Italyan Mafyası, Türk hakemlerine karşı sahneye çıkıyor⏳
Ben İtalyanları tutuyorum🔥🦅
#BeşiktaşınMaçıVar
Oğuzhan retweeted
‼️Önce şu altaki görsele bir bakın
2024’te Gio döneminde “Büyük takım tek kale oynar” diyerek hocayı eleştiren anlayış, bugün Beşiktaş rakiplerini kendi sahasına hapsederken Tomas Reis’in geçiş futbolunu örnek gösteriyor.
Peki ne değişti? Dün büyük takımın kimliği tek kale futboluydu, bugün neden geçiş futbolu ideal hâle geldi? Önce futbol anlayışımızda tutarlı olalım.
Gelelim asıl meseleye.
Gio döneminde takım doğru yüklenmediği için fiziksel olarak düştü denildi. Bugün ise sezon başında doğru yüklenen takımın temposu düşünce bu kez de aşırı yükleme eleştiriliyor. Burada ciddi bir çelişki var.
Beşiktaş bugüne kadar temposuyla rakiplerine üstünlük kurdu. Ancak Kasımpaşa ve Celtic maçlarında gördük ki tempo düşünce oyunumuz da düşüyor. Çünkü kaliteli rotasyonumuz yok. Üstelik oyunu tutup takıma nefes aldırabilecek Orkun ve Miretti de yok.
Ağustos ayında iki merkez orta saha isteyen, elit stoper isteyen hocaya bu kadroyu kurmayan yönetimdir. Üstelik Trossard, Dusan, Poku, Miretti ve Ümit gibi oyuncular sezon başı hazırlıklarını da doğru düzgün geçiremedi.
Italiano hatasız mı? Hayır. Kadro tercihleri, oyuncu değişiklikleri ve geriden oyun kurma konusunda bazı hataları var. Ancak Avrupa’nın en iyi hücum takımları Bayern, Barcelona ve PSG ile aynı metriklerde değerlendirilen bir hücum performansı ortaya koyan hocayı Türk yardımcısı yok, ligi tanımıyor diye eleştirmek de anlamsız. Taktiksel performansın milliyeti olmaz.
Bana göre ana problem KADRO KALİTESİ!
Geçen sezon ligi 5. bitirmiş, kupadan elenmiş bir takımın defans hattıyla Avrupa’da ilk 8’deyiz. Ligde rakibimizin 6 puan gerisindeyiz ve dört maçtır en büyük kozumuz olan kaptanımızdan yoksunuz.
Önde baskı yapan bir takımın arkasında en az iki elit stoperi olmalı. Sen küme düşme mücadelesi veren takımların stoperlerine 20 milyonlar verip her maç bireysel hata izliyorsun. Sonra da oyun sistemini tartışıyorsun.
Italiano’nun hataları eleştirilsin ama önce ona istediği kadroyu kurun. Yüksek tempo sürdürülemez değil; kaliteli rotasyon olmadan sürdürülemez.
İki yılda 25 milyar harcayıp hâlâ kadro problemlerini çözemiyorsan sorumluluğu sürekli teknik direktörlere yükleyemezsiniz.
Gelelim Beşiktaş'a;
Italiano Aldattı!
Niye mi?
Çünkü Italiano sezon başı takıma teşbihte hata olmaz "At iğnesi" bastı. Yani aşırı yükleme ile fizik kondisyon olarak rakiplerinin önüne geçti. İlk 7 maç 1-0, 1-0 kısır olsa da Fizik kondisyon olarak ezdik. Anlamanız için Hani Giovanni van Bronckhorst'un fizik kondisyonu hazır olmayan Galatasaray'a kupa da 5 attığı gibi..
Normalde takımların form grafiği 6-8.haftadan sonra artar. Ama Beşiktaş Avrupa maçları dahil çok yüksek tempo da oynadı. Dikkat ederseniz özellikle Avrupa maçlarında rakipler bu tempoya dayanamıyor ve kırmızı kart görüyorlardı.
Bu anormal gizli doping 5 Eylül'de deplasmanda 2-1 yendiğimiz Fenerbahçe maçında zirveye çıktı.
Sonra ne oldu?
Milli arada(20 gün)bu kondisyon sönümlemeye başladı, Ekim ayında avrupa ve lig maçları da sıklaşınca daha da eridi, üstüne rotasyon yapacak oyuncu kalitesi de olmayınca yük hep aynı oyunculara bindi. Özellikle Orkun, Salih, Murillo, Rıdvan, trossard, Emirhan bundan çok etkilendi. Mesela Sezon başı Ceylan gibi koşan her topa basan ikili Djalo ve Emirhan'dan eser yok.!
Galatasaray'ı inceleyelim!
Her sezon düşük tempoyla lige başlar, hakemler, rakiplerin ikramları ile zirvede kalır, Ekim ayı gelince form tutmaya başlar.
(Fenerbahçe ve Lille dahil Ekim 5'te 5G)
Üstelik Galatasaray rotasyon da yapmıyor, Sane, Leao gibi deve dişi adamlar varken Barış Alper ve yunus Akgün devamlı oynuyor! Diğer bölgelerde öyle, yani adamlar oynadıkça form tutuyor!
Beşiktaş valerien ismail'den beri bunun tersini yapıyor. Çünkü bu hocalar teknik direktör değil, kondisyon hocaları.. diyeceksiniz Italiano nasıl Avrupa'da başarılı oldu. Çünkü adam küçük takımlar da hocalık yaptığı için ligi zaten salladı. Tüm rotasyonu ligde kullandı. O takımlarında şampiyonluk hedefi olmadığı için kimsenin umurunda olmadı.
Avrupa'da pr yapmak için kupa maçlarını kullandı.
Diğer hataları!
Italiano bir demecinde zaten "yönetimin benden beklentisinin ilk etapta şampiyonluk olmadığını" söyledi. Burda niyetini belli etti.
Süper ligi tanımadığı için ve Türk yardımcısı olmadığı için (önder özen duruma el atmalı!) Amed, Alanya maçlarında rotasyon yapmak için hatalı kadrolarla çıktı, Trabzonspor maçında önde basarak hem yanlış taktikle çıktı hem de takımı daha da yordu. en son Kasımpaşa maçında ise takım artık yürümeye başladığı halde 2-1 öndeyken ortasahadan olaitan'ı da çıkararak ayağına kurşun sıktı.(Ekim ayında ligde ve Avrupa'da 7 puan kayıp)
Ekim ayında Kocaeli ve Başakşehir maçları Orkun, OH ve Olaitan'ın kişisel becerisi, Hoffenheim maçını adamların beceriksizliğine ilave olarak zinde ve hırslanmış Oh ile Olaitan'ın gayreti ve nübel performansıyla aldık. Crystal palace maçında Olaitan ve Murillo girince takım beraberliği zor kurtardı. Aslında ayakta kalan tek adam Olaitan, çünkü kas yapısı ve gençliği buna elverişli. Yani 10 yıl her maçta aralıksız oynayan ve hiç yorulmayan Atiba gibi..
Velhasıl Beşiktaş'ın önde basan yüksek tempolu oyununun bu oyuncu kadrosuyla sürdürülebilir olması mümkün değil.
Sergen Yalçın'da bu oyundan geçen sezonun 2'nci yarısında vazgeçmişti.
Tomas Reis bile Salah'lı kadroyla geçiş oynuyor!
Niye? Çünkü stoperleri ağır! Yada genel taktiği bu..
Italiano da bir tercih yapmak zorunda!
Ya göze hoş gelen ama delilik ile dahilik arasında bir oyun mu yada enazindan rakibi 2.bölgede karşılayan kontrollü geçiş oyunu mu?!
Yine tutmadı, yenildik😂
Celtic, oyun kurulumunda rakip baskısını kırmakta zorlanan bir takım. Bu zaafı Alistair Johnston’ın rolüyle kapatmayı amaçlıyorlar.
Johnston, geride stoperlere +1 olurken hücumda sağ çizgide Haissem Hassan genişlik sağlıyor. Böylece Johnston merkezde, iç koridoru kullanan bir beke dönüşüyor. Ancak Johnston bu maçta forma giyemeyecek. Benzer bir profile sahip Donovan olsa da genç sağ bek, oyun kurulumunda Celtic’e aynı artı değeri sağlayamıyor.
Celtic'e karşı en fazla önlem almamız gereken nokta ise kanat organizasyonları. Sol kanat bekte Arsenal’den tanıdığımız Kieran Tierney genişlik ve tempo katkısı sunarken, sağda Haissem Hassan bire birleri, teknik kapasitesi ve iki yöne de çalım atabilme yeteneğiyle rakip savunmaları aşmaya çalışıyor.
Peki, Liam Scales burada soldaki boşlukları dolduran stoper mi oluyor? Evet. Peki bunu yalnız mı yapıyor? Hayır.
Sağ bekten geride +1 olarak oyun kurulumuna katkı sağlayan Johnston’dan bahsetmiştik. Bu organizasyonun sol tarafındaki tamamlayıcısı ise kaptan Callum McGregor. McGregor, tamamen birinci bölgede konumlanmasa da birinci ve ikinci bölge arasındaki bağlantıyı kurarak aldığı toplarla oyun kurulumuna destek oluyor.
Dolayısıyla Celtic'in geriden oyun kurulumunu değerlendirirken yalnızca stoperlerin ve beklerin pozisyonlarına değil, McGregor'ın bu organizasyondaki tamamlayıcı rolüne de dikkat etmek gerekiyor.
Yorumları okuyunca ne kadar karaktersiz bir nesil yetişiyor diye düşündüm. Batılı medeniyetlerdeki insanlar gibi bencil olun, insanları görmezden gelin, eve gelen misafire fatura gönderin. Herkesin etrafında para alışverişi yapabileceği 3-5 kişi olmalı.
Mustafa Kemal Atatürk’ün en kıymetli emaneti TÜRKİYE CUMHURİYETİ 🇹🇷
29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.
#YaşasınCumhuriyet 🇹🇷
Oğuzhan retweeted
Kamuoyuna Duyuru
Geçtiğimiz haftalarda oynanan müsabakada futbolcumuz Dusan Vlahovic’in anlık bir eylemi, resmi yayıncı kuruluş tarafından defalarca farklı açılardan ekrana getirilmiş, kamuoyunun ve Türkiye Futbol Federasyonu Hukuk Müşavirliği’nin dikkatine adeta bir dosya halinde sunularak oyuncumuzun müsabakadan men cezası alması sağlanmıştır.
Buna karşılık, dün akşam oynanan Galatasaray-Fenerbahçe derbisinin bitiş düdüğüyle birlikte saha içinde onlarca futbolcunun karıştığı, fiziki müdahalelerin ve fiili saldırıların havada uçuştuğu kitlesel kavga anında aynı yayıncı kuruluşun takındığı tavır, Türk spor tarihine geçecek bir çifte standardın tescili olmuştur.
Buradan açıkça soruyoruz:
Yayıncı Kuruluşa: Konu Beşiktaş olunca işletilen yakın plan takip refleksi, söz konusu diğer kulüplerin kitlesel arbedesi olduğunda neden yerini geniş açı kamuflajına bırakmaktadır?
Canlı yayında perdelemeye çalıştığınız o arbedeye dair onlarca saha içi, kale arkası ve tünel kamerası kayıtlarını yetkili mercilere eksiksiz teslim edecek misiniz?
Yayıncı kuruluştaki Trio programında yorumculuk yapan eski hakem Bülent Yıldırım’ın olaylarla ilgili görüşünü belirteceği sırada sözü kesilmiştir. Bu olay, yayıncı kuruluş yöneticilerinin yayınlara müdahil olduğunun somut bir göstergesi olmuştur.
Türkiye Futbol Federasyonu’na: Futbol Disiplin Talimatı’nın 75. maddesinin tarafınıza tanıdığı resen delil toplama yetkisini dün akşamki arbede için de aynı kararlılıkla işletecek misiniz?
Hakemlerin ve temsilcilerin gözünden kaçmış olabilecek tüm temasların tespiti için yayıncıdan ham reji kayıtlarını talep edip, Vlahovic dosyasındaki hız ve hassasiyetle kavgaya karışan tüm futbolcuları disipline sevk edecek misiniz?
Beşiktaş Jimnastik Kulübü olarak; yayıncı kuruluşun uyguladığı çifte standartlı yayın politikasına yönelik halihazırda savcılıkta suç duyurumuz bulunduğunu hatırlatırız.
TFF’nin ve kurullarının dün geceye dair alacağı tavrı, sevkleri ve kararları anbean takip edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Bu ligde adaletin rengi siyah-beyaz olana, sahadaki standart tüm kulüpler için eşitlenene dek mücadelemizden tek bir adım dahi geri durmayacağız.
Beşiktaş JK









