ncgraphics 🇳🇬🇵🇹 (@necegraphics) header
ncgraphics 🇳🇬🇵🇹 (@necegraphics) profile picture

NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE Son çare @buraklale36

Pendik,İstanbul
Joined December 2024
Photo by ncgraphics 🇳🇬🇵🇹 (@necegraphics)Photo by ncgraphics 🇳🇬🇵🇹 (@necegraphics)Photo by ncgraphics 🇳🇬🇵🇹 (@necegraphics)Photo by ncgraphics 🇳🇬🇵🇹 (@necegraphics)Photo by ncgraphics 🇳🇬🇵🇹 (@necegraphics)Photo by ncgraphics 🇳🇬🇵🇹 (@necegraphics)Photo by ncgraphics 🇳🇬🇵🇹 (@necegraphics)Photo by ncgraphics 🇳🇬🇵🇹 (@necegraphics)Photo by ncgraphics 🇳🇬🇵🇹 (@necegraphics)Photo by ncgraphics 🇳🇬🇵🇹 (@necegraphics)
Replying to @ondokuzyirmalti
ARMASIZLARA İNAT, YAŞASIN PENDİKSPOR AŞKIMIZ!
11
361
Merhabalar acaba Adıyamanlı olup Adıyaman FK Yönetim kuruluna ulaştırabilecek birisi var mı? Dm üzerinden ulaşabilirsiniz
1
85
Gs store'de arial font kalmış mıdır
78
ncgraphics 🇳🇬🇵🇹 retweeted
insta stye yolladık
46
356
42
7,969
379,005
Bahtiyar ol Paşa'm yeni nesil senin ideallerin ve fikirlerinle ilerliyor
Prof. Dr. Aziz Sancar: "Atatürk devrimleriyle okuryazar olduk."
3
128
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'mızı kutluyorum. Bu cumhuriyet ve ülke uğruna canlarını feda eden aziz şehidlerimiz ve yine vatanı için mücadelelerde bulunmuş gazilerimizin aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum
1
11
228
OHHH BEDEN DERSİ GİDİYOR
perşembeye denk gelen resmi tatiller
3
98
ncgraphics 🇳🇬🇵🇹 retweeted
Korkaklar Hergün Ölür Cesurlar birGün.
2
17
410
En sevdiğim tribün kanalı beğenmişşş @ArmaninPesindeT
5
162
Baroyu sevmiyorsan Kandil Barosu var oraya buyrun hanımefendi
İstanbul Barosu faşistlerin elinde artık. Buyurun, hayrını görün.
101
GS turuncu siyah forma gider mi?
88
ncgraphics 🇳🇬🇵🇹 retweeted
Erzurumspor’da transferimiz İtalyan şefimiz Giovanni Crociata 😄😄
3
4
52
2,623
ncgraphics 🇳🇬🇵🇹 retweeted
İstanbul Barosu'nda solcu maskesi takan etnik faşistler kaybetti.
75
73
63
2,795
156,285
Konferansını siktiklerim
📍AMED Amed’de Gerçekleşen Komünalist Gençlik Konferansı Halaylar Ve Sloganlar İle Sonaerdi
95
Tüm PKK'lı teröristlerin anasını sikeyim
2
53
ncgraphics 🇳🇬🇵🇹 retweeted
Kızıma ve aileme kavuşabilmem için yardım edin! Sesimizi duyun! Bu durumdan bir çıkış yolu var! Neden bu kadar duyarsızlık? Türkçüler, neredesiniz? Alooo?!
DÖRT YAŞINDAKİ KIZIM, BABASININ NEDEN EVE DÖNEMEDİĞİNİ ANLAMIYOR Ailemiz artık bölünmüş durumda. Birkaç gün önce kızımı ve eşimi yeniden evimize, Türkiye’ye uğurladım. Artık aramızda sınırlar ve mesafeler var. Ve aramızda, benim eve dönmeme izin vermeyen bir giriş yasağı var. Eşim ve kızım sonunda eve döndüler ve onlar adına gerçekten çok mutluyum. Çünkü neredeyse bir buçuk ay boyunca göçebe gibi yaşadık. Önce bir ülkeden diğerine geçtik, ardından neredeyse her gün hostel, daire, oda ve adres değiştirdik. Ev hissimiz yoktu, alışıldık bir “yarın”ımız yoktu, ertesi gece nerede uyuyacağımızdan bile emin değildik. Sıcakta da soğukta da, sırt çantaları ve eşyalarla, düzgün bir yaşam düzeninden yoksun, çoğu zaman neredeyse parasız ve neredeyse hiç yardım almadan bütün bunları tek bir umutla yaşadık: bir gün eve dönmenin bir yolu bulunacak ve hayatımız yeniden normal olacak. Bütün bunlar özellikle ağırdı, çünkü yanımızda dört yaşındaki kızımız vardı. Bir yetişkin olup bitenleri bir şekilde anlamlandırabilir: yeni bir ülke, başka bir dil, yabancı kurallar, belgeler, bekleyiş ve her gün yeniden bir şeyleri çözmeye çalışma… Ama küçük bir çocuk bütün bunları nasıl anlayabilir? Bugün neden bir odadayız, yarın neden başka bir yerdeyiz? Neden yine yabancı bir evdeyiz? Neden bildiğimiz, alıştığımız yere öylece dönemiyoruz? Bu haftalar boyunca defalarca hastalandık. Paramız yetmedi, bazen düzgün yemek bulmakta zorlandık, en temel insani desteği bile bulamadığımız zamanlar oldu. Bazı günler gerçekten sadece bir günü daha atlatmaya ve yolumuza devam etmeye çalıştık. Ve benim için kendi yaşadığım zorluklardan daha ağır olan şey, kızıma bakmaktı. Dört yaşındaki bir çocuğun yetişkinlerle birlikte soğuğa, yorgunluğa, sürekli taşınmaya, yabancı odalara, evsizlik hissine ve zorunlu göçün bütün ağırlığına katlanmak zorunda kalmasını izlemekti. Oyuncakları, gezmeleri ve gece yatmadan önce dinleyeceği masalları düşünmesi gereken bir çocuk, eve dönebilmek için verilen yetişkin mücadelesinin tam ortasında kaldı. Bir noktada eşimi ve kızımı eve göndermeye karar verdim. Bu karar benim için çok ağırdı. Ama artık onların her sabah aynı sorularla uyanmasını istemiyordum: Bugün nereye gideceğiz? Bu gece nerede kalacağız? Orası sıcak olacak mı? Düzgün bir yatak olacak mı? Yiyecek bulabilecek miyiz? Yine soğukla, kirle, böceklerle, hamam böcekleriyle ve en temel insani koşulların yokluğuyla mücadele etmek zorunda kalacak mıyız? İki farklı acı arasında seçim yapmak zorunda kaldım: ailemden ayrı kalmanın acısı ile hep birlikte sürdürdüğümüz o tüketici, yıpratıcı hayatın devam etmesi arasında. Ben ayrılığı seçtim. Daha kolay olduğu için değil. Daha kolay değil. Bazen neredeyse fiziksel olarak dayanılmaz. Ama en azından kızım şimdi evinde. En azından artık her gün yeni bir odaya, yeni bir adrese, yeni insanlara ve yabancı duvarlara alışmak zorunda değil. En azından sabah nerede uyanacağını, akşam nerede uyuyacağını biliyor. En azından şimdi huzur içinde. 2 Ekim’de eşimi ve kızımı eve uğurladım. Türkiye’ye uçtular. Ben ise kaldım. Son birkaç gün boyunca Süyümbike sanki giderek daha fazla bana yöneliyordu. Elimi neredeyse hiç bırakmıyor, sürekli “Baba, elini ver” diyordu. Şehirde yürürken, yemek almaya çıkarken ya da bir yere birlikte giderken hep daha çok benim yanımda yürümek istiyordu. Beni daha sık kucaklıyordu. Geceleri ise sanki kendisi de nedenini tam bilmeden yaklaşan ayrılığı hissediyormuş gibi bana sıkıca sarılıyordu. Belki de çocuk kalbi, çocuğun zihninin henüz anlayamadığı şeyleri gerçekten hissediyor. O, giriş yasağının ne olduğunu, belgeleri, sınırları, göçmenlik kararlarını bilmiyordu. Sadece bir şeylerin değişmekte olduğunu hissediyordu. Bu yüzden son günlerde elimi daha sık arıyor, bana daha çok sarılıyor, yanımda kalmaya daha fazla çalışıyordu. Havalimanında elimi neredeyse hiç bırakmadı. Ben artık gözyaşlarımı tutamaz hale geldiğimde bana baktı ve neden ağladığımı anlayamadı. Onun için hâlâ sıradan bir yolculuktu: Havalimanına birlikte
5
70
2
243
7,516