Aynı mantık geçerli. Çalışmalarda Türklerde Orta Asya bileşeni genelde %9-15. Anadolu Rumlarında steppe Pontus’ta %1 altı, Kapadokya’da ~%7. Her iki tarafta da ana köken yerel Anadolu. Kimlik gen yüzdesiyle değil, dil, tarih ve kültürle oluşur.
🇹🇷 retweeted
Turks possess such a rich civilization that neighboring countries steal Turkish culture and present it to the world as their own.
🇹🇷 retweeted
Türklər millətçi farsların türk nifrəti ilə tanış olurlar. Əslində onlar İran türklərinə (azərbaycanlı) olan nifrətlərini türkiyəlilərə göstərirlər. Türkiyəlilər ilə problemləri yoxdu
"Seküler" İran diasporasının ve "seküler" İranlıların Türklerden bu kadar nefret ettiğinden haberim yoktu, şu Twitter'da çeviri özelliği gelene kadar. Hepsi için aynı şeyi diyemem doğal olarak ama çok ilginç. Harbiden Batı'ya yenilmediğimiz için, bir parça daha özgür olduğumuz için bizden nefret eden bir güruh var.
Molla rejimi İran'da İslam düşmanlığını ve fakirliği getirdi. Kendi halkına gram kadar yatırım yapmayan rejim Suriye, Irak, Yemen için Şia misyonerliği adına milyarlar harcadı. Bugün fakirleşmiş ve ambargo altında kalmış olan İranlıların tek gündemi eroin, alkol ve seks. #Iran
Osmanlı gerçekten inanılmaz bir imparatorluktu ama çoğu insan sadece savaştaki başarılarını duyar. Bu çok normal bir durum, Türk devletleri özellikle savaş ve askeri konuda gerçekten ön plana çıkar. Ama bunun dışında Osmanlı devleti dünyaya neler kattı:
Avrupa'da çiçek hastalığı milyonlarca insanı kırıp geçirirken, Osmanlı'da ilkel ama bilimsel olarak çalışan bir çiçek aşısı yöntemi (variolasyon) uygulanıyordu. İngiliz elçisinin eşi Lady Mary Wortley Montagu, 1700'lerin başında Edirne ve İstanbul'daki bu aşı uygulamasını görerek hayran kalmış ve yazdığı ünlü mektuplarla bu hayati tıp bilgisini İngiltere'ye, oradan da tüm Avrupa'ya taşımıştır.
Avrupa'da akıl hastalarının "içine şeytan girmiş" denilerek yakıldığı, zincirlere vurulduğu veya zindanlara atıldığı dönemlerde; Edirne'deki Sultan II. Bayezid Külliyesi gibi şifahanelerde akıl hastaları insan onuruna yakışır şekilde, su sesi, müzik (makam terapisidir) ve çiçek kokularıyla tedavi ediliyordu.
Batı Avrupa kentlerinde (Paris ve Londra dahil) 18. yüzyıla kadar düzenli bir kanalizasyon sistemi, çöp toplama kültürü ve umumi tuvaletler yok denecek kadar azdı, kanalizasyon atıkları pencerelerden sokaklara dökülüyordu. Osmanlı şehirlerinde ise su kanalları, mahalle çeşmeleri, evlerde taharet musluklu tuvaletler ve yüzlerce umumi hamam bulunuyordu. Fransız seyyah Jean de Thévenot, Türklerin bu temizlik ve yıkanma alışkanlıkları sayesinde Avrupalılara kıyasla çok daha sağlıklı ve az hastalanan bir toplum olduğunu yazar.
Batı'da feodalizm (derebeylik) hüküm sürerken ve köylüler (serfler) hiçbir hakka sahip değilken, Osmanlı toplumu dünyanın en gelişmiş vakıf ağlarından birini kurmuştu. Sadece insanlar için değil; göçmen kuşların tedavisi, sokak hayvanlarının beslenmesi, fakir kızlara çeyiz yardımı yapılması veya kışın kimsesizlerin yakacak ihtiyacının karşılanması gibi binlerce spesifik amaca hizmet eden sivil vakıflar kurulmuştu. Bu yapı, modern "sosyal devlet" anlayışının çok erken bir prototipiydi.
Avrupa devletleri uzun süre paralı askerler veya kralın çağrısıyla toplanan disiplinsiz feodal birliklerle savaşırken, Osmanlı dünyanın ilk düzenli ve profesyonel daimi ordusunu (Yeniçeriler) kurmuştu. Sefer sırasında Osmanlı ordusunun disiplini, arkasından gelen seyyar fırınları, temiz su tedariki ve kurulan sahra hastaneleri, Batı ordularında ancak yüzyıllar sonra görülebilecek lojistik standartlardı. Ayrıca askerî moral ve koordinasyon amaçlı kurulan Mehter Takımı, dünya müzik tarihinin ilk askerî bandolarından biridir.
Avrupa, mezhep savaşları (Katolik-Protestan çatışmaları) ve Engizisyon mahkemeleriyle çalkalanırken; 1492'de İspanya'dan sürülen Yahudiler (Sefaradlar) başta olmak üzere zulüm gören pek çok topluluk Osmanlı'ya sığınmıştır. Gayrimüslim tebaa, Avrupa'daki azınlıklardan çok daha önce kendi mahkemelerine, ibadet hürriyetine ve can-mal güvenliğine kavuşmuştur.
Amasyalı hekim Sabuncuoğlu Şerefeddin, 15. yüzyılda yazdığı Cerrahiyyetü'l-Haniyye adlı eseriyle tıp literatürüne devasa bir katkı sağladı. Eser, cerrahi müdahaleleri, ameliyat aletlerini ve tedavi yöntemlerini minyatürlerle/resimlerle gösteren ilk tıp kitabıdır. Şerefeddin'in Mücerrebname adlı eseri, ilaçların hayvanlar ve bizzat kendi üzerinde denenmesini (klinik deneylerin erken bir örneğini) anlatan ilk Türkçe tıp metinlerindendir.
Piri Reis'in 1513 ve 1528 yıllarında çizdiği dünya haritaları, özellikle Amerika kıtasının erken çizimleri açısından dünya coğrafya literatürünün en kıymetli hazinelerindendir. Yazdığı Kitab-ı Bahriye ise Akdeniz'in tüm kıyılarını, limanlarını ve koylarını detaylıca anlatan ilk ve en gelişmiş denizcilik el kitaplarından (portolan) biri kabul edilir.
Mir'atü'l-Memalik eserinin yazarı Seydi Ali Reis, Hindistan'dan İstanbul'a uzanan maceralı yolculuğunu anlattığı eseri, dünya gezi-edebiyat literatürünün en erken ve en sürükleyici örneklerindendir.
En près de 600 ans d'existence qu'a réellement apporté l'Empire ottoman à l'histoire universelle des sciences et des connaissances ?
Les Omeyyades ont favorisé l'essor des sciences et de la culture arabes tout en développant une architecture monumentale et des institutions administratives durables.
Les Abbassides ont marqué l'histoire des mathématiques avec l'algèbre et ont favorisé des avancées majeures en médecine en astronomie et en philosophie.
Les Fatimides ont fondé Al-Azhar et développé de grandes institutions intellectuelles ainsi que des bibliothèques prestigieuses.
Et les Ottomans ? Quelques cartographes comme Piri Reis et l'architecture de Sinan.
🇹🇷 retweeted
"The Turks are the most perfect nation in the world in every respect. Allegations of barbarity and cruelty about the Turks are due solely to the ignorance of Europe and the prejudices of Greek translators."
Friedrich Engels-1853
German philosopher, political theorist, journalist.
🇹🇷 retweeted
İran’ı yöneten Türk Kaçar hükümdarı Nasıreddin Şah’ın saray doktoru Jakob Polak:
“Türkler karakter olarak Osmanlılara benzer. Cesur ve kararlı oldukları için asker onlardan seçilir. Farsları korkak diye aşağılar ve Türk soylarıyla büyük gurur duyarlar.”
🇹🇷 retweeted
Türk kadınlarına laf atan Pehlevici Fars kadınlarının durumunu şöyle özetleyelim. İran'ın Minab kentinde kız ilkokulu abd-israil tarafından bombalandı ve 165 çocuk hayatını kaybetti. Bu esnada Pehlevici Fars kadınlar kutlama yapıyor ve abd'ye teşekkür ediyordu.
🇹🇷 retweeted
Bir içerik üreticisi:
Claude Code, Android telefonumda benim çekmediğim tam 14.219 yüz fotoğrafımı buldu.
Telefon, elime aldığım hemen her an gizlice fotoğrafımı çekiyormuş. Yatakta yatarken bile. Evdeyken bile.
Ekran görüntüsü falan değil. Bayağı ön kameradan alınmış gerçek kareler.
Trende. Arabada. Evde. Sadece saate bakmak için telefonu elime aldığımda bile.
Sistem önbelleğinde öylece duruyorlardı.
Hepsinde tarih, saat ve GPS konumu var. Galeride yoklar. Son Silinenler'de yoklar.
Telefonu bilgisayara bağladım, tam yedek aldım ve Claude Code'dan galerimde olmayan tüm ön kamera dosyalarını bulmasını istedim.
Gitti, /data/system/users/0/faceunlock/cache dizinini ve Google Play Hizmetleri içindeki başka bir klasörü çıkardı.
14 binden fazla dosya. Hem normal fotoğraflar hem de Yüz Tanıma sisteminin (Face Unlock) kızılötesi kareleri. İstisnasız her birinde zaman ve konum kaydı var.
Fotoğraflara bakmaya başladım. Çoğu son 15 aya aitti. Sonra "2 saniye önce" oluşturulmuş bir dosya gördüm.
Ekranda klasöre bakıyordum. Ben klasörü incelerken bile telefon fotoğrafımı çekmeye devam ediyormuş.
Google ve telefon üreticileri, Yüz Tanıma sisteminin yüzünüzü matematiksel bir modele dönüştürüp görüntüyü anında sildiğini iddia ediyor.
Ama bu telefonda ham görüntüler klasörde aynen duruyordu. O dizine veri yazan işlemlerin bazıları sistem tanılama (diagnostics) servisleriydi.
Hâlâ kamera izni bulunan birkaç eski uygulama da bu klasöre erişebiliyordu.
Tanılama verilerini kapattım, gereksiz tüm uygulamaların kamera iznini kaldırdım ve önbelleği temizledim. Ama bu karelerin kaçı çoktan başka bir yerlere sızdı, hiçbir fikrim yok.
Kendi cihazınızı kontrol etmek isterseniz: Telefonu bilgisayara bağlayın, tam yedek alın (ya da ADB kullanın) ve Claude'dan Galeriniz dışındaki ön kamera dosyalarını bulmasını isteyin. Benim dosyalarım yukarıdaki dizindeydi.
Ezidilere Kürt diyorlat Ezidiler kabul etmiyor.
Lurlara Kürt diyorlar Lurlar kabul etmiyor.
Zazalara Kürt diyorlar, Zazalar da kabul etmiyor.
Bir de utanmadan Türklere asimilasyoncu ve inkarcı derler. Herkesi Kürt yapma derdindeler.
🇹🇷 retweeted
Replying to @masanorinaito
I have been living among Turks for 3 years.
Not a single person asked my faith.
They brought gifts on special occasions.
Noah prophet dessert is my favorite “asure”
İranlılar, Arap Körfezini Araplara teslim edin. Güney Azerbaycan'ı da Güney Azerbaycanlı kardeşlerimize bırakın. Adam olun lan! 😂 Ha bir de kızlarınız estetiği, erkekleriniz gavatlığı, eroini ve alkolü bıraksın. Ve tamam, Müslüman değilsiniz, anlaşıldı.
Yaşasın ABD! Demokrasi🤪
🇹🇷 retweeted
Yavuz Sultan Selim’in İran’a had bildirmesini, Şah’ın karısını alıp 24 saat konuk etmesini konuşacağız. Yok öyle meydanı boş bırakmak. Senin yatağından karını alırım lafını icra etmiş adam. Hoş bırakmışlar geri.
Ardından Memlük Mısır’ını 1 sene de dize getirip sultanlarını savaş meydanında öldürmek her babayiğide nasip olmaz. Yerine geçen yeğenini Kahire içlerinde kovalayarak aşağıda görülen Züveyle kapısına astırıyor.
Biz kimseden tarih dersi dinleyecek değiliz. Dersleri akademinin ilim sahasında aldık. Üfürükten kitaplar yazmıyor bu tarihi, enstitüler yazıyor.
🇹🇷 retweeted
Replying to @hay__one @VartanHalis
Türk tarihi Orta Asya'da Afenasyova kültürü ile başlar. Zamanla Altay dağlarının doğusunda Hunlar, batısında Sakalar (İskitler) örgütlendi. Sakalar 2400 yıl önce batıya yürüdü. Eski Türk kağanları kendini Saka Kağanı Alper Tunga'ya bağlıyordu ( Divan-ı Lügatit Türk).
🇹🇷 retweeted
Replying to @hay__one @VartanHalis
Ne kadar etnogenez ve kültürel etkileşim olursa olsun Orta Asya'dan Anadolu'ya kadar ciddi bşr genetik ve kültürel devamlılık bulunmaktadır. Etnogeneze uğramamış bir millet yoktur. Önemli olan kültürel devamlılıktır. Kimliği genetik mirastan ziyade kültür oluşturur.
🇹🇷 retweeted
Replying to @Batsugar1
I still don't see an actual answer or an argument here but let me educate you one more time:
While none of the current sources and data we have suggest a Mongol origin for Xiongnu, the idea that they and Modu were Iron Age Turkics is gaining more and more certainty every day;
>All of the Xiongnu examples thought to be Shanyu and known to be elite have Y-DNA in their paternal lineage, unrelated to Mongols, branches we see in Turkics. This paternal lineage continuity exists in other peoples we know to be Turkic in history. Even in present-day Anatolian Turks, we directly see these Y-DNA branches. However, there is no such continuity in Mongols.
>In the preview of Daniel Tabin's work, the Xiongnu are now directly accepted as Proto-Turkic peoples. It is possible to trace this through autosomal DNA.
>Even the probability of the Xiongnu being Tocharians based on linguistic data is higher than the probability of them being Mongols, and indeed, the highest probability in studies is that they were Turkic. In many other sources, the greatest probability given for the Xiongnu is that they were an early Turkic-speaking people. Chinese sources specifically state that the ancestors of the Mongols, or the Para-Mongolic peoples, were all located in the interior of Manchuria during the Xiognu period. It is also specifically mentioned that the Xiongnu spoke a separate language from these groups, and that peoples like the Dinglings, whom we later know to have spoken Turkic, spoke directly the same language as the Xiongnu-Hunnu-Huns.
🇹🇷 retweeted
Anadolu Türklerinin Türkleşmiş bir Yunan olduğunu iddia eden sahtekâr Yunanlar, Antik Yunan atalarına Güney İtalyanları kadar bile genetik olarak yakın değil.
🇹🇷 retweeted
“Ne Kisra (Pers İmparatoru), ne Kayser (Roma İmparatoru), ne İskender (Makedonya Kralı), ne de Buhtunnasr (Babil Kralı/II. Nebukadnezar), asabiyetlerinin güçlülüğü bakımından Türklerle karşılaştırılabilir."
İbn Haldun - et Tar’if - 1401 yılı































