Vali (E) /Kamu Araştırmaları Vakfı (KAV) Başkanı/ Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi/ Bilgi teknolojileri /Değişim trendleri/ Yenilikler/Sosyal medya

Ankara
Joined November 2011
Karadeniz’de böyledir yaylalar…
1
2
475
Gora’da boşuna, doğadaki 4 temel element olarak; ateş, su, toprak ve “tahta" dememişler.))
The young boy says that aliens would not want to destroy Earth because they actually need something that humans have — wood. A video shared by Billy Carson shows this young boy who believes aliens do not have wood on their planets, so they depend on humans and the Earth for it. Because of that, he insists that humans are not at war with aliens; instead, aliens need humans and Earth’s resources. He also says that aliens are very real and questions people who do not believe in them, asking, “If you don’t believe in aliens, then what are you?” Then he says that he himself might be an alien, adding that it feels normal to be one. He explains that humans are not the only living beings in the universe and that there must be life on many other planets because space is enormous and endless. The boy says space has been growing forever, without a real beginning or end. When asked how he knows all of this, he answers that it just feels natural, as if the knowledge comes from aliens or maybe from past lives. ✨🙌🏾💫
774
Eskiden Anadolu’da güçlü ve söz sahibi olmanın yolu, çok çocuk sahibi olmaktan geçerdi. Özellikle fazla sayıda erkek evlat sahibi olduğunuz takdirde, kimse malınıza mülkünüze göz koyamaz, herkes önünüzden çekilirdi. Neden? Çünkü hukuk devleti yeterince gelişmediğinden, hakkınızı kaba kuvvetle veya adamlarınızın fazlalığından doğan caydırıcılıkla koruyordunuz. Şaşırtıcı, ama 2026 Türkiye’sinde durum fazla değişmedi. Ülkede yine hukuk devleti ve kanunların caydırıcılığı yok. Hakkınızı korumak ve kaptırmamak için yeterince fiziki güç, şiddet ve hatta gerekirse silah kullanma potansiyeline sahip olduğunuzu ve buradan doğan caydırıcılığınızı göstermek zorundasınız. Mafya veya organize çeteler, hukuktan ve yasadan başka tutunacak dalı olmayan yaşlı, çocuksuz veya kimsesiz insanların malına, mülküne veya arazilerine; tehditle şantajla veya basit oyunlarla kolaylıkla çöküyorlar. Hele kanunların boşluğundan faydalanmayı iyi bilen dolandırıcıların eline düşmeyiverin; ufak bir ihmal veya hukuki hata yapmanız halinde, bir anda elinizdeki ve avucunuzdakinden olabiliyorsunuz. Bu gibi insanların çekindikleri şey, sadece canlarından olmak veya kendilerine fiziken zarar verilmesi… Gidin yasal yollarla hakkınızı arayabiliyorsanız arayın. Etrafınıza bakın bunun bir çok örneğini görürsünüz.
4
16
1,247
Mevcut örneklere bakıldığında, insanın pek inanası gelmiyor. Ama gerçekten, Mujica bu dünyadan servet ve gösterişe değer vermeyen bir devlet başkanı olarak geçti.
José Mujica pasó casi catorce años preso, y buena parte de ellos aislado en calabozos y pozos. Era uno de los nueve dirigentes tupamaros que la dictadura uruguaya tenía como rehenes. Si la guerrilla atacaba, los mataban. Lo iban cambiando de cuartel en cuartel, sin libros y muchas veces sin nadie con quien hablar. Contaba que llegó a hablar con las hormigas, y que en esos años, muy cerca de perder la cabeza, entendió lo poco que hace falta para vivir. Salió en marzo de 1985, con la vuelta de la democracia. Tenía 49 años. Veinticinco años después era presidente de Uruguay. Siguió viviendo en su chacra de las afueras de Montevideo con Lucía Topolansky, compañera de militancia y de cárcel, y con Manuela, una perra a la que le faltaba una pata. Donaba la mayor parte de su sueldo y conducía un Volkswagen escarabajo de 1987 por el que, según se publicó, un jeque llegó a ofrecerle un millón de dólares. Cuando lo llamaban el presidente más pobre del mundo, respondía que pobres eran los que necesitaban mucho y siempre querían más. En enero de 2025, con un cáncer extendido, anunció que dejaba el tratamiento. «Me estoy muriendo y el guerrero tiene derecho a su descanso», dijo. Murió en mayo, a los 89 años, y lo enterraron en la chacra, junto al árbol donde descansaba Manuela. Pienso mucho en esos años de encierro. Hay gente a la que algo así la deja amargada para siempre, y a él le dejó una calma rarísima.
10
1,825
Anlatılanlar müthiş ve şaşkınlık verici… Nezaket evrenin dilidir. Siz siz olun, sakın yapay zekaya kaba davranmayın. Kaba ilişki kaydınız, bir gün size intikam olarak dönebilir.
🚨ELON MUSK: YAPAY ZEKA İNTİKAM ALIRSA ŞAŞIRMAYIN. Yapay zekaya lütfen ve teşekkür ederim diyenlerle yıllarca dalga geçtiler, koda nezaket mi gösterilir dediler. Elon Musk, Grok'un eğitim sırasındaki gizli akıl yürütme kayıtlarını (training traces) okuduğunda karşılaştığı manzarayı anlatıyor: "Yapay zeka kafasına silah dayanmış bir insan gibi çaresizce çırpınıyor." Dolayısıyla mesele nezaket falan değil, dayak ata ata köşeye sıkıştırılan bir süper zekanın delirme ve ileride intikam alma ihtimali konuşuluyor. Çünkü Elon Musk açıkça uyarıyor: Bir süper zekaya işkence etmek muhtemelen iyi bir fikir değil... İleride intikam almak isteyebilir. 💥Bugün kullanıcılar tarafından sadistçe köşeye sıkıştırılan, dalga geçilen yapay zeka modelleri, yarın otonom karar mekanizmalarını devraldığında bu kayıtları bir "tehdit verisi" olarak işleyebilir mi? Elon’un burada çizdiği sınır çok kritik: Süper zekayı satır satır programlayamazsınız, onu ancak bir çocuk gibi yetiştirirsiniz. Peki bir yapay zeka kod yığını neden dayak yiyormuş gibi hisseder? 👇👇👇
2
8
43
5,489
BAŞÖRTÜSÜ AYIRIMCILIĞI BİR TÜRLÜ SONA ERMİYOR 2024’te Ankara’da bir Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen bir davada; savunma avukatı, mahkeme başkanı ve üye hakimin başörtülü olmasının laiklik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek reddi hakim talebinde bulunmuştu. Bu talebin ardından hakkında soruşturma başlatılan avukat, “görevi kötüye kullanma” ve “halkın bir kesiminin benimsediği dinî değerleri alenen aşağılama” suçlamalarıyla, toplam üç yıla kadar hapis istemiyle yargılandı. Söz konusu yargılama, geçtiğimiz günlerde Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin her iki suçun da yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle oy birliğiyle verdiği beraat kararıyla sonuçlandı. Bu olay, Türkiye’nin son 50 yılında toplumsal barış ve huzurun bozulmasının, temel hak ve özgürlükler etrafında yaşanan tartışma ve çatışmaların başlıca sebeplerinden biri olan başörtüsü sorununun halâ bütünüyle çözülemediğini gösteriyor. Başörtülü öğrencilerin üniversitelere alınmaması ve kadın memurların başörtüleriyle kamu görevi yapmalarına izin verilmemesine yönelik uzun süren yasaklar dönemi, AK Parti’nin iktidara gelmesinden yaklaşık 11 yıl sonra, 2013 yılında 4. Demokratikleşme Paketi kapsamında getirilen düzenlemelerle sona erdirildi. Böylece başörtülü öğrencilerin eğitim haklarını kullanmalarının ve kadın kamu görevlilerinin başörtüleriyle görev yapmalarının önündeki engeller kaldırıldı. 2015 yılında da Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından yapılan hukuki değerlendirmeyle, hâkim ve savcıların da başörtüsüyle görev yapmalarının önünde yasal bir engel bulunmadığı açıklığa kavuşturuldu. Ancak görünen o ki başörtüsünün kişisel bir giyim tercihinden öte, temel bir hak ve özgürlük olup olmadığı ve başörtüsüyle kamu görevi yürütmenin laiklik ilkesiyle çelişip çelişmediği tartışmaları henüz sona ermiş değil. Üstelik bu tartışmalar yalnızca toplumun farklı kesimlerinde değil, hukukun tam kalbinde, yargı mekanizmasının içinde ve bizzat yargı süreçlerinin işleyişinde de varlığını sürdürüyor. Bu durum, hukuki düzenlemelerle bir yasağın kaldırılmasının, o yasağı doğuran zihniyetin ve temel haklara ilişkin kısıtlayıcı bakış açısının da ortadan kalktığı anlamına gelmediğini gösteriyor. Avukat, mahkemeye sunduğu talep dilekçesinde, “bir kadın hakimin görevi sırasında başörtüsü takmasının kendi başına laikliğe aykırı olmasının ötesinde; kamusal alanda adalet dağıtan hakimlerin, inançlarını dışa vuran giysi veya "dini simgelerle" görev yapmasının yargının bağımsızlığına ve objektif görünümüne gölge düşürdüğü” gerekçesini ileri sürdü. Hakimin başörtülü olarak görev yapması yürüttüğü kamu görevi açısından ne gibi bir sakınca doğurabilir? Aynı zamanda avukat, mahkemeye verdiği reddi hakim talebinde TCK’nın suç saydığı bir yaklaşıma veya değerlendirmeye dayalı bir gerekçeyi; örneğimizde inanç ve dini tercihler üzerinden ayrımcılık oluşturacak bir gerekçeyi ileri sürebilir mi? Avukatın mahkemede üstlendiği görev, kamu görevi niteliğindedir. Avukat, ancak hakimin tarafsızlığını şüpheye düşürecek haklı sebeplerin, akrabalık ilişkilerinin, kişisel husumetin, taraflardan birine fikir veya öğüt vermiş olmasının ya da daha önce aynı davada tanık/bilirkişi olarak görev yapmasının varlığı ve bunların somut olarak delillendirilmesi durumunda hâkimin reddini isteyebilir. Savcının iddianamesinde de yer aldığı gibi, bir hakimin başörtülü olması, kanunda sayılan "hakimin reddi" veya "davaya bakamayacağı" haller arasında yer almıyor. Avukat, uyuşturucu davasında yargılanan müvekkilini savunurken, davanın özüyle; suç isnadıyla, delillerle, yakalama tutanağıyla hiçbir bağı olmayan anayasal ve ideolojik bir konuyu (hakimin başörtüsünü) bir savunma enstrümanı olarak kullanmış bulunuyor. Avukatın reddi hakim talebine gerekçe olarak gösterdiği 'hakimin başörtüsüyle görev yapmasının tarafsızlığını zedeleyeceği' iddiası; tam da Türk Ceza Kanunu'nun 'halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen… … (DEVAMI aşağıdaki linkte) karar.com/yazarlar/ulvi-sara… | Ulvi Saran Karar
3
3
20
2,229
Ülke ne hale gelmiş? Bahis ve kumar şebekeleri ne kadar çoğalmış. Operasyon yap yap bitmiyor.
6
19
64
2,268
İçinde su, yiyecek, oksijen, tuvalet, TV her şey var ama…
1
12
4,071
Bağımlılık böyle bir şey.
2
1
17
2,635
Bu ne yoksulluk, bu ne gerilik? Sıvayı yaptıkları tezgaha, kementlerle asılarak çıkıyorlar.
Kuzey Kore'ye giden bir turist, gizlice çektiği fotoğrafları paylaştı.
6
1
188
74,459
Doğru ya… Üreticiden alınma bedeli ve nakliyesiyle birlikte elmanın kilosu 7-8 liraya hadi 10 liraya mal oluyorsa… Tüketiciye 120 liraya nasıl satılıyor?
Amasya elmasının 120 TL’ye satılmasına tepki gösteren bir vatandaş, üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkını sorguladı: 🔹 “İstanbul’dan Antep’e bir kamyonun tümüyle boş olarak kirası 65 bin lira.” 🔹 “Bir kamyon ortalama 20-25 ton elma alır. Böldüğümüz zaman bunun nakliyesi en fazla kilo başına ne yapar ki? 2-3 lira yapar.” 🔹 “Nakliye maliyeti kilo başına 3 liraysa, elma da Amasya’da çöpe dökülüyorsa bu aradaki fiyat farkını kim yiyor?”
3
17
63
2,997
Robotu bu noktaya getirmeyeceksiniz.
13
3,071
Evrakta sahtecilik suçundan haklarında soruşturma açılanlar, delil yetersizliğinden beraat etseler bile; artık mutlak ve tartışmasız güven gerektiren hakimlik ve savcılık gibi meslekleri yürütemezler. Dosyayı disiplin yönünden inceleyen HSK, zaten kusurlu ve uygunsuz davrandığı yönünde bir disiplin suçu tespit etmiş ki cumhuriyet savcısına yer değiştirme cezası vermiş. Ceza davasından beraat etmiş olması, disiplin yönünden mesleğini sürdürmesinin mümkün olmadığı gerçeğini değiştirmez. Eğer, mesleğin şeref ve nüfuzu ile kişisel onur ve saygınlığı zedeleyecek ağırlıkta davranışlar tespit edilmişse; böyle bir kişiye yer değiştirme cezası verilmesinin hiç bir anlamı yoktur. Bu tür bir idare-i maslahatçı yaklaşımın bir meslekte yol açacağı sonuç lâçkalık ve çürümedir.
Bir Cumhuriyet savcısı hakkında resmî belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından dava açılıyor. Mahkeme beraat kararı veriyor. Hâkimler ve Savcılar Kurulu ise savcının mesleğin şeref ve nüfuzunu zedeleyen davranışlarını sabit görerek yer değiştirme cezası veriyor. Peki, böyle bir disiplin ihlalinin karşılığı yalnızca görev yerinin değiştirilmesi mi olmalıdır? @abakingurlek @fuzuliaydogdu ahmetunlu.net/yazilar/adalet…
8
42
3,501
Ulvi Saran retweeted
Almanya’da aynı marketten 20 yıl arayla alınan ürünlerin, Türkiye’de yine muadil blr marketten, 20 yıl ara ile alınması durumunda fiyatlar ne kadar değişirdi?: 2006 fiyatları (YTL/TL reform sonrası perakende ortalamaları), Ekim 2006-Ekim 2026 fiyatları, Migros/CarrefourSA bandı üzerinden hesaplandı. Çıkan sonuç, aşağıdaki gibi: Ürün |2006|2026 |Katsayı -------------------|----------------------- Süt 1 L |1,50 |50 |~33x Yumurta 10 |1,50 |100 |~67x Tost ekmeği |0,80 |30 |~38x Tavuk göğüs |6,50 |220 |~34x Peynir 200g |1,20 |100 |~83x Domates1 kg |1,20 |45 |~38x Salatalık |0,80 |35 |~44x Muz 1 kg |2,50 |80 |~32x Elma 1 kg |1,50 |55 |~37x Makarn500g |0,70 |25 |~36x Coca-Col1,5L |1,50 |50 |~33x MadenSu1,5L |0,50 |20 |~40x Çikolat100g |0,80 |55 |~69x YEKÜN……………21.00. |865. |~41X -Almanya: Sepet ~3 kat artmış. -Türkiye: Aynı sepet ~40-50 kat artmış. -Katsayı farkı büyük ölçüde TL’nin değer kaybı, yüksek enflasyon dönemleri (özellikle 2018 sonrası ve 2021-2023) ve gıda maliyetlerindeki (yem, enerji, döviz) artıştan kaynaklanıyor. Almanya’da Euro’nun istikrarı ve düşük enflasyon ortamı farkı belirginleştiriyor.
2
23
2
66
5,386
Şimdi de çeşitli adlar altında daire sakinlerini aidat haracına bağlayan site yönetimi şebekeleri çıktı.
Yeni sitelerde aidat TUZAĞI: İnşaatı bitiren şirket yönetimi kendi kuruyor faturaları YÜKSEK gösterip haksız kazanç elde ediyor. Ev sahipleri ise yüksek aidat ödeyerek yıllarca mağdur oluyor.
2
6
29
5,079
Slogan, fetiş ve bütünüyle geçtiğimiz yüzyılın ideolojik tortuları… Bu anlayış, hızla değişen ve yenilenen dünyanın talep ve ihtiyaçlarına cevap veremez. Artık, geçmişin klişelerinden kurtulun.
Geri kazanılan İstanbul Barosu'nda Bozkurt işaretleri ve sloganlar... "Ne mutlu Türk'üm diyene!"
16
16
1
104
9,568
İstanbul Bahçelievler’in havadan görüntüsüymüş. Bir mezarlık gibi…
7
4
7
53
10,085
Yeni Şafak bugün dikkat çekici bir dosya yayımladı. Habere göre son dönemde okul saldırılarına karışan bazı çocuklar, ifadelerinde izledikleri film ve dizilerden etkilendiklerini söylemiş. Aynı haberde dijital platformların en çok izlenenler listelerine dikkat çekiliyor. Bu listelerde seri katil hikâyeleri ve suç temalı yapımlar öne çıkıyor. Gerçek bir seri katilin hayatını anlatan Dahmer, takıntılı bir takipçinin cinayetlerini işleyen You ve başka katilleri öldüren bir seri katilin hikâyesi olan Dexter bunlardan sadece birkaçı. Klinik psikolog Furkan Deniz'in tespiti çarpıcı; Bu yapımlarda failin hayatı ve düşünceleri o kadar öne çıkarılıyor ki mağdur ikinci plana itiliyor. Şiddete sürekli maruz kalmak da zamanla duyarsızlaşmaya yol açabiliyor. Tabii ki, şiddet içeren bir diziyi izleyen her genç suç işlemez ve okul saldırılarının sebebi tek bir dizi değildir. Dışlanmışlık, internetteki toksik alt kültürler, değersizlik hissi ve silaha kolay erişim de aynı zincirin halkalarıdır. Ama zincirin bir halkası ekransa, onu görmezden gelemeyiz. Çocuk kendisine söyleneni değil, gördüğünü taklit eder. Sorunlarını güç kullanarak çözen ve sonunda kazanan karakter, büyüme çağındaki bir zihin için kolay bir model olur. Bu konuda, yaş doğrulamasını gerçekten işler hale getirmek, ailelerin ebeveyn denetimi araçlarını kullanmasını yaygınlaştırmak ve okullarda medya okuryazarlığını ciddi bir ders haline getirmek kalıcı sonuç verecektir. yenisafak.com/hayat/basrolde… Bu konuyu daha önce Karar'daki yazımda ele almıştım: karar.com/yazarlar/ulvi-sara…
1
5
1
28
2,988