kemalYEŞİLTEPE...🌿☕🚬🚬 (@deripaspas) header
kemalYEŞİLTEPE...🌿☕🚬🚬 (@deripaspas) profile picture

bir hasret 40 kemik kırarmış vesselam 🥀

Joined May 2020
Photo by kemalYEŞİLTEPE...🌿☕🚬🚬 (@deripaspas)Photo by kemalYEŞİLTEPE...🌿☕🚬🚬 (@deripaspas)Photo by kemalYEŞİLTEPE...🌿☕🚬🚬 (@deripaspas)Photo by kemalYEŞİLTEPE...🌿☕🚬🚬 (@deripaspas)Photo by kemalYEŞİLTEPE...🌿☕🚬🚬 (@deripaspas)Photo by kemalYEŞİLTEPE...🌿☕🚬🚬 (@deripaspas)Photo by kemalYEŞİLTEPE...🌿☕🚬🚬 (@deripaspas)Photo by kemalYEŞİLTEPE...🌿☕🚬🚬 (@deripaspas)Photo by kemalYEŞİLTEPE...🌿☕🚬🚬 (@deripaspas)
Bundan önce bınlerce hata yaptım Bınlerce hata daha yapacam Ben insanım Hatasız dostlara selam olsun İnsan ne kadarsa O kadardır🍀☕🚬🚬🚬
8
15
687
111,067
Duvara mektuplar🌿🥀 k.y.🌿🥀 Sevgili dostum, Yeniden kasımın kollarındayız... Gökyüzünde süzülen yaprakların sessiz bir hüznü var. Her biri, sanki geçmişten kopup gelen bir hatırayı taşıyor. Rüzgârın önüne kattığı her yaprakta yaşanmış bir günün izini, yarım kalmış bir cümlenin sessizliğini, belki de bir daha geri dönmeyecek insanların ayak izlerini görüyorum. Sislerin ardında kendi yansımamızı arıyoruz. Belki de kendimizden sakladığımız ne varsa onunla yüzleşmenin zamanıdır artık. Çünkü insan, bazen en çok kendi içine baktığında kaybolur. Dışarıdan kimseye belli etmediği kırgınlıkları, sustuğu halde içinde büyüttüğü özlemleri ve kimseye anlatamadığı hayal kırıklıklarıyla baş başa kalır. Ve ben gördüm dostum... Yaşanan hiçbir şey boşuna değildi. Ne gecenin bir vakti içimize akıttığımız gözyaşları, ne kimse duymasın diye susturduğumuz çığlıklarımız, ne de gerçekleşmesini beklerken ömrümüzden günler eksilten hayallerimiz... Hiçbiri boşuna değildi. Kalbimizde iz bırakan insanlar, bize yaşattıkları sevinçler ve ardından bıraktıkları acılar da hayatımızın bir parçasıydı. Belki bazı insanları sevmek bize mutluluğu değil, sabretmeyi öğretti. Belki bazı bekleyişler kavuşmakla değil, insanın kendi içindeki tükenişiyle son buldu. Belki de en çok değer verdiklerimiz, bir gün en derin sessizliğimizin sebebi oldu. Ama yine de hepsinin bir anlamı vardı. Yeniden kasımın kollarındayız... Artık renklerin solgunluğu korkutmuyor beni. Çünkü insan zamanla anlıyor ki hayatın en gerçek yüzü, her şeyin güzel göründüğü günlerde değil, bütün renklerin birer birer solduğu zamanlarda ortaya çıkıyor. Gülümsemelerin ardındaki hüznü, sessizliklerin içindeki fırtınayı, vedaların arkasında saklanan çaresizliği ancak zaman öğretir insana. Sonbahar, bütün çıplaklığıyla dokunuyor ruhumuza. Sakladığımız ne varsa gün yüzüne çıkarıyor. Unuttuçumuzu sandığımız hatıraları yeniden önümüze koyuyor. Bize dürüst olmayı, kabullenmeyi ve bazen hiçbir şey yapmadan, yalnızca bir şeylerin bitmesine izin vermeyi öğretiyor. Çünkü her mevsimin bir vedası, her hikâyenin bir sonu, her insanın da içinde taşıdığı kendine ait bir kasımı vardır.
1
2
60
542
Artık sükûn bul gönül Sus Konuşma Yürüme Koşma Bakma Görme Sadece sus yoluna bak... 🌿🥀 Hayırlı akşamlar diliyorum herkese🌿🥀☕👋
4
3
140
666
Ve hayat herkes kendine yakışanı yaptı Kim kendine neyi yakıştırıyorsa O'dur Eyvallah 🌿🥀☕🚬🚬
1
3
159
763
A... '🌿🥀 Yavuz bülent bakiler 🌿🥀 Geceler kurşun gibi iner üstüme birden Hayalin çıkıp gelir uzaklardan karşıma Sonra yüreğimi bir kara sevda tutar Ama sen duymazsın duyduğumu A...Ne bir türkü söylersin gizlice ağlayarak Ne bir akşam içinde bir yara göz göz açar. Ne efkar basar seni akşamları ansızın Ne uykuların kaçar.Konuşsam bir türlü, sussam bir türlü Yıllar yılı yüreğimde büyüyen sırsın Bir sigara dumanına uzanır gibi usulca Dokunsam saçlarına, kırılırsın.Kaçtım şehir şehir çok uzaklara Boşuna gurbet acısı tattım. Oyalandım durdum seni unutmak için Kendimi boşuna aldattım.Anladım faydası yok uzak kalmanın artık Seni kader çizgisiyle alnıma yazan haktır. Unutmak ne mümkün gözlerinin rengini, Seni çılgın gibi sevmek yaşamaktır.Bir serin rüzgarsın yüzüme vuran Yüreğimi yakan bir avuç korsun. Gökler biliyor sevdamı, taş duvarlar biliyor Sen bilmiyorsun.
1
133
705
Bize ömür defterinden birgün daha bağışlayan Be huzuruna kabul eden Rabbime binlerce şükürler olsun🤲 🥀 Selamünaleyküm güzel insanlar Hayırlı sabahlar olsun Vede gün aydınlık 🌿🥀☕👋
8
2
155
692
NAN GİBİ🌿🥀 Şair: İbrahim Sadri🌿🥀 Ve gözlerin gelir geçer içimden Su içerken sen sokulurken akşam kızıllığına Ekmeği bölerken Yalnızsam yıllar nasıl geçmişse aradan Unutmak kolay sanmışsa şarkılar Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı Kör olsun sözlerim,unuttuysam adını An gibi aklımdasın Gelir geçer gemiler Belki sende geçersin diye Bir kumru konar her sabah pencereye Bir miladı taşır gece bir yıldız Soğuk olur,üşürsün ya adamakıllı Hani sarılırsın kendine Hani aklın karışır Bu bir divaneliktir gönül aha alışır Ömrüm bitse ne çıkar Can gibi aklımdasın Gündür bu geçer gider Belki bir şey kalmaz sanırsın Yani bir sabah uyandığında Ne hayatın tortusu ne kokusu alışmışlığın Her şey başka olacaktır Başka bir otobüs başka bir gazete Resimlerden silinecek yüzün belki de ne adın ne sanın Bir şafak vakti açınca gözlerini Bir merhabayla Yeniden kurulacak dünya Ve sen her şafak Nan gibi aklımdasın Bazen bir şey geçer içinden insanın En ücra yerlerinden cesaret gibi bir şey Ne olacak işte kömür yanmıyorsa eskisi kadar güzel Fasulyenin tadı yoksa Şarkılar yakmıyorsa içini Sadri Alışık öyle güzel ağlamıyorsa Aşık olmayı beceremiyorsa İzzet Günay Mahallenin en güzel kızına Denizin tuzu Yalnızlığın bahanesi yoksa bir bıçak saplanınca yüreğinin tam ortasına zannetmeki ölmek zor ölmek kolay kolay da kan gibi aklımdasın bu da geçer her sabah kanayacak değil ya bakarsın taze ekmek çıkarır köşedeki fırın biraz da helvası bizim bakkalın senden ayırdığım üç beş zeytin otururum sofraya her lokmada geçer acısı belki bırakılmışlığın bende unuturum nasıl unutulursa sana susuzluğum ve nasıl becerdiysem kahrolmayı öyle unuturum ekmek gibi nan gibi aklımdasın Ve gözlerin gelir geçer içimden Su içerken sen sokulurken akşam kızıllığına Ekmeği bölerken Yalnızsam yıllar nasıl geçmişse aradan Unutmak kolay sanmışsa şarkılar Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı Kör olsun sözlerim,unuttuysam adını An gibi aklımdasın An gibi aklımdasın aklımdasın...
3
3
139
754
Keşkeler ve belkiler arasında akıp giden ömrümüzün rüzgarı savuruyor bizi bir yaprak gibi meçhul geleceğe Bazen umutla bazen de umutsuz...🌿🥀 Hayırlı akşamlar diliyorum güzel insanlara🌿🥀☕👋
7
2
178
692
Seninle Başladı, Bitsin Seninle🌿🥀 Bahaettin karakoç 🌿🥀 Ve gün be gün, ben seni düşünürüm. Sen benim her şeyimsin ey sevgili. Rüzgârlara ezberlettim türkülerimi, Ben hep uzaklara türkü yazarım Sılamsın, sevdamsın, sabır taşımsın Kalemim adından başka ad yazmaz Bu kütükte başka bir ad okunmaz Narına nuruna kurban olduğum Seven sevdiğinden asla yakınmaz Ben sevda bölüğünde kıdemli bir askerim Terhis olsam gidecek bir yerim yok Yüreğimden başka silah taşımam Bütün adresleri iptal ettim Benim senden özge gerçek yârim yok. Sen benim her şeyimsin ey sevgili Ben rol gereği âşık değilim Deme bu garibin benimle işi ne Aşkım beni teşhir eder, sesim içime saklanır Aklanırsa adım, seninle aklanır. İstersen durmadan adres değiştir, Gözlerimi bağlasalar da bulurum seni. Ben, türkülerde tanıdım Fizan’ı, Yemen’i Anlasam ki sesim sesine değmiştir, Bütün gemileri yakar gelirim. Bu bir taahhüttür; sına beni En deli rüzgârların önüne sür, bulut-bulut, Bir yerde yanlış yaparsam adımı unut. Son kurşunu kendime sıkar gelirim. Bir et kemik torbası değilim ben Bir hasar raporu değil yazdığım Bir aşk mektubudur ey sevgili, Kızıl-kıyametten önce Ve görmek için bakmaya gerek yok Her dilde güzeldir senin adın Meydanlar sarsılır sen ortaya çıkınca Yeter ki görecek göz, göz olsun. Velhasıl uzun sözlere hiç gerek yok Dil hicabından lal olmalı seni anarken Ey benim tabibim, tacidarım Gündönümüdür ben seni bekliyorum.
1
152
832
Zorsa sev Sevmiyorsa zorlama... Hz. Mevlânâ Selamünaleyküm güzel insanlar Hayırlı sabahlar🌿🥀☕👋
9
11
195
1,141
Yine uykuyu haram ettik gözlere... Müslüm gürses 🌿🥀 Itırazım var 🌿🥀 🎶🎶🎶🎶🎶🎶🎶🎶🎶🎶🎶🎶
1
3
143
836
Adın Batsın🌿🥀 Şair: İbrahim Sadri🌿🥀 yüreğime bir gül çizdim kanlı yaş ile yaktın beni küle döndüm dumana döndüm nasıl edem nere gidem dertli baş ile bilemedim teli kırık kemana döndüm canım aldın, can evimden vurdun ya sende küstüm sana, faydası yok, geri dönsen de sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın sen de vicdansız çıktın adın batsın zaman ola devran döne sen de çekesin yitiresin umudunu heder olasın aşka düşe kahrolasın candan bıkasın ömrün boyu bir kez olsun gülmeyesin sen ki beni rezil ettin yedi cihanda yalan oldum talan oldum senin sayende sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın sen de vicdansız çıktın adın batsın beni özleyince bir nehir yatağını bulsun kor düşsün dağlarına, ceylanlar suya insin sesime bakıpta ağlıyorum sanma seni özleyince böyle olsun birazda ayrılıversin yaprak dalından insan sevdiğinden ayrılıversin kan damarımdan can pazarından adam baharından ayrılıversin dağda dört mevsim erimeyen kar varya yokluğum öyle erimesin sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın sen de vicdansız çıktın adın batsın
1
5
164
1,061
Bu Kasım hiçbir şeyi zorlamıyorum. Hoş gel Kasım... Ne beklentim var ne acelem. Sadece kalbimle uyumlu olan her şey yolunu bulsun. Gerisi rüzgârla savrulsun... 🌿🥀 Hayırlı akşamlar dostlar Ve güzel insanlar 🌿🥀☕👋
6
3
185
859
SESSİZ OTURABİLİRMİYİZ SENİNLE🌿🥀 Kemal sayar🌿🥀 sessiz oturabilir miyiz seninle? aramızda yaprakların hışırtısından, ve ceylanların hayata çıkışından başka bir ses olmadan.beni sessiz de sevebilir misin? yağmur almış toprağı ve üşüyen kainatı dinlerken, araya dünya sözleri karışmadan.biliyor musun çekirgelerin, unutulmuş ülkelerin, kahrından kuruyan nehirlerin diliyle konuşabilirim seninle! duyabilirim seni hiç konuşmadan.kalbinin atışlarını duyabilirim içinde bir yaz gezmesine çıkan çocuğu ve dudağın en uzak sokağında biriken dilini hayatın sökebilirim, öğrenebilirim sözcükler bağırtılar klaksonlar ona karışmadan.ay sesiyle, gün sesiyle, gül sesiyle tırmanırım kalbinin tepesine ve işte, zakkumların diliyle konuşabilirim seninle. rüzgarın ve acının bildiği dilde acelesiz, hiç yarışmadan, sessiz oturabilir miyiz seninle?
3
4
168
1,128
Puslu bir konya Sabah'ından... Selamünaleyküm dostlar Hayırlı sabahlar olsun inşallah Günaydın Rabb'im işinizi gücünüzü rast getirsin hayırlı işler kolay gelsin herkese🌿🥀☕👋
3
3
172
878
ÖMÜR HANIMLA GÜZ KONUŞMALARI ...Ve güz geldi Ömür hanım. Dünya aydınlık sabahlarını yitiriyor usul usul. İnsanın içini karartan bulutların seferi var göğün maviliğinde. Yağmur ha yağdı ha yağacak. İn- cecik bir çisenti yokluyor boşluğunu insan yüreğinin. Hüznün bütün koşulları hazır. Nedenini bilmediğim bir keder akıyor damarlarımdan. Kalbimin üstünde binlerce bıçak ağzı... ve yüzüm ömrümün atlası; düzlükleri bunaltı, yükseklikleri korku, uçurumları yıkıntılarımla dolu bir engebeler atlası. Yaşamak bir can sıkıntısı mıdır Ömür hanım? Her şeyi iyi yanından görmeyi kim öğretti bize? Acıyı görmeyen insan, umutsuzluğu yaşamayan, iliklerine dek kederin işleyip yaralamadığı bir insan, mutluluktan, umuttan, sevinçten ne anlar? Göğü görmeden, denizi gör- meden maviyi anlamaya benzemez mi bu? Bir güz dü- şünün ki Ömür hanım, ilkyazı olmamış, yazı yaşanmamış, böyle bir güzün hüznü hüzün müdür? Başlamanın bir anlamı varsa bitişi göze almak, bitişin bir anlamı varsa başlangıcı olmak değil midir? Yaşamı düz bir çizgide tut- mak tükenmektir. Yaşamak zorunda olduğumuz şunca yılı aykırı uçlar arasında gezdirip geçirmedikçe, alışkanlıkların sınırlarını aşmadıkça zaman zaman, yaşamak nasıl yenilik olur tükenmek değil de? Yağmur yağıyor Ömür hanım...gökten değil, yüreğimin boşluğundan ömrümün ıssız toprağına...Ve ben sonsuz bir düzlükte bir küçücük, bir silik nokta gibi eriyip gi- diyorum. Seslensem kim duyar sesimi yalnızlıklar ka- tından? Dönelim...Dönmek yenilmektir biraz da, yarım kalmasıdır çıkışlarımızın, korkaklıktır, alışkanlıkların güvenli küflü kabuklarına sığınmaktır...Olsun dönelim biz yine de. Bi- lincinde olmadan üstlendiğimiz sorumluluklarımız var. Evlere dönelim, sırtımızın kamburu evlere, cılızlığımızın görkemli korunaklarına, yalnızlığımızın kalelerine dö- nelim. Ölçüsüz yaşamak bize göre değil Ömür hanım. Büyürken geniş ufuklarımız olmadı bizim. Küçücük avuçlarımızla sınırlarımızı genişletmek istedikçe yaşamın binlerce engeli yığıldı önümüze. Hangi birini yenebilirdik bunca olanaksızlık içinde. Umutsuzluğu tanıdık, yenilgiyi öğrendik böylece. Yaşama sevinci adına bir tutamağım kalmadı Ömür hanım. Bir garip boşlukta çiviliyim günlerdir gözbebeklerimden. Sahi nedir yaşamın anlamı? Geriye dönüyorum sık sık yanıt aramak adına, yüreğimin silik izler bırakıp, ağır yükler aldığı zamanın derin denizlerine. Bakıyorum umut karamsarlığın, sevinç acının azıcık soluk almasından başka ne ki? Yaşamsa gerçekle düşün umutsuz bir savaşı, her şeyi içine alan kocaman bir yanılsama... Değil mi yoksa? Öyle büyük umutlarım olmadı benim, büyük düşlerim, özlemlerim, büyük beklentilerim olmadı. Koşullarım beni oluşturdu ben acılarımı buldum. Herkes gibi yaşasaydım eğer, yaşamı onlar gibi görebilseydim çarşılar yeterdi avutmaya beni. Bir gömlek, bir ayakkabı, bir elbise; bir yemek lokantalarda; televizyon, halı, masa ve daha nice eşya yeterdi yalnızlığı örtmeye, kendimi göstermeye, va- rolmaya, 'dar çevre yitikleri'nde önem kazanmaya... Oysa ben bir akşamüstü oturup turuncu bir yangının eteklerine, yüreği avuçlarımda atan bir can yoldaşıyla dünyayı ve kendimi tüketmek isterdim. Öyle bir tüketmek ki, sonucu yepyeni bir "ben"e ulaştırırdı beni, kederli dal- gınlığımdan her döndüğümde...Bir ben ki tüm ilişkilerin perde arkasını görür de gülerdim sessizce yapay ya- kınlıklarına insanların. Kim kimi ne kadar anlayabilir Ömür hanım? Susmak yalnızlığın ana dilidir, Ömür hanım, şiiridir, beni konuşmaya zorlama ne olur. Sözün sularını tükettim ben, kaynağını kuruttum. Geriye bir büyük sessizlik kaldı yü- reğimde, kalabalıklar, kalabalıklar kadar büyük...Yalnızım Ömür hanım, geceler boyu akıp giden ırmaklar gibi ka- ranlıklar içre, öyle yitik, öyle üzgün, yalnızım...Sularım toprağa sızıyor bak. Yüzümü geceler örtüyor. Binlerce taş saklanıyor içimde. Kim kimin derinliğini görebilir, hem hangi gözle....? 👇
1
2
1
136
1,091
Kendilerinin olan tek sözcük yok dillerinde, öyle çok ko- nuşuyorlar ki...Bir söz insanın neresinden doğar dersiniz? Dilinden mi, yüreğinden mi, aklından mı? Düşlerinden mi yoksa gerçeğinden mi? Ve kaç kapıdan geçip yerini bulur bir başka insanda? Yerini bulur mu gerçekten? Sözü yasaklamalı Ömür hanım yasaklamalı...Kimsenin kimseyi anlamadığı bir dünyada söz boşluğu dövmekten başka ne işe yarıyor ki? Olanağı olsa da insanların yürekleri ko- nuşabilseydi dilleri yerine, her şey daha yalansız, daha içten olurdu. Aklı silmeli diyorum insan ilişkilerinden. Yanılıyor muyum? Olsun. Yanıldığımı biliyorum ya... Yeni bir şeyler söyle bana ne olur, yeni bir şeyler. Kurşun aktı kulaklarıma hep aynı sözleri, aynı sesleri duymaktan. Belirsizlik güzeldir, de örneğin, kesinlik çirkin. Sessizlik sesten -hele de güncel ve kof- her zaman iyidir; düş gücü, iç zenginliği verir insana. Dünyanın usul usul ağaran o puslu sabahları ve günün turuncu tülleriyle örtünen dingin akşamları bu yüzden etkiler bizi, duygulandırır, de. Anlık izlenimler sürekli görünümlerden her zaman daha güçlü, kalıcı ömürlüdür...Alışkanlıklar öldürür güzelliğimizi, bizi değişmek çirkinleştirir de. Kimse düşlerine yetişemez ve kimse geçemez gerçeğini bir adım bile; bu yüzden sıkıntı verir zaman, kısa kalır, sonsuz olur, insanın küçücük ömrünün karşısında. İstemenin kuralı yoktur, de, açıklaması sınırı suçu yoktur; istemek ya- şamın kendiliğinden sonucudur, ne haklı ne haksız, ne yerinde ne yersiz... Biz hepimiz dikenli tellerle sarılıyız, her ilişkide bir par- çamız kalır ve bölüne bölüne biteriz de. En büyük hü- nerimiz kendimize karşı olmak, aykırı yaşamaktır, acı kaynaklarımızı ellerimizle yaratarak...Kıyılarımız duy- gularımızın boyunda, derinliğimiz aklımızın ölçüsündedir; ufuklarımızsa sisler içinde...O kıyısız gökyüzü nasıl sığar küçücük gözlerimize, bir bardak suya, demirli bir pen- cereye...Nasıl gizleriz ağız dil vermez bir geceye? Ve nedir ki gizi, daraldığımız her yerde bir genişlik duygusu verir içimize. Çözemeyiz, de, bu güdük bilinç, bu sığ yürek, bu ezbere yaşamla. Dünya bir testidir, de, Ömür hanım, ömür bir su...Sızar iğneucu gözeneklerinden zamanın, bir içim serinlik bir yudum mutluluk için. Ve bir gün ölümün balkonundan... dökülür toprağa el içi kadar bir su. Yerde birkaç damla nem, bir avuç ıslaklık...Ölümü bilerek nasıl yaşar insan, geride dünyanın kalacağını bilerek nasıl ölür; bilmek bütün acıların anasıdır, de... Sars aklımın cılız ayaklarını, kuşat beni. Değişik şeyler söyle ne olur, yeni bir şeyler söyle. Yıldım ömrümün ka- lıplarından. Beni duy ve anla. Yağmur dindi Ömür hanım. Gökyüzü masmavi gülümsedi yine. Doğa aynı oyununu oynuyor bizimle. Umudun ucunu gösteriyor usulca, iyimserliğin ışığını süzüyor mavi atlasından. Ne aldanış! Bulutların rengi mavi-beyaz mıdır, kurşuni-külrengi mi yoksa? Gökyüzünü öpmek isterdim Ömür hanım, gözlerimle değil dudaklarımla. Yoruldum bulutları kirpiklerimde taşı- maktan. Delilik mi dedin? Kim bilir...Belki de yerde sü- rünmenin bir tepkisidir bu, ya da ne bileyim bilinçsiz bir aykırı olmak duygusu. Gökyüzü de olmak isteyebilirdim değil mi? Kim ne diyebilir ki? Kimseler görmedi Ömür hanım, bu dünyadan ben geçtim. İçimde umudun kırk kilitli sandıkları, elimde bir avuç düş ölüsü yüreğim -içinde senin ve benim ağırlığım- benim olmayan bir garip gülümsemeyle yüzümde, incelik adına, ben geçtim...Yerini bulmamış bir içtenlik, yanılmış bir saygı ve bir hüzün eğrisi olarak ilişkilerin gergefinde, ördüm ömrümün dokusunu ilmek ilmek. Beni cam kı- rıklarıyla anımsasın insanlar, savrulan bir yaprak hüznü ve dağınıklığı ile... Yükümü yanlış bedestanlara çözdüm.
1
26
263
Kimseler görmedi Ömür hanım, bu dünyadan ben geçtim. İçimde umudun kırk kilitli sandıkları, elimde bir avuç düş ölüsü yüreğim -içinde senin ve benim ağırlığım- benim olmayan bir garip gülümsemeyle yüzümde, incelik adına, ben geçtim...Yerini bulmamış bir içtenlik, yanılmış bir saygı ve bir hüzün eğrisi olarak ilişkilerin gergefinde, ördüm ömrümün dokusunu ilmek ilmek. Beni cam kı- rıklarıyla anımsasın insanlar, savrulan bir yaprak hüznü ve dağınıklığı ile... Yükümü yanlış bedestanlara çözdüm. Ezilmiş bir gül hüznü var yüreğimde. Saatlerce dayak yemiş bir sanığın çözülmesi içindeyim. Ürperiyorum. Bir at kestanesi durmadan yaprak döküyor yalnızlığın so- kaklarında, örtüyor ömrümün ilk yazını. İçimde bir çocuk, yalın ayak koşuyor yaşlılığa doğru, binlerce kez yenilmiş umut ölülerini çiğneyerek. Sahi yaşlılık, derin bir iç çekiş, yanılmış bir çocukluk olmasın Ömür hanım?
14
141
olsan da bir, olmasan da🌿🥀 @ibrahimsadri24🌿🥀 #NurullahGenç🌿🥀 artık görünmüyor mevsimde hüzün bulutlar bir garip rüyaya dalmış ufukta güneşi ağlatan yüzün bir mültecî gibi tenhâda kalmış toprak yandı gülüm; çeşmeler zehir şimdi bilsen de bir, bilmesen de bir kaç kere çağırdım seni öteden turnalar uçurdum gittiğin yere bin parça eyledin kalbimi neden ruhum bir başına düştü göklere bana tebessümle bakıyor kabir şimdi gülsen de bir, gülmesen de bir derdimin yangını sardı gölgeni bir mahkûm kanıyla aktı izlerin deniz ölesiye severken seni neden gemileri yaktı gözlerin yıkıldı yolunu bekleyen şehir şimdi gelsen de bir, gelmesen de bir yağmurun inceden yağdığı yerde açan gül acıyı damıtır solar ağustos böceği düşünce derde içine kuşların sevdası dolar ölü bir mahzene gömüldü kibir artık sevsen de bir, sevmesen de bir çatladı en kavî yerinden tohum kıvılcım düşürdü sulara gonca her akşam ölümü koklayan ruhum seni de kuşanır hâkan olunca bu yerde bilinir destân-ı kebir şimdi kalsan da bir, kalmasan da bir zaman ki, ardımda pervane şimdi mekân defineler döktü yoluma fırtınadan umut bekleyen kimdi söyle, deniz neden gömüldü kuma zindan çöktü gülüm; kırıldı zincir benim olsan da bir, olmasan da bir
4
131
702