Pinned Tweet
Your job search bottleneck isn't your CV. It's your universe: everyone applies to the same 30 firms. 🧵
Mantener en orden los proyectos y dejarlo todo organizado para su escalado es la parte coñazo detrás de cada cosa bonita que se ve.
Por eso ser quant developer siempre me ha aburrido.
En una mesa, el trader que gana dinero y el que explica bien por qué lo gana no siempre son la misma persona.
La segunda habilidad es la que decide quién sigue teniendo límite de riesgo después de un mal trimestre.
Portfolio trading changed credit execution: instead of haggling bond by bond, you hand a dealer a list of two hundred and get one price.
The dealer prices the basket's risk, not each name. Diversification became an execution tool.
Cuando una empresa impaga, el precio de recuperación de sus CDS no lo decide un modelo: lo decide una subasta organizada entre bancos.
Una cifra que mueve miles de millones se fija en una mañana, con reglas escritas por los propios participantes.
Imagínate perder en un deporte de mierda que lleva tu putísimo nombre.
Y ahí sí que no vale meter negros como en el Athletic.
España, campeón por equipos, gana a País Vasco el último duelo del Mundial de Pelota Vasca elmundo.es/deportes/2026/10/…
🇨🇭 En la Suiza germanófona se escribe en alemán estándar y se habla en dialecto. El contrato llega en un idioma y la conversación del café, en otro.
Aprender alemán te deja leer los papeles. Entender la pausa del café es un segundo curso.
#VivirEnSuiza #Zurich
Inflation-linked bonds usually guarantee at least the original principal at maturity. That deflation floor is a genuine option, worth something at issue and almost nothing after years of accrued index.
Same bond, different instrument, depending on when you bought it.
Me quieres sonar que en España hay una cosa similar🤔
Charles Ponzi
“Paranızı bana verin, 45 gün içinde %50 kazanç sağlayın.”
Üstelik Ponzi, bu getiriyi nasıl elde edeceğini de anlatıyordu.
Planına göre Avrupa'da ucuz olan uluslararası posta cevap kuponlarını satın alıyor, Amerika'da daha yüksek değerden kullanarak aradaki farktan kâr elde ediyordu.
Kulağa mantıklı geliyordu. Ancak ortada büyük bir yalan vardı.
Ponzi, yatırımcılarına anlattığı ticareti gerçekte yapmıyordu.
Ponzi'ye ilk yatırım yapan kişi 1.000 dolar yatırdığında, 45 gün sonra 1.500 dolar almayı bekliyordu.
Ponzi ise bu parayı herhangi bir yatırımdan kazanmıyordu.
Yeni gelen yatırımcıların yatırdığı parayı kullanarak eski yatırımcılara ödeme yapıyordu.
Yani yatırımcıların kazandığını düşündüğü para, aslında başka yatırımcıların cebinden çıkıyordu.
İlk yatırımcılar söz verilen kazançları alınca sistemin gerçekten çalıştığına inandı.
Kulaktan kulağa yayılan bu başarı hikâyesi, binlerce insanı Ponzi'nin kapısına getirdi.
İnsanlar evlerini ipotek ettiriyor, birikimlerini çekiyor, hatta borç alarak sisteme para yatırıyordu.
Ponzi'nin topladığı para birkaç ay içerisinde milyonlarca dolara ulaştı.
Eski yatırımcılara ödeme yapılabilmesi için sürekli yeni yatırımcıların gelmesi gerekiyordu.
Ve vaat edilen %50 getiri nedeniyle ödenmesi gereken para her geçen gün büyüyordu.
1920 yılının Temmuz ayında Boston Post gazetesi, Ponzi'nin iş modelini sorgulamaya başladı.
Gazeteciler ve yetkililer, vaat edilen kazançların sağlanabilmesi için piyasada bulunması gerekenden çok daha fazla posta kuponunun alınıp satılması gerektiğini fark etti.
Şüpheler büyüdü. Yatırımcılar paralarını geri istemeye başladı.
Çünkü Ponzi'nin kasasında herkese ödeme yapacak para yoktu. Toplanan paranın önemli bölümü zaten önceki yatırımcılara dağıtılmıştı.
Ağustos 1920'de Charles Ponzi tutuklandı.
Yaklaşık sekiz ayda 15 milyon dolar civarında para toplamış, binlerce insanın birikimini kaybetmesine neden olmuştu.
Ancak Charles Ponzi'nin hikâyesi burada bitmedi.
Kurduğu dolandırıcılık modeli finans dünyasında kendi adıyla anılmaya başladı.
Bugün bu terim, gerçek bir ekonomik kazanç yaratmadan eski yatırımcılara yeni yatırımcıların parasıyla ödeme yapılan sistemleri tanımlıyor.
Charles Ponzi bu yöntemi icat eden ilk kişi değildi. Ancak onu tarihin en ünlü finansal dolandırıcılık modellerinden biri haline getirdi.
Aradan 100 yıldan fazla zaman geçti. Ama yöntem hâlâ aynı....
Los cupones ligados al PIB alinean lo que paga un país con lo que puede pagar: si crece, paga más.
Suenan perfectos y casi nadie los compra, porque valorarlos exige modelar una estadística que el propio emisor calcula.
March 2023: Credit Suisse's additional tier 1 bonds were written to zero while shareholders received something in the takeover.
The Swiss terms permitted it. The market had assumed a hierarchy that its own documentation never promised.
Cuando el mercado de crudo entra en contango profundo, alquilar un petrolero para almacenar sale rentable y decenas de barcos desaparecen del mercado de transporte.
Dos mercados que parecen independientes están unidos por el mismo casco de acero.
If you cannot reproduce last year's number from last year's code and last year's data, you don't have a model. You have a memory.
Versioned data and pinned environments are not engineering luxuries. They are the audit trail.
🇨🇭 Suiza tiene cuatro lenguas oficiales y casi nadie las habla todas. Zúrich trabaja en alemán, Ginebra en francés, Lugano en italiano.
Si vienes a trabajar, la ciudad decide tu idioma antes que la empresa. Lo primero es mirar el cantón.
#EmigrarASuiza #TrabajarEnSuiza
De hecho si estuviésemos en una simulación habría más Elons y menos uniones europeas.
Es precisamente el argumento opuesto.
Por otro lado, basta ya de darle más valor del que tiene, que vuestras mentes limitadas lo endiosen no refleja la verdadera realidad.
I’m going to disagree with Grok here.
Elon Musk is the best evidence we’re in a simulation.
Too improbable that one man is responsible for so many different vital and dovetailing technologies converging all at once.
Elon is either a Dev implementing an upgrade and expansion pack, or a composite character brute-forcing many changes that are required for a timeline shift.
Run the math. Elon is a statistically significant improbability except in a simulation. Not kidding.
Un asegurador de vida es, en el fondo, una mesa de tipos con una tabla de mortalidad encima: promete flujos a treinta años y compra bonos para cubrirlos.
Cuando bajan los tipos, la promesa se encarece más deprisa que los activos.










