FABİSAD retweeted
Yazmanın inceliklerini konuştuğumuz edebi niteliği yüksek söyleşimizi organize eden ve harika yönlendiren Sayın Ümit Yıldırım’a, varlıklarıyla, yorumlarıyla sohbetimize değer katan okurlarımıza teşekkürler, sevgiler.💐
@alakargayayinlari
#YanıkTüy #HaritasızYolculuklarMevsimi
FABİSAD retweeted
Linkedln'de oyun sektöründe dünya çapında en etkili 120 kişiyi listelemişler.
Listede 23. sırada yer almışım. 😊
FABİSAD retweeted
Edebiyat dostlarımızla İzmir’de buluşuyoruz. 😊
🗓️ 2 Ekim 2026
🕒Saat: 18:00
📍Kitap Arası Coffee & Book Store
Alsancak Mh. 1469. Sk. Ümit İş Merkezi No:110-120A İzmir
@alakargakitap
#YanıkTüy #HaritasızYolculuklarMevsimi #EdebiyatSöyleşi #İmzaGünü
FABİSAD retweeted
📌📆🎞️Bu perşembe Kadıköy'de Özgen Berkol Doğan Bilimkurgu Kütüphanesi'nde ( @obdbilimkurgu ), Devrim Kunter ( @devrimkunter ) ile birlikte "The Thing" filmini izleyip üzerine söyleşeceğiz. Kontenjan kısıtlıdır, görseldeki e-posta üzerinden rezervasyon yaptırılması gerekmektedir.
FABİSAD retweeted
Geçen aylarda @barbarosaltug 'un yaptığı açıklamadan yola çıkarak edebiyat jürileri, Leyla Erbil, @fabisad, ödül almak, kitap fiyatları ve diğer şeyler üzerine konuştuk.
Bekleriz:
youtu.be/OfEIt9jyWXA?si=d3Ej…
FABİSAD retweeted
Tarihi bir çeviri toplantısı daha yaptık! Duygu Akın, Yiğit Yavuz, Ayşe Ayhan'la çevirmenliği, Levanten çeviriyi, canavar çevirmenliğini, feminist çeviriyi konuştuk. Gelenler Giovanni'nin Frankenştayn yaratıcı çevirisinin sahaftan bulduğum kaynak kitabını ilk kez görmüş oldu.
FABİSAD retweeted
Pazar günü Frankenstein konuşulacak. Ben bir video kaydıyla katılabileceğim ancak. Canavar sevenlere duyurulur. @fabisad @Ceviribilim
FABİSAD retweeted
Bu akşam Açık Dergi'de FABİSAD'ın düzenlediği Pera’da Bir Şövalye: Giovanni Scognamillo sergisini, küratörü Arzu Taşçıoğlu ile konuşuyoruz.
Giovanni'nin @TURKastro'nun çantasında uzaya çıkan kartvizitini; vampirler, canavarlar ve uzaylılarla dolu mektuplarını ve sinema kültürüne bıraktığı izi konuşuyoruz.
FABİSAD retweeted
3. Berkol Bilimkurgu Günlerinin son söyleşisi olan Cevher film gösteriminin ardından Aslı Ildır ve Fatma Cihan Akkartal ile film üzerine gerçekleştirdiğimiz söyleşi YouTube kanalımızda yayında!
Etkinliğe aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.📌
youtu.be/vdQugnQJhm8?si=7pfZ…
FABİSAD retweeted
Bilimkurgu Günleri kapsamında Serkant Ali Çetin, Selim Erdoğan ve Tevfik Uyar ile gerçekleştirdiğimiz Fısıldayan Evren, Konuşan Bilimkurgu söyleşimiz YouTube kanalımızda yayında!
Etkinliğe aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.📌
youtu.be/QhtdogxHshI?si=0aIf…
FABİSAD retweeted
FABİSAD’ın Arzu Taşçıoğlu küratörlüğünde düzenlediği “Pera’da Bir Şövalye: Giovanni Scognamillo Sergisi” 22 Mart 2026 tarihine kadar Ceneviz Sanat’ta izleyiciyle buluşacak. artfulliving.com.tr/gundem/p…
FABİSAD retweeted
This billboard just embarrassed every lazy movie poster.
Dracula was there the whole time. It just needed darkness.
FABİSAD retweeted
Etkinliğimizde nice tartışmalı kurgu türüyle dirsek teması içinde olan ve pek çok kişiye okuduğu ve öykündüğü kahramanlara dönüşme fırsatı veren masaüstü rol yapma oyunlarıyla bir arada olacağız. Etkinlikte MÜRYO (Masaüstü rol yapma oyunları) ile hiç tanışmamış, yeni tanışan,
FABİSAD retweeted
Fırtına Çıkmazı ve Teşekkürler
İlk (öykü) kitabım “Kibrit Ev”in 2016 Eylül’de efsane bir yayın ekibi eşliğindeki çıkışının ardından -üstünden üç ay geçmeden- editörüm Yankı Enki (@yankienki) bir roman yazmamı, varsa elimdeki taslakları kendisine göstermemi rica etti. Çok değil, birkaç gün sonra onlarca taslağı kendisine sunmuş, Ocak 2017’de karar verdiğimiz dosyayı yazmaya başlamıştım.
Tadilat gören evimizde, yığılı eşyaların üstüne serilmiş naylonların arasında, klavyedeki harflere dokunduğumda yükselen tozları elimle uzaklaştırmaya çalışarak altı ayda 480 kitap sayfalık bir metin ortaya çıkardım. Şu an bazılarının “Kitap 335 sayfa, 145 sayfa nerede,” dediğini duyar gibiyim. Metnin geçirdiği sayısı unutulmuş ameliyatı siz tahayyül edin. Atılan onca (doğal) neşter darbesi sadece metni değil beni de yaraladı, kanattı elbette. Şimdi baktığımda her cerrahi müdahalenin dosyayı daha sağlıklı kıldığını görüyor ve seviniyorum.
İlk günden bugüne sekiz yıl geçmiş. Bu süreçte kişisel ve ülke yayıncılığında yaşanan nice “sebep-sonuç-sebep” döngüsünde onlarca defa üstünden geçip bolca ret yedim, düzelttim, kısalttım, bazen söküp attım. Bir kitap dosyası obez olabilir mi? Bu sorunun cevabını artık biliyorum; evet. Romanın ağırlıklarından kurtulduğunu düşünüyor ve fit buluyorsam bunun ardında edebi sağlık ekibimin, cerrahlarımın payı büyük. Bu minvalde “Teşekkürler” bahsinin ilk ismi Yankı Enki şüphesiz.
Edebiyatın peşinde ortak deliliğimizi yücelten, her şeyden önemlisi “neyin çabasında ve peşinde olduğumu anlayan” Sedat Demir (@sedatdemirler), düzeltilerini yapan Büşra Merve Uney Demir, Mehlika Bayrak, editörüm Uğur Uçkıran’a, romanı okuyup görüş bildiren Göktuğ Canbaba, Onat Bahadır, Seda Ersavcı (@sedaersavci), Uğur Kılınç, Erbuğ Kaya (@ErbugKaya), Özgün Muti (@ozgunmuti) ve Volkan Tezkan’a (@tezkan) müteşekkirim; iyi ki varsınız dostlarım.
Fırtına Çıkmazı’nın öyküsü ritüel haline getirdiğimiz Thassos ziyaretlerimizden birine, yakalandığımız fırtınaya, adada geçirdiğimiz depresif ama ilham veren üç güne dayanıyor. 2015 Ekim’inde yaşadığımız o kopukluk, doğanın ihtişamı, beklenmedik şekilde kendimizle baş başa kalışımız, duygularımızla yüzleşmeye meyledişimiz hafızama ve notlarıma kazındı. İki yakanın rüzgarları kadar güneşli günleri ve fırtınaları da ortak. Thassos’a, oradaki dostlarımıza, karşı yakadaki herkese selam olsun.
Serap Ay Dural’a, eşime teşekkürü bir borç biliyorum. Bu roman uğruna verdiğimiz kayıp için affına sığınıyorum. “Kayıp?” İzninizle anlatayım: Yenilenen salonumuza bir Meksika kaktüsü koymak istedik. “Su istemez, güneş istemez, hatta ölmez,” bilgilendirmesiyle satın aldığımız bitkiye Serap o dönemin hatırına baş karakterimin, Ramiz’in adını verdi. Adlandırmanın sonuçlarını iki ay içinde tecrübe ettik; bitki içten içe çürüdü, gözlerimizin önünde önce kolları sonra gövdesi döküntüye dönüştü. Kaktüsümüze özel bir özür borçluyuz.
“Fırtına Çıkmazı” için bir diğer dönüm noktası Ebrahel Lurci’nin (@Ebrahelurci) kapak tasarımıyla ekibimize katılımıydı. Olağanüstü bulduğum yeteneğini, imzasını kitabın dışı ile sınırlamadı içine kattığı iki görselle nakış gibi işledi. Sevgili dostum Ebrahel’e minnettarım.
Prodüksiyon tarafı, ürün tanıtımı, reklam ve içerik üretimi, pazarlama gibi aslında bir yazarın olmaması gereken yerlerde sahada ayak basmadık yer bırakmayan Doğukan Şallıbaşoğlu’na ve desteğini her zaman hissettiren kıymetli abim, önemli seslendirme sanatçısı Ali Gül’e profesyonel destekleri için çok teşekkür ediyorum.
“Fırtına Çıkmazı” için tanıtım fotoğraflarımı kadrajını çok beğendiğim sevgili dostum Öykü Tunaboyu çekti. İlgin, desteğin için ne kadar teşekkür etsem az.
Taslaktan kitaba dönüşen metinde yanımda olan, fikirlerini esirgemeyen Zülfikar Yamaç, Özlem Ertan (@ozlemertan), Nagehan Çelebi, Gamze Güngör, Fulya Özkoku, Burcu Çelen, Selin Aydın, Elie Doğan, Yağmur Yavuz, Aysan Ondörtoğlu’na sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Üyesi olmaktan gurur duyduğum, zorlu şartlara rağmen ülkemizin edebiyatına, türlere, yazarlara, yayın emekçilerine ve hatta okurlara destek veren Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği’ne, FABİSAD’a (@fabisad), çevresinde bir olup düşlerimizi paylaşıp geliştirdiğimiz üreten, okuyan, hayalleriyle özgürlükleri büyüten tüm dostlarıma, tabii ki en çok bizi yazmaya devam etme konumunda tutan okurlarımıza teşekkür ederim.
Celil Oker Hoca’m (@AliOKER11), bize “İlk kitap basılır ama esas olay editörünün senden ikinciyi sipariş etmesidir,” demiştiniz. O kadar çok şey öğretmişsiniz ki kuru bir teşekkür yetmiyor size; iyi ki vardınız ve hala iyi ki varsınız. Bazen, kötü bir şey yazdığımı düşündüğümde benim ilhamı değil ilhamın beni beklediğini, bu kavuşmanın çalışmayla aşılabilecek açık, eğlenceli bir yol olduğunu söyleyişiniz, iyi bir şey yazdığımı düşündüğümdeyse yumruğunuzu sıkıp havaya kaldırışınız, “Şahane!” diye bağırışınız canlanıyor gözümde.
Çokça söylerim; her öykünün, romanın yazarken bir müziği vardır kulağımda. Kimi zaman öykü bir iki cümleyken önden o müziği, klavyedeki ritmi arar, vaktimin çoğunu ilk olarak buna ayırırım. “Fırtına Çıkmazı” için bu ritim, ton Olafur Arnalds (@OlafurArnalds)’ın “Island Song” albümü oldu. Arzu ettiğim fırtına gerçeğini aştı, Kuzey Denizi’nin, İzlanda’nın o karanlık atmosferi, ruhu, rüzgarları Ege Denizi, güneş, iki yakanın balıkları, komşu topraklarla buluştu. İlham için teşekkürler Olafur Arnalds.
Kinayeli ama elzem bulduğum bir teşekkür de başkalarının kültürünü, yaşanmışlığını, bir anlamda insanlığın ortak mirası üzerine yatmayı hak gören (elbette herkes her konuda din, dil, ırk farkı olmadan bilgi sahibi olup yazabilmeli), en kötüsü üste çıkıp kendi malları sayanlara, başka coğrafyaların gerçeklerini, dokularını replikalar, sosyal fenomenler hatta aramızda kalsın uzaylı haline getirenlere, en acayibi üretmek, sanat anlamında kullandıkları şeyleri çizdikleri görünmez sınırların ötesinde orijinal saymak isteyenlere, aşılmaz hayalet duvarlar inşa edenlere, sadece bunu “gerçek” saydırmaya çalışanlara ve en fenası bu sınırlara, duvarlara, cam tavanlara destek çıkanlara,” gelsin. Bir Anadoluluyu, bir arkeoloğu, yazma çabasındaki bir insanı, her hâlükârda “kendine özgü yol haritasında” ne anlatmak istediğini bilen birini ancak bu kadar güzel motive edebilir, bu romana inancını pekiştirebilir ve sekiz yıl vazgeçmeden üstünde emek vermesine sebep olabilirdiniz.
Engeller aşılmak, kara kaplı kitaplar yırtılmak, cam tavanlar kırılmak için var…
FABİSAD retweeted
FABİSAD’ın düzenlediği Pera’da Bir Şövalye Giovanni Scognamillo sergisi açıldı edebiyathaber.net/fabisadin-…
SUÇÜSTÜ'nün 2025 yılındaki altı sayısını içeren 2. cildi yayımlandı! 🎉
SUÇÜSTÜ Dergisi - Toplu Sayılar Cilt 2’de denemeler ve daha bir sürü özgün içerik sizi bekliyor!
Kitapyurdu üzerinden siparişinizi kolayca verebilirsiniz:
kitapyurdu.com/kitap/sucustu…
@karinedido











































