Av. Taner Kazanoglu (@TanerAv) profile picture
İzmir, Türkiye
Joined February 2014
Photo by Av. Taner Kazanoglu (@TanerAv)Photo by Av. Taner Kazanoglu (@TanerAv)Photo by Av. Taner Kazanoglu (@TanerAv)Photo by Av. Taner Kazanoglu (@TanerAv)Photo by Av. Taner Kazanoglu (@TanerAv)Photo by Av. Taner Kazanoglu (@TanerAv)Photo by Av. Taner Kazanoglu (@TanerAv)Photo by Av. Taner Kazanoglu (@TanerAv)Photo by Av. Taner Kazanoglu (@TanerAv)Photo by Av. Taner Kazanoglu (@TanerAv)
Candan Yüceer; yıllarca vekillik yap, belediye başkanı ol, parti değiştir, sonra da ayak oyunları yüzünden oradan da istifa et! Şimdi bir de CHP'ye dönecekmiş... Haklısınız, bu zihniyet sahneden silinmeli; dönerlerse biz de CHP'den istifa edelim bari!
4
462
Av. Taner Kazanoglu retweeted
Paylaşımım sonrası benim o şirkette 1 gün bile Yönetim Kurulu üyeliğimi yapmadığımı bilen Av. Dr. Muhammet Tarık Güleryüz, yönetim kurulu karar defterinin kendisi tarafından alıkonmadığını iletti. Yönetim kurulu karar defterini o zaman yönetim kurulu üyesi Harun Nedim Alpa mı alıkoydu? TMSF yetkilileri bundan sonrasını takip ederler. Kontrolmatik'te 23 Nisan çocuğuna benzedim. En azından çocuklar 1 günlüğüne koltuğa oturup gelecek planlarını anlatıyorlar. Biz koltuğa bile oturmadık, uğraştığımız şeylere bak.
1
5
16
3,710
Av. Taner Kazanoglu retweeted
HABERİN VAR MI? Ahmed Arif, o ünlü dizelerinde "içerideki" demirbaşları şöyle sayar: "Haberin var mı taş duvar? Demir kapı, kör pencere, Yastığım, ranzam, zincirim, Uğruna ölümlere gidip geldiğim, Zulamdaki mahzun resim..." Güncelleme gelmiş... İzmir'de Şakran Cezaevi'ni ziyaret eden bir avukat arkadaşım, tutuklu ve hükümlülerin artık yatacak karyola ve "yer" bulamadıklarından "dolap üstlerinde" yattıklarını aktarıyordu. "Dolap" dediğimiz, şu resmini gördüğünüz standart çelik dolap, "Dolap üstü 40 cm. genişliğinde. 2 tanesini birleştirdiklerini varsayalım 80 cm. "Dolap üstü" diyorum. İsmail Arı, yastık ve battaniye bile verilmediğini, kendisi 1,000 TL verip kantinden tedarik ettiğini anlattı geçen hafta. Haberiniz var mı? Aşağılık Trol itleri! Şimdi bunun altına da yazın: "Kirliii. Sen de oraya girmek istiyorsun galiba? Haydi yazın, pislik troller! Utanmadan!
8
63
575
10,481
"Zaman geçer, unutulur" diyorlar... 6 milyonluk evini kaybeden infaz koruma memurunu, 72'ye ertelenen emeklilik hayallerini kim unutturabilir? Sessizlik unutmak değil, çaresizliğin ta kendisidir! Yeni yazım yayında: 🔗 yurt-haber.com/yazar/taner-k…
2
4
1,603
Av. Taner Kazanoglu retweeted
300.000’den fazla Kontrolmatik mağdurunun parasını bir nebze olsun kurtarabilmek için Kontrolmatik Yönetim Kurulu’na girdim. Bu söylediğim sadece beni tanıyanlara anlamlı gelecektir. Şu anki ortamda yaptığımın arkasında başka bir neden aramak gayet doğaldır. Amacım, şirketin iştiraki Pomega’yı çalışabilir hâle getirerek Kontrolmatik’in borç ödeme kabiliyetini yeniden kazanmasını sağlamaktı. Yönetim kurulu üyeliğim 16 Eylül 2026’da Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlandı. Ancak sadece 22,5 saat sonra, 17 Eylül 2026’da noter aracılığıyla istifamı gönderdim. Aslında aynı gün yollayacaktım ama o gün şehir dışında tüm gün görüşmelerdeydim. 16 Eylül sabahı Tera'nın da her an patlayacağı mesajını verdim ve Tera'nın 2025 sonu Kontrolmatik'ten hisse almasının nedenini bir gece önce öğrenmiştim. Zaten Tera ödeme güçlüğü zorluğunu o akşam açıkladı. teapaw.org/alphanmanas/status/210… Bereket, TMSF zamanında el koydu. Hikâyeyi zaten öğrendiler; eksik kalan bilgiler de tamamlanıyor. Şimdi gelelim trajikomik olaya. Kontrolmatik’i UZAYA TAŞIYAN (!) acar ortaklar Ömer Ünsalan ve Sami Aslanhan, 3 Kasım 2026’da şirketi zarara uğrattığım iddiasıyla beni mahkemeye verdiler. Yanlış duymadınız. Detaylar ekteki görüntülerde. Sizde hiç utanma, arlanma yok mu? Kaçaklar! Şirketi zarara uğratacak bir evraka ya da yönetim kurulu kararına imza atmayı bırakın, ben o şirketin yönetim kurulu karar defterini bile görmedim. Avukatınızın karar defterine el koymuş olması nedeniyle istifam deftere dahi işlenmedi. Şimdi aynı avukat, sizin adınıza beni mahkemeye mi veriyor? Çelişkiye bakın! Avukat Bey, kendi kendinizi yaktınız. Farkındasınızdır umarım. TMSF el koyana kadar yönetim kurulu başkanlığını yürüten arkadaşım Mustafa Ceylan, şirketi nasıl düzlüğe çıkarabileceğimizi görüşmek üzere beni Sami Aslanhan ile bir araya getirmişti. Ancak şirketin tüm finansal ve teknik bilgilerini görmek istediğimde Sami Aslanhan, “Alphan Bey galiba muhalif. Hükümetle aram bozulur,” gibi sudan bir gerekçeyle bu bilgilere ulaşmama izin vermedi. Bir parantez açayım: Hangi parti olduğuna bakmadan yapılan hataları ve yanlışları eleştiren, doğrusunu öneren kişiye “vatansever” denir. TMSF Başkanı ile en kısa sürede görüşeceğiz. Buradan tekrar ediyorum: Pomega’yı kurtarmak mümkün. Pomega toparlanırsa Kontrolmatik de rahatlar. Bu işi üstlenmeye talibim. Kişisel bir beklentim de yok. Vakit kaybetmeden el atalım. Önce Çinlilerle masaya oturulsun. Onları yola getirmeye çalışırken lütfen şirketi kaybetmeyelim. @zoioziozi
1️⃣ (16 Eylül) Türkiye'de bazı portföy yönetim şirketleri, aynı yönetim altındaki çok sayıda fonu kullanarak belirli hisselerde büyük ve birbirine benzeyen pozisyon kümeleri oluşturuyor mu? Bugün PUSULA Portföy'ü ve TERA Portföy'ü beraberce inceleyerek ne demek istediğimi size anlatacağım. Araştırmaya aslında çok basit bir soruyla başladım: “Bir portföy yönetim şirketi nasıl bu kadar hızlı büyüyebilir?” Pusula'yı ve fonlarını incelemeye başladığımda karşıma Gündoğdu Gıda (GUNDG) çıktı. Pusula'nın farklı fonlarının GUNDG'deki toplam payı Ağustos 2026'da şirket sermayesinin %38,7'sine kadar ulaşmış. Üstelik aynı hissede farklı Pusula fonlarının aynı dönemlerde hem alış hem satış yaptığını da görüyoruz. Örneğin 27 Mart'ta toplam 4,68 milyon lotluk alış-satış gerçekleşirken Pusula fonlarının net pozisyonundaki değişim yalnızca 357 bin lot olmuş. Bu, fonların kendi aralarında işlem yaptıklarını kanıtlamıyor; bunun için işlemlerin karşı taraflarını bilmemiz gerekiyor. Ama araştırılması gereken oldukça ilginç bir yapı ortaya koyuyor. Sonra “Acaba Pusula bu yolda yalnız mı?” diye sordum. Değilmiş. TERA Portföy'e baktığımızda aynı yönetim altındaki DOH, T3B, TLY, TMV ve THF gibi fonların farklı şirketlerde beraberce önemli pozisyonlar oluşturduğunu görüyoruz. Örneğin TERA fonlarının Temapol Polimer (TMPOL)'deki toplam payı 1 Eylül'de %25,88'e kadar ulaşmış. Birkaç gün sonra aynı hissede 274 bin lot alış ve 330 bin lot satış yapılırken toplam pozisyon yalnızca 56 bin lot azalmış. Üstelik aynı TERA fon isimlerini Tera Finansal Yatırımlar Holding (TRHOL), Tera Yatırım Teknoloji Holding (TEHOL), Manas Enerji Yönetimi (MANAS) - Hahahaha bu şirket benim değil bu arada, Peker Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (PEKGY), Sümer Varlık Yönetim Gayrimenkul Yatırım Ortaklığ (SVGYO), Destek Finans Faktoring (DSTKF) ve başka hisselerdeki KAP bildirimlerinde de tekrar tekrar görüyoruz. Yani karşımızda yalnızca “bir fon bir hisseyi çok sevmiş” diyerek açıklanabilecek kadar basit olmayan, fon kümeleri halinde incelenmesi gereken bir yapı var. 🧵THREAD
83
86
14
532
138,172
Av. Taner Kazanoglu retweeted
HABERİN VAR MI? Ahmed Arif, o ünlü dizelerinde "içerideki" demirbaşları şöyle sayar: "Haberin var mı taş duvar? Demir kapı, kör pencere, Yastığım, ranzam, zincirim, Uğruna ölümlere gidip geldiğim, Zulamdaki mahzun resim..." Güncelleme gelmiş... İzmir'de Şakran Cezaevi'ni ziyaret eden bir avukat arkadaşım, tutuklu ve hükümlülerin artık yatacak karyola ve "yer" bulamadıklarından "dolap üstlerinde" yattıklarını aktarıyordu. "Dolap" dediğimiz, şu resmini gördüğünüz standart çelik dolap, "Dolap üstü 40 cm. genişliğinde. 2 tanesini birleştirdiklerini varsayalım 80 cm. "Dolap üstü" diyorum. İsmail Arı, yastık ve battaniye bile verilmediğini, kendisi 1,000 TL verip kantinden tedarik ettiğini anlattı geçen hafta. Haberiniz var mı? Aşağılık Trol itleri! Şimdi bunun altına da yazın: "Kirliii. Sen de oraya girmek istiyorsun galiba? Haydi yazın, pislik troller! Utanmadan!
30
1
198
5,459
Av. Taner Kazanoglu retweeted
“GÜNAH HÜRRİYETİ” BirGün’de bugünkü yazım. share.google/849tqGTrgX03NCf…
1
5
25
3,018
Tunç Soyer'le cezaevinde ziyaret ettiğimiz Osman Kavala ve aynı asil vasıflarla içeride tutulan Soyer; nezaket, bilgelik ve sabırlarıyla bu düzenin masallarına ayna tutuyor. Silivri'de 9. koca yıl! Bu vicdansızlığa hüzünle bakarken, o benzersiz duruşa minnettarız.
3
1
16
1,851
Av. Taner Kazanoglu retweeted
MEDYADA KIYIMA SON! Bağımsız - muhalif medyanın, tam da bugünlerde daha da güçlenmesi, daha da nitelikli ve yoğun iş gücüyle, emekçilerle tahkim edilmesi gereken bugünlerde, "kıyım" yoluna başvurması utanç vericidir... Bunlardan daha da utanç verici olan, aynı kurumun, kadrolarını rejim tarafından kapatılmış bir başka kurumun şöhretli ekran yüzleriyle doldurmaya çalışırken, bu "kıyıma" girişmiş olmasıdır. Kaba bir hesapla, "kapatılan Halk TV'den alınan" her bir şöhretli isme karşılık 10 emekçinin işine son vermenin tek bir izahı vardır. Bağımsız medyanın kendi kendini imha etmesi. Tam da bu zamanda! TAM DA BU ZAMANDA! Ne yaptığınızın farkında mısınız? evrensel.net/haber/6007342/s…
17
55
3
338
13,925
Av. Taner Kazanoglu retweeted
Bu nasıl adalet? ALİ RIZA AKYÜZ (Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı) 2025 mart operasyonunda tutuklandı. 1.5 yıla yakın bir süre Silivri'de yattı. Bir ay kadar önce tutksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. Son Bakırköy operasyonunda aynı suç iddiasıyla yeniden gözaltına alınıp yine tutuklandı. Hem de hapishanede olduğu dönemlerden de sorumlu tutularak. Gerçekten bu nasıl bir iş? Nasıl bir hukuk, nasıl bir adalet ve yargı uygulamasıdır?
6
110
3
466
15,851
Atatürk’ün "iki büyük eserim" dediği Cumhuriyete de CHP’ye de sahip çıkıyoruz! İçerideki çapsızlığa ve koltuk kavgalarına karşı susmuyoruz. Yazım yayında: 🔗 yurt-haber.com/yazar/taner-k… 🇹🇷 29 Ekim Kutlu Olsun! Bu mirası biz yaşatacağız! #29Ekim
2
5
1,915
Av. Taner Kazanoglu retweeted
27.10.2026 tarihli mahkeme kararı ile, 31.07.2026 tarihli imza sirküleri ile başlayan, 300 bini aşkın bireysel yatırımcımızı temsilen, (şirketin %90 halka açık vaziyette) Genel kurulumuza katılan hissedarlarımızın büyük çoğunluğunun oyları ile genel kurulumuzda vermiş olduğunuz, YÖNETİM KURULU BAŞKANLIĞI, görevim SONLANMIŞ bulunmaktadır. Bundan sonra yönetim, #TMSF nin çok kıymetli yöneticileri tarafından icra edilecektir. Bağımsız bir ruh ile vazife yaptığım bu süre boyunca, Hiç bir , TÜRKİYE CUMHURİYETİ Kanununa, Mevzuatına ve hukukuna aykırı, HİÇ BİR KARARA İMZA ATMADIM.. Şirketi BORCA SOKMADIM.. İşlerin devam edebilmesi için, Tecrübelerime dayanan çözüm önerileri getirdim ve bunları uygulamaya ÇALIŞTIM. Çok faydalı İŞLER YAPTIGIMIZI da, UmarımTARİH GÖSTERECEKTİR.. Şirket içinden ve dışından, HER TÜRLÜ ZORLAMALARA, TEHDİT VE ENGELLEMELERE Boyun EĞMEDİM, Bunu en çok bireysel yatırımcılarımız biliyor ve şahit oldular Sadece ve Sadece, BİREYSEL YATIRIMCILARIMIZ, menfaatine mücadele ETTİM. Buna ÖNCELİKLE YÜCE RABBİM, Sonrasında tüm MESAİ ARKADAŞLARIMIZ ŞAHİTTİR.. Yüce DEVLETİMİZİN, KISA SÜREDİR SORUMLULUK aldığım #kontrolmatik şirketimiz HAKKINDA ALDIGI HUKUK KARARINA SAYGIM SONSUZDUR. (Kamuoyumuza tekrar duyururum, Geçmişten bugüne, Başta #kontrolmatik olmak üzere, HİÇ BİR BORSA şirketinde, bir adet hissem yoktur, Ayrıca bu şirkette, Hiç bir zaman maaşlı çalışan olarak çalışmam olmamıştır) Ve bu kararın BİREYSEL YATIRIMCILARIMIZA FAYDA GETİRECEĞİNE İNANCIM herzamankinden fazla TAMDIR. #MustafaCeyhan olarak, #TürkiyeCumhuriyeti Ve #kontrolmatik BİREYSEL YATIRIMCILARININ Her zaman ki gibi, EMİRLERİNDEYİM Vatanımız SAĞOLSUN.. Milletimiz DAİM OLSUN.. 🇹🇷🇹🇷🇹🇷
49
10
5
122
33,970
29 Ekim eşiğinde Bakırköy başta olmak üzere CHP'den istifa şovuna soyunanlar; "Kesin gündem oluruz" sanmışlar ama sadece siyasi beceriksizliklerini tescillediler. Millet Cumhuriyet’i kutlarken kendi koltuk kavganızı sahnelemenin adıdır vizyonsuzluk. Sandıkta görüşürüz!
2
4
1
20
1,697
Av. Taner Kazanoglu retweeted
Aleyhe tek bir delil ortaya konulamazken LEHE bu kadar delil varken Tunç Soyer niçin tutuklu?!?!
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 8 Aralık 2022 tarihli kararıyla Tunç Soyer’in suçsuzluğu, masumiyeti yine yeniden kanıtlandı.!
2
109
9
499
16,201
Av. Taner Kazanoglu retweeted
<<<<25 Ekim 2026 İstanbul Barosu Seçimleri Vesilesiyle>>> - Avukatlık, yalnızca bir meslek değil; hukukun üstünlüğünün, adil yargılanma hakkının, savunma özgürlüğünün ve bireyin devlet karşısındaki hukuki güvencesinin kurumsal temsilidir. - Avukata gösterilen saygı, kişisel bir nezaket tercihi değil; savunma makamının bağımsızlığına ve adaletin işleyişine gösterilmesi gereken kurumsal saygıdır. - Kamu kurumları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları, avukatı yalnızca bir hizmet sağlayıcı, dosya takipçisi veya kurumsal hiyerarşinin herhangi bir basamağı olarak değerlendiremez. - Avukatın mesleki kıdemi farklı olabilir; ancak savunma makamının saygınlığı kıdemle ölçülemez. Meslekte geçirilen yıllar deneyimi artırabilir. Uzmanlık, bilgi birikimi ve başarı farklılaşabilir. Bunlar somut, nesnel ve mesleki ölçütlerle değerlendirilebilir. Ancak hiçbir farklılık, bir avukatın mesleki onurunu diğerinden daha aşağıda konumlandırmanın gerekçesi olamaz. - Avukatları kıdem, kademe, unvan veya kurumsal statü üzerinden itibari bir hiyerarşiye yerleştirmek; mesleki yetkinlikleri dayanaksız biçimde veya ortalamanın altında ya da benzeri küçültücü genellemelerle tanımlamak, savunma mesleğinin saygınlığıyla bağdaşmaz. - Yetkinlik değerlendirilir ancak meslek onuru derecelendirilmez. - Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları; avukatın meslek saygınlığını koruma görevinin yanı sıra toplum nezdinde korunması gereken değerini hatırlatır. - Barolar, avukatlar arasında üstünlük sıralaması yapmak için değil; her avukatın bağımsızlığını, mesleki onurunu ve ortak haklarını korumak için vardır. - Savunmanın itibarı, adaletin itibarıdır. İş dünyasında, kamu yönetiminde ve toplumsal yaşamda zaman zaman görüş ayrılıkları, gerilimler ve iletişim sorunları yaşanabilir. Bu süreçlerde kullanılan ifadeler, kimi zaman amaçlanan anlamın ötesine geçebilir veya farklı biçimlerde yorumlanabilir. Ancak önemli olan, düşüncelerimizi ifade etme özgürlüğümüzü korurken karşımızdaki kişilerin mesleki saygınlığına da aynı özeni gösterebilmektir. - Eleştiri ve değerlendirme hakkı ne kadar vazgeçilmezse, karşılıklı saygı da o kadar vazgeçilmezdir. Çünkü hukuk kültürünün gelişmişliği, yalnızca hakların ne ölçüde savunulduğuyla değil, görüş ayrılıklarının ne kadar medeni bir zeminde yönetilebildiğiyle de ölçülür. - 25 Ekim 2026 tarihinde yapılacak İstanbul Barosu seçimlerinin, yalnızca yeni bir yönetimin belirlenmesine değil, aynı zamanda savunma makamının bağımsızlığının, avukatlık mesleğinin saygınlığının ve hukuk devleti ilkelerinin güçlenmesine de vesile olmasını temenni ediyor; seçimlere katılan tüm adaylara başarılar diliyorum. Kazanan kim olursa olsun, asıl kazananın hukuk, adalet ve savunma makamının itibarı olmasını diliyorum. #İstanbulBarosu #BaroSeçimleri2026 #Avukatlık #SavunmaHakkı #HukukunÜstünlüğü #MeslekOnuru #AvukatınBağımsızlığı
1
3
17
7,085
Dün Şakran Cezaevi, bugün Kırıklar... 18 kişilik koğuşta 60 kişiyi nefessiz bırakmak da seçilmiş başkanları hücreye kapatmak da eziyettir. "Nefes Almak Lükstür: Şakran, Silivri ve Kırıklar Otellerine Hoş Geldiniz!" başlıklı yazım yayımlandı: yurt-haber.com/yazar/taner-k…
2
10
2,027
Av. Taner Kazanoglu retweeted
Kesin olan ise; iddianamede de yazdığı gibi, MASAK tarafından da kanıtlandığı üzere kişisel menfaat elde etmediğim. Hukuken söylenecek söz kalmadı… Ya sabır…
Aynı konudan 3 kez tutuklandım. Tutuklu bulunduğum iki dosyada da kuruluşunda üyelerini, yönetimlerini tanımadığım kooperatiflerde iddia edilen zimmete, yardım ettiğim iddia ediliyor. Savcı da Mahkeme de ne kadar zimmet olduğunu, benim bu zimmete nasıl yardım ettiğimi ortaya koymuyor. Mahkemenin belirttiği üzere hiçbir somut eylemim yok. Bir de son dosyada evrakta sahtecilik iddiası var ki, hangi evrak hala kimse bilmiyor. Mahkeme soruyor, Savcılık cevap veremiyor… Kesin olan ise; iddianamede de yazdığı gibi, MASAK tarafından da kanıtlandığı üzere kişisel menfaat elde etmediğim. Hukuken söylenecek söz kalmadı, ya sabır… 1.Dosyadan tahliye oldum 2.Dosya (yedek tutukluluk) ilk duruşması : 18 Kasım 3.Dosya (yedeğin yedeği tutukluluk) ilk duruşması : 4 Aralık
2
39
1
252
3,810
Av. Taner Kazanoglu retweeted
Değerli dostlar, Siyasi parti değiştirmek hukuken mümkündür. Fakat belediye başkanlığı için, bir siyasi parti çatısı altında alınan yüzbinlerce oyun yarışılan rakip partiye taşınması kişisel bir hak olarak kabul edilemez. Çünkü seçimle oturtulan makamın asıl sahibi seçmendir. Başkan sadece temsil yetkisini devralmıştır. Vekalet hak sahibi gibi tasarruf etme imkânı vermez. Partinizden ayrılıyorsanız, partinizle aldığınız oylarla oturduğunuz makamdan da ayrılırsınız, emanete ihanet etmemiş olursunuz. Aksi; hak ihlali değilse, en hafif tabiriyle seçmenin iradesine sadakatsizliktir. Cemil Tugay aslında bu sadakatsizliğin arkasındaki niyeti de açıkça itiraf etmiş, “Türkiye zaten AKP tarafından yönetiliyor” demiş. 24 yıllık İzmir hikayesini hiç anlamadığını, “muhalif” olmanın ne demek olduğunu bilmediğini göstermiş. Ancak bir yandan da geçtiği partinin kendi kusurlarını kapatacağı umuduna kapılmış. Rakamlar ise, bunun hiç de kolay olmadığını söylüyor. Bayetav’ın 2026 Yaz Barometresi, İzmir Büyükşehir Belediyesi hizmetlerinden memnun olmayanların oranının %59’a yükseldiğini, Cemil Tugay’a güvenenlerin oranının ise %16,3’e düştüğünü gösteriyor. Yani İzmirli bu transferden önce, onun İzmir ruhunu taşımadığını görmüş. Değerli dostlar, Daha önce de yazmıştım. “Yanlış hayat doğru yaşanmaz” demiş Adorno. Asla değişmeyecek ve iyileşmeyecek bir durum ve tutum tarifi yapmış. İnsan bu kadar kötü ve çaresiz olabilir mi acaba? Evet bir insan bu kadar kötü olabilir belki ama bir kent asla o kadar çaresiz olamaz. Adorno Cemil Tugay’ı tanısaydı ne derdi bilmiyorum ama Cemil Tugay, 15 aydır bize çektirdikleri, İzmirlilere yaşattıkları yetmezmiş gibi bir gazeteye konuşmuş, benim dönemimle ilgili yine yalan yanlış ifadeler kullanmış. Röportajda diyor ki: “Maddi sıkıntıları bir tarafa; gerçekten plansız, programsız, adeta kadrosuz, sorunların biriktiği bir şehir ve belediye teslim aldım. Herkes belediye hizmetlerinden memnuniyetsizliğini dile getiriyor. En basitinden yol meselesi var mesela ... Ancak geçen iki buçuk yıl içerisinde bütçeyi denkleştirdim, kadroyu toparladım ve belediyeyi gerçekten iyi bir hale getirdim.” Madem öyle soruyorum, her şey bu kadar güllük gülistanlık ise AKP’ye geçmeye ne gerek vardı? Bu sorunun cevabını veremeyeceğini biliyorum. Ama itham ve iddialarıyla ilgili bazı cevapları İzmirlilere, çalışma arkadaşlarıma borç biliyorum. Bütçe meselesi ile başlayalım Mayıs 2026 meclis konuşmasında AKP Grup Başkan Vekili Hakan Yıldız’ın açıkladığı üzere; vergi ve SGK borçları dahil mart 2019’da belediyeyi 590 milyon $ borç ile teslim almıştım. Tüm krizlere, depreme, pandemiye rağmen yaptığımız onlarca yatırımla 640 milyon $ borçla nisan 2024’te devrettim. Cemil Tugay yönetimindeki 2 yıl sonunda ise belediyenin borcu şimdiden 1 milyar 200 milyon $ olmuş. Yeri gelmişken, personel giderleri ve personel hizmet alımlarının toplam bütçeye oranı 2024 başında %26.18 iken, bu oran 2025 yılında %25,57 olmuş. (yasal sınır %30) Tüm bu işten çıkarmaların, İzmirliyle belediye emekçilerinin karşı karşıya gelmesinin sonucu işte %0,6’lık fark içinmiş. Plansız programsız demiş 5 yıl boyunca her yıl faaliyet raporuna, stratejik plana uyum değerlendirilmiş bu durum kamuoyuyla paylaşılmıştır. 144 projeyle vaatlerimin %87’sini gerçekleştirmiş, üzerine 15 proje eklemiş olarak 5 yılı tamamladım. ( tuncsoyer.com.tr/tuncsoyer-s…) İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde 2023 yılı bütçesi %116 gelir ve %98 gider gerçekleşmesine ulaşırken, 2025 yılında bu oranların sırasıyla %87 ve %85’e gerilemesi, önceki döneme kıyasla mevcut yönetimin bütçe öngörüleri ile harcama planlarını gerçekleştirmekte sapmalar yaşadığını rakamlarla ortaya koymaktadır. Dolayısıyla plansız programsız olan varsa bu benim dönemim değildir. Kadro İzmir Büyükşehir belediyesi kadrosu, kıymetli çalışma arkadaşlarım bu sözleri hakketmiyor. Göreve geldiğimde kamu hafızasını korumak adına büyük kadro değişikliklerine gitmedim. Kamuda devamlılık esastır ilkesini her anlamda korudum. Kendisi tarafından, bitmeyen kadro değişiklikleri ile deneyimli, belediye hafızasını taşıyan kişilerin işten çıkarılması, bugün İzmirliler tarafından da bilinen sorunları yaratmıştır. Yol meselesi Yine AKP Meclis Üyesi Nail Kocabaş Nisan 2026 meclisinde asfalt konusunda gerekli cevabı veriyor. Onun deyişiyle; 5 yıllık görev sürem İzmir tarihinin rekor asfaltlama yılları oldu. 5 milyon 259 bin 578 ton sıcak asfalt serimi yapıldı. (her yıl ortalama yaklaşık 1 milyon ton sıcak asfalt). Peki 2025’te dökülen asfalt ne kadardı biliyor musunuz? 387 bin ton. Yani bizim yıllık ortalamamızın 3’te 1’i asfalt dökülmüş. Yaptığımız onlarca icraatı, devrim niteliğinde projeyi bu yazıda anlatacak değilim. ( tuncsoyer.com.tr/bes-yilda-y…) Maksimum çalışma potansiyelimi kullandım, kendi biyolojik sınırlarımı zorlayarak çalıştım dolayısıyla vicdanım rahat. Sürekli benim dönemimi kötülemenin, hala nedenini anlayamasam da, onun bitmek bilmez düşmanlığından kaynaklandığını biliyorum. Peki son iki buçuk yılda İzmir’de ne yapıldı? Kordona duvar, alıp kullanmadığınız deniz taksiler ve tuktuk’lar dışında iki buçuk yıl İzmir için ne yaptınız? (Tabi ismini değiştirerek mevcuttakileri devam ettirdiğiniz, kapattığınız, durdurduğunuz, eksik evraklarla şikâyet ettiğiniz işler dışında…) Evet, Adorno karamsarlığında haklı galiba. Yanlış hayat doğru yaşanmıyor. Fakat İzmir çaresizliğe ve yanlışa mahkûm değildir. İzmir Büyükşehir Meclisi’nin sorumluluğu bir kat daha artmıştır. Bu makus talihi değiştirmek artık yine İzmir’in oylarıyla seçilen haysiyetli meclis üyelerinin omuzlarındadır. İzmir, umutla her birinin İzmir Duruşu’na göstereceği saygıyı ve şehirlerine duydukları sorumluluğu görmeyi bekleyecektir. Sağlıcakla kalın… İzmir 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli, Ceza İnfaz Kurumu - Koğuş B/63, Buca - Kırklar
1
22
205
4,161
Yıllarca zirvede kalmış bir ismin koltuğu bırakamayıp sandıkta kaybetmesi, tam da dün yazdığımız "zamanında bırakma erdemi" eksikliğinin ispatı oldu. Aziz Kocaoğlu’nun adaylığı da bu yenilgi de hata. Siyaset meslek değil, gençlerin önünü açma vaktidir! 🔗 yurt-haber.com/yazar/taner-k…
1
1
5
371