Bir ölürüz, bin diriliriz!
26 Ekim 1993’te pkk’lı katiller tarafından katledilen şehit öğretmenimiz Neşe Alten’i rahmetle anıyoruz.
HAYIRLI OLSUN
Nevşehir şubemizin mülkiyeti kendisine ait olan hizmet binasının açılışını gerçekleştirdik.
Emeği geçen arkadaşlarımızdan Allah razı olsun.
Açılışımıza iştirak eden MHP Grup Başkanvekili ve Nevşehir Milletvekili Sayın @PrfDrFilizKilic hanımefendi ve tüm misafirlerimize teşekkür ediyorum.
“Türk milletini sevmek, Türk milletine hizmet etmek demektir.”
Atatürk’ün, “Fikirlerimin babası” dediği büyük mütefekkir Ziya Gökalp’i rahmetle anıyoruz.
Nevşehir teşkilatımızla biraraya geldik.
Şube, ilçe, üniversite ve kadın komisyonu yöneticilerimizle helal soframızda hasbihal ettik.
Yol arkadaşlarımın inancı, azmi ve adanmışlıklarıyla gurur duydum.
İnanıyorum ki, bu kararlılık, sendikal mücadelemizi daha yükseklere taşıyacaktır.
Bayrağımızı Nevşehir’de şerefle dalgalandıran şube başkanımız Tayfur Urgenç ve tüm yöneticilerimize teşekkür ediyorum.
Varlıkları daim olsun.
Merkez Kadın Komisyonumuzun düzenlediği “Cumhuriyetin Işığında Güçlü Kadınlar, Sağlıklı Yarınlar Buluşması” programımızda üyelerimizle biraraya geldik.
Toplantımızda hem istişaremizi gerçekleştirdik hem de Cumhuriyet Bayramımızı coşkuyla kutladık.
Programın ikinci aşamasında da Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dr. Rıdvan Ege Hastanesi Cerrahi Bölümünden Prof. Dr. İbrahim Tayfun Şahiner ve Onkoloji Bölümünden Prof. Dr. Birol Yıldız tarafından “Meme Kanseri Farkındalık” temasıyla bir panel gerçekleştirildi.
Kıymetli hocalarımıza ve tüm katılımcılara şükranlarımı sunuyorum.
YHS’de görev yapan kamu çalışanları, yaptıkları fiili görev ve eğitim durumlarına mütenasip şekilde GİH’na alınsın!
#YardımcıHizmetlerSınıfı
Genel Merkez Yönetim Kurulu üyelerimizle birlikte Ankara 2 No’lu Baro Başkanı olarak seçilen kıymetli kardeşim Av. Kürşat Üçüncü’yü ziyaret ederek hayırlı olsun dileklerimizi ilettik.
@Mkucuncu
ORTAK YAZILI SINAV SİSTEMİ (OYSS) KILAVUZU’NDAKİ DÜZENLEMELERİ DANIŞTAY’A TAŞIDIK
Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 20 Ekim 2026 tarihinde yayımlanan Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS) Uygulama Kılavuzu’nda yer alan; öğretmenlerin mesleki takdir yetkisini kısıtlayan ve ölçüsüz bir idari iş yükü oluşturan düzenlemelere karşı Türk Eğitim-Sen olarak Danıştay nezdinde dava açtık.
Dava dilekçemizde, kılavuzun "Ortak Yazılı Sınav Sisteminin Uygulama Adımları" başlıklı bölümünde yer alan (e), (f) ve (ğ) maddeleri ile "Sınavların Değerlendirilmesi" başlıklı bölümünün (a) maddesinin öncelikle yürütmesinin durdurulması ve devamında iptali talep edilmiştir.
Kılavuzun "Ortak Yazılı Sınav Sisteminin Uygulama Adımları" başlıklı kısmının (e) ve (ğ) maddeleriyle; okul genelindeki ortak sınavlarda zümre öğretmenlerinin hazırlayabileceği soru sayısı 2 ile sınırlandırılmış, havuzdan çekilen sorulardan ise en fazla 2 tanesinin değiştirilmesine imkân tanınmıştır. Okulların fiziki şartları, sınıf mevcutları ve öğrencilerin düzeyleri arasındaki farklılıklar gözetilmeksizin getirilen bu mutlak sayısal sınır, öğretmenin ölçme ve değerlendirmedeki pedagojik rolünü daraltmakta ve ölçülülük ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Ayrıca sisteme girilen senaryoların kaydedilmesinin ardından soru kaynağı ve güçlük seviyelerinde hiçbir değişikliğe izin verilmemesi, eğitim sürecinin gerektirdiği pedagojik esnekliği ortadan kaldırmaktadır.
Kılavuzun "Sınavların Değerlendirilmesi" başlıklı kısmının (a) maddesinde düzenlenen ve her öğrencinin her bir soruya verdiği puanın sisteme tek tek işlenmesini zorunlu kılan kural ise eğitim çalışanları üzerinde önemli bir idari yük oluşturmaktadır. Kalabalık sınıflarda ve çok sayıda şubede derse giren bir öğretmenin yalnızca sınav sonuçları için yılda binlerce veri girişiyle meşgul edilmesi, ders hazırlığı ve öğrenci gelişimi gibi asli görevlere ayrılması gereken zamanı azaltmaktadır. Ülke genelindeki teknolojik altyapı farklılıkları ve mevsimsel erişim sorunları da gözetilmeden hayata geçirilen bu yükümlülük kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun değildir.
turkegitimsen.org.tr/haberle…
RAM’LARDA ÇALIŞAN FİZYOTERAPİSTLERİN SORUNLARI GİDERİLSİN
Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde hizmet veren Rehberlik ve Araştırma Merkezleri (RAM), özel gereksinimli bireylerin eğitsel değerlendirme, tanılama ve uygun eğitim olanaklarına yönlendirilmesinde hayati bir sorumluluk üstlenmektedir. Bu süreçlerin bilimsel, sağlıklı ve çok disiplinli bir yaklaşımla yürütülebilmesi adına Aralık 2021 itibarıyla RAM bünyesine kadrolu olarak atanan fizyoterapistler; bedensel yetersizliği bulunan bireylerin performans değerlendirmesini yapmakta, destek eğitim hizmetlerine dair bilimsel görüş sunmakta ve Eğitsel Değerlendirme ve Tanılama Kurullarında diğer meslek mensuplarıyla eşit oy hakkı ve tam sorumlulukla görevlerini icra etmektedirler.
Türk Eğitim-Sen olarak RAM’larda özveriyle görev yapan fizyoterapistlerin kamu hizmetini sürdürülebilir şekilde yürütebilmeleri için zorunlu kılınan haklı beklentilerdir. Söz konusu personelin mali hak kayıplarının telafi edilmesi, norm ve tayin mağduriyetlerinin giderilmesi, statü ve görev tanımlarının mevzuatla güçlendirilmesi ile mesleki gelişim programlarının hayata geçirilmesi hususunda gerekli düzenlemelerin yapılmasını hususunda; Milli Eğitim Bakanlığına yazılı talepte bulunduk.
turkegitimsen.org.tr/haberle…
Talip Geylan retweeted
Ortak Yazılı Sınav Sistemi (Oyss) Kılavuzu’ndaki Düzenlemeleri Danıştay’a Taşıdık
turkegitimsen.org.tr/haberle…
Kamudaki Şef Kadrolarının Ek Ödeme ve Özel Hizmet Tazminatı Mağduriyetleri Giderilsin!
Bakanlığınız bünyesinde görev yapan birinci dereceye ulaşmış yükseköğrenim mezunu şef kadrolarının tamamının 3600 ek gösterge kapsamına dahil edilmesi, ayrıca özel hizmet tazminatı ve ek ödeme oranlarının diğer kamu kurumlarında görev yapan en yüksek orana sahip şeflerle aynı düzeye eşitlenmesi amacıyla mevzuatta gerekli değişikliklerin yapılması için çalışma başlatılarak konunun akıbeti ile ilgili sendikamıza bilgi verilmesi hususunda Cumhurbaşkanlığına, Milli Eğitim Bakanlığına, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yazılı talepte bulunduk.
turkegitimsen.org.tr/haberle…
Alan/Atölye Şefleri İle Koordinatör Öğretmenlere Artırımlı Ek Ders Ücreti Ödenmesi İle İlgili Yargı Kararı
Sendikamız Türk Eğitim-Sen, eğitim çalışanlarının kazanılmış haklarını koruma ve idari engellerle daraltılan mali hakları yargı yoluyla güvence altına alma mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir. Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında görev yapan ve yüksek lisans eğitimini başarıyla tamamlayan üyemizin, koordinatörlük ve alan/atölye şefliği görevleri kapsamında aldığı ek ders ücretlerinin artırımlı ödenmesi talebi idarece reddedilmiş; toplu sözleşme hükmünün yalnızca sınıfta fiilen ders anlatanları kapsadığı öne sürülmüştür. Hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı bu işleme karşı sendikamız hukuk birimi tarafından açılan davada yargı kararı verildi.
Ankara 6. İdare Mahkemesi’nin 2026/1112E.-2026/1504K. Sayılı ve 08/10/2026 tarihli kararında, idarenin şekilci ve daraltıcı yorumu hukuka aykırı bulunarak dava konusu ret işlemi iptal edilmiştir. Mahkeme gerekçesinde; Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karar gereğince atölye ve laboratuvar şefliği ile koordinatörlük vazifesinin niteliği gereği fiilen sınıf içi ders görevi olmadığını, bu sebeple görevi icra eden öğretmenden ayrıca sınıfta "fiilen derse girme" gibi bir koşulun aranamayacağını, mevzuatla tanımlanan mevcut görevin fiilen yapılmasının yeterli olduğunu hükme bağlamıştır.
Ayrıca, kararda toplu sözleşme hükümlerinin temel amacının öğretmenlerin lisansüstü eğitimle mesleki ve akademik gelişimlerini teşvik etmek olduğuna vurgu yapılmıştır. Akademik gelişimini tamamlamış olup okulunda şeflik veya koordinatörlük yürüten eğitimcilere ayrım gözetilmeksizin artırımlı ek ders ücreti ödenmesinin Anayasal eşitlik ilkesinin bir gereği olduğu kaydedilmiş; üyemizin yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte idarece ödenmesine karar verilmiştir.
turkegitimsen.org.tr/haberle…
Doğum Sonrası Yarım Zamanlı Çalışma Uygulaması Hakkındaki Tereddütler Giderilmeli, Uygulama Birliği Sağlanmalıdır.
Türk Eğitim-Sen olarak, doğum sonrası yarım zamanlı çalışma hakkından yararlanmak isteyen öğretmenlerin çalışma koşullarına ilişkin uygulamada yaşanan tereddütlerin giderilmesi ve ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması amacıyla Millî Eğitim Bakanlığına yazılı başvuruda bulunduk.
turkegitimsen.org.tr/haberle…
Koruma ve Güvenlik Görevlilerinin 3. Derece Kadrolara Atanabilmesi ve Kadro Derece Aralığının Düzenlenmesi İçin Görüş Talep Ettik.
Üniversitelerde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında görev yapan koruma ve güvenlik görevlilerinin kadro dereceleri konusunda yaşanan sorunların giderilmesi, kamu personeli arasında eşitliğin sağlanması ve uzun yıllar kamu hizmetinde bulunan personelin özlük haklarının korunması amacıyla aşağıdaki hususların değerlendirilmesi ihtiyacı doğmuştur.
Bu kapsamda Türk Eğitim-Sen olarak:
1. Üniversitelerde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında görev yapan koruma ve güvenlik görevlilerinin kadro derece aralığının 3 ila 11. dereceler arasında belirlenmesinin hukuken mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi,
2. Koruma ve güvenlik görevlisi unvanının 3. derece kadrolarda yer almasını engelleyen açık bir kanun hükmü, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya diğer mevzuat düzenlemesi bulunup bulunmadığının, mevcut olması hâlinde ilgili hükümlerin belirtilmesi,
3. Koruma ve güvenlik görevlilerinin 3. derece kadrolara atanamamasının gerekçesinin mevzuattan, mevcut kadro cetvellerinden veya idari uygulamalardan kaynaklanıp kaynaklanmadığının açıklığa kavuşturulması,
4. Mevcut mevzuatın uygun olması hâlinde, üniversitelerde koruma ve güvenlik görevlisi unvanında 3. derece kadro ihdas edilmesi ve mevcut kadroların 3. dereceye yükseltilmesine yönelik taleplerin değerlendirilmesinde uygulama birliğinin sağlanması,
5. Mevzuat veya kadro cetvellerinden kaynaklanan bir sınırlama bulunması hâlinde, koruma ve güvenlik görevlisi unvanının 3–11 derece aralığında düzenlenebilmesi amacıyla gerekli değişikliklerin yapılması,
6. Kazanılmış hak aylık derecesi, hizmet süresi ve diğer yasal şartları uygun olan koruma ve güvenlik görevlilerinin, unvan değişikliği yapmak zorunda kalmaksızın 3. derece kadrolara atanabilmelerinin sağlanması,
7. Konuya ilişkin görüşünün ve uygulanacak usulün ilgili kamu kurumlarına bildirilmesi hususlarında gerekli inceleme ve değerlendirmelerin yapılarak konunun akıbeti hakkında Sendikamıza bilgi verilmesi hususunda Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğine yazılı talepte bulunduk.
turkegitimsen.org.tr/haberle…
Türk Eğitim-Sen’den MEB’e Çağrı: Hukuka Aykırı OYSS Kılavuzunu Gözden Geçirin, Öğretmenin Yetkisini Kısıtlamayın!
Bilindiği üzere Millî Eğitim Bakanlığı tarafından Millî Eğitim Bakanlığı Ölçme ve Değerlendirme Yönetmeliği ile Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS) Uygulama Kılavuzu yayımlanmıştır. Ancak yazılı sınavların başlamasına günler kala yayımlanan söz konusu Kılavuz, birçok sorunu ve uygulamaya ilişkin ciddi kaygıları beraberinde getirmiştir.
Öncelikle şu hususu özellikle dile getirmek istiyoruz: Normlar hiyerarşisi ilkesine göre Yönetmelik, Kılavuz’dan üstündür. Kılavuz, Yönetmelik’i açıklamak ve uygulanmasını kolaylaştırmak amacıyla yayımlanır; Yönetmelik’in verdiği yetkileri kısıtlayamaz, daraltamaz ya da Yönetmelik’e aykırı yükümlülükler getiremez.
Bu nedenle Millî Eğitim Bakanlığı’ndan;
-Ölçme ve Değerlendirme Yönetmeliği ile çelişen OYSS Uygulama Kılavuzu hükümlerini acilen gözden geçirmesini,
-Bölgesel ve bireysel farklılıkları dikkate alarak öğretmenlerin ve okul zümrelerinin sınav hazırlama yetkilerini sınırlandıran maddelerin revize edilmesini;
-Mevzuata ve pedagojik ilkelere uygun, süreç odaklı bir ölçme ve değerlendirme anlayışının benimsenmesini,
-Öğretmenlerimizin iş yükünü artırmayacak tedbirler almasını talep ediyoruz.
Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi olarak, pedagojik ilkelere, hukuka ve ölçme-değerlendirme mevzuatına aykırı olduğunu değerlendirdiğimiz bu uygulamaların takipçisi olacağız ve idari/hukuki girişimlerde bulunacağız.
turkegitimsen.org.tr/haberle…
Ulaşımı Güç Olan Yerlerde Çalışan Öğretmenlere Ulaşım Desteği Verilsin!
Kırsal bölgelerde öğretmen istihdamının sürekliliğini temin etmek, çalışma şartlarını adil hale getirmek ve yaşanan mağduriyetleri kalıcı olarak gidermek amacıyla; köy ve ulaşımı güç okullarda görev yapan tüm öğretmenlerimize, okulun merkeze mesafesi ve günlük kat edilen yol gibi objektif kriterler esas alınarak aylık düzenli ulaşım/yol desteği sağlanması zorunlu hale gelmiştir. Toplu taşıma imkânı bulunmayan yerleşim yerlerindeki okullar için kamu eliyle personel servislerinin tahsis edilmesi ya da yerel idarelerle koordinasyon kurularak ücretsiz ulaşım imkânlarının oluşturulması gerekmektedir. Ayrıca, il ve ilçe merkezlerinden belirli bir mesafenin ötesinde yer alan okullarda görev yapan meslektaşlarımıza, görev şartlarının zorluğu dikkate alınarak mevzuat düzenlemesi çerçevesinde "Kırsal Görev Tazminatı" veya ek bir ödeme yapılması eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirecektir.
Bu çerçevede, Türk Eğitim-Se olarak Cumhurbaşkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı nezdinde gerekli bütçe ve mevzuat koordinasyonunun sağlanması, söz konusu kriterlerin tespiti ve uygulama modellerinin geliştirilmesi amacıyla sendika temsilcilerinin de katılım sağlayacağı bir çalışma komisyonu kurulması hususlarında gerekli idari ve yasal girişimlerin ivedilikle başlatılmasını; yürütülecek çalışmaların neticesinden sendikamıza yazılı bilgi verilmesi hususunda Milli Eğitim Bakanlığına yazılı talepte bulunduk.
turkegitimsen.org.tr/haberle…
Doktora Ünvanı Alan Öğretmenlerimizin Akademik Hakları İçin MEB’e Yazı Gönderdik. turkegitimsen.org.tr/haberle…
OKUL MÜDÜRÜMÜZ MUSTAFA ACAR YALNIZ DEĞİLDİR!
Öğretmenin itibarını korumakla mükellef olan bir kısım kamu yöneticisi ve siyasilerin, iftira ve kumpas kokan bir düzmece üzerinden başarılı bir meslektaşımızı tahkir etmeleri asla kabul edilemez!
MEB ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bu tür aymazlıklara karşı tedbir alması beklentimizdir.
ÖĞRETMEN YALNIZ DEĞİLDİR!
🇹🇷 İSTİKLAL MARŞI’NDA BULUŞTUK, ADALET İÇİN SES VERDİK!
OKUL MÜDÜRÜMÜZ MUSTAFA ACAR YALNIZ DEĞİLDİR!
Türk Eğitim-Sen Gaziantep 1 Nolu Şube olarak, Okul
Müdürümüz Mustafa Acar hakkında ortaya atılan iddiaların peşin hükümlerle değil, somut delillerle değerlendirilmesi; masumiyet karinesinin, kişilik haklarının ve mesleki itibarının korunması amacıyla basın açıklamamızı gerçekleştirdik.
Öğrencilerimize, velilerimize, basın mensuplarına ve yetkililere bir kez daha sesleniyoruz:
Çocuklarımızın güvenliği ve üstün yararı ne kadar önemliyse, eğitim çalışanlarımızın onuru, hakları ve mesleki itibarı da o kadar değerlidir. Birinin hakkını savunurken diğerinin hakkını yok sayamayız.
Basın mensuplarımızdan iddiaları araştırmadan hüküm veren bir dil kullanmamalarını, yetkililerimizden ise süreci hukukun üstünlüğü ve masumiyet karinesi çerçevesinde titizlikle yürütmelerini bekliyoruz.
Hiçbir öğretmenimiz ve okul yöneticimiz, doğruluğu ortaya konulmamış iddialarla kamuoyu önünde mahkûm edilemez!
Fatım Acar Ortaokulu Müdürümüz aynı zamanda Hukuk ve Mevzuat İşlerinden Sorumlu Şube Başkan Yardımcımız Mustafa Acar'ın ve tüm eğitim çalışanlarımızın haklarını, hukukunu ve mesleki itibarını korumaya kararlılıkla devam edeceğiz.
TÜRK EĞİTİM-SEN
GAZİANTEP 1 NOLU ŞUBE YÖNETİM KURULU
@TalipGeylan06 @selahattindolgun
@MahmutSKabayel
@irfan6487
@orhankutuk41
@husami_husami
@prfdrfatihiscan @ISMAILHAKIELMAS



























