Devamlılık Yazmanı retweeted
gençler bilmez
You’re unable to view this Post because this account owner limits who can view their Posts. Learn more
Ben bu psikolojiyi anlamakta zorlanıyorum. Neden koca bir memleket slime yapımına bu kadar ilgi duyuyor? Yani beyindeki ödül merkezini uyaran ne oluyor mesela para atınca? Adının videoda geçirilmesi, sana teşekkür edilmesi mi? Bu kadar ekonomik ve duygusal belirsizliğin olduğu bir coğrafyada bir anlığına da olsa kontrolü eline almış olmanın gerirdiği haz mı? Yönetmek mi yönlendirmek mi? Ne? Bunu bi uzman açıklayabilir mi bana? 🙃
Devamlılık Yazmanı retweeted
firatin yazgisinda da acilay diziden ciktigi icin zahterin yuzu yandi diyip mesirenin yuzu nakledilmisti…tufan hocam cok buyuksun cokk..sinemanin dahi cocugu
Sosyal medya öyle bir şeye dönüştü ki mecazi anlamda kullandığımız "taş kaynatmak" sözü uygulamalı olarak keşfetimize düşebiliyor.
Dünya Kız Çocukları Günü'nde karşıma müthiş bir hikaye çıktı. 127 yıl önce Kırşehir’de kız çocukları da eğitim alabilsin diye halk seferber oluyor ve kendi imkanlarıyla bir mektep açıyor. Cumhuriyet öncesinde bir Anadolu şehrinden bahsediyoruz... Tam umudumu kaybeder gibi oluyorum sonra işte bu oluyor... (;
Bugün Dünya Kız Çocukları Günü. Bu vesileyle Doç. Dr. Burak Kocaoğlu’nun arşiv belgelerine dayanan, Kırşehir halkının 1899’da kız çocuklarını okutmak için verdiği büyük mücadeleyi gözler önüne seren çalışmasını sizlerle de paylaşmak istiyorum. (1)
dergipark.org.tr/tr/pub/hed/…
Devamlılık Yazmanı retweeted
Türk milleti, 1919-1923’te neler kazandığının bilincinde olmadığı için, bugün kaybettiklerinin farkında değil.
Devamlılık Yazmanı retweeted
Tony Gatlif, 2000 yapımı Vengo filmiyle bir kan davasından çok daha fazlasını anlatır; müzik ve dans eşliğinde seyircisini İspanyol çingenelerinin tutku, yas ve öfkeyle örülü dünyasına sürükler. Bu duygular Gritos de Guerra’nın Arrinconamela performansı ile doruğa çıkar adeta.
Lenin'in "Bunun mucidi bu!" demesi, Troçki'nin ısrarla dansa eşlik etme çabası, Stalin'in Troçki'ye mesafeli duruşu ve tatsızlığı.. Oldukça başarılı bir çalışma olmuş 😂😂😂
Benim de en çok görmek istediğim şey kurbağa figürlü eşya koleksiyonu. Keşke Jülide Hanım bir sergi falan ayarlasa. Kadir İnanır kurbağaya "Göden" diyormuş, çünkü Fatsa'da öyle denirmiş. Ama 2010 gibi falan bırakmış koleksiyon işini, eşi dostu da Avrupa seyahatlerinden kurbağalı aksesuarlar getirmeye başlayınca biraz bunalmış, ben bu kadar parçayı ne yapayım demiş. 3 bin parça hiç az değil...
Eylül ayında vasiyetinin açıklanması beklenen ve farklı tarihlerde üç ayrı vasiyet kaleme alan Kadir İnanır’ın dikkat çeken koleksiyonları:
🔺Yaklaşık 25 adet Rolex saat.
🔺S.T. Dupont, Cartier, Dunhill ve Zippo marka altın kaplama çakmak koleksiyonu.
🔺Özel işlemeli yüzük koleksiyonu
🔺Dünyanın farklı ülkelerinden topladığı yaklaşık 3 bin kurbağa figürü.
🔺İstanbul başta olmak üzere çeşitli illerde gayrimenkuller.
Aklıma Cengiz Dağcı'nın Onlar da İnsandı kitabını okurken fenalaşan arkadaşım geldi. Acile götürmüştük, doktor ara vermesini tavsiye etmişti. Bi kaç ay sonra da İvo Andriç'in Drina Köprüsü'ne başlamış ve üzüntüden bayılmıştı. (;
Çok korkunç bir olay. Kim bilir kaç kadın yetersizlik hissiyle mücadele etmeye çalışmış, depresyona girmiş belki de intihara sürüklenmiştir. "Cehennem boşalmış, tüm şeytanlar aramızda."
This quoted post is unavailable.
Çocuk demiyorum bakın, "bebeği" kadın gibi giydirmişler, süslemişler; takma saçlarla, dişlerle işkence yapıyorlar, üstünden para kazanıyorlar. Tüm bunları yaparken de "geleceğini garanti altına alıyoruz, iyi bi yaşamı olsun diye yatırım yapıyoruz" kılıfını kullanıyorlar. 0-3 yaş dönemi, beyin gelişiminin büyük ölçüde tamamlandığı, duygusal ve zihinsel temellerin atıldığı en kritik dönem; bu çocuğun yetişkin olduğunda yaşayacağı sıkıntıları hayal bile edemiyorum.





























