli bullets that rained down on them in Gaza for 40 minutes. Despite pleads, Israeli soldiers intentionally shot Muhammad in the stomach- whose final moments of fear and horror were caught on camera and streamed by France TV, and injured his father.
Muhammad became the defining and haunting image of the Second Intifada.
S.ER retweeted
5 tane gencecik insanlara 17 saat boyunca cehennemi yaşattılar işkence
defalarca tecavüz bu vahşetin cezası 3 senemi sikeyim sizin affınızıda adaletinizide
Ankara'da yaşanan ve GOP OLAYI olarak bilinen, "BARDA" adlı sinema filmine konu olan,
2 genç kadın ve 3 genç erkeğe tecavüz ve işkence ettikten sadece 2 yıl sonra serbest bırakılan o caniler, sosyal medya hesaplarında fotoğraf paylaştılar.
GOP OLAYI MAĞDURU
1997 yılında, 18 yaşındaydım ve Ankara’da Şapka Bar’da şarkı söylüyordum. Olayın olduğu apartmana taşınalı henüz 15 gün olmuştu. Bir tarafında Cumhurbaşkanlığı Köşkü, bir tarafında Başbakanlık, diğer tarafında Dışişleri Bakanlığı Konutu ve Mesut Yılmaz’ın evi vardı.
Yani dağ başında değildik. İlk dört daire boş, diğerleri doluydu. O gün üniversiteli iki erkek arkadaşım, akşam yemeğe gelecekti. Aynı gün Mersin’den komşum, 18 yaşındaki A.T.G. bir kız arkadaşıyla Ankara’ya gelmiş ve beni arayıp "Görüşelim" demişti. Onları da yemeğe davet ettim. Beraber yemek
yedik, eğlenmeye çıktık. Gece 2’de eve döndük, hemen uyuduk. Sabah 5 civarında gürültüyle uyandık. Eli silahlı, yolda yürürken korkup karşı kaldırıma geçeceğiniz korkunçlukta 7 adamla burun buruna geldik. Yüzlerinden pislik akıyordu. Sonradan öğrendiğimize göre, apartmanın üst katını tutmuşlar. Kuruyemiş dağıtımı yaptıklarını söyleyen, aslında barlardan haraç toplayan bir çetenin adamlarıymış. Ellerindeki silahları ve bıçakları gösterip,"Napıyorsunuz lan, bizden habersiz karı mı s... burada" diye bağırıyorlardı. Aslında amaçları para alıp gitmekti. Kızları görünce kalmaya karar verdiler. Hepimizi odanın duvarına dizdiler, ellerine geçirdikleriyle dövmeye başladılar. Sopayla yorulduklarında tekme atıyorlardı. Dövmekten sıkılmışlardı. "Elektrik verelim lan bunlara" demeye başladılar. Dayaklardan çığlık atacak halimiz kalmamıştı, elektriği yiyince avaz avaz bağırdık. Bu da yetmedi. İçlerinden biri elindeki bıçakla penisimi kesmek üzereyken, en gençleri ve kötünün iyisi Murat Gökgöz müdahale etti. Beni kurtardı. Yine de vücudumun her yeri bıçakla kesildi, hálá izlerini taşıyorum.
Bir yandan içiyor ve uyuşturucu alıyorlardı. İlk üç saat çığlığımız hiç dinmedi. "İmdat bizi öldürüyorlar" çığlığı attıkça, kahkaha atıp "Biz Allahız, kimse dokunamaz" diyorlardı. O kadar bağırmıştık ki, nasılsa birileri duyup polisi aramıştır, diye umutlanıyorduk. Fakat ne gelen vardı ne de giden. 17 saat boyunca kimse yardımımıza gelmeyince "Adamlar haklı, gerçekten bunlara kimse dokunamıyor herhalde" diye düşünmeye başladık. Bugün bile aklım ermiyor: O çığlıkları bir Allah’ın kulu duymadı mı? Kırık kapıdan hiç mi ses çıkmadı dışarı? Duyup, polisi aramayanları affedemiyorum.
Birkaç saat sonra erkek arkadaşlarımızdan Ş.Ş, kaçmayı başardı. Peşinden silahla gidip, herkesin ortasında onu geri getirdiler. Hatta o sırada bir nakliyat kamyonunun şoförü, eli silahlı adamı gördüğünde "Naber abi yine mi kurban kesiyorsunuz" diye gülmüş.
Hepimizi öldüresiye dövdükten sonra, 18 yaşındaki A.T.G.’yi diğer odaya götürüp tecavüz ettiler. "Bakireyim, yalvarırırm beni bırakın" diye ağladı ama dinlemediler. Sonra da kocasından yeni boşanmış ve dört yaşında bir kızı olan 23 yaşındaki N.K.’ya tecavüz ettiler. O da, "Dört yaşında kızım var, ne olur beni ona bağışlayın" diye yalvardı, dinlemediler. Kızların ikisine de 17 saat boyunca defalarca tecavüz ettiler. Yalvarmaları hálá kulaklarımda.
İçkileri bitince beni karşıdaki Tekel bayiine içki almaya yolladılar. "Polise haber
verirsen kızlardan birinin kafasını uçururuz" dediler.
GÖRENLER POLİSİ ARAMADI
Dükkándakilerin her yerimin kan revan içinde olduğunu görünce polisi arayacağını düşündüm. Adam beni süzdü. "Yalvarırım polise haber ver, ne kadar para istersen veririm, senin de çocuğun vardır" dedim. Cevap "Başımı belaya sokamam" oldu. Sonradan öğrendiğime göre, olay ortaya çıktıktan sonra, polisler o adamın kırılmadık yerini bırakmamış.++


































