TTB, KTTB’nin 26. Olağan Genel Kurulu’na Katıldı
👇
ttb.org.tr/455ylc9
TTB ve Tabip Odaları, “Sansüre Hayır, Habere Özgürlük” Diyerek Dört Bir Yanda Sokağa Çıkan Basın-Yayın Emekçilerine Destek Verdi
👇
ttb.org.tr/435ylc8
Hasta hakları; sağlık hizmetlerinin, iyi hekimliğin ve insan haklarının vazgeçilmez bir unsurudur.
Hasta haklarının ısrarla savunulması; hem hekimlik mesleğinin insan onuruna yaraşır, tıbbi etik ilkelerin öncelendiği koşullarda yürütülebilmesi için hem de toplumun eşit, parasız, bilimsel, nitelikli, erişilebilir, anadilinde sağlık hizmeti alabilmesi için büyük önem taşımaktadır.
Bu nedenle hasta hakları mücadelesi; sağlığı alınıp satılır bir metaya, hastaları ve hasta yakınlarını müşteriye, hekimleri ve sağlık emekçilerini ucuz işgücüne dönüştüren neoliberal politikalara karşı mücadelenin bir parçası olmak zorundadır.
26 Ekim Hasta Hakları Günü aracılığıyla bir kez daha söylüyoruz:
Toplumsal sağlık mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz!
📢 Halkların İklim Zirvesi
İklim Adaleti İçin Buluşuyoruz!
🗓️ 14-18 Kasım 2026
📍 Mimar Sinan Kongre Merkezi / Antalya
COP31'in ötesinde halkların ortak mücadelesi...
130'dan fazla kurumun katılımıyla, dört günlük zirvede, 100'e yakın etkinlik; panel atölye ve forumlarda 32 ülkeden konuşmacı; her akşam 20.00-23.00 arası konser, film ve tiyatro.
🗓️ 14 Kasım 2026 Cumartesi
📌 Küresel Eylem Günü Yürüyüş ve Mitingi
🗓️ 15 Kasım 2026 Pazar
📌 Ekolojik Yıkımlara Karşı Doğanın Hakları
🗓️ 16 Kasım 2026 Pazartesi
📌 Fosil Yakıtlardan Çıkış ve Enerji Demokrasisi
🗓️ 17 Kasım 2026 Salı
📌 Demokrasi, Anti-Militarizm ve Barış
🗓️ 18 Kasım 2026 Çarşamba
📌 Gıda Egemenliği ve Agroekoloji
Ayrıntılı bilgi için 👇
hiz2026.org
TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu:
Nefrete Karşı İnsan Onurunu, Ayrımcılığa Karşı Eşitliği, Dışlanmaya Karşı Dayanışmayı Savunmaya Devam Edeceğiz
🔗 ttb.org.tr/635ylc7
📽️ youtube.com/live/1npVhBIjTpQ…
📢 #CanlıYayın
TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu:
Eşitlik ve Özgürlük Olmadan "Ailem Güvende" mi?
👇
xitter.cf/i/broadcasts/1AJEmvpED…
Türk Tabipleri Birliği retweeted
📢 Basın Açıklaması
TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu:
Eşitlik ve Özgürlük Olmadan "Ailem Güvende" mi?
🗓️ 24 Ekim 2026 Cumartesi
⏰ 12.30
📍 TTB
📽️ TTB Sosyal Medya Kanallarından Canlı
Dr. Rümeysa Berin Şen, Ölümünün Beşinci Yıldönümünde Çalıştığı Hastane Önünde Anıldı:
“Nöbet Ertesi İzin Hakkımızdan Taviz Vermeyecek, Örgütlü Mücadelemizi Sürdüreceğiz”
👇
ttb.org.tr/475ylc6
Artık Yeter, Bu Son Olsun!
Madenlerde İş Cinayetleri Kader Değildir!
Zonguldak’ın Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesindeki bir maden ocağında meydana gelen patlama sonucu yitirdiğimiz maden işçilerinin ailelerine, yakınlarına ve çalışma arkadaşlarına başsağlığı ve sabır, yaralanan emekçilere acil şifalar diliyoruz.
Yıllardır haykırdığımız gibi işçi ölümleri kader, kaza ya da fıtrat değildir! Emekçilerin yaşamını kâr hırsına teslim eden özelleştirmeye, taşeronlaştırmaya, esnek ve güvencesiz çalışma rejimine ve bağımsız denetimden uzak üretim anlayışına derhal son verilmelidir.
Gelik’te yaşanan bu katliamın tüm yönleriyle aydınlatılmasını, etkin kamusal denetim sağlanmasını ve tüm sorumluların yargı önünde hesap vermesini talep ediyoruz.
Türk Tabipleri Birliği olarak, insan hayatını ve yaşam hakkını her türlü kâr hesabının üstünde tutan anlayışımızla, iş cinayetlerine karşı önlenebilir her ölümün takipçisi olmaya, sağlıklı, güvenli ve insanca çalışma hakkını savunmaya ve emekçilerin yaşam mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz.
Türk Tabipleri Birliği İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği Kolu
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi
👇
ttb.org.tr/535ylc5
Gerçeğin sakıncalı, gazeteciliğin suç, haberin tehdit olarak görüldüğü; basın-yayın emekçilerine yönelik gözaltı ve tutuklamaların, internet haber sitelerine erişim engellerinin, yayın yasaklarının, televizyon kanallarına el koymaların normalleştirildiği bir düzeni kabul etmiyoruz!
Sağlık alanında doğru habere ve bilgiye erişmenin, halkın sağlık hakkının önemli bir unsuru olduğunu vurguluyor; bu bağlamda halkın haber alma hakkını, basın özgürlüğünü, basın-yayın emekçilerinin hakkını ısrarla savunuyoruz.
Basın emek-meslek örgütlerinin çağrısıyla ve “Sansüre Hayır! Habere Özgürlük!” sloganıyla 24 Ekim 2026 Cumartesi günü öğle saatlerinde pek çok ilde düzenlenecek eylemleri destekliyor; tüm meslektaşlarımızı gazetecilerle, basın-yayın emekçileriyle, hak savunucularıyla omuz omuza olmaya çağırıyoruz.
TTB’nin de Bileşeni Olduğu Temiz Hava Hakkı Platformu ile Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi, “Fosil Yakıtların Türkiye’ye Ağır Faturası” Raporunu Açıkladı:
Yılda 26 Bin 500 Ölüm, 55 Milyar Dolar Kayıp
👇
ttb.org.tr/435ylc3
📢 Basın Açıklaması
TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu:
Eşitlik ve Özgürlük Olmadan "Ailem Güvende" mi?
🗓️ 24 Ekim 2026 Cumartesi
⏰ 12.30
📍 TTB
📽️ TTB Sosyal Medya Kanallarından Canlı
Türk Tabipleri Birliği retweeted
❗️Türkiye’de fosil yakıt kaynaklı PM2,5 kirliliğii her yıl 26.500 erken ölüme ve 55 milyar dolarlık sağlık maliyetine yol açıyor.
🔵Bu, Türkiye’nin 2024 yılı GSYİÇ hasılasının %4,1’ine karşılık geliyor. Fosil yakıtlardan kaynaklanan PM2,5 kirliliği, her yıl 8,4 milyon iş gününün kaybedilmesiyle de ilişkili.
➡️ Temiz hava bir hak. Ancak Türkiye’de PM2,5 için ulusal bir hava kalitesi sınır değeri hâlâ yok.
Kirliliği azaltmak mümkün: Kömürden uzaklaşmak ve fosil yakıtlardan çıkış için somut bir yol haritası şart.
Raporun tamamını profilimizdeki linkten okuyabilirsiniz.
📄 Fosil Yakıtların Türkiye’ye Ağır Faturası: Sağlık Yükü ve Ekonomik Maliyeti —Temiz Hava Hakkı Platformu (THHP) ve Temiz Hava Araştırma Merkezi (@CREACleanAir )
#TemizHavaHakkı
TTB, MEDULA Sistemi ile Dayatılan Kontrol ve Onay Yükümlülüğüne Karşı, Hekimler İçin İtiraz Dilekçesi Hazırladı:
Yetkinliğimiz Dışındaki İşlemlerle Değil Hastalarımızla İlgilenmek, Hekimlik Yapmak İstiyoruz!
👇
ttb.org.tr/575ylc1
TTB Afetlerde Sağlık Hizmetleri Eğitimi’nin İlk Modülü Adıyaman’da Yapıldı
👇
ttb.org.tr/865ylbz
TTB’nin Şubat 2023 Depremleri 4. Yıl Raporu İçin Hatay ve Adıyaman’da Değerlendirme Toplantıları Yapıldı
👇
ttb.org.tr/645ylby
📢 Prof. Dr. Nusret Fişek Etkinlikleri / Panel
Kanser ve Toplumsal Eşitsizlikler
📌 Kanser; Toplumsal Eşitsizlikler ve Kamusal Politikalar
🎙️ Dr. Cem Terzi
📌 Halk Sağlığı Açısından Kanserler; Dünyada ve Türkiye'de Mevcut Durum, Kanser Kontrolü ve Hizmetlere Erişimde Eşitsizlikler
🎙️ Dr. Meltem Çöl
📌 Dünyada Ne Değişiyor? Bilimsel Gelişmeler ve Yeni Tedavi Olanakları
🎙️ Dr. Şuayib Yalçın
🗓️ 3 Kasım 2026 Salı
⏰ 18.00
📍 TTB
📽️ TTB Sosyal Medya Kanallarından Canlı
Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ni YÖK Mevzuatına ve Kendi Atama Yönergesine Uymaya Davet Ediyoruz!
Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) tarafından 14 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yazı ile akademik kadro ilanı açılmıştır. Kadro ilanı incelendiğinde açılan toplam 236 kadronun 230’unun profesör (%97,5), 4’ünün doçent (%1,7), 2’sinin doktor öğretim üyesi (%0,8) kadrosu olduğu; ayrıca kadro dağılımlarının büyük illerde yoğunlaştığı görülmektedir (İstanbul %31,78, Ankara %29,66 Adana %9,32).
Kadro ilanında açılan kadro sayısının benzeri görülmeyecek kadar fazla sayıda olması dikkat çekicidir. Kadro dağılımına bakıldığında da profesörlük kadroları ve büyükşehirler lehine dağılımın çok belirgin olması; üniversitenin akademik kadro planlamasının hangi ihtiyaçlara göre yapıldığı, kadroların birimler arasında nasıl dağıtıldığı ve atama koşullarının hangi ölçütlerle belirlendiği sorularını gündeme getirmektedir.
Üstelik tartışma yalnızca kadroların sayısı ve dağılımıyla da sınırlı değildir. İlanlarda aranan şartlar incelendiğinde son derece öznel koşulların arandığı görülmektedir, çok özgün başlıklarda çalışmalar atama şartı olarak aranmaktadır, kadro ilanında aranan şartlar akademik ölçütler yerine kişileri tarif eder niteliktedir. İlanlarda yer alan özel koşulların nesnel, bilimsel ve denetlenebilir ölçütlere dayanıp dayanmadığı, adaylar arasında eşitliği sağlayıp sağlamadığı mutlaka açıklığa kavuşturulmalıdır. Belirli bir adayın akademik geçmişine veya çalışmalarına özgü biçimde düzenlenen koşullar, liyakat ve fırsat eşitliği ilkeleri açısından ciddi sorunlar yaratmaktadır.
SBÜ, 17 Kasım 2020 tarihinde “Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönergesi”ni yayımlamış; yönerge 1 Ocak 2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Ayrıca daha önce özel şartların açtığı tartışmalar nedeni ile 9 Mart 2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle, öğretim üyesi kadro ilanlarında adayların lisansüstü tezlerinin veya tez başlıklarının kısmen ya da tamamen özel koşul olarak belirtilmesine ve yalnızca belirli bir adayı tanımlayabilecek nitelikte özel şartlar konulmasına ilişkin sınırlamalar getirilmiştir. Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) da geçmişte, belirli bir kişinin uzmanlık alanını tarif ederek o kişiye yönelik biçimde hazırlanan kadro ilanlarının kabul edilemeyeceği yönünde değerlendirmeleri bulunmaktadır. SBÜ tarafından yapılan atamalara karşı yapılan şikayetlere karşılık YÖK daha önce “Akademide son günlerde yapılan atamalarda liyakat ve ehliyetin gözetilmediği, bu hususunda toplumsal vicdanı rahatsız ettiği yönünde dikkate alınması gereken şikayetler var. Yeni YÖK olarak, kaliteyi, şeffaflığı ve liyakati önceleyerek, yeni ve yenilikçi çalışmalarımıza devam ediyoruz. Akademideki atamalara ilişkin şikayetlerin farkındayız. Ama bu şikayetlerin ancak şeffaflık ve liyakat öncelenerek çözülebileceğini, önümüzdeki günlerde liyakat ve ehliyeti öne çıkaracak yeni kararlar alınacağını da ifade etmek isteriz. Türkiye’de tek bir kişinin ihtisas yaptığı bir alana özgü özel şart konularak ilana çıkılması ne akademinin ne vatandaşlarımızın vicdanında kabul görecek bir husus değil” açıklamasını yapmıştır.
SBÜ ise yaptığı son kadro ilanında ise kadro sayısı, dağılımı ve aranan şartların içeriği ve gerekçeleri bakımından ilgili YÖK tarafından yapılan açıklamalara ve kriterlere uyulmadığı gibi, SBÜ’nün kendi koyduğu kriterlere de uyulmadığı, akademik liyakat, bilimsel ve etik kuralların ihlal edildiği görülmektedir.
Türk Tabipleri Birliği, daha önce de akademik değerlere aykırı, liyakat ve kamu yararı ilkeleriyle bağdaşmayan kadro ilanları konusunda YÖK’e ve SBÜ rektörlüğüne yazı yazarak ilgili ilanların iptal edilmesini talep etmiştir. Son ilanlar da aynı ilkeler çerçevesinde değerlendirilmektedir.
Akademideki Yapısal Eşitsizlikler Derinleşiyor
Kadro ilanları, üniversitelerde uzun süredir biriken yapısal sorunlardan bağımsız ele alınamaz. Uzmanlık eğitimi veren, sağlık hizmeti sunan, bilimsel araştırma yürüten ve yıllardır akademik üretime katkıda bulunan bazı kliniklerde kadro açılmazken, uzmanlık eğitimi vermeyen bazı birimlerde kadro ilanlarına çıkılması, kadro planlamasının hangi nesnel ihtiyaçlara göre yapıldığı konusunda soru işaretleri yaratmaktadır.
Benzer biçimde, yıllardır aynı kurumda eğitim, araştırma ve hizmet alanlarında önemli katkılar sunan akademisyenler hak ettikleri kadroları beklerken, daha az bilimsel katkısı bulunan kişilerin veya kurum dışından adayların atanabilmesi, hak kaybına sebep olmakta, akademik emek ve liyakat açısından adalet duygusunu zedelemektedir.
Bu eşitsizlikler yalnızca bireysel mağduriyetlere yol açmamaktadır. Akademik çalışma ortamında çalışma barışını bozmakta, kurum içindeki güveni aşındırmakta ve bilimsel üretkenliği olumsuz etkilemektedir. Kadro dağılımındaki adaletsizlikler, akademisyenlerin ekonomik ve özlük hakları bakımından da eşitsizliklere neden olmaktadır. Ayrıca nesnel olmayan ölçütlerle atama yapılması, akademide kadrolaşmanın da önünü açmaktadır.
Üniversitelerin akademik kadro planlaması; kişilere, dar kurumsal tercihlere veya şeffaf olmayan kararlara göre değil, eğitim gereksinimleri, uzmanlık eğitiminin sürdürülmesi, bilimsel araştırma kapasitesi ve akademisyenlerin liyakati temelinde yapılmalıdır. Kadro ilanlarının amacı belirli kişilere görev alanı açmak değil, üniversitenin bilimsel niteliğini ve topluma sunduğu hizmeti güçlendirmek olmalıdır.
Türk Tabipleri Birliği olarak, SBÜ Rektörlüğü’nü ve YÖK’ü
📌 14 Ekim 2026 tarihli kadro ilanlarını, özel koşulları ve bu koşulların gerekçelerini mevzuata uygunluk açısından incelemeye,
📌 Üniversitenin kendi atama yönergesine ve YÖK mevzuatına aykırı koşullar içeren ilanları iptal etmeye,
📌 Kadro dağılımını eğitim, sağlık hizmeti, uzmanlık eğitimi ve bilimsel araştırma gereksinimleri doğrultusunda yeniden değerlendirmeye,
📌 Akademik atamalarda nesnel, şeffaf, denetlenebilir ölçütleri uygulamaya,
📌 Akademik emeği, liyakati ve bilimsel özerkliği koruyacak bir kadro politikası izlemeye,
📌 Mevzuata uygunluğu sağlamak ve akademideki yapısal eşitsizlikleri gidermek üzere sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyoruz.
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi
👇
ttb.org.tr/445ylbx
TTB, Dünya Tabipleri Birliği’nin Rotterdam’da Düzenlenen Genel Kuruluna Katıldı:
“Hekimler, Her Zaman Tıbbi Tarafsızlık İlkesine Bağlıdırlar ve Bu İlke ile Korunurlar”
👇
ttb.org.tr/235ylbw
TTB, “Herkes İçin Gıda Adaleti” Sempozyumuna Katıldı:
“Ücretsiz Okul Yemeği, Her Çocuğa Sunulacak Evrensel ve Kamusal Bir Hak Olarak Yasal Güvenceye Alınmalıdır”
👇
ttb.org.tr/925ylbv













































