
Marketing alien in gaming 👾 @TeamTekCareUzay 🚀
California, USA
Joined August 2009
- Tweets56.2K
- Following800
- Followers18.8K
- Likes57.7K
Pinned Tweet
Sevdiğiniz filmi en sıkıcı hali ile anlatabilir misiniz?
2 kısa boylu adam bi tane yüzüğü taşıyor felan dağ, mağ, cüceler var.
Burada “doula” diye bir meslek var bizde “ebe” gibi ama sürecin daha içinde, annenin hamilelik sürecinden doktor ile olan kontrolleri doğum süreci tercihleri hepsine hakim oluyor hani acil karar verilmesi gerekir anne baba panikle hareket edemezse diye genelde eğitimli hemşireler oluyorlar doğumda yanında oluyor doğum sonrası da benzer şekilde çocuğa ve anneye belirli süre destek veriyorlar şahane şahane şahane bi meslek. Hatta burada bazı sigortalar da karşılıyor ücretsiz olarak doula ile doğum yapabiliyorsunuz.
Beni asıl şoka sokan buradaki “night nanny” kavramıydı. Yeni doğan anneleri ve babaları uyusun diye sadece akşam saatleri çalışıyorlar akşam 8’de gelip sabah 8’de gidiyorlar. Çocuk tüm gece emzirilecekse bile orada da destek veriyor ama olabildiğince aileyi rahatsız etmemeye çalışıyorlar. Ayrıca sabah her şey temiz, çocuk tok, uyumuş, siz uyumuşsunuz. Bu desteği alan bi çok aile postpartum döneminde daha az anksiyete, depresyon, stres yaşıyor elbette ve çok ciddi pozitif etkileri oluyor tüm aileye.
Burada “doula” diye bir meslek var bizde “ebe” gibi ama sürecin daha içinde, annenin hamilelik sürecinden doktor ile olan kontrolleri doğum süreci tercihleri hepsine hakim oluyor hani acil karar verilmesi gerekir anne baba panikle hareket edemezse diye genelde eğitimli hemşireler oluyorlar doğumda yanında oluyor doğum sonrası da benzer şekilde çocuğa ve anneye belirli süre destek veriyorlar şahane şahane şahane bi meslek. Hatta burada bazı sigortalar da karşılıyor ücretsiz olarak doula ile doğum yapabiliyorsunuz.
Beni asıl şoka sokan buradaki “night nanny” kavramıydı. Yeni doğan anneleri ve babaları uyusun diye sadece akşam saatleri çalışıyorlar akşam 8’de gelip sabah 8’de gidiyorlar. Çocuk tüm gece emzirilecekse bile orada da destek veriyor ama olabildiğince aileyi rahatsız etmemeye çalışıyorlar. Ayrıca sabah her şey temiz, çocuk tok, uyumuş, siz uyumuşsunuz. Bu desteği alan bi çok aile postpartum döneminde daha az anksiyete, depresyon, stres yaşıyor elbette ve çok ciddi pozitif etkileri oluyor tüm aileye.
Bu olayı sırf birileri görür de cidden vazgeçer belki diye paylaşmak istiyşrım çok çok çok tehlikeli. Umarım sağlığına kavuşur.
Çok önüme çıktı artık yazacağım. Bu Aquafilling zımbırtısı FDA tarafından onaylanmadı. Sadece bu değil, FDA kalça büyütme amacıyla enjekte edilen hiçbir dolgu maddesine onay vermiyor ve ciddi komplikasyon riskleri nedeniyle bu uygulamalara karşı uyarıyor. Bu yeni değil. Şöyle diyeyim bu Aquafilling zımbırtısının içeriğinin yaklaşık %98’i su, %2’si ise vücudun kolayca PARÇALAYAMADIĞI SENTETİK bi polimer. Yani halk arasında plastik diye tarif edebileceğimiz bi madde. %2 kulağa az geliyor ama vücut için büyük bi oran. Vücudunuz bu maddeyi yabancı olarak algılıyor ve gariban, çilekeş bağışıklık hücrelerini gönderiyor. Saldır diyor parçala diyor. Hücreler maddeyi yutup parçalamaya çalışıyor ama BAŞARAMIYOR. Vücut da ortadan kaldıramadığı bu yabancı maddeye karşı sürekli bi savunma tepkisi geliştiriyor. Bunun sonucunda da dolgunun çevresinde iltihaplanma, sertleşme, ağrılı kitleler ve granülomlar oluşuyor. İşin bi de tedaviyi zorlaştıran tarafı var. Bazı hastalarda bu aşırı iltihabi tepkiyi azaltmak için kortizon gibi bağışıklık yanıtını baskılayan ilaçlar veriliyor. Ancak aynı bölgede enfeksiyon varsa bağışıklığı baskılamak bakterilerin çoğalmasını kolaylaştırıp enfeksiyonu ağırlaştırabiliyor. Hiç yoksa bile enfeksiyona duyarlılık artıyor. Yani bi tarafta kontrol altına alınması gereken iltihabi tepki, diğer tarafta mücadele edilmesi gereken enfeksiyon riski var. Kısacası yukarı tükürsen bıyık aşağı tükürsen sakal. İki ucu boklu değnek özür dilerim. Üstelik bakteriler dolgu materyaline yerleşip kendilerini koruyan bi tabaka oluşturabiliyor. Böyle durumlarda antibiyotikler de tek başına yeterli olmaz. Ağır enfeksiyonlar, apseler ve hatta sepsis (yaşamı tehdit eden bi durum bu, vücudun enfeksiyona karşı verdiği aşırı tepki sonucu organların zarar görmeye başlaması) gelişebiliyor.
Peki neden bu kadının 9 kez ameliyat olması gerekti? Çünkü bu kalleş dolgu maddesi enjekte edildiği yerde sabit kalmıyor artık tek parça halinde çıkarılabilecek bi dolgu olmaktan çıkıp sağlıklı dokuların arasına dağılmış oluyor. Tamamen temizlemeye çalışırken kaslara, sinirlere ve damarlara zarar verme, ciddi doku kaybına, kalıcı şekil bozukluklarına ve hareket kısıtlılığına neden olma riski var. Lokalize değil ordan oraya yayılmış. Bi ameliyatla tamamını çıkarmak mümkün değil çünkü riskli ve böyle olunca da sorunlar tekrarlayabiliyor. En kötüsü de bütün bunların enjeksiyondan yıllar sonra bile ortaya çıkabilmesi durumu var. Başlangıçta hiçbir sorun yaşamayan birisi, yıllar sonra peş peşe ameliyatlar geçirmek zorunda kalabilir. Sevmem, takip de etmem ama üzüldüm kendisine, çok geçmiş olsun. Umarım bir an önce sağlığına kavuşur. Bu vesileyle de herkesi uyarmak istiyorum. Vücudunuza enjekte ettirdiğiniz maddelerin yalnızca estetik sonuçlarını değil, uzun vadeli risklerini de araştırın. Vaat edilen hiçbir süslü pazarlama cümlelerine inanmayın, araştırın, şüphelenin. Hiçbir estetik müdahale sağlığınızdan daha değerli değil. Gerildim
Bu o kadar doğru ki özellikle de 2 yaşında başlıyor direkt her şeyi izleme ve kopyalama durumu, anlatmaktan çok izleyerek öğreniyorlar.
Söylüyorum dinlemiyorum ötesinde gösterip uygulamak gerekiyor.
Bugün dışarı çıkamam çok meşgulüm
Yeni oyun
Schengen vize memuru ol, başvuran Türkleri eften püften sebeplerle reddet. Tepkilerine gül!
tugrulcan.com/schengen
Ya ben de taaa Japonya’dan Amerika’ya getirttim yüzüğümü kaç kişi aracılığı ile hiç böyle haber olmadı. Tü!
Başka ülkede multilingual çocuk büyütmenin en komik yanı sanırım çocukla herkesin içinde kendi dilinde konuşmaya çalışmak oluyor. İki yaşında çocuğun söylediği her nonsense şey mantıklı gibi cevap verdikçe millet Türkçe konuşuyor sanıyor allahım haha uydurma bi dil valla Türkçe değil diye gülüyorum haha













