Burada da "nazik" sohbet😎😎
📍 AK PARTİ GENEL MERKEZİ
Genel Sekreterimiz, İzmir Milletvekilimiz Sayın Eyyüp Kadir İnan ve Genel Sekreter Yardımcımız, Balıkesir Milletvekilimiz Sayın Ali Taylan Öztaylan ile bir araya geldik.
Nazik sohbetleri ve samimi ev sahiplikleri için kendilerine teşekkür ediyorum.
Birlikte, aynı hedefe; Türkiye Yüzyılı’na emin adımlarla… 🇹🇷
Bu pazar seçim olsa...
Oyunuz?
(Anket 4 şıkka izin veriyor. Farklı parti tercihlerini yorums yazabilirsiniz.)
33%Ak Parti
22%Yeni Parti
7%MHP
38%Diğer partilerden biri
6,254 votes • 17 hoursBüyükşehirlerdeki muhtarlıkların işlevi kalmadı.
Bu gereksizlige artık son verilmeli.
Hem vekil emeklisi hem de vekil maaşı verme uygulamasına son verilmeli.
Bu olacak şey mi?
Aziz Yıldırım tesisten çikarkem park halindeki bir arabaya çarpti ve yola devam etti.
Geçen gün ben de bir arabada hafif çizik oluşturdum.
Arayıp sahibini buldum arabanin.
Gosterdim.
"Hiç mühim degil, caninız sag olsun" dedi.
Çarpan durmalı❗️
Ankara Ulus'a dev rezidanslar, iş yeri blokları...
Stadyum da büyütülüyor.
Yakındaki etlik şehir hastanesinin etrafı da dev bloklarla dolduruldu.
MİT'in yeri adliye sarayı oluyor.
Demetevler zaten dev apartman/gecekondu bölgesi...
Trafik zaten felç, iyice berbat olacak❗️
Ankara'nın boş arazisi o kadar çok ki...
Niçin her şey merkezde toplanıyor?
Emeklilerin maaşları adaletli olmalı.
10 bin gün prim ödeyenle 3600 gün prim ödeyen?
📌Emeklilere ne kadar zam yapılacak: Emeklilere "iyileştirme" nasıl olacak?
Sosyal Güvenlik Başuzmanı / Başmüfettişi @isakarakas #AnaHaber'de değerlendirdi.
"Emekli maaşım en düşük emekli maaşından 2 bin tl yüksek olduğu için zengin sayılıyorum demek ki" demiş bir takipçimiz😎
Son zamanlarda büyük “hayal kırıklıkları” yaşıyoruz.
Çok itibar edilen insanların fon vurgunlarına karıştıklarını, akla ziyan servetlere ulaşmak için insanlıklarını ayaklar altına aldıklarını gördükçe, “Allah Allah, bu ne hırsmış arkadaş!” diyoruz.
Peki…
Bu kadar hırs neden?
Ne eksik geliyor?
İki günlük dünyada niçin bu kadar rezil işlere bulaşıyorlar?
İnsanoğlunun gözünün doymazlığına Kuran-ı Kerim’de işaret ediyor Yüce Rabbim.
Kaç vadi dolusu altının olursa olsun, bir vadi daha istersin nefsine “Dur!” diyemezsen.
Peki, nefsi nasıl dizginlemeli?
Teklif ne kadar cazip görünürse görünsün, nasıl edip de el tersi ile itmeli!
Ben bunun cevabını buldum galiba.
Kişinin kendisinden emin olması, “Her ne olursa olsun yamulmam!” demesi çok tehlikelidir, bunu biliyorum.
Şeytanın milyar türlü oyunu var, bunu da bilmemem mümkün mü?
Böyle ama ben yine de bir şeyleri “epeyce” yoluna koyabildiğime inanıyorum.
Bu nasıl oldu?
“Nefsin arzularına” fren koyabilmem hangi vesilelerle nasip edildi?
Başıma gelenler, ilk bakışta çok kötüymüş gibi gelenler o kadar büyük nimetler oldu ki…
Kimi sevdiysem, çok ağır hastalıklara yakalandı.
Hayatımın çeşitli dönemlerinde “kanser” hastalarım oldu.
Onlara refakat için hastanelerde kaldım.
Onkoloji (kanser) servisleri ikinci adresim oldu.
Oralarda tanıdığım birçok insanın ne acılar çektiklerini ve sağlıklı günlerini nasıl özlediklerini gördüm.
Düne kadar eşlerine, dostlarına zulmettiklerini itiraf edenler oldu.
Para, pul peşinde koşmaktan sevdiklerini ihmal ettiklerini söyleyenler oldu.
Çok iyi davrandıkları, ellerini üzerlerinden eksik etmedikleri eşlerinin, çocuklarının kendilerini terk etmelerinden, o halde yalnız bırakmalarından şikâyetçi olanları tanıdım.
Kullardan vefa beklemenin ne kadar boş beklenti olduğunu gösteren nice misalle karşılaştım.
Hastaneler ruhuma ilaç oldu.
Sonra genç yaşımdan itibaren çok sarsıcı ölümlerle karşılaştım.
Geç bulduklarımı çabuk kaybettim.
Hastanelerden sonra mezarlıklar da mekânım oldu.
Oralardaki taşların üzerinde kişilerin dünya hayatındaki unvanları yazıyordu.
Birisi orkestra şefi imiş sağlığında, diğeri daire başkanı, bir diğeri yüksek bilmem ne üyesi…
Unvanları güçlü olanların mezarları biraz daha şıktı.
Mezarlıklarda, mevki makam böbürlenmelerine acı acı güldüm.
Ölümler genellikle kış aylarının en soğuk günlerinde geldi.
Merhum ve merhumelerin definleri sırasında çok üşüdüm.
Ellerim öylesine dondu ki…
Oralardan çıkıp bir an evvel sıcak bir yere geçmeyi çok arzuladım.
İnsanoğlunun ne kadar zayıf varlık olduğunu düşündüm.
İnsanların çok itibar ettiklerinden bazılarını yakından tanıdım.
Herkesin peşlerinde koştuğu “mühim” etiketli zatların ne kadar mutsuz olduklarını gördüm.
Para ve şöhret arttıkça dert de artıyordu.
Bunları Allah’ın rızasına ulaşmak için kullanmayanların kullar tarafından nasıl kullanıldıklarını ve işleri bitince de nasıl terk edildiklerini gördüm.
Hastaneler, mezarlıklar…
Kocaman kocaman kurumlar…
O kurumlardaki karşılarında düğme iliklenen kocaman kocaman zatlar!
Bunlar üzerinde çok düşündüm.
Bir vakitler ekranlara çıkmayı, tartıştığım kişileri “mat” etmeyi çok seviyordum.
Nefsimi okşuyordu bunlar.
Zamanla, beni davet eden kanallardan “omurgasız” bulduklarımı reddettim.
Hâlâ da ediyorum.
Para tekliflerini de ellerimin tersiyle itiyorum!
*
Çok para kazanmak, insanların önem verdiği mevkilere gelmek gibi bir derdim kalmadı gibi.
Böyle olunca aklına, kalbine yatmayanlara “hayır” diyebiliyor insan.
“Hayır” diyebildiği kadar da huzurlu oluyor!
milatgazetesi.com/birak-gits…
Çok önemli değerlendirme.
Emekli aylıklarında sorun zam değil, hesaplama sisteminin kendisi.
Sorunu daha da büyütecek işler yapılmamalı.
Sistem adaletli hale getirilmeli❗️
EMEKLİ AYLIKLARINDA SORUN ZAM ORANI DEĞİL, HESAPLAMA SİSTEMİNİN KENDİSİ!
2019 yılında henüz EYT düzenlemesi ve büyük deprem yaşanmamışken, emekli aylıkları o kadar düşük seviyelere gerilemişti ki en düşük aylığı 1.000 TL’ye tamamlama uygulaması başlatıldı.
O gün yüz binlerle ifade edilen bu kapsamdaki emekli sayısı bugün yaklaşık 5 milyona ulaştı.
Şimdi en düşük aylık yüksek oranda artırılır, diğer emeklilere yalnızca enflasyon farkı verilirse bu sayı ilerleyen dönemde 6-7 milyona ulaşabilir.
Bu gidişat, emeklilerin giderek taban aylıkta eşitlenmesi, prim karşılığının zayıflaması ve emekli gelirlerinin birbirine yaklaşması demektir.
Oysa emeklilik şartlarını asgari düzeyde tamamlayan herkesin aylığı en az asgari ücret kadar olmalı. Bunun üzerindeki her ilave prim günü, sigortalılık süresi, yüksek prime esas kazanç ve emekliliği erteleme tercihi aylığa hissedilir biçimde yansımalı.
Üstelik yüksek görünen zam oranları, emeklinin zorunlu harcamalarındaki fiyat artışları karşısında satın alma gücünü korumaya yetmeyebiliyor.
Çözüm, sürekli daha fazla emeklinin aylığını belli bir rakama tamamlamak değil; aylık bağlama oranlarını, güncelleme katsayılarını ve satın alma gücünü koruyacak mekanizmaları birlikte yeniden düzenlemektir.
Günübirlik pansumanlar değil, emeklilikte adaleti, primin karşılığını ve uzun vadeli sürdürülebilirliği sağlayacak köklü bir reform gerekiyor.
Serdar Arseven retweeted
EMEKLİ AYLIKLARINDA SORUN ZAM ORANI DEĞİL, HESAPLAMA SİSTEMİNİN KENDİSİ!
2019 yılında henüz EYT düzenlemesi ve büyük deprem yaşanmamışken, emekli aylıkları o kadar düşük seviyelere gerilemişti ki en düşük aylığı 1.000 TL’ye tamamlama uygulaması başlatıldı.
O gün yüz binlerle ifade edilen bu kapsamdaki emekli sayısı bugün yaklaşık 5 milyona ulaştı.
Şimdi en düşük aylık yüksek oranda artırılır, diğer emeklilere yalnızca enflasyon farkı verilirse bu sayı ilerleyen dönemde 6-7 milyona ulaşabilir.
Bu gidişat, emeklilerin giderek taban aylıkta eşitlenmesi, prim karşılığının zayıflaması ve emekli gelirlerinin birbirine yaklaşması demektir.
Oysa emeklilik şartlarını asgari düzeyde tamamlayan herkesin aylığı en az asgari ücret kadar olmalı. Bunun üzerindeki her ilave prim günü, sigortalılık süresi, yüksek prime esas kazanç ve emekliliği erteleme tercihi aylığa hissedilir biçimde yansımalı.
Üstelik yüksek görünen zam oranları, emeklinin zorunlu harcamalarındaki fiyat artışları karşısında satın alma gücünü korumaya yetmeyebiliyor.
Çözüm, sürekli daha fazla emeklinin aylığını belli bir rakama tamamlamak değil; aylık bağlama oranlarını, güncelleme katsayılarını ve satın alma gücünü koruyacak mekanizmaları birlikte yeniden düzenlemektir.
Günübirlik pansumanlar değil, emeklilikte adaleti, primin karşılığını ve uzun vadeli sürdürülebilirliği sağlayacak köklü bir reform gerekiyor.
Serdar Arseven retweeted
Emekliler meselesi...
Sürekli olarak EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI ALANLARA DESTEK'ten bahsediliyor.
Emekli maaşı " en düşük" olmayan ama bugünün şartlarında cok düşük olan niceleri var.
Çok daha uzun süre prim odeyen, yüksek bedeller ödeyen insanlarla sosyal güvenlik sistemine nispeten az katkı sağlayanların maaşları arasında neredeyse fark kalmıyor.
Mesela, 27 bin lira, 30 bin lira emekli maaşı alanlar sürekli kayba uğruyor.
Yapılması gereken Aylik Bağlama Oranlarının düşürülmesinden kaynaklanan haksızlığa son vermektir.
Yani, intibak düzenlemesidir❗️
Emekliler meselesi...
Sürekli olarak EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI ALANLARA DESTEK'ten bahsediliyor.
Emekli maaşı " en düşük" olmayan ama bugünün şartlarında cok düşük olan niceleri var.
Çok daha uzun süre prim odeyen, yüksek bedeller ödeyen insanlarla sosyal güvenlik sistemine nispeten az katkı sağlayanların maaşları arasında neredeyse fark kalmıyor.
Mesela, 27 bin lira, 30 bin lira emekli maaşı alanlar sürekli kayba uğruyor.
Yapılması gereken Aylik Bağlama Oranlarının düşürülmesinden kaynaklanan haksızlığa son vermektir.
Yani, intibak düzenlemesidir❗️
GAZZE GÜNDEM ÇALIŞMASI BAŞLADI!
💔 KARDEŞ ACISI FİLİSTİN
🏷️ #FamineInPalestine
🇵🇸 Gazze’de Açlığa Son Verin!
Gazze’de açlık büyüyor, yoksulluk derinleşiyor, hayata tutunmaya çalışan kardeşlerimiz her geçen gün daha ağır bir trajedinin pençesinde yaşam mücadelesi veriyor. İnsanlık, gözlerinin önünde büyüyen bu felaket karşısında bir kez daha ağır bir vicdan sınavıyla karşı karşıya!
🌍 İslam dünyasının tam ortasında, kardeşlerimiz açlıkla boğuşurken onların feryadına kulak tıkamak; aynı kıbleye yöneldiğimiz, aynı ümmetin parçası olduğumuz insanlara karşı sorumluluğumuzu unutmaktır. Gazze yalnızca Filistin’in değil, insanlık onurunun da meselesidir!
📣 Biz bugün yalnızca bir etiketi gündeme taşımıyoruz; unutulanları hatırlatıyor, susturulanların sesini yükseltiyor, vicdanları harekete geçirmeye çalışıyoruz!
Başta İslam dünyasının yöneticileri, kurumları ve sivil toplum kuruluşları olmak üzere bütün insanlığı; Gazze’deki açlık felaketine karşı sözün ötesine geçmeye, somut adımlar atmaya, insani yardımların ihtiyaç sahiplerine kesintisiz ulaşması için sorumluluk almaya çağırıyoruz!
⚠️ Açlık bir kader değildir. Kardeşlerimizin çaresizliği karşısında sessizlik de tarafsızlık değildir!
🤝 Gazze’yi gündemde tutmak, yaşananları duyurmak, uluslararası kamuoyunun dikkatini bu insanlık dramına çekmek hepimizin sorumluluğudur. Her paylaşım bir ses, her dayanışma bir umut, her haklı çağrı vicdanlara yöneltilmiş bir sorumluluk davetidir.
❗ BU BİR BORÇTUR!
❗ BU BİR VAZİFEDİR!
❗ BU, İNSANLIK GÖREVİDİR!
📢 GAZZE GÜNDEM ÇALIŞMASI BAŞLADI!
💔 KARDEŞ ACISI FİLİSTİN
🏷️ #FamineInPalestine
🇵🇸 Gazze’de Açlığa Son Verin!
Gazze’de açlık büyüyor, yoksulluk derinleşiyor, hayata tutunmaya çalışan kardeşlerimiz her geçen gün daha ağır bir trajedinin pençesinde yaşam mücadelesi veriyor. İnsanlık, gözlerinin önünde büyüyen bu felaket karşısında bir kez daha ağır bir vicdan sınavıyla karşı karşıya!
🌍 İslam dünyasının tam ortasında, kardeşlerimiz açlıkla boğuşurken onların feryadına kulak tıkamak; aynı kıbleye yöneldiğimiz, aynı ümmetin parçası olduğumuz insanlara karşı sorumluluğumuzu unutmaktır. Gazze yalnızca Filistin’in değil, insanlık onurunun da meselesidir!
📣 Biz bugün yalnızca bir etiketi gündeme taşımıyoruz; unutulanları hatırlatıyor, susturulanların sesini yükseltiyor, vicdanları harekete geçirmeye çalışıyoruz!
Başta İslam dünyasının yöneticileri, kurumları ve sivil toplum kuruluşları olmak üzere bütün insanlığı; Gazze’deki açlık felaketine karşı sözün ötesine geçmeye, somut adımlar atmaya, insani yardımların ihtiyaç sahiplerine kesintisiz ulaşması için sorumluluk almaya çağırıyoruz!
⚠️ Açlık bir kader değildir. Kardeşlerimizin çaresizliği karşısında sessizlik de tarafsızlık değildir!
🤝 Gazze’yi gündemde tutmak, yaşananları duyurmak, uluslararası kamuoyunun dikkatini bu insanlık dramına çekmek hepimizin sorumluluğudur. Her paylaşım bir ses, her dayanışma bir umut, her haklı çağrı vicdanlara yöneltilmiş bir sorumluluk davetidir.
❗ BU BİR BORÇTUR!
❗ BU BİR VAZİFEDİR!
❗ BU, İNSANLIK GÖREVİDİR!










