Bizim köyde iki adam her gün birbirinin evine gidip tokalaşsa, fotoğraf çektirse, akşam da bütün köye bugün verimli görüşmeler gerçekleştirdik diye haber salsa üçüncü gün ihtiyar heyeti toplanır, bunları hocaya mı götürsek diye istişare eder. Aynı adamların kapısına bürokrat tabelası asılınca, yaptıkları kurumsal diplomasiye dönüşüyor. Abi, siz iki bardak çay içtiniz diye devletin hangi meselesi çözüldü? İnsan fotoğraflara bakıyor, sanki Balkanlarda kaybettiğimiz toprakları geri almışlar. Bir rollenmeler, bir tweetler, bir PR çalışmaları... Sanki Edirne'den çıkıp Selanik'e kadar fetih gerçekleştirmişler. Eee ne demiş Ziya Paşa? Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde. Bizimkilerin de eser diye ortaya koydukları şey, karşılıklı çay içtiklerinin fotoğrafı.
Mustafa abimizle özelden görüştük, helalleştik. Kendisi Anadolu Şehit Aileleri Gazileri ve Güvenlik Korucuları Vakfı Kocaeli İl Başkanı, aynı zamanda Engelsiz Yaşam Federasyonu Genel Başkan Başdanışmanı olduğunu söyledi.
Şehitlerimizin evlatlarına burs sağladıklarını anlattı ve bizden bu hayırlı işe destek olmamızı rica etti.
Arkadaşlar, gelin bu vesileyle güzel bir hayra önayak olalım. İmkanı olan kardeşlerimiz, vakfın resmi bağış bilgilerini teyit ederek az çok demeden destek olsun.
Şehitlerimiz bu vatan için canlarını verdiler. Biz de geride bıraktıkları emanetlere sahip çıkalım.
Allah hayırlarımızı kabul etsin. 🇹🇷
Arkadaşlar, Mustafa abimizin engelli olduğunu ve hayatında ne gibi zorluklar yaşadığını bilmiyorduk. Paylaşımı latife olsun diye yaptık ama istemeden gönlünü kırmışız. Kendisi de bazı ağır yorumlardan incinmiş. Ben kendisinden helallik istedim. Kırıcı yorum yazan arkadaşlardan da ricam, gelin Mustafa abimizin gönlünü alalım. Maksadımız kimseyi üzmek değildi. 🌹@Baskan_Mustafa1
Tarikatın adı belli değil, mürşidi belli değil. Ellerinde karanfiller, arkada loş dekor… Ablacım, Hogwarts’ın 10 Kasım özel bölümünü mü çekiyorsunuz, anma töreni mi yapıyorsunuz, ne yapıyorsunuz Allah aşkına?
Tarikatın adı belli değil, mürşidi belli değil. Ellerinde karanfiller, arkada loş dekor… Ablacım, Hogwarts’ın 10 Kasım özel bölümünü mü çekiyorsunuz, anma töreni mi yapıyorsunuz, ne yapıyorsunuz Allah aşkına?
Bu gece içimde üç adam toplandı. Biri geçmişten şikâyetçi, biri gelecekten endişeli. Üçüncüsü nargile içiyor, hiçbir şeyi umursamıyor. İkisi birden hesap sorunca öğrendik ki bütün yanlış kararları üçüncüsü vermiş. Şimdi de toplantıya başkanlık ediyor. 🚬
Ahmet Gümüş iyi niyetli, temiz bir adam. İnşallah hep öyle kalır. Siyasette yanlış yapanla yolları ayırmak elbette doğru Ammâ asıl mesele, bu işlerin kimlerin gözünün önünde, hangi kapılardan geçerek bu noktaya geldiğidir. Çürük dalları kesmek kolay. Eee ya kurtlar ağacın gövdesine yerleşmişse? O saatten sonra budama yapmanın adı temizlik değil, çürümeyi ayakta tutmak olur.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş:
Gerek sermaye piyasaları bakımından gerek diğer kamu kurum ve kurulları tarafından alınması gereken tedbirler yahut birtakım süreç içerisinde tespit ettiğimiz ihmaller var. Bunların da sonuna kadar gidip burada sorumlu kişi kimse gerekli şekilde hem idari hem hukuki olarak cezalandırılmasına dönük bir süreç takip ediyoruz.
Kendi içimizde bu yanlışa kimin düştüğü ortaya çıktığında biz de burada meselesinin sonuna kadar üzerine gidiyoruz.
Bu süreçte bir genel başkan yardımcımızla tamamen bağımız kopmuş durumda. Gerek görevleri gerek üyeliği itibariyle partimizle herhangi bir bağı yok.
Dün yine eski bir milletvekilimizin bu yanlışa düştüğüne dönük yargının tespitleri oldu ve gerekli soruşturmalar da devam ediyor.
Bir siyasi hareketin içerisinde böyle yanlışa düşenlerin olması bize gönül veren milletimizin gönlünü sıkıştırıyor bunun farkındayız ama burada esas olan nerede bir yanlışa düşen varsa bunun üzerine gitmektir.
Bunun içerisine kim düşmüşse; bürokrasiden, siyasetten, rütbesi, konumu, mevkii ne olursa olsun bizi ilgilendirmiyor.
Böyle açık bir iradeyle süreci hem idari boyutuyla hem hukuki boyutuyla hem siyasi boyutuyla takip ediyoruz.
Sen acziyet dersin, ben zaafiyet derim. Birileri hassasiyet der, birileri mecburiyet. Bizim mahalle de devletin vardır bir bildiği der. Meseleye ne isim verirsen ver, başörtüsüne itiraz edenin değil, yasağı savunanın gönlü alınmış oluyor.
Taner 🇱🇦 retweeted
Bazı arkadaşarımız fon meselesinden dolayı evin içini kırıp dökmeye çalıştığını gözlemliyorum. Evet, fon meselesi Ak Partiye oy verenlerde büyük bir hayal kırıklığı oluşturdu. Evet ben de çok şaşkınım ve kırgın ve kızgınım. Evet, eleştiri bir hak, hakaret ise suç. Sonuç olarak “Keleşi yanlış kişilerin eline verdiler ve onlarda herkesi taradı” mesele tam olarak budur benim açımdan. Fon meselesini ve diğer olumsuzlukları tabii ki eleştirelim.
Sen acziyet dersin, ben zaafiyet derim. Birileri hassasiyet der, birileri mecburiyet. Bizim mahalle de devletin vardır bir bildiği der. Meseleye ne isim verirsen ver, başörtüsüne itiraz edenin değil, yasağı savunanın gönlü alınmış oluyor.
Taner 🇱🇦 retweeted
Osmanlı Ordusu Komutanı ve Bahriye Nazırı Ahmed Cemal Paşa, 1917 yılında Kubbetü’s-Sahra önünde Alman General Erich von Falkenhayn’a eşlik ediyor. (Renklendirilmiş hâli)
🤖 Made with AI
Taner 🇱🇦 retweeted
Edirne valisi olsam yemin ederim ki büyük bir şölenle
Edirne meydanında sana şeref madalyası asarım bey amca.
Allah senden razı olsun bey amca.
Allah sana ve nesline hayırlı uzun ve bereketli ömürler versin.
Sosyal medyada Edirne’yi güya tanıtan bazı sosyal medya şarlatanları var,sadece ve sadece alkol ve alkol mizahlarından başka bir şey bilmiyorlar.
EDİRNE=ALKOL bunu ön plana sunmaktan başka bir şey bildikleri yok.
📍Edirne kadim bir şehirdir.
📍Edirne Türkiye’nin anahtarıdır.
📍Edirne payitaht’dır
📍Edirne maneviyatımızın tüm dünyaya haykırdığı şehirdir
📍Edirne ecdatdır.
Yeryüzü Ezanı Bilal’i habeşi’den nasıl dinledi ise,
Allah’ın evi olan Camileri’de sanat eseri olarak mimar Sinan’da gördük Elhamdülillah.
Bu güzel tanıtım ve anlatımından dolayı bir Edirneli olarak gurur duydum bey amca.
Allah senin ne muradın varsa versin,
ne mutlu sana ne mutlu senin gibi büyüklerimize ellerinden öperim vesselam.
Söylenecek çok şey var da Değirmenbaşı’nda son nargilemi içip senaryodan erken ayrılmak istemiyorum. Bu memlekette bazen hakikati bilmek başka, onu söyleyip hayatta kalmak bambaşka mesele. O yüzden devletimizin ilgili kurumlarına başarılar diliyor, yorum hakkımı mahfuz tutuyorum.
This quoted post is unavailable.
Ahmed El-Şara izzet ve haysiyet sahibi bir adammış. Kendisine yakışanı yapmış. Osmanlı’ya atılan tarihi iftiraları temizleyerek ecdadın hakkını teslim etmiş. Şam’daki Arap, Osmanlı’nın hakkını savunurken İstanbul’daki dönmeler de hâlâ İngiliz’in yazdığı tarihi müdafaa ediyor. Demek ki ecdada vefa göstermek için aynı soydan gelmek gerekmiyormuş. Aynı ahlâka ve tarih şuuruna sahip olmak yetiyormuş.
Replying to @kulliyatX
1️⃣6️⃣|SURİYE’NİN YENİ DERS KİTAPLARINDA OSMANLI VE ARAP İSYANI ANLATIMI KÖKTEN DEĞİŞTİRİLDİ!
Katil Esed döneminde kullanılan “OSMANLI İŞGALİ”, “TÜRKLERİN ZULMÜ” ve “BÜYÜK ARAP DEVRİMİ” ifadeleri, Ahmed Şara yönetimi tarafından müfredattan KALDIRILDI!
1. “BÜYÜK ARAP DEVRİMİ” YERİNE “HÜSEYİN BİN ALİ’NİN İSYANI”
Devrik Esed döneminde Şerif Hüseyin’in 1916’da Osmanlı Devleti’ne karşı başlattığı hareket “Büyük Arap Devrimi” olarak adlandırılıyordu.
Yeni müfredatta ise aynı olay “İsyan” olarak nitelendirilirken “Hüseyin bin Ali’nin İsyan Hareketi” olarak anlatılıyor.
2. “OSMANLI İŞGALİNDEN KURTULUŞ” İFADESİ DEĞİŞTİRİLDİ
Esed Rejimi döneminde kitaplarda isyanın amacı “Arap topraklarını Osmanlı işgalinden kurtarmak” şeklinde açıklanıyordu.
Yeni kitaplarda bu ifade “Arap topraklarını Osmanlı Devleti’nden ayırmak” olarak değiştirildi.
3.“TÜRKLERİN ZULMÜNDEN KURTULUŞ” İFADESİ KALDIRILDI
Esed döneminde İngiliz-Fransız bildirisi anlatılırken “Halkları Türklerin zulmünden kurtarmak” ifadesi kullanılıyordu.
Ahmed Şara yönetiminin müfredatında aynı bölüm “Osmanlıları bölgeden çıkarmak” şeklinde yeniden yazıldı.
4. CEMAL PAŞA İÇİN KULLANILAN “ARAPLARIN KASABI” İFADESİ ÇIKARILDI
Eski ders kitabında Cemal Paşa için kullanılan “Arapların Kasabı” nitelemesi yeni metinden kaldırıldı.
Cemal Paşa’nın bazı Arap milliyetçilerine yönelik idam kararları anlatılmaya devam edilirken idam edilen kişilerin İngiltere ve Fransa ile iş birliği yapmakla suçlandıkları bilgisine de yer verildi.
5. ŞERİF HÜSEYİN’İN İNGİLİZLERLE İŞ BİRLİĞİ VE SÖMÜRGECİLİĞE HİZMETİ ANLATILDI!
Ahmed Şara yönetiminin yeni müfredatında İngiltere’nin, Şerif Hüseyin ile Osmanlı Devleti’ne karşı iş birliği yaparken Fransa ile birlikte Osmanlı topraklarını paylaşmayı planladığı belirtiliyor.
İngiltere’nin Şerif Hüseyin’i aldattığı ve bağımsızlık vaatlerini yerine getirmediği anlatılırken ders kitabında şu dikkat çekici değerlendirmeye yer veriliyor:
“Şerif Hüseyin, Avrupalı sömürgecilere büyük bir hizmette bulundu ve Osmanlıların çekilmesinin ardından Levant ile Irak’ı adeta bir hediye olarak onlara sundu.”
Böylece yeni müfredatta, Şerif Hüseyin’in Osmanlı Devleti’ne karşı başlattığı isyanın İngiliz ve Fransız sömürgeciliğine sağladığı katkı da açıkça ele alınıyor.
25 Ekim’de TC vatandaşlığın düşüyor. 26 Ekim’de BM seni vatansız ilan ediyor. 27 Ekim’de Almanya iltica başvurunu reddediyor. 28 Ekim’de Türkiye seni geri almıyor. 29 Ekim’de Somali sana vatandaşlık teklif ediyor ama ikametgâh istiyor. 30 Ekim’de NASA devreye giriyor, seni dünyaya ait olmayan yaşam formu diye Mars’a gönderiyor. Allah kimseyi vatansız bırakmasın.





















