
🇹🇷 İstanbul Milletvekili/Deputy for İstanbul, Hukukçu/Lawyer 🌍https://xitter.cf/t.co/WBveDmLkGd ✉️[email protected]
Istanbul, Köln, Bayburt,Ankara
Joined May 2011
- Tweets35.7K
- Following993
- Followers216K
- Likes24.8K
Pinned Tweet
Bugün yaşadığımız ağır sorunların kökleri, güncel siyasetin çok ötesine uzanıyor.
İslam dünyasında iktidarı hukukla sınırlamayı dinin kendi kavramlarıyla savunan güçlü bir düşünce mirası var.
Peki bu miras neden sürdürülemedi? Neden hâlâ iktidarın sınırlarını ve herkesin eşit haklarını güvenceye almayı tartışıyoruz?
KARAR’daki yeni yazım:
karar.com/gorusler/mesrutiye…
Mustafa Yeneroğlu retweeted
Tahliye çağrıları sonuçsuz kaldı: Bacağı kesilen 73 yaşındaki Abdullah Tırpan hapishanede hayatını kaybetti
serbestiyet.com/haberler/tah…
🔺Tekirdağ’da 55 yıl esnaflık yapmış Tırpan, “FETÖ üyeliğinden” 7 yıl 6 ay hapis cezası aldı.
🔺Deliller: Okul hissedarlığı, sohbet toplantıları, bağışlar ve Zaman gazetesi aboneliğiydi.
🔺Diyabet hastası olan Tırpan’ın cezaevinde bacağı kangren oldu, kesildi. Tahliye çağrıları karşılıksız kaldı.
🔺Mustafa Yeneroğlu 18 gün önce Serbestiyet’te yazmıştı:
“Bir sabah cezaevinden ölüm haberi gelirse, bu soruyu sormamış olan herkesin bu ölümde bir payı olmayacak mı?”
Kızı geçen hafta çağrı yapmıştı ⬇️
Mustafa Yeneroğlu retweeted
Günlerdir iktidar yetkililerine ve Adalet Bakanlığı’na 73 yaşındaki ağır hasta Abdullah Tırpan için deyim yerindeyse yalvarılıyor, şahidim. “Şu yaşlı, hasta adamı ölüme göndermeyin” denildi, durumu defalarca anlatıldı.
Şahidim, tanığıyım.
Ama adında “adalet” bulunan, Kur’an-ı Kerim’de “adalet” ve “merhamet” kavramlarının ne anlama geldiğini bilen dindar iktidar mensupları sağır oldular, lal oldular.
Şahidim, tanığıyım.
Ve suçsuz yere cezaevinde yatan Abdullah Tırpan, yoğun bakımda hayatını kaybetti.
Cezaevi koşullarında yaşamını sürdüremeyecek kadar ağır hasta ve yaşlı bir mahkûmun daha ölümüne tanık olduk.
Bu kaçıncı? Daha kaç hasta ve yaşlı mahkûmun cezaevinde ölmesi gerekiyor? Getirin artık şu infaz yasasını, hasta yaşlı mahkumları evlerine gönderin, devlet merhameti bunu gerektirir.
Maalesef sonunda beklenen oldu.
Hasta ve yaşlı mahpus Abdullah Tırpan amcayı, Çam ve Sakura Hastanesi yoğun bakımında kaybettik.
Onlara tek bir soru soruyorum:
Bunu kendi babalarına yapsalardı ne derlerdi?
Başka hiçbir soruya cevap vermesinler. Önce bu soruya cevap versinler.
Allah rahmet eylesin, ailesine ve yakınlarına sabır versin.
Bu kadar ağır ihmalin, göz göre göre sürdürülen duyarsızlığın sonucu ancak ölüm olur. Abdullah Tırpan’ın ölümünden sorumlu olanlar bunun hesabını vermelidir.
@adalet_bakanlik @abakingurlek , @ctekurumsal @saglikbakanligi @camsakurasehir ve ilgili makamlar derhal açıklama yapmalıdır.
Bu yaşananlar sıradan bir ihmal değildir. Ağır bir sorumluluk ve vicdan meselesidir.
Masum olmasına ve ağır hastalığına rağmen yıllardır cezaevinde tutulan Abdullah Tırpan amcanın yoğun bakımda vefat ettiğini öğrendim. Çok üzgünüm.
Ona yaşatılanlar hepimizin vicdanında ağır bir yük olarak kalacak.
Allah rahmet eylesin. Yakınlarına başsağlığı diliyorum.
Metris Cezaevi’nde 73 yaşındaki Abdullah Amca’yı ziyaret ettim.
Ayağa kalkamıyor. Tekerlekli sandalyede. Ayağında kangren ve açık yaralar var. Buna rağmen hakkında “cezaevinde kalmasında sakınca yoktur” raporu düzenlenmiş.
Asıl soru ise şu: Devletin ruhsat verdiği okul, lisans verdiği banka, izin verdiği gazete üzerinden kurulan bir mahkûmiyet hangi hukuk anlayışıyla açıklanabilir?
Abdullah Tırpan’ın dosyasını ve yaşadıklarını yazdım.
serbestiyet.com/gunun-yazila…
“Nasıl bu kadar büyük çapta dolandırmışlar?” diye şaşırıyoruz; ama bunu mümkün kılan denge ve denetim mekanizmalarının ortadan kaldırılmasıyla yüzleşmiyoruz.
Azerbaycan’da başörtüsü yasağına haklı olarak öfkeleniyoruz; kendi ülkemizde masumların cezaevinde tutulmasına aynı tepkiyi göstermiyoruz.
“Kim yönetirse yönetsin gücün sınırlanması, kim olursa olsun insanın temel haklarının korunması” fikri bizde neden bu kadar zayıf?
Sorunlarımız görünenden çok daha derin. 👇
Bugün yaşadığımız ağır sorunların kökleri, güncel siyasetin çok ötesine uzanıyor.
İslam dünyasında iktidarı hukukla sınırlamayı dinin kendi kavramlarıyla savunan güçlü bir düşünce mirası var.
Peki bu miras neden sürdürülemedi? Neden hâlâ iktidarın sınırlarını ve herkesin eşit haklarını güvenceye almayı tartışıyoruz?
KARAR’daki yeni yazım:
karar.com/gorusler/mesrutiye…
Mustafa Yeneroğlu retweeted
The little boy sneaked into the destroyed house of his family and could get a bag of flour stored there before the famine, but the Israeli occupation forces were not happy with him.. So that, they sniped him..
Mustafa Yeneroğlu retweeted
KARAR GÖRÜŞLER | Meşrutiyet bizim miydi? İslam dünyasında anayasal devlet arayışı
✍️ Mustafa YENEROĞLU yazdı
karar.com/gorusler/mesrutiye…
Mustafa Yeneroğlu retweeted
'Otoriter rejimlerin en büyük başarısı muhalefeti susturmaları değildir. Asıl başarıları, bir ülkeyi muhalefetsiz yaşamaya alıştırabilmeleridir. Azerbaycan'da otuz yılın sonunda kurumlar yerinde duruyor, içleri çoktan boşaltılmış durumda.' 👇
perspektif.online/azerbaycan…
Mustafa Yeneroğlu retweeted
Meclis çalışsın istiyoruz.
Fakat Meclis, yalnızca iktidarın getirdiği metinleri hızla yasalaştırmak için çalışmasın.
Vatandaşın hakkını korumak,
yürütmeyi denetlemek,
kanunları Anayasa’ya uygun yapmak
ve millet iradesini gerçek anlamda temsil etmek için çalışsın.
perspektif.online/sayisal-co…
'Bu kadar milyonun rüyasına nasıl kıyıldı?
Elde avuçta olan çürüdü, oksitlendi. Anızla beraber harman da yandı. Ben sana daha açık söyleyeyim de sen kimseye söyleme.
Celep davayı sattı.
Yeni bir rüzgâr lâzım Süleyman.'
perspektif.online/bizi-cerey…
'Bir ülkenin bağımsızlığı, halkının kendi yöneticilerinden hesap sorabildiği yerde anlam kazanır.'
karar.com/yazarlar/salih-cen…
Zonguldak’ın Kilimli ilçesindeki maden ocağında meydana gelen patlamada hayatını kaybeden madencilerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum.
Yaralanan madencilerimize acil şifalar diliyor, bir an önce sağlıklarına kavuşmalarını temenni ediyorum.
Mustafa Yeneroğlu retweeted
📚 "Almanya'da Yabancı Türkiye'de Almancı" çıktı!
Michelle Lynn Kahn, göç tarihini geri dönüş ve dışlanma deneyimleri üzerinden ele alarak aidiyet arayışını arşiv belgeleriyle inceliyor.
🔗Lansmana özel indirimle temin etmek için: gavperspektif.com/almanya-da…
On iki gün önce, Metris Cezaevi'nde ziyaret ettiğim Abdullah Tırpan'ın durumunu yazmıştım. Sol bacağında kangren çok ilerlemişti, ileri derecede morarma ve iki büyük açık yara vardı. Böyle devam ederse bacağının kesilmesi gerekeceği söyleniyordu.
Bugün hastaneye yatırılmış. Bacağı kesilecekmiş. Doktorlar ameliyat için ailesinden onay almış.
Yetmiş üç yaşında bir insandan söz ediyoruz. Suç olmayan fiiller yüzünden verilmiş bir mahkûmiyet yetmiyormuş gibi, bir insana ve bir aileye bu eziyet neden çektirilir?
Artık bu eziyete son verilmeli, cezasının infazı ertelenmelidir.
Metris Cezaevi’nde 73 yaşındaki Abdullah Amca’yı ziyaret ettim.
Ayağa kalkamıyor. Tekerlekli sandalyede. Ayağında kangren ve açık yaralar var. Buna rağmen hakkında “cezaevinde kalmasında sakınca yoktur” raporu düzenlenmiş.
Asıl soru ise şu: Devletin ruhsat verdiği okul, lisans verdiği banka, izin verdiği gazete üzerinden kurulan bir mahkûmiyet hangi hukuk anlayışıyla açıklanabilir?
Abdullah Tırpan’ın dosyasını ve yaşadıklarını yazdım.
serbestiyet.com/gunun-yazila…
Almanya’ya iltica başvuruları için Türkiye’de para karşılığı soruşturma açıldığı iddialarını Adalet Bakanı Akın Gürlek'e sordum. 👇🏼
"800 euroya 'soruşturma, ev araması ve iddianame' iddiaları araştırılmalı!
Bakanlığınız ve HSK inceleme başlattı mı?"
mustafayeneroglu.com/almanya…
Mustafa Yeneroğlu retweeted
Israeli occupation forces killed a child in Khans Younis yesterday..
When his father crawled towards him and started to pull him, the Israeli occupation forces started shooting at him..
Siyasal çürüme tek bir partinin tekelinde de değil. Yolsuzluk ve kayırmacılık, iktidar ya da muhalefet fark etmeksizin, yerel yönetimlerden kamu kurumlarına kadar siyasetin olağan işleyişinin bir parçası haline geldi.
Her taraf kendi yakınlarının yolsuzluğunu karşı tarafınkiyle mazur gösterdikçe yolsuzluk sıradanlaşıyor ve hesap sorma iradesi zayıflıyor. Bu durum, sorunun tek tek kişilerde değil, siyasetin işleyişinde olduğunu gösteriyor. Ahlak çağrısı da bu yüzden taraf gözetemez. Kendi siyasi yakınlarının yolsuzluğuna susup karşı tarafınkini teşhir eden bir tutum, eleştirdiği çürümenin parçası olur.
Son günlerde dindar camiadan "toplumsal çürüme" uyarıları geliyor. Ama yolsuzluğun cezasız kaldığı, hukukun güçlüye işlemediği, kamu görevlerinin sadakate göre dağıtıldığı bir düzende çürüme toplumdan başlamaz. Yukarıda başlar, aşağıya yayılır.
Bu sebeple ahlak çağrısı, ancak güç sahiplerinden hesap sorabildiğinde inandırıcı olur. Özellikle de yakınlık duyduğu ve desteklediği kişilerden.
serbestiyet.com/gunun-yazila…
“Onlar ölmedi, katledildiler. Onlar birer sayı değil. Her birinin bir adı, yüzü, ailesi, hayalleri ve hatıraları vardı.
Olup biteni gerçek adıyla anmaktan vazgeçtiğimizde, acıyı örten bir dili kabullendiğimizde insanlığımızı yitirmeye başlarız.
Tarihimizin çok karanlık bir döneminden geçiyoruz.
Gazze'de enkaz altında anne babasını arayan, yardım isteyen, açlık çeken, yapayalnız bırakılmış çocuklar görüyoruz. Daha büyümeye fırsat bulamadan her şeylerini kaybedişlerini seyrediyoruz.
Bu cehennem sürüyor ve onunla birlikte Filistin halkının insanlıktan çıkarılması da devam ediyor.
Onların hayatı da bizimki kadar kıymetli. Onların acısı bize yabancı değil. Bunu unutmayalım.
İsrail hükümeti bugüne kadar Gazze'de 74 binden fazla insanı katletti ve insani yardımın girişini engellemeyi sürdürüyor. Gazze yıkılmaya devam ederken Batı Şeria'da da Filistinlilerin evleri yerle bir ediliyor, insanlar zorla yerlerinden ediliyor.
Filistinliler onlarca yıldır yurtlarından edilmenin, şiddetin, kayıpların, yasın, travmaların, belirsizliğin ve adaletsizliğin içinde yaşıyor.
Bugün susmak, taraf tutmanın bir biçimidir. Biz susmayacağız.
Lütfen Filistin'i konuşmaya devam edin. Kayıtsızlık karşısında insanlığı savunmaya devam edin.”
Pep #Guardiola
Aliya İzzetbegoviç’i vefatının 23. yıl dönümünde rahmetle anıyorum.
Millet olarak Aliya’yı çok sevdik, mücadelesine büyük saygı duyduk. Ancak onun düşünce dünyasıyla ne kadar ilgilendik? Özgürlük, ahlak, adalet ve iktidar üzerine söylediklerinden ne ölçüde istifade ettik?
Aliya’ya bakışımızda neleri göz ardı ettik?
karar.com/gorusler/turkiyede…
Mustafa Yeneroğlu retweeted
İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu (@myeneroglu), Serbestiyet için yazdı: Toplumsal çürüme mi, siyasal çürüme mi?
serbestiyet.com/gunun-yazila…
“Yaşadığımız şeyin doğru adı bence siyasal çürüme.
Bununla siyasi elitlerin çürümesini ve onların ele geçirip kendi çıkarlarına göre biçimlendirdiği kurumların çürümesini de kastediyorum.
Çürüme toplumda görünür oluyor, ama orada başlamadı.”











