
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı / Mayor of İstanbul | Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı | For tweets in English, follow: @imamoglu_int
İstanbul Büyükşehir Belediyesi
Joined November 2011
- Tweets30.6K
- Following819
- Followers9.4M
- Likes11K
İstanbul Barosu Başkanı olarak seçilen Sn. Ümit Kocasakal ve yönetimini tebrik ediyorum.
Zor dönemde üstlendiği, sorumluluğu yüksek bu görevde başarılar diliyorum.
Güler yüz istiyor insan.
Samimiyet istiyor, neşe istiyor, umut istiyor.
Kimliklerimizi birbirimize karşı silah haline getirmekten yoruldu.
Mahallelerimizi birbirinden ayırmaktan, yaşam tarzlarımızı yarıştırmaktan, farklılıklarımızı sürekli bir korku sebebi haline getirmekten yoruldu.
Biz bunu değiştireceğiz!
youtu.be/2c0Rc7yBb6c?is=VZzK…
Ekrem İmamoğlu retweeted
Çökerler hem de nasıl çökerler.
DEMİŞTİM…
Bankadaki paranıza, tapunuza, malınıza, mülkünüze… muhatap bile bulamazsınız.
Bu KARA DÜZEN bitmeden ülkeye huzur yok.
GİDECEKLER!
Göreve geldiğimiz ilk günden beri İstanbul’un kültürel mirasına sahip çıktık. Unutulmuş, terk edilmiş birçok yapıyı şehrimizin ve insanımızın kullanımına açtık.
Liyakatli ekibimizle yeni bir mekanı daha İstanbul’a kazandırmanın gururunu yaşıyoruz. Karaköy’de bulunan tarihi Kuyumcuhan, Şehir Araştırmaları Merkezi’ne dönüştü. Hayırlı olsun.
Sana savaş açtılar ey halkım!
Vurguncular son kozları MEDYA VURGUNU ile halkın haber alma hakkını gasp ediyor.
Televizyonlar, sosyal medya hesapları, haber siteleri, YouTube kanalları kapatılıyor!
Halk düşmanlarına karşı ayağa kalkın, GAZETE satın alarak yanıt verin.
Okuyun, okutun, anlatın…
Konuşun, konuşturun…
Sözcü
Cumhuriyet
Karar
Birgün
Tavır
Milli Gazete
Korkusuz
Evrensel
Yeniçağ
Oksijen
Nefes
Ayrıca bütün bağımsız gazeteci ve habercileri de takip edin, abone olun!
Hep beraber bu kara düzeni bitireceğiz!
31 Mart 2024'te ben İstanbul İttifakı’nın adayı olarak kazandım.
Hem de 1 milyonu aşan farkla. İstanbul, bir seçim haritasından ibaret değildir. Haritaya bakarsanız şu ilçe bizim, şu ilçe onların dersiniz. Ama bir sokağa çıkarsanız, bütün o renkler birbirine karışmıştır.
İstanbul, bana hem büyük bir sofra gibi gelmiştir. Karadenizlisi var, Kürt’ü var, Alevi’si var, Sünni’si var, muhafazakârı var, seküleri var, Ermeni’si, Rum’u, Musevi’si, Arap’ı, Roman’ı var.
youtu.be/tV9QOQn2OvE?si=-vm4…
HALK TV’yi kapatmak, kayyumla işgal etmek,
Milli irade vurgunudur.
Asrın soygunu fon vurgununun üstünü perdelemektir.
Konuşabilen Türkiye’yi susturmaktır.
Milletin haber alma hakkını gasp etmektir.
87 milyon yurttaşın gelecek umutları ile bağını koparmaktır.
Eleştiriden, rakibinden, sandıktan korkan iktidarın kaçış planlarından biridir!
İstibdat anlayışının bildik yöntemidir.
Özgür gazeteciliğe, çağdaş haberciliğe düşmanlıktır.
Kimsesizlerin sesini kısmaktır.
Çaresizlerin ümidini yok etmektir.
Kendi besledikleri medyadan, milletin parasıyla dalkavuk ekranına çevirdikleri TRT’den on kat, yirmi kat fazla izlenen TV kanalına düşmanlıktır.
Aziz milletimiz,
amcalar, teyzeler,
anneler, babalar, gençler,
demokratlar,
emekliler, işçiler, memurlar,
vatanını, milletini sevenler,
muhalifler…
HALK TV’ye destek olmak zorundayız.
HALK TV savunma hakkıdır,
Özgürlüktür.
Dayanışmadır.
Cesarettir.
Bir ve bütün olmaktır.
Dayanışmanız, desteğiniz, sahip çıkmanız tarihî öneme sahiptir.
Millet kazanacak!
Savunma hakkım kısıtlandı, kitaba dönüştü. Kitap, daha matbaada basılırken toplatıldı.
Böylece, sorgu metnim kitap olarak da basılamadı.
Bu kitabı tamamen hukuk dışı müdahaleler yüzünden ne ben görebildim ne de siz görebildiniz.
Yargının yasa dışı işlem ve kararlarıyla bugüne geldik. Bugün dijital olarak sizlerle buluştu.
Artık size emanet!
15,5 milyon vatandaşımızın oylarıyla Cumhurbaşkanı Adayı olan Ekrem İmamoğlu’nun önce mahkemede savunma yapmasını engellediler, ardından “Millet Şahidimdir” adıyla hazırlanan savunma kitabına yasak getirdiler.
Ama hakikatin önüne geçemediler.
Şimdi hem “Millet Şahidimdir” kitabını hem de Ekrem İmamoğlu’nun İBB Davası’ndaki savunmasının tam metinlerini milletimizin vicdanına ve takdirine sunuyoruz.
Millet şahidimizdir.
Adalet er ya da geç yerini bulacak!
Millet Şahidimdir kitabını indirmek için:
vorwaerts.de/imamoglu
Savunmanın tam metnini okumak için:
ekremimamoglu.com/konusmalar…
Millet egemenliğinin gerçek ölçüsü, iktidarın nasıl seçildiği değildir. İktidarın millet tarafından değiştirilip değiştirilemediğidir.
youtu.be/mzva8DyZyP0?si=3E7G…
Belediye başkanlarını, gazetecileri, muhalifleri şafak baskını, hukuksuz tutuklamalarla hapse atan Saray hükümeti, “Kara Düzen” aldatmacalarını sunuyor:
-Bakan yardımcısı emekliliğini istemiş,
-SPK Başkanı istifa etmiş,
ASRIN SOYGUNU FON VURGUNCULARI siyasi ve bürokrat faillerini kaçıramazsınız, millete çatır çatır hesap vereceksiniz!
-Esenyurt kayyımı görevden alınmış,
MİLLİ İRADE VURGUNCULARI yolsuzluklarınızı, para kulelerinizi gizleyemezsiniz, hesap vereceksiniz!
-Adalet vurguncuları, fon vurguncuları; skandallarınız her gün milletin başına bela…
Çekin elinizi milletin cebinden, hürriyetinden, geleceğinden!
Millet ayakta, yeter artık!
Düşün milletin yakasından!
Sevgili Süleyman Saim Tekcan’ı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyorum.
Türkiye’nin sanatla, kültürle, güzellikle buluşmasına ömrünü adamış çok kıymetli bir sanatçıydı.
Yalnızca eserleriyle değil, yetiştirdiği öğrencilerle, paylaştığı birikimiyle, bitmeyen üretme heyecanıyla hepimize ilham verdi.
Yollarımızın kesiştiği, İstanbul’un sanatını ve geleceğini konuştuğumuz her anı sevgiyle hatırlayacağım.
Sanata duyduğu tutku kadar insanlara gösterdiği incelik, içtenliği ve dostluğu da unutulmayacak.
Sevgili Süleyman Saim Tekcan, bıraktığın iz hiç silinmeyecek.
Mekânın cennet olsun kıymetli hocam. Seni özlemle, sevgiyle ve minnetle anacağım.
“Hz. Ali’nin sözünü tekrar ediyorum:
Zalim ısrarla zulme devam ediyorsa bil ki sonu yakındır.
Eğer mazlum da ısrarla direniyorsa bil ki zafer yakındır.”
📍 Silivri / 17.10.2026
Türkiye hayalimize bütün kalbimle, bütün aklımla, bütün ruhumla inanıyorum.
İçimde şüphenin bir kırıntısı bile yok.
Böyle bir Türkiye mümkündür.
Böyle bir Türkiye bu milletin hakkıdır.
Bizim siyasetimizin üç kelimesi vardır:
Vizyon. Reform. İcraat.
Vizyon; ayakları yere basan büyük bir gelecek iddiasıdır.
Reform; değiştirme cesaretidir.
İcraat ise sözü hayata geçirme iradesidir.
Bir memleketin nasıl yönetildiğini, insanına nasıl davrandığını anlamak istiyorsanız bazen her şeyden sıyrılıp önce sofranıza bakacaksınız.
Kimler oturuyor o sofrada?
Kimler ayakta bekliyor, kimler kapıda bırakılmış?
Kimin önüne bir lokma ekmek koyulmuş, kimin tabağı boş?
Ve en önemlisi o sofrada kimin söz hakkı var?
Sofrayı büyüteceksiniz kardeşim. Lokmayı adil bölüşeceksiniz.
Ekmeği çok üreteceksiniz, adil bölüşeceksiniz.
Ve bu ülkenin sofrasında kimse misafir değildir, bunu unutmayın. Herkes bu memleketin eşit ve onurlu bir parçasıdır.
Ekmeğimizi de sözümüzü de birlikte paylaştığımız bir memleket için yürümeye devam edeceğim.
72 millete bir nazarla bakan bir memleket için bu yoluma asla sapmadan devam edeceğim.
Farklı kimliklerimiz olacak, farklı inançlarımız olacak, farklı hayatlarımız olacak, farklı fikirlerimiz, farklı siyasi tercihlerimiz olacak ama ortak bir vatanımız var bizim.
“Ben de şimdi, milletimin huzurunda, bu
dosyanın hesap defterini kapatıyorum.
560 milyar dediler.
560 kuruş bulamadılar. Rakamı 160 milyara indirdiler; onun da üçte ikisini, maden kanununu açmadan, davanın tarafı olan bir bakanlığın memurlarına hesaplattılar. Geri kalanını borcunu ödemekten, kâr etmekten, ihaleyi iptal edip daha ucuza yaptırmaktan "zarar" diye yazdılar.
Örgüt dediler.
Şemaya koydukları adam "Ben örgüt yöneticisi değilim" dedi. Örgütün kuruluş cümlesinin sahibi "Ben onu şablon olarak gördüm" dedi. Yöneticiler birbirini bu
salonda tanıdı.
Casus dediler.
Delil diye beş dakikalık bir nezaket ziyaretinin fotoğrafını koydular. Aynı adamın devletin en üst isimleriyle fotoğrafları sorulmadı bile.
Rüşvet dediler.
Rüşveti verdiği söylenen "hissettik" dedi. Parayı aldığı söylenen beni "ilk defa Vatan Emniyet'te" gördüğünü söyledi. Rüşvet dedikleri her şeyin sonu bir kreşe, bir okula, bir kavşağa, bir metro hattına çarptı.”
📍 Silivri
“İlk kez, bir kuşağın bir önceki kuşaktan daha yoksul olduğu bir Türkiye’yi kabul
etmiyoruz.”
📍 Silivri
Bize sık sık şu söylendi:
"Sen İstanbul'un belediye başkanısın; Anadolu'dan sana ne?"
Ben de hep aynı cevabı verdim:
İstanbul, Anadolu'nun ve Trakya'nın çocuklarının şehridir.
Bu şehirde yaşayan her ailenin bir köyü, bir kasabası, bir memleketi var. İstanbul'un zenginliği, bütün Türkiye'nin emeğiyle büyüdü. O emeğin karşılığını Anadolu'ya götürmek bir lütuf değil, bir vefa borcudur.
Ve biz o borcu ödedik.
youtu.be/gXDwjNpuAqY?si=i0so…


















