Deutschlehrerin

Joined September 2011
Yine bir okula saldırı olmuş… Okula geldim, öyle üzgünüm ki.Daha dönemin başındayız. Çocukların, öğretmenlerin kendini güvende hissettiği yerler olması gerekmiyor mu okullar? #manisa
285
Ayça VELİOĞLU retweeted
Gecenin özeti. 🤷‍♂️
658
5,642
370
69,772
2,076,101
Filenin Sultanları🏆🇹🇷 👏❤🤍 #FileninSultanları
76
Ayça VELİOĞLU retweeted
𝐒̧𝐚𝐦𝐩𝐢𝐲𝐨𝐧 𝐓𝐮̈𝐫𝐤𝐢𝐲𝐞! 🇹🇷 2026 CEV Trendyol Kadınlar Avrupa Voleybol Şampiyonası'nda üst üste ikinci kez şampiyonluğa ulaşan A Milli Kadın Voleybol Takımımızı yürekten kutluyor, ülkemize yaşattıkları bu büyük gurur için tüm sporcularımıza ve teknik ekibimize teşekkür ediyoruz 🏆
70
1,551
124
13,327
148,261
🇹🇷 FİLENİN SULTANLARI AVRUPA ŞAMPİYONU! 🏆 Kupa Türkiye’de kalıyor! ❤️🤍 #EuroVolleyW #FileninSultanları
16
183
16
1,711
95,655
Okulunda Almanca öğretmeni olan bir idarecinin dersi seçmemesi kamu yararı değil zararidir. Ben alanım dışı derslere girmek için atanmadım. Eski öğretmenlerin normunu kurtarmak uğruna okul değiştirip durmak bana layık görülmemeli.
Almanca öğretmenleri olarak son yıllarda giderek büyüyen ciddi bir norm fazlası sorunuyla karşı karşıyayız. Bu durum öğretmen sayısının ihtiyaçtan fazla olmasından değil, Almanca dersinin liselerde açılmasının büyük ölçüde okul idarelerinin tercihine bırakılmasından kaynaklanıyor. Okulda Almanca öğretmeni bulunmasına rağmen dersin seçilmemesi hâlinde öğretmenin ders saati ve dolayısıyla normu ortadan kalkabiliyor. Bu nedenle her yıl çok sayıda Almanca öğretmeni kendi iradesi dışında norm fazlası durumuna düşüyor. Çözüm amacıyla açılan ÇYD kapsamındaki okullar ise sayıca yetersiz kaldığı için mevcut norm fazlası öğretmenlerin tamamına kendi alanında çalışma imkânı sağlayamıyor. Bunun sonucunda yıllardır Almanca öğretmenliği yapan, eğitimini ve uzmanlığını bu alanda edinmiş öğretmenlerin norm fazlası oldukları gerekçesiyle farklı branşlarda görevlendirilmeleri gündeme geliyor. Bizler başka branşlarda görevlendirilmek istemiyoruz. Talebimiz, Almanca dersinin geçmişte olduğu gibi liselerde yeniden zorunlu hâle getirilmesi ve Almanca öğretmenlerinin kendi alanlarında çalışmaya devam edebilecekleri kalıcı bir norm düzenlemesinin yapılmasıdır. Yaşadığımız sorunun öğretmenleri alanlarından uzaklaştırarak değil, Almanca dersinin liselerdeki yerini yeniden güçlendirerek çözülmesini istiyoruz.
1
13
1
21
577
Ayça VELİOĞLU retweeted
Replying to @ogretmensitemiz
Almanca öğretmeni norm fazlası olunca “başka branşa geçsin” demek çözüm değil, sorunun üzerini halıyla örtmek. Yıllarca Almanca öğretmenliği yapmış insana “Bundan sonra özel eğitim , İngilizce , ne denk gelirse…” demek eğitim politikası değil, branş tombalasıdır. 🎯 Madem mesele norm, neden dersi yok ederek öğretmeni cezalandırıyoruz? Bir de kalkıp “öğretmen fazla” diyoruz. Öğretmen fazla değil; Almanca dersi eksik. 🇩🇪 Çözüm gayet basit: Öğretmeni branşından koparmak yerine Almancayı liselerde yeniden güçlü ve sürdürülebilir hâle getirmek. Gerisi pansuman.
1
34
2
60
983
Ayça VELİOĞLU retweeted
Almanca öğretmenleri olarak son yıllarda giderek büyüyen ciddi bir norm fazlası sorunuyla karşı karşıyayız. Bu durum öğretmen sayısının ihtiyaçtan fazla olmasından değil, Almanca dersinin liselerde açılmasının büyük ölçüde okul idarelerinin tercihine bırakılmasından kaynaklanıyor. Okulda Almanca öğretmeni bulunmasına rağmen dersin seçilmemesi hâlinde öğretmenin ders saati ve dolayısıyla normu ortadan kalkabiliyor. Bu nedenle her yıl çok sayıda Almanca öğretmeni kendi iradesi dışında norm fazlası durumuna düşüyor. Çözüm amacıyla açılan ÇYD kapsamındaki okullar ise sayıca yetersiz kaldığı için mevcut norm fazlası öğretmenlerin tamamına kendi alanında çalışma imkânı sağlayamıyor. Bunun sonucunda yıllardır Almanca öğretmenliği yapan, eğitimini ve uzmanlığını bu alanda edinmiş öğretmenlerin norm fazlası oldukları gerekçesiyle farklı branşlarda görevlendirilmeleri gündeme geliyor. Bizler başka branşlarda görevlendirilmek istemiyoruz. Talebimiz, Almanca dersinin geçmişte olduğu gibi liselerde yeniden zorunlu hâle getirilmesi ve Almanca öğretmenlerinin kendi alanlarında çalışmaya devam edebilecekleri kalıcı bir norm düzenlemesinin yapılmasıdır. Yaşadığımız sorunun öğretmenleri alanlarından uzaklaştırarak değil, Almanca dersinin liselerdeki yerini yeniden güçlendirerek çözülmesini istiyoruz.
161
228
19
306
12,645
Replying to @rszdry @mebpersonel
Her norm fazlasının sebebi ÇYD değil. Eğitimdeki yapısal sorunları tek 1 projeye yüklemek, özellikle Almanca gibi dersleri zaten seçmeli statüde olan branşların yaşadığı gerçek mağduriyeti daha da görünmez hâle getiriyor.Haber yaparken biraz da sorunun tamamına bakmak gerekiyor.
10
21
169
Ayça VELİOĞLU retweeted
Sizin ÇYDEM projesiyle alıp veremediğiniz nedir @mebpersonel ?? Sürekli şu branşları norm fazlası yaptı ıvır zıvır diye haber yapıyosunuz? Okul idaresi isterse o mevzu bahis dersleri de seçebilir, bu işin içindeyiz biliyoruz!! Ayrıca sizin kötüleyip durduğunuz program Almanca branşının tek çaresi !!! Aynı haberi biraz daha yaparsanız sizi gereken yerlere şikayet edeceğim.
40
80
4
160
7,425
Ayça VELİOĞLU retweeted
Replying to @talatyavuz29
Sayın @talatyavuz29 , son cümlenize özellikle katılıyorum. Önlük tartışmasının, genelgedeki asıl rahatsız edici düzenlemeleri gölgede bıraktığını düşünüyorum. Örneğin, norm fazlası öğretmenlerin Akademi eğitimi yoluyla farklı alanlarda görevlendirilebilmesinin önünün açılması konusunda görüşünüzü özellikle merak ediyorum. Yıllarca eğitimini aldığım, mesleki deneyim kazandığım ve uzmanlaştığım Almanca alanının; yalnızca norm fazlası duruma düştüğüm için ikincilleştirilmesini ve ihtiyaç doğrultusunda farklı alanlara yönlendirilebilecek bir nevi “yedek öğretmen” konumuna düşürülmeyi son derece rahatsız edici buluyorum. Üstelik norm fazlası olmam benim tercihimden ya da kusurumdan kaynaklanmıyor. Atandığım dönemde zorunlu olan dersimin sonradan seçmeli hâle getirilmesi ve buna rağmen yıllar içinde öğretmen ihtiyacının sağlıklı planlanmaması sonucunda bugün norm fazlasıyım. Sistemin kendi planlama hatasının sonucunun öğretmene yüklenmesini hakkaniyetli bulmuyorum. Bir öğretmenin kendi iradesi dışında norm fazlası olması, yıllar içinde edindiği alan uzmanlığının değersizleşmesi anlamına mı gelmeli? Sistemin planlama hatasının bedeli, öğretmenin kendi alanından uzaklaştırılması mı olmalı? Sizce böyle bir yaklaşım öğretmenlik mesleğinin itibarıyla ve memur vakarıyla bağdaşıyor mu? @EgitimBirSen @_aliyalcin_
17
42
4
71
3,402
Ayça VELİOĞLU retweeted
Bence asıl üzerinde durulması gereken nokta, “Neden norm fazlası olduk?” sorusudur. Çünkü bu durum bizim tercihimizden kaynaklanmıyor. Normumuz bulunan yerde kadromuzun kapatılması sonucunda norm fazlası durumuna düşürüldük. Bu nedenle çözümün, öğretmeni kendi alanından uzaklaştırmak yerine, norm fazlası durumunun nedenlerini ve bu sürece yol açan planlama sorunlarını ele almak üzerinden şekillenmesi gerektiğini düşünüyorum. Özellikle sendikamızın bu konunun yalnızca sonucuna değil, nedenine de odaklanarak gerekli çalışmaları yürütmesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Öğretmenlerin kendi alanlarında kalabilmesi ve yıllarca edindikleri mesleki birikimin korunması konusunda desteğinizi ve girişimlerinizi önemsiyoruz.
12
27
2
40
576
Ayça VELİOĞLU retweeted
Toplumdaki asıl çürüme cehalet değil; cehaletin özgüvenle birleşmesi. Kimse artık “bilmiyorum” demiyor. Birkaç şey okuyup iki video izleyen, kendini yıllarını o alana vermiş insanla eşit görüyor. Uzmanlık küçümsenirken kanaat bilgi sanılıyor. Sığlaşma tam da burada başlıyor: Her konuda fikri olmak, hiçbir konuda derinleşmemek. Okumadan hüküm vermek, anlamadan taraf olmak, bilmeden öğretmeye kalkmak. Ve belki de toplumsal çürümenin en rahatsız edici tarafı şu: Artık cahillikten utanılmıyor; cehalet, yüksek ses ve sınırsız özgüvenle sergileniyor. Bir toplum “bilmiyorum” diyebilme erdemini kaybettiğinde yalnızca bilgisizleşmez. Vasatlaşır.
2
13
3
41
2,333
Ayça VELİOĞLU retweeted
Ben bir eğitimciyim. Beyaz önlükle hiçbir zaman bir sorunum olmadı. Derse girmiyorum ancak pek çok öğretmenimizin kıyafeti kirlenmesin, mürekkep lekesi olmasın diye zaten yıllardır kendi isteğiyle önlük giydiğini biliyorum. Dün Eğitim Gücü Sen olarak önlük giymeme eylem kararımızı paylaştık. Özellikle altını çizdik: Bu, üyelerimizi önlük giymemeye çağıran bir karar değil; önlüğü giyip giymeme konusunda kendi iradeleriyle karar verebilmeleri için oluşturduğumuz bir özgürlük alanı. Fakat paylaşımın altındaki bazı yorumları okudukça önlükten çok daha büyük bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu gördüm. Yorumların altında yatan zihniyete baktığınızda kadın düşmanlığını görüyorsunuz, özgürlüğe tahammülsüzlüğü görüyorsunuz, öğretmen düşmanlığını görüyorsunuz. Öğretmeni kendi kafasındaki kalıba sokmaya çalışan, kraldan çok kralcı bir veli anlayışını görüyorsunuz. Zaten eğitim sisteminin ciddi sorunlarından biri de öğretmeni kendisine hesap vermek zorunda olan biri gibi gören veli anlayışı değil mi? Birilerinin artık velilere öğretmenin patronu olmadıklarını, öğretmenin kıyafetinden özel hayatına kadar her konuda söz söyleme haklarının bulunmadığını, veli olmanın öğretmen üzerinde sınırsız bir denetim yetkisi vermediğini hatırlatması gerekirken; şimdi önlük üzerinden bu anlayışa yeni bir tartışma ve müdahale alanı açılıyor. Öğretmen yarın okul kapısında “Neden önlüğünü giymedin?” diye hesap soran velilerle de uğraşacak. Düne kadar “Önlükle bir sorunum yok, gerekirse giyerim.” diyordum. Bugün ise asla giymem. Çünkü kendi isteğimle giydiğim önlük kıyafettir; başkalarının benim üzerimde söz sahibi olduğunun sembolüne dönüştürülen önlük ise artık kıyafet değildir. Mesele önlük değil. Mesele öğretmenin iradesine, mesleki alanına ve özgürlüğüne duyulan saygıdır.
21
31
4
274
43,154
Ayça VELİOĞLU retweeted
Norm fazlası bir öğretmen olarak açıkça söylüyorum: Yıllarca kendi alanımın eğitimini aldım, yıllarca o alanda öğretmenlik yaptım ve mesleki deneyimimi, bilgi birikimimi bu alanda geliştirdim. Norm fazlası hâline gelmem, beni birkaç aylık bir eğitimle ihtiyaç bulunan herhangi bir branşa yönlendirilebilecek “yedek insan kaynağı” yapmaz. Özel eğitim ise başlı başına uzmanlık, akademik eğitim, pedagojik donanım ve ciddi bir saha deneyimi gerektiren bir alandır. Ben kendi adıma, özel eğitim alanında eğitim almış ve bu alanda yetişmiş bir öğretmenin sahip olduğu yeterliliğe sahip olduğumu iddia edemem. Kendimi bu alanda donanımlı görmüyorum. Belirli saatlerle sınırlandırılmış bir kursun ya da kısa süreli bir akademi eğitiminin beni özel gereksinimli öğrencilerin ihtiyaçlarına gerçekten hâkim, alanında yetkin bir özel eğitim öğretmenine dönüştüreceğine de inanmıyorum. Bunu özel eğitim alanını değersiz gördüğüm için değil, tam tersine bu alanın gerektirdiği uzmanlığa saygı duyduğum için söylüyorum. Özel gereksinimli öğrencilerin karşısına yalnızca sistemdeki norm fazlasını eritmek amacıyla, kendi alanından alınarak kısa süreli bir eğitimden geçirilmiş öğretmenlerin çıkarılması ne öğretmene ne de öğrenciye karşı adildir. Öğretmen açığını ve norm fazlasını doğru planlayamamanın çözümü, mevcut öğretmenlerin mesleki kimliğini ve yıllar içinde oluşturdukları uzmanlığı yok saymak olmamalıdır. Alan değişikliği ancak öğretmenin kendi iradesiyle, gerekli akademik yeterlilikleri sağlayarak yapabileceği bir mesleki tercih olabilir; öğretmenin iradesi dışında bir norm fazlası çözümüne dönüştürülemez. Özel eğitim, norm fazlası öğretmenlerin yerleştirileceği bir “ihtiyaç alanı” değil; kendi eğitimi, uzmanlığı ve mesleki yeterlilikleri olan bağımsız bir öğretmenlik alanıdır.
53
111
2
547
49,833
Ayça VELİOĞLU retweeted
Replying to @tyyypinar
Norm fazlası bir öğretmen olarak bu düzenlemeye bir de öğretmen tarafından bakılmasını isterim. Yıllarca kendi alanımda eğitim aldım, öğretmen oldum ve yine yıllarca bu alanda çalışarak mesleki uzmanlık kazandım. Norm fazlası olmam, birkaç aylık bir eğitimle başka bir branşın öğretmenine dönüştürülebileceğim anlamına gelmez. Nasıl başka bir alanın uzmanlığı birkaç ayda edinilemezse benim yıllar içinde edindiğim alan bilgisi ve öğretmenlik deneyimi de yok sayılamaz. Norm fazlası olmak öğretmenin tercihi ya da kusuru değil, istihdam ve planlama sorunudur. Bunun bedeli öğretmene alan değişikliği dayatılarak ödetilemez.
20
32
374
Ayça VELİOĞLU retweeted
Replying to @_aliyalcin_
Çok merak ediyorum Sayın @_aliyalcin_ dün yayınlanan genelgeyi incelediniz mi? 43. Maddeyle ilgili düşünceniz nedir? Yıllarca okumuş, alanında uzmanlaşmış öğretmenlerin sırf norm fazlası oldukları için hiç istemedikleri başka alanlara akademi eğitimiyle geçirilecek olmasıyla ilgili ne planlıyorsunuz mesela? Size göre bir yabancı dil öğretmeni olarak ben, sırf norm fazlasıyım diye özel eğitimci mi olmalıyım gerçekten? Engelli evladınız olsa ister miydiniz ona öğretmen olmamı ya da? Mesela ben yapamam. Bana bırakın 480 saati falan yıllarca da eğitim verseniz özel eğitim öğretmeni olamam ben, bu konuda bir vasfım yok çünkü ! Son derece özen isteyen bir öğretmenliğin alelade bir eğitimle hiç istemediği halde sırf norm fazlası oldu diye alakasız öğretmenlere verilmesine gönlünüz razı mı? Benim değil. Sorularımı cevaplarsanız müteşekkir olurum. Saygılar
33
2
59
997