Pinned Tweet
Almanya’da Türkiye kökenli bir işletmeniz mi var?
Ya da çevrenizde burada mutlaka yer alması gerektiğini düşündüğünüz bir işletme mi biliyorsunuz?
Firmasepeti.de ile Almanya’daki Türkiye kökenli işletmeleri tek rehberde buluşturuyoruz.
Firmanızı eklemek çok kolay:
✅ Google Business kaydınız varsa firmanızı arayın, seçin, bilgileriniz otomatik gelsin.
✅ Bilgileri kontrol edin, gerekiyorsa düzenleyin ve gönderin.
✅ Editör kontrolünden sonra firmanız Türkçe ve Almanca olarak yayına alınsın.
✅ Google’daki adres, telefon veya web sitesi gibi bilgileriniz değişirse sistem bunu algılar; kontrol sonrası rehberde de güncellenir.
Sadece kendi firmanızı değil, tanıdığınız işletmeleri de önerebilirsiniz.
Bir berberde, restoranda, markette, tamircide ya da başka bir işletmede misiniz?
Firmasepeti.de’yi açın, “Yakınındaki firmayı ekle” seçeneğine dokunun. Sistem bulunduğunuz konuma yakın işletmeleri listeler. İşletmeyi seçin, öneriniz bize ulaşsın.
Google Business kaydı yoksa da sorun değil. Firma adını ve iletişim bilgilerini gönderin, biz ilgilenelim.
Firmasepeti.de sayesinde işletmeler:
🔹 Türkçe ve Almanca görünür olur
🔹 Müşterilere daha kolay ulaşır
🔹 İş arayanlar ve staj yapmak isteyenler tarafından bulunabilir
🔹 Tedarikçiler ve ticari bağlantı kurmak isteyen firmalarla daha kolay buluşur
🔹 Almanya’daki Türkiye kökenli iş dünyasının dijital rehberinde yerini alır
Almanya’daki Türkiye kökenli işletmeleri birlikte görünür yapalım.
Firmanızı ekleyin veya bildiğiniz bir işletmeyi önerin:
👉 firmasepeti.de
#Firmasepeti #Almanya #Girişimciler #İşDünyası #FirmaRehberi
🤖 Made with AI
💶 Almanya'da emekliler için en avantajlı şehirler belli oldu! Aynı maaşla daha rahat geçim
Almanya'da emekli maaşının ne kadar yettiği, yaşanılan şehre göre büyük farklılık gösteriyor.
Yeni bir araştırmaya göre aynı emekli maaşıyla bazı şehirlerde çok daha rahat geçinmek mümkün. Özellikle Kuzey Ren-Vestfalya (NRW) eyaletindeki şehirler listenin üst sıralarında yer alıyor.
📍 Araştırmada 1.614 Euro emekli maaşının alım gücü Hagen'de 1.727 Euro, Hamm'da 1.722 Euro, Gelsenkirchen'de 1.721 Euro olarak hesaplandı.
Duisburg'da bu rakam 1.701 Euro, Wuppertal'da ise 1.679 Euro seviyesinde.
Münih'te ise durum oldukça farklı. Aynı 1.614 Euro'nun alım gücü yalnızca 1.251 Euro'ya düşüyor.
Böylece Hagen ile Münih arasında aylık 476 Euro'luk fark oluşuyor. Yani maaş aynı olsa da paranın değeri yaşanılan şehre göre değişiyor.
🏠 Bu farkın en önemli nedenlerinden biri kiralar.
Münih'te konut giderleri Almanya ortalamasının yaklaşık yüzde 80 üzerindeyken Gelsenkirchen'de yaklaşık yüzde 20 altında.
Bu nedenle daha uygun kiralı şehirlerde emeklilerin günlük harcamalara ayırabileceği para artıyor.
DKB'nin Ekim 2026'da yayımladığı araştırmada belirtilen rakamlar, emeklilerin hesaplarına yatan gerçek maaşlar değil, yaşam maliyetlerine göre hesaplanan alım gücü.
Almanya vizesinde yeni dönem mi başlıyor?
Berlin'den Türk vatandaşlarını yakından ilgilendiren açıklama!
Vize işlemlerinin kolaylaştırılması ve Türkiye'de yeni bir temsilcilik açılması gündemde.
🎙️ Gazeteci Süheyla Kaplan anlattı.
@suheylakaplan1
Cem Özdemir'den gençlere bir yıllık hizmet önerisi: Ücretsiz ehliyet de gündemde
Cem Özdemir, Almanya'da zorunlu askerlik tartışmalarına yeni bir öneriyle katıldı. Gençlerin yalnızca askere gitmek yerine, bir yıl boyunca topluma hizmet edebilecekleri bir sistem kurulmasını istedi.
Üstelik bu hizmeti tamamlayan gençlere ücretsiz ehliyet gibi avantajlar sunulmasını da önerdi.
Özdemir'in önerisine göre gençler, bir yıllık hizmetlerini orduda, sosyal yardım kuruluşlarında, doğa koruma çalışmalarında veya afetlerle mücadele alanlarında yapabilecek.
Hangi alanda görev alacaklarına da kendileri karar verecek.
🚗 Gençleri teşvik etmek için ücretsiz ehliyet verilmesi de seçenekler arasında.
Özdemir, bu bir yılın gençler için yalnızca bir zorunluluk değil, hayatları boyunca faydalanabilecekleri bir deneyim olması gerektiğini savunuyor.
Öte yandan Almanya'nın birçok kentinde on binlerce genç, zorunlu askerliğe karşı sokaklara çıktı.
Özdemir de gençlerin görüşleri alınmadan karar verilmemesi gerektiğini belirterek kuşaklar arasındaki ayrışmanın büyüyebileceği uyarısında bulundu.
Almanya'da zorunlu askerlik şu anda askıya alınmış durumda. Özdemir'in bir yıllık toplumsal hizmet ve ücretsiz ehliyet önerisi ise henüz yürürlüğe girmiş bir uygulama değil, siyasi tartışmaların bir parçası.
“Almanya bitti, Türkiye'de hayat daha lüks!”
40-50 yıldır Almanya'da yaşayan gurbetçi amca, Alman ekonomisinin çöktüğünü, Türkiye'de hayatın çok daha iyi olduğunu savunuyor. Hatta Türkiye'deki son model arabaların Almanya'da bile olmadığını söylüyor:
MUHABİR: Erdoğan mı, Kılıçdaroğlu mu, Özgür Özel mi?
GURBETÇİ AMCA: Erdoğan.
MUHABİR: Erdoğan diyorsun. Neden Erdoğan amcam?
GURBETÇİ AMCA: Erdoğan... Bundan 25 sene önce ben Sarız'a gidiyordum. Askerden geldim 66'da. Sabahın 7'sinde çıktım, akşam 9'da vardım. Şimdi bir saatte gidiyor, bir saatte de geliyor.
MUHABİR: Nereden nereye dedin amcam?
GURBETÇİ AMCA: Kayseri'den Sarız'a. Bunları da bilmek lazım. Evet, pahalılık var ama ben yurt dışında kalıyorum. Bir litre benzin 2 Euro.
MUHABİR: Evet, orada da 110 TL diyorsunuz. Nerede kalıyorsunuz amcam?
GURBETÇİ AMCA: Almanya'da.
MUHABİR: Nasıl amcam, oradaki durumlar nasıl?
GURBETÇİ AMCA: Valla oradaki durumlar buradan kötü. Dünyada Türkiye'nin üstünde devlet yok.
MUHABİR: Gerçekten buradan daha mı kötü durumda amcam Almanya?
GURBETÇİ AMCA: Tabii buradan kötü ya. Almanya bitti! Ama bakma, biz 40-50 seneden beri alıştık. Çoluk çocuk orada çalışıyor. Mecbur kaldık oraya.
MUHABİR: Bitik derken ekonomik olarak mı bitik, yoksa sosyal, kültürel olarak mı?
GURBETÇİ AMCA: Ekonomi de çöküyor Almanya'da. Gerçekten Türkiye bambaşka bir devlet ya.
MUHABİR: Farkı hissediliyor mu? Peki Türkiye'ye gelince bir fark görüyor musunuz Almanya'yla?
GURBETÇİ AMCA: Pahalılık var ama burada binilen araba Almanya'da yok. Son model arabaya biniyorlar adamlar ya. Fabrikalar Almanya'da, araba fabrikaları. Buna bakma sen.
MUHABİR: Ciddi mi diyorsun amca, burada daha mı lüks?
GURBETÇİ AMCA: Burası lüks.
MUHABİR: Şaka yapma!
GURBETÇİ AMCA: Gerçekten burası lüks.
KY: Youtube / SEÇİMÖZELTR
Herkes Almanya'ya gitmeye çalışırken o Türkiye'ye taşındı!
Almanya'da doğup büyüyen Türk kökenli genç kadın, Türkiye'de yeni bir hayat kurmaya karar verdi. Ancak iş yerinde karşılaştığı tepkiler onu şaşkına çevirdi:
"Almanya'dan Türkiye'ye taşındım ve bunu iş yerinde anlatırken gerçekten çok garip tepkilerle karşılaştım.
İlk önce tabii ki iş yerinde direkt aksanım fark ediliyor. Sonra bir soru geliyor, nereden geliyorsun gibisine.
Almanya'dan dedikten sonra, daha doğrusu Almanya'dan Türkiye'ye temelli, şimdilik temelli taşındığımı söyledikten sonra gerçekten bana yan yan bakıyorlar.
Sonra tabii ki sorular geliyor. Yani en sevdiğim sorular: Almanya'dan Türkiye'ye mi taşındın? Emin misin? Zaten birkaç güne gidersin. Sen Türkiye'deki iş hayatını görmemişsin. Sen burada yapamazsın. Bizimkiler oraya gitmeye çalışıyor, sen de buraya gelmişsin.
İlk başta güldüm, gerçekten biraz komiğime gitmiş. Yanlış anlamayın. Bir şekilde tabii ki onları da anlıyorum. Türkiye'de ekonomiyle ilgili biraz problemler var, falan filan. Anlıyorum, tamam.
Ama Almanya'da bir yaşam imkânım var ve Türkiye'ye gelme kararım yanlış olmak zorundaymış gibi konuşuyorlar. Ben de diyorum ki ne? Yanlış mı gerçekten?
Ben her zaman, her zaman Türkiye'de çalışmak istemişimdir. Türkiye'de yaşamak istemişimdir.
Türkiye'de kalır mıyım? Bilemem. Şimdilik bir şey diyemem. Ama ben bu deneyimi hayatım boyunca hep bir kere yaşamak istemişimdir.
Belki gerçekten günün sonunda öbür insanlar haklı çıkar. Ama belki ben aşırı derecede burayı beğeneceğim. Belki ben burada gerçekten elime bir şeyler alabileceğim. Burada yükselebileceğim.
Öyle. Yani anlamıyorlar, anlatamıyorum ve ilk başta gerçekten güldüm bu tepkilere. Ama artık yavaş yavaş gerçekten saygısızca olmaya başladı.
Yani ne demek benim kararım yanlış? Sen nereden bilebilirsin ki benim kendi hayatım için aldığım kararların yanlış ya da doğru olduğunu? Ben senin hayatına karışıyor muyum?
Ama gelip de hata, yanlış, bak sen gör, böyle böyle olacak, sen gidersin...
Sana ne? Anlatabiliyor muyum?"
KY: Instagram / guelgiggles
💶 Almanya'da yaşa göre maaşlar açıklandı! Peki, kim ne kadar kazanıyor?
Almanya'da 2025 yılı maaş verilerine göre, tam zamanlı çalışanların yıllık ortanca brüt kazancı 54 bin 66 Euro.
Bu da tatil parası, Noel ikramiyesi ve diğer ek ödemeler dahil aylık yaklaşık 4 bin 506 Euro ediyor. Yani çalışanların yarısı bu tutarın üzerinde, diğer yarısı ise altında kazanıyor.
📊 Özellikle 35 ile 59 yaş arasındaki çalışanların maaşları birbirine oldukça yakın.
Bu yaş grubunda yıllık ortanca brüt kazanç 56 bin 800 ile 57 bin 300 Euro arasında değişiyor.
Rakamlar, 35 yaşından sonra maaş artışının belirgin şekilde yavaşladığını gösteriyor.
Almanya genelinde yıllık ortalama brüt maaş ise 64 bin 441 Euro. Ortanca maaşla arasındaki farkın nedeni, yüksek gelirli çalışanların ortalamayı yukarı çekmesi.
En yüksek kazanan yüzde 10'luk kesim yılda en az 100 bin 719 Euro alırken, en düşük kazanan yüzde 10'luk kesim 33 bin 828 Euro veya daha az kazanıyor.
📍 Doğu ve Batı Almanya arasındaki fark da dikkat çekici.
Batı Almanya'da yıllık ortanca brüt maaş 55 bin 435 Euro iken Doğu Almanya'da 46 bin 13 Euro. Arada yıllık 9 bin 422 Euro, aylık ise yaklaşık 785 Euro fark bulunuyor.
Veriler, maaşların yalnızca yaşa göre değil, yaşanılan bölgeye ve çalışılan sektöre göre de önemli ölçüde değiştiğini ortaya koyuyor.
Bu nedenle maaş karşılaştırması yaparken yalnızca Almanya genelindeki ortalamaya bakmak yeterli olmuyor.
“Akıllı adam Almanya’ya gelir kardeşim!”
Almanya’da yaşayan bir Türk, ülkeye gelmek isteyenlere sesleniyor: Danışmanlara para vermeyin, işinizi kendiniz halledin, akrabalarınızdan da yardım beklemeyin!
"Akıllı adam Almanya'ya gelir kardeşim.
Çünkü akıllı adam bilir ki Türkiye'de hiçbir üniversite diploması, hiçbir meslek, parti üyeliği kadar geçerli yoktur.
Yine akıllı adam danışmanlara para vermez Almanya'ya gelmek için. Kendi başına pasaportunu alır. Kendi başına girer A1'den B2'ye kadar Goethe Institut'ü Almanca sertifikasını alır. Ve yine kendi başına KMK Anabin Almanya Üniversite Diploma Denkleri'ni yapar.
Daha sonra IData sitesine girer, vize başvurusu yapar. Ve Mike Eaton Germany veya Arbeis Agentur sitelerine powerbank göndererek işini bulur. Çünkü bilir ki danışmalara vereceği para Almanya'da ona lazım olacak.
Velev ki senin Almanya'da akrabaların var. Sence onlar sana yardım eder mi? Kardeşim kimi kandırıyorsun? Sen zaten Türkiye'de akrabalardan, tanıdıklardan bunalıp da Almanya'ya kaçıyorsun. Kimse kimseye yardım etmez, kimseye para yedirme."
KY: Instagram / mr.hasan.deuu
⚖️ Almanya'da içeceğe gizlice uyuşturucu katanlara en az 5 yıl hapis gündemde!
Almanya'da insanların içeceklerine gizlice katılarak bilinç kaybına yol açan K.O. damlalarına karşı cezalar ağırlaştırılıyor.
Federal Meclis'in görüştüğü yeni düzenlemeye göre, bu maddeleri tecavüz veya soygun amacıyla kullananlara en az 5 yıl hapis cezası verilmesi planlanıyor.
Yeni yasayla birlikte K.O. damlaları, silahlar gibi “tehlikeli araç” kapsamında değerlendirilecek.
Böylece bu maddelerin cinsel saldırı ve soygun suçlarında kullanılması daha ağır cezalarla karşılık bulacak.
Özellikle bar ve gece kulüplerinde yaşanan bu olaylarda mağdurlar çoğu zaman kendilerine ne olduğunu bile anlayamıyor.
Üstelik kullanılan maddeler vücutta kısa süre tespit edilebildiği için suçun kanıtlanması da zorlaşıyor.
SPD, cezaların artırılmasını desteklerken bunun tek başına yeterli olmadığını belirtiyor.
Birçok mağdurun yaşadıklarını polise bildirmediğine dikkat çekilerek toplumda farkındalığın artırılması isteniyor.
Alman Hakimler Birliği de düzenlemeyi destekliyor. Ancak bir suçun önlenmesinde yalnızca cezanın ağırlığının değil, faillerin yakalanıp adalet önüne çıkarılmasının da büyük önem taşıdığı vurgulanıyor.
🚨 Kuzey Ren-Vestfalya'da kimyasal madde alarmı: Okullar kapatıldı, tren seferleri durduruldu
Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin Krefeld kentinde nitrik asit taşıyan bir TIR'ın devrilmesi üzerine geniş çaplı alarm verildi.
Araçtan tehlikeli kimyasal madde sızarken, kazada yaralanan sürücü hastaneye kaldırıldı.
Yetkililer, bölgedeki vatandaşlara evlerinden çıkmamaları, pencere ve kapılarını kapatmaları, klima ve havalandırma sistemlerini kapalı tutmaları çağrısında bulundu.
Resmi uyarı uygulaması NINA üzerinden en yüksek tehlike seviyesi ilan edildi.
Kaza nedeniyle A57 otoyolu Krefeld-Oppum ile Krefeld-Gartenstadt arasında çift yönlü kapatıldı.
RE 7, RE 10, RE 42, RB 33, RB 35 ve RB 37 tren hatlarında seferler iptal edildi veya aksadı. Şehir içindeki bazı otobüs ve tramvay hatları da etkilendi.
Güvenlik gerekçesiyle Krefeld'deki dört okul ve iki kreşte eğitime ara verildi. Kaza çevresinde 1.000 metrelik güvenlik alanı oluşturulurken yaklaşık 150 kişilik ekip kimyasal sızıntıyı durdurmak ve TIR'daki asidi güvenli şekilde boşaltmak için çalışma başlattı.
Yetkililerin bölgedeki güvenlik önlemleri ve vatandaşlara yönelik kapalı alanlarda kalma uyarısı devam ediyor.
10 cinayet. Yıllarca suçlanan kurban aileleri. Yok edilen belgeler...
NSU'nun ortaya çıkışının üzerinden 15 yıl geçti. Peki gerçekler neden hala tam olarak aydınlatılamadı?
Katiller yargılandı ama bütün sorular yanıtlandı mı?
✍️ Dr İ. Halil Özak, Almanya'nın NSU geçmişindeki karanlık noktalarını Artı49 için kaleme aldı.
arti49.com/nsudan-sonra-ne-d…
🚗 Almanya’da ehliyet almak artık lüks mü?
💶 Ortalama 3.400 Euro tutan ehliyet masrafları için büyük reform yolda! 1.000 Euro’ya kadar tasarruf mümkün mü?
🎙️ Gazeteci Süheyla Kaplan yeni düzenlemeyi anlatıyor.
@suheylakaplan1
👇 Siz ehliyetinizi kaça aldınız? Bugün 3.400 Euro öder miydiniz?
Almanya için Alternatif (AfD) Partisi Federal Meclis Milletvekili Dr. Maximilian Krah, katıldığı bir televizyon programında Türkler ve İslam hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Türklerin İslam anlayışının diğer ülkelerden farklı olduğunu savunan Krah, Türk toplumuna ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Bakın, İslam konusunda durum şöyle: Aslında tek bir İslam anlayışı yok.
Türklerin İslam anlayışı ile Afganların İslam anlayışı arasında fark var.
Esasen İslam tektir ama bu bir bakış açısı meselesi. Tahran'da bile buna farklı bakılıyor.
Şimdi siz de çok iyi biliyorsunuz ki İslam'ı terör için bahane olarak kullanan insanlar var.
Ancak insanların ezici çoğunluğu için İslam, yalnızca manevi olarak kendilerini ait hissettikleri bir yuva.
Ve işin güzel tarafı şu: Sanırım bugüne kadar Türkler tarafından gerçekleştirilmiş, dini gerekçelere dayanan tek bir terör saldırısı bile olmadı. Böyle bir şey yok.
Yani herhangi bir yerde bir şey havaya uçuruluyorsa, bunu yapan kesinlikle bir Türk değildir. Bunu siz de biliyorsunuz. Ben bunu zaten uzun zamandır biliyorum.
Dolayısıyla Türk toplumuna şunu söyleyebiliriz: Hiçbir sorun yok.
Ben şahsen dindar insanları severim. Ben de dindar bir insanım.
Bence herkesin manevi bir kökü, manevi bir aidiyeti olmalı.
Çünkü siz dindar bir insansanız, sizi manipüle etmem, yani yönlendirmem, dindar olmayan bir insana göre çok daha zordur.
Çünkü siz, ebedi bir otoriteye karşı hesap vermekle yükümlü olduğunuzu bilirsiniz.
Bu nedenle insanların dini bir sorumluluk duygusuna sahip olmasını seviyorum. Çünkü o zaman onların davranışlarını öngörebiliyorum."
„Der türkischen Gemeinschaft können wir sagen: Es gibt kein Problem.“
Sind Sie sich da wirklich sicher, Herr @KrahMax ?
Ein AfD-Bundestagsabgeordneter soll einen türkischstämmigen Flughafenmitarbeiter beleidigt haben. Ryanair verweigerte ihm daraufhin den Flug.
arti49.com/turk-calisana-hak…
🛒 Edeka’ya aynı gün iki kez gitti, 30 Euro park cezasıyla karşılaştı!
Almanya’nın Bavyera eyaletindeki Mittenwald kentinde bir kadın, Edeka marketine aynı gün iki kez alışverişe gitti.
İlk ziyaretinde 57 dakika, ikincisinde ise 55 dakika park etti. İki alışverişinde de 90 dakikalık sınırı aşmadı ama yine de 30 Euro ceza aldı.
Çünkü otoparkı işleten Parkdepot şirketi, iki ayrı ziyaretin sürelerini topladı. Toplam 112 dakika park eden müşteri, günlük 90 dakikalık sınırı aşmış sayıldı.
Üstelik otoparktan çıkıp tekrar girmek süreyi sıfırlamıyor. Hak, gece yarısından 23.59’a kadar geçerli.
Şirket, bu kuralın tabelalarda açıkça belirtildiğini savunuyor. Ancak hukukçulara göre müşterilerin her yeni ziyaretle birlikte park süresinin yeniden başladığını düşünmesi doğal.
Bu nedenle böyle cezalara, tabelaların ne kadar açık olduğuna bağlı olarak hukuki itiraz yapılabiliyor.
Önemli bir ayrıntı da var: Bu uygulama Almanya’daki bütün Edeka marketlerinde geçerli değil. Bazı özel otoparklarda kullanılıyor.
Özellikle aynı gün içinde bir markete birkaç kez gidiyorsanız girişteki tabelaları kontrol etmekte fayda var. Ceza alırsanız da alışveriş fişlerinizi ve park kayıtlarını saklayarak yazılı itirazda bulunabilirsiniz.
Almanya’da yaşayan bir gurbetçi, sosyal medyada karşılaştığı olumsuz yorumlara sitem etti. İnsanların birbirine destek olmak yerine neden sürekli kötü bir şey yaşamasını beklediğini sorguladı:
"Biz niye bu kadar gerginiz, biz niye böyleyiz ya?
Sosyal medyada bazı konularda fikir belirtiyorum. Hemen aşağıya ya da mesaj kutuma gelen bazı yorumlar...
İşte, 'Sen Almanya'da yenisin, bir vergi ver de göreyim.' şöyle...
İşte, 'Sen mobbingden bahsetmişsin, bir Alman işveren senin Almancanı sorgulasın da göreyim.' şöyle de...
Hep bir 'göreyim' yani. Hep benim başıma bir şey gelsin istiyorlar ve onlar da o şeyi görsün istiyorlar.
Ya şu çok mu zor mesela? Ben Almanya'ya yeni geldim diyelim ki. Gelmedim, hani 8 yıl oldu ama...
Hani dese ki 'Ya bak Cemal kardeşim, Almanya'da farklı bir vergi sistemi var. Şunlara dikkat et, şunları oku, şunlara bir bak, şununla bir görüş.'
Ya da 'Bak, Almanya'da da mobbing var. Bu Almanlar Almancaya çok önem veriyor. İş yerinde rahat çalışmak için Almancanı geliştir.' falan dese.
Yani aynı şeyi anlatıyorsun aslında bak. Yani demek istediğin şey, vermek istediğin mesaj tamamıyla aynı ama kendini ifade etme biçimin biraz daha farklı.
Ve bu fark bana çok farklı yansıyacak ve hepimiz daha mutlu olacağız.
Yani böyle daha az gergin olsak, daha sakin iletişim kursak herkes çok daha mutlu olacak.
O yüzden biraz yavaş ya, tamam ya! Ben anlatmaya devam edeceğim, çok etkilenmemeye çalışıyorum ama azıcık sakin.
Benim başıma bir şey gelmesin. Anam var, babam var, üzülürler. Anam çok üzülür mesela.
Her şeyi de görmeyeyim yani. Niye başıma bir şey gelsin? Niye bu kadar gerginiz? Sakin."
KY: Instagram / almanyadabirdoktor
Almanya'da 12 bine yakın kişi yeniden Duldung statüsüne döndü!
Almanya'da oturum sorunu yaşayanlara fırsat sunan düzenlemenin sonuçları açıklandı.
Fırsat Oturum Hakkı kapsamında 91 binden fazla kişiye geçici oturum izni verildi. Bunlardan yaklaşık 36 bini kalıcı oturum hakkı elde etti.
Ancak herkes için süreç aynı şekilde ilerlemedi.
30 Eylül 2026 itibarıyla 27 bin 763 kişi hala oturum başvurusunun sonuçlanmasını beklerken, 11 bin 935 kişi yeniden Duldung statüsüne döndü.
Duldung, Almanya'da sınır dışı işlemleri geçici olarak ertelenen kişilere verilen bir statü.
Kalıcı oturum hakkı sağlamıyor. 2025 yılı sonunda Almanya'da bu statüde yaklaşık 191 bin kişi bulunuyordu.
2022 sonunda yürürlüğe giren Fırsat Oturum Hakkı, Almanya'da uzun süredir yaşayan ve oturum sorunu bulunan kişilere 18 aylık geçici oturum imkanı tanıyordu. Bu sürede gerekli şartları yerine getirenler kalıcı oturuma geçebiliyordu.
Yeşiller Milletvekili Filiz Polat ise hükümetin düzenlemeyi uzatmamasını eleştirdi. Polat, oturum güvencesi bulunmamasının insanların iş bulmasını, çalışma izni almasını ve dil kurslarına katılmasını zorlaştırdığını belirtti.
Fransa'daki gençlik eylemlerine Türkiye'den yapılan yorumlara tepki gösteren bir kadının sözleri sosyal medyada dikkat çekti. Peki, sizce haklı mı?
"Diyorlar ki: Fransa'da, Almanya'da açlıktan sokaklara döküldüler. Biz iyiyiz yeğenim, iyiyiz.
Ha, iyisin sen! Senin açlığınla onun açlığı birbirine benzemez.
O, masasında biftek, şarap, tatlı eksilsin, dünyayı başlarına yıkar.
Bizim gibi haftalarca tanrı çorbasını talim etse zaten delirir.
Canım benim, sen zenginlik nedir hiç bilmiyorsun ki.
Aynı değil açlığımız, aynı değil. Senin lüks zannettiğin aslında hayatın normali."
Türkiye'de yaşayan bir adam, iş yeri sorunlarına isyan ederek “krallar gibi yaşamanın” yolunu nasıl bulduğunu anlattı:
"Bana diyorlar ki iş yerini niye kapattın? Kapatırım abi. Ben niye uğraşayım kirasıyla, elemanıyla, vergisiyle, şunla, bunla?
Sattım iş yerimi abi yarı fiyatına. Altımdaki arabayı da sattım abi. Araba lazım değil.
Dairemi de sattım abi. Toplam 25 milyon bir para etti. Attım bankaya.
O tamamen bir gelir, 1 milyon lira bir para oldu. Bir tane daire kiraladım, 30 bin lira abi. Bir tane 70 bin liraya araba kiraladım her ay. Etti 100 bin lira. 100 bin lira da kral gibi yedim, içtim. Bir ay yetiyor bana. Çok bile. 100 bin lira da tatile gittim.
Geri kalan 700 bin lira abi. 700 bin lirayı ben kenara atsam bu para zaten katlanıyor.
Ben niye uğraşayım?"
Almanya'dan Türkiye'ye sınır dışı edilenlerin sayısı arttı!
Almanya'da sınır dışı işlemleri genel olarak azalırken Türkiye'ye gönderilenlerin sayısı yükseldi. 2026'nın ilk dokuz ayında toplam 14 bin 324 kişi sınır dışı edildi.
Bunların 2 bin 25'i Türkiye'ye gönderildi. Böylece Türkiye, en fazla sınır dışı işlemi yapılan ülke oldu.
Geçen yılın aynı dönemine göre Almanya genelindeki sınır dışı işlemleri yüzde 18,9 azaldı.
Türkiye'nin ardından 883 kişiyle Gürcistan, 629 kişiyle Cezayir geldi.
Açıklanan verilere göre Almanya'dan her gün ortalama 52 kişi sınır dışı edildi. Gönderilenler arasında 1.500'den fazla çocuk ve 380 genç de bulunuyor.
Sol Partili milletvekili Clara Bünger, ailelerin parçalandığını belirterek uygulamalara tepki gösterdi.
Öte yandan devlet desteğiyle gönüllü olarak Almanya'dan ayrılanların sayısı arttı.
Geçen yılın ilk dokuz ayında 12 bin 263 kişi bu destekten yararlanırken bu yıl sayı 14 bin 140'a yükseldi.
Suriye, Afganistan ve İran'a yapılan sınır dışı işlemleri de tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Özellikle Afganistan'a gerçekleştirilen toplu gönderimler ve Taliban yönetimiyle kurulan temaslar Almanya'da tepkilere neden oluyor.
Almanya'dan Türk iş insanlarına vize kolaylığı: Bakan yeni adımı duyurdu
Almanya, Türk iş insanlarının vize işlemlerini hızlandırmak için harekete geçti.
Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, çalışmaların hızlandırıldığını ve ilgili tüm birimlerin görevlendirildiğini açıkladı.
Vize başvurularındaki yoğunluğu azaltmak için Türkiye'de yeni bir konsolosluk şubesi açılması da gündemde.
Böylece başvuruların daha hızlı alınması ve bekleme sürelerinin kısaltılması hedefleniyor.
Öte yandan aile birleşimi ve aile ziyareti vizelerinde yaşanan uzun bekleme süreleri de Alman Meclisi'nde gündeme geldi.
Bazı kişilerin bir yılı aşkın süredir vize beklediği hatırlatılırken Wadephul, Türkiye'de gecikmeler yaşandığını kabul etti.
Alman Bakan, işlemleri hızlandırmak için dijital sistemlerin geliştirildiğini ancak personel sayısının da artırılması gerektiğini belirtti.
Türk iş insanlarına yönelik kolaylığın ne zaman başlayacağı henüz belli değil. Aile birleşimi ve ziyaret vizelerinde bekleme sürelerinin ne zaman kısalacağı konusunda da kesin bir tarih açıklanmadı.












