whenselensu (@whenselensu) profile picture

instagram: https://teapaw.org/t.co/aHUQZO4yQX

Joined July 2021
whenselensu retweeted
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar, Yarın, 28 Eylül Pazartesi, Çağlayan Adliyesi’nde saat 10:00’da duruşmam var. 88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş. Biraz da cezaevinden havadisler: Sınıf atlama heyecanı var Karatepe’de mahallemize 2 özel jeti olan komşu taşındı. Herkes bir gecede radikal seviyede artan refah seviyesine uygun davranmaya çalışıyor. Ben de buna uygun olarak bu tweette “zengin derdi” sayılacak bir konu seçtim: Cezaevi ve müzik. “Müziksiz yaşayamam” tipi bir insan hiç olmadım, hatta epey de yaşarım ama “müziksiz 88 gün yaşayamam” tipi bir insanmışım meğer. Rüyalarımdan birinde; tahliye olduğumu fark edince hemen Peyk açıyordum ama Peyk olmayan bir şey çalıyordu. Radyo ve Dream Türk var ama hep Peyk olmayan bir şey çalıyor. Şimdi övmeye çekiniyorum; TRT 2’yi övdüm, son 1 aydır yok. Radyo 3 sağolsun, Gojira çaldı 1 saat. Böyle mucizevi anlar dışında pek seçenek yok. Bu yüzden bu yaşa kadar ergen inadıyla taşıdığım Türkçe pop alerjimi aşmam gerekti. Bu hafta savunmama hazırlanırken 24 saat boyunca Dream Türk açıktı. Sadece yan komşum Haluk Levent, Mamak Türküsü ya da Haziran’da Ölmek Zor çaldığında TV’yi kapatıp avluya çıkıyorum. Kuyu tipinin tek iyi yanı akustiği olabilir. 24 saat Dream Türk izlerseniz 4 kere Ezhel’i görebiliyorsunuz, özledik. Onun dışında Türkçe pop. Girl Band, Boy Band ve Karışık Band salgını var, herkes dikkatli olsun. Kalabalık ortamlara girmeyin, aniden bir koreografinin parçası olabilirsiniz. Favorilerim:  Eypio & Sibel Can – Kıyamam  Mabel Matiz – Umrumdışı Hücremde Mabel Matiz’in “Ben büyüttüm boy boy” dansını yaparken infaz koruma memuruna yakalandım. Bir kere de derbi günü MasterChef izlerken yakalanmıştım, iki etti. Savunma öncesi gündemden uzaklaşmak için seçtiğim bu yumuşak konuyu burada yazdığım bir rap ile bitireyim. Sabah 9’da ekmek dağıtımı oluyor. Haftada birkaç gün de ekmekle birlikte poğaça veriliyor ve kruvasan neşesi yaşanıyor. O günler önce koridorda servis tezgâhının tekerleğinden çıkan sesler yankılanıyor. Sonra dağıtımı yapan memur bozacı gibi bir nağmeyle bağırıyor: “Ekmek ve poğaçaaaa” (Fuat Ergin tarzı bir flow’la) Ekmek ve poğaça
Vaktimiz bolca
Cicibebe olmasa
Halimiz n’olcak
Menü ful carbo
Ne peynir ne yarım kadeh Doluca
Haluk, Cem, Özkan, ben
D Blok dört yapraklı yonca Görüşmek üzere.
1,141
9,217
999
58,660
4,099,077
Bir milli takım düşünün, SÜREKLİ ŞAMPİYON OLUYOR 🧿🇹🇷 ❤️‍🔥#FileninSultanları yaşattığınız tüm mutluluklar için teşekkür ederiz ♥️
5
170
3,374
whenselensu retweeted
Size yazmak için bahane üretiyor gibi olacak ama son tweetten sonra 2 kere daha tutuklandım. Bazen hücrede zimmetli çakmağı kaybedince ya da kütüphaneden aldığım kitaba bir şey olunca dışarıdaki refleksimle çok geriliyorum ama sonra “napacaklar bir daha hapse atamazlar ya” diye kendimi rahatlatıyordum. Atabiliyorlarmış. Neyse, Moby Dick bitti. İddianame hazır. Duruşma tarihi 28 Eylül. Görüşmek üzere.
757
8,135
409
61,344
1,818,962
whenselensu retweeted
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar. Bir iyi haber, bir kötü haberim var. İyi haber: Tahliye oldum. Kötü haber: Tutuklandım. Ben de sizin okuduğunuz hızda öğrendim bu iki haberi. Bu sefer, Daltonlar hakkındaki şakadan, “suçu ve suçluyu övmek” suçundan tutuklandım. Cezaevinde sıradan bir 58. gündü. Bir elimde Cici Bebe, diğer elimde İhsan Oktay. Konstantiniye’nin dehlizlerinde dolaşıyordum. “SEGBİS’in var” dediler. Bayram değil, seyran değil; bu neyin SEGBİS’i düşüncesiyle koridora çıktık. Hücre-SEGBİS arasındaki bir dakikalık koridor yolculuğunda özgürmüşüm, bilmiyordum. Bilsem hafiften dans ederdim. Avukatlarıma haber verilmediğini, normalde salona gelmem gerektiğini ama acele bir durum olduğunu bildirdiler. Suçlamaya konu metni okudular. “Çocukları dövmemeliyiz.” demişim de “Neden çocukları dövmek gerektiğini düşünüyorsun?” diye sorulmuş gibi hissettim. Hayattan, Türkçemizden ve altı üstü komediden söz ettim. Tekrar tutuklanmama karar verdiler. Adli yılın açılışını burada kutlayacağım, başarılı bir sezon olsun. 90 dakikalık gösteriden iki ayda bir yeni suçlama çıkıyor. Reels yerine tam gösteri YouTube kanalımda, odaklanma problemi olan varsa da telefon detoksu öneririm. Bana iyi geldi. Ben iyiyim; moralim, sağlığım yerinde. Bu ay çocukkenki ağustoslar gibi hızlı geçti. Allah’tan okul yok Eylül’de. Bu mektubu yazarken cezaevinde 10 saniyeliğine elektrik gitti. Karanlıkta bütün mahkumlar hücrelerde ıslık çalıp bağırdılar. İlkokulda pikniğe giderken gezi otobüsü tünele girmiş gibi hissettim. Karatepe 2026, efsane tayfa. Unutulmayacaksın.
1,014
11,691
873
65,929
2,907,637
whenselensu retweeted
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar. Size bu satırları hemen yan hücremden gelen “Aşkın mapushanee, içindee ben mahkum” dizeleri eşliğinde yazıyorum. Bir düzeltmeyle başlayayım; tanımadığım ve görüşmediğim bir avukat “Deniz bizi unutmayın dedi ” gibi bir bilgi yaymış. Ne böyle bir duygum var ne de öyle bir talebim oldu. Aksine sürekli beni paylaştığını öğrendiğim arkadaşlarıma şu mesajı yolladım: “Abartma be king, yaz böyle geçmez.” Hazır hayatımın ilk tekzibini yapıp kendimi bir şey sanmışken hız kesmeden ikinciyi de yapayım. Biraz gecikmeli olacak ama tutuklandığımı öğrenince söylediğim “neşemizi çalamazlar” mesajını tırnak içinde olduğunu vurgulayarak söylemiştim. Nöşömözü çolomozlor gibi. Ama adliyeden Twitter’a ulaşana kadar yolda ironik tırnaklar kaybolmuş. Bana bu haberler geç geldiği için özetle şöyle diyebilirim; romantik, arabesk ya da talepkar bir cümle duyarsanız bilin ki doğru değildir. Çünkü ruh halim — olumlu anlamda — üçünden de uzak. Evet, Çorlu’da birinci ayımı doldurdum. Ankara, Çorum, Antalya ve İstanbul’dan sonra en çok vakit geçirdiğim şehir Tekirdağ oldu. Beş Şehir’i tamamladım. Gelirseniz gezdiremem ama şehrimizin en çok ziyaret edilen noktası olan cezaevine çoğu Tekirdağlıdan daha hakimim. En iyi köfteciyi herkes bilir. Moralim yerinde, sağlığım iyi. Bir ay boyunca kötü hissettiğim tek bir an bile olmadı. Tabii ki cezaevi romantize edilebilecek bir yer değil. Bunu herkes bilir. Monopoly’de bile kodese girince sinir krizi geçiren arkadaşlarım oldu. Yine de adettendir, benden de duyun; cezaevine girmeyin mecbur kalmadıkça. Aile, arkadaşlar, iletişim ve seyahat özgürlüğü, gözetlenmediğim bir oda, güneş, sahne, sokakta yürümek gibi mahrumiyetlerin yanında önemini burada anladığım şeyler de oluyor. Klavye ve bıyık makası benim için önemliymiş. Klavyeye hazırlıklıydım ama bıyık makası sürpriz oldu. Berber prosedürünü öğrenene kadar bıyıklar ağzımı kapattı. Kantin listesinde olmamasına rağmen şansımı deneyip “Bıyık makası?” diye dilekçe yazdım; cevap verilmeyen tek dilekçem oldu. Bir filmde dev makası olan bir adam gördüm. Çok özendim. Hayatımda ilk kez canım makas çekti. Neyse ki bıyığım Türkiye’de övgü alabileceği en kritik kişiden övgü aldı; ziyarete gelen Erkan Baş’tan. Özetle cezaevine girmemeye çalışın ama işinizi olması gerektiği gibi yapmanın karşılığı buysa en huzurlu uykular burada uyunuyor. Sonraki gün yapacak işinizin ya da verilmiş sözünüzün olmaması da cabası. Kaldığım cezaevi “Kuyu Tipi” olarak biliniyor. Bu konuda uzmanların, avukatların ve uzun süre tecrübe etmek zorunda kalmış insanların yazdıklarını okumanızı tavsiye ederim. Benim kısa süreli gözlemim; güneşsizlik, havasızlık ve sosyal izolasyonun kalıcı fizyolojik ve psikolojik zararlar vermesi kaçınılmaz. Sayımlar dışında insan sesi duymadan günleri, haftaları geçen mahkumlar var. Cezaevi deyince aklımızda canlanandan çok daha yalnızlaştıran bir sistem. Ben belki kısa süreli olacağını umduğum için dışarıda da bazen yaptığım goblin moduna geçerek şimdilik uyum sağladım. Ama öğlen 7 metrelik duvarları olan avluda yüzüme gelsin diye güneşle köşe kapmaca oynamam gerekiyor. Yolu bir şekilde bu kuyuya düşen güvercin* ve dev çekirgeler duvarları aşamadıkları için benimle beraber kalıyorlar, haklarında CİMER şikayeti olmamasına rağmen. Yalnız hissettirmiyorlar. Gönderdiğiniz kitap kargoları ve şimdiden plastik komodinimin iki çekmecesini dolduran mektuplar hayatımdaki en kalabalık zamanımı yaşamamı sağladı hücrede. Hepsini okudum mektupların, kalışım uzarsa cevap da yazacağım. Yakın arkadaşlarımdan “Niye cevap yazmıyorsun şerefsiz, bu sefer turnede olmadığını hepimiz biliyoruz” tarzı mektuplar gelmeye başladı. WhatsApp’tan kurtuldum, bu sitemden kurtulamadım. Kitap hediyeleri ve mektuplarla memurlara ek mesai çıkardık. Size de, şikayet etmeden hızla yardımcı olan memurlara da teşekkürler. Düzenli ziyarete gelen avukatlar da nefes oluyor. Cezaevinin yıldızları onlar. Ton balığını cezaevi kantinine ekleten avukatla tanıştım, çok heyecanlandım. Burada Oğuzhan Uğur’dan daha popüler. Dışarıya dair haberleri de onlardan alıyorum. Okul arkadaşlarım başta olmak üzere dışarıda destek olan, dayanışma gösteren herkese de çok teşekkürler. Sabah 8 sayımlarında memurlar gelene kadar uyanık kalabilmek için “Bugün kim tutuklandı” temalı programlar izlemeye alışmışken, bir sabah ODTÜ Mezuniyet pankartlarıyla uyandım. Gözlerim doldu ilk kez. İyi ki varsınız. Athena Gökhan’ın törende benle ilgili yaşadığı kafa karşılığına çok güldüm. Sansürcü Punkçı da Türkiye’ye kısmetmiş. Anarchy in THE UK AcunMedya in Turkey Böyle diyorum ama NATO ve Dünya Kupası bittiğinden beri Masterchef izliyorum. Açar açmaz orada da bir Karadenizli kazandı. Bütün ülkeyi kısık ateşte karadenize ettiler. (Deniz içerde şimdi ne şaka malzemesi biriktirmişsindir? Aynen kardeşim ful böyle notlar alıyorum, özür.) Burçin ve Tolğa favorim. İlk hafta ülkeme dair moral tazelemek için Aktroll kanalları izledim; NATO Zirvesi Özel. Programlarda önce bana sövüp ahlak dersi veriyorlardı, sonra Donald Trump övüyorlardı, Türkiye için büyük şansmış varlığına duacılar. Ben de dersimi aldım. “Değerleri aşağılayan komedyen” den, “Değerli dostum”a terfi etmek için eksiklerim: - Epstein ile kanka olmak - Gazze’yi Netanyahu ile birlikte tatil köyü yapma vaadi Bir kelime şakası ve bir didaktik çıkış yaptığıma göre aylık güncellememi sonlandırabilirim. Hala kararlıyım, Moby Dick’i bitireceğim. Geçen öyle yazdım ama elime geçmedi henüz. Diğer kitaplar geldi, Moby Dick hala kontrolde. Cezaevi okuma komisyonu da bitiremiyor, bela bir kitap. Aslında cezaevi kütüphanesi çok iyi, Chomsky bile var. Belki o da Epstein kontenjanından girmiştir. (*) 2 haftadır benimle yaşayan güvercin Leo ile tanıştığımız günün öyküsünü yazdım, Uğur Gürsoy Uykusuz Ağustos sayısında çizdi. Benim yerime de okuyun, buraya Uykusuz sokamıyormuşuz. Söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler.
1,171
12,779
1,525
62,065
5,448,083
whenselensu retweeted
Üsküdar Belediyesine yapılan operasyon siyasidir. Hukuki değildir. Belediyelerimize uygulanan hukuk ne ise aynı hukuk Akp belediyelere uygulansın. AKPli belediyelere uygulanan hukuk neyse aynı hukuk belediyelerimize uygulansın. CMK hükümleri uyarınca ifadeye çağrıldığında gelecek olan belediye başkanımıza şafak operasyonu ile gözaltına alınması da hukuka aykırıdır,tam kanunsuzluk halidir.
397
1,012
24
10,227
256,906
whenselensu retweeted
İmamoğlu’nun avukatları kürsüdeki kişiyi rezil ediyor şu anda. Tora Pekin: “Savunma yapmaktan kaçıyorsunuz dediğiniz müvekkil 9 Mart’ta ilk duruşmada buraya geldi, ifade vereyim dedi. İlk ben konuşayım dedi. Siz kabul etmediniz. Sen son sırada konuşacaksın dediniz. Aylar geçti şimdi son sıradayız, şimdi de aynı müvekkile ya yarım günde konuşup susacaksın ya da susma hakkını kullanmış sayarım diyorsunuz. Susma hakkınızı mı kullanıyorsunuz dediniz, HAYIR DEDİ. Şimdi ne okuyorsunuz? Tutanağınız hakikat dışı. İşlemleriniz hakikat dışı!” Tam da meslektaşımın dediği gibi yaşanan her şey gerçek bir kepazelik!
293
4,380
75
24,507
789,423
whenselensu retweeted
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım. Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın. Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler. Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş. Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın. Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum. Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım. Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı. Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN. Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
2,734
18,695
1,908
101,306
6,033,657
Biraz önce Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde Deniz Göktaş'ı ve meslektaşımız Av. Mehmet Pehlivan'ı gördüm. Her ikisinin de moralleri, keyifleri son derece iyi ve herkese çok selamları var. Deniz'e söylemek istediğin bir şey var mı diye sordum. Dedi ki "Keyfim çok yerinde, tahmin ettiğimden de iyiyim. Dünya Kupası'nı izliyorum. Burada en büyük problemim turnavanın az gollü geçmesi." Sordum, Arjantin'i destekliyormuş. Bu arada yeni bir podcast yazmaya başlamış bile. Deniz'e mektup yazmak isteyenler için adresi: Hatip mah. Mimar Sinan cad. Karatepe Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü Yüksek Güvenlikli Cezaevi D Blok No:31 Çorlu / Tekirdağ. Online mektup göndermek isteyenler mektupx.com adresine göz atsınlar. #DenizGöktaşYalnızDeğildir #DenizGöktaşOnurumuzdur
106
1,732
75
7,829
350,049
Deniz Göktaş’ın avukatı Metin Aslan ile konuştum. İki özel bilgi paylaştı… Bir: Deniz tutuklama sonrası avukatlarına “neşemizi çalamayacaklar” demiş. İki: Kendisiyle görüşen Kılıçdaroğlu’na “CHP’yi salın” demiş.
577
5,234
505
37,190
1,955,992
Tüm riskleri alarak elini taşın altına koyan; üst düzeyde yaptığı üretimin, sanatın arkasında korkmadan, geri adım atmadan duran bir insan @idgoktas . İsteyerek ülkesine dönmüş bu insana yapılan uygulama ve servis edilişi. Şaka gibi tamam ama keşke şaka işini Deniz’e bıraksanız.
Deniz Göktaş’a ters kelepçe takılmış !
1
6
176
7,215
whenselensu retweeted
Sivas’ta 33 aydınımızı yAKanlarla, katilleri AKlayanların işbirliğini teşhir ettiğimiz eylemdeyken sevgili kardeşim Deniz Göktaş’ın “insanları güldürme ve düşündürme suçu” işlediği gerekçesiyle gözaltına alındığını öğrendim. İlk andan itibaren Deniz’in durumunu avukatlarımızla ve parti örgütümüzle takip ediyoruz, ona zulmedenler Deniz’in bir saniye bile yalnız kalmayacağından emin olsun. Düşünce, sanat, doğa, alın teri, mizah… Saray’ın elinden kurtarıp özgürlüğüne kavuşturacağımız çok şey var!
Komedyen Deniz Göktaş, geçtiğimiz günlerde yayınlanan stand-up gösterisinin ardından önce yandaşlar tarafından hedef gösterildi, az önce ise yurt dışından döndüğü havaalanında gözaltına alındı. Eleştirel fikirlere ve mizaha tahammülü olmayan Saray Rejimi’nin sindirme çabalarına karşı cesaret gösterenlerin yanındayız. Deniz Göktaş derhal serbest bırakılsın!
26
292
3
1,862
47,391
Komedyen Deniz Göktaş’a yönelik ters kelepçeli gözaltı uygulaması ve görüntülerin küçük düşürme maksadıyla servis edilmesi kabul edilemez. Buradaki niyet ve propaganda çok bellidir. Hukuksuz yöntemlerin Türkiye’nin "yeni normali" haline getirilmesine asla izin vermeyeceğiz. Gazetecilerin, sanatçıların, bilim insanlarının, sendikacıların, sivil toplum örgütü temsilcilerinin, siyasetçilerin ve toplumun farklı kesimlerinden halkımızın fikir ve düşünce hürriyetini hedef almak kutuplaşma siyasetinin ana konusu oldu. Beğenmediğiniz her fikrin, hoşlanmadığınız her esprinin ya da işinize gelmeyen her haberin karşısına devletin kamusal gücünü çıkartarak “toplum mühendisliği” yapmaktan vazgeçilmelidir. Türkiye’yi sosyal medya operasyonlarıyla yönetmeye çalışan bu hukuksuz bozuk düzene karşı anayasal haklarımızı sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz.
Gözaltına alınan komedyen Deniz Göktaş, ters kelepçeyle Vatan Emniyet'e getirildi birgun.net/haber/sorusturma-…
136
1,006
12
8,258
84,636
Ya susup oturacak ve sıranın “hiçbir şey yapmasanız bile” size gelmesini bekleyeceksiniz. Ya tam da Deniz’in yaptığı gibi Saray’ın kendinden olmayan kim varsa yok etmeye and içtiği bu berbat rejime karşı çıkacak ve konuşacaksınız. Susmayın. 👇🏽 Deniz Göktaş derhal serbest bırakılsın. #DenizGöktaşSerbestBırakılsın
2
6
1
106
5,483
whenselensu retweeted
merhabalar, bütün yıl hayal ettiğim gibi turnem ve kurgu biter bitmez arkadaşlarımın yanına 3 tişört 3 boxerla tatile geldim. bilmiyorum seyahat etmem ayıp bir şey mi ama istihbarat haberi gibi paylaşanlar 22 haziran’da yüklü bir bedelli askerlik ücreti ödediğimi de görürler, uzun yıllar ülkede olacağım :) Türkiye’de olmamı gerektiren bir durum olursa ilk uçakla döneceğim, tişört sayısı zorluyor.
1,982
2,564
521
67,696
7,144,756
İşini yapan komedyen @idgoktas 🧿
İkinci gösterim Ölü Deniz, bugün 20:00’da, youtube kanalımda yayında. Harbiye’de çektik, 90 dakika, olduğu gibi, size emanet. sevgiler. tam şurada olacak: youtu.be/ksaVzHyClto?is=sNKP…
1
106
6,117
whenselensu retweeted
CHP Genel Merkezi’ne biber gazlı müdahalede bulunuldu. “Baba ocağı” denilen yer; biber gazı, kalkanlar ve plastik mermiler eşliğinde polisin girdiği bir yere dönüştürüldü. 103 yıllık, dünyanın en eski partilerinden biri olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu partiye polisle girildi. Yazık… Çok yazık.
506
2,532
148
15,586
311,496
whenselensu retweeted
Chp genel merkezin girişi!!!
135
488
25
5,557
109,963
whenselensu retweeted
Türkiye’nin birinci partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’ne çevik kuvvet ablukasıyla girilmesi; demokrasiye, hukuk devletine ve millet iradesine müdahaledir. Siyasi partiler suç mahalli değil, demokratik siyasetin merkezidir. Yıl 2026… Bu görüntüler hukuk devletine yakışmıyor.
152
1,478
19
9,392
123,257
whenselensu retweeted
Cumhuriyet Halk Partisi’ni kimin yöneteceğine, Ak Parti Yargı Kolları değil, Cumhuriyet Halk Partililer karar verene kadar bu binadayım, hiçbir yere gitmiyorum. Majestelerinin muhalefeti olmayı reddediyoruz. Teslim olmayacağız!
3,355
12,728
346
83,878
1,162,824