Joined April 2025
Vurulduk ey halkım!
3
3
4
4
5,765
Highly Skilled (Yeni Hesap) retweeted
"Futbol kapitalist düzenin afyonudur" şeklinde özetlenebilecek olan aşağıdaki yaklaşım, futbolun insanları gündelik hayatın sıkıntılarından uzaklaştıran ve mevcut düzenin sürmesine katkıda bulunan yönünü yakalar ama meseleyi fazla kolay açıklıyor. Futbol elbette bir kaçış, bir aidiyet ve zaman zaman da kitleleri oyalayan bir eğlence ve bu eğlencenin devamlılığını sağlayan, bunu nakite çeviren bir sektör olabilir. Fakat bunun karşısına neyi koyabiliriz? Siyasal eylemi koyabilir miyiz? Çünkü siyasal alanın dışında durduğunu veya iktidara muhalif olduğunu sanan figürler bile çoğu zaman düzenin sınırları içinde hareket eder ve bunun anlaşılması için sadece gerekli zamanın geçmesine ihtiyaç vardır. 3 yıl önceki cumhurbaşkanlığı seçimindeki muhalefetin adayı şu an nerede? Daha öncekiler nerede? En açık örnek bu. Onların itirazları, vaatleri ve mücadeleleri sistemin işleyişine eklemlenmedi mi? Seçimler, mitingler, kampanyalar ve siyasal kimlikler insanlara değişimin mümkün olduğu duygusunu verir. Dönemsel olarak insanlar bunlara inanır. Bu türden bir duygu ve inanç bütünüyle sahte değildir ve bazen siyasal mücadele gerçek sonuçlar da doğurabilir. Ancak itirazın belirlenmiş kurallar içinde ifade edilmesi, düzenin kendisini de yeniden üretir. Öfke sandığa, umut kampanyaya, dayanışma parti aidiyetine çevrilir. İnsanlar değişim için harekete geçerken, çoğu kez mevcut düzenin sunduğu araçlarla düşünmeye ve davranmaya başlar. Daha da kötüsü ve insanı karamsar kılansa görünürdeki siyasal eylemin kendisinin de tıpkı futbol veya diğer eğlence sektörleri gibi bir afyona dönüşmüş olmasıdır. Bu yüzden afyon etkisini yalnızca futbol tribünlerinde aramak eksik kalır. Handiyse, en kör göze parmak örnek bu olduğu için, yani futbol taraftarları "futblun bir afyon olmadığını" savunamayacakları için (çoğun böyle bir dertleri zaten yoktur) onları hedefe almak kolay. Aynı şey, türlü siyasal, ekonomik ve toplumsal sorunlar yaşanırken kendisini "sadece" edebiyata, felsefeye, sanata veya bu türden, hani ilkin afyon olarak yorumlanamayacak bir şeye, baleye mesela, operaya, sahne sanatlarına adayan kişilere de söyleyemez miyiz? "Ülkede şu şu sorunlar varken, sen AKM'de Puccini'nin operasını izlemeye gidiyorsun?" Bu denilemez mi? Siyasetin ve siyasî mücadelenin kendisinin uyuşturucuya dönüştüğü bir zeminde futbola gelene kadar o kadar çok şey söylenebilir ki? Peki, sen ne yaptın? Takım tutmadın, yerel ve evrensel ölçekte bir sistemin devamlılığı için bir adım attın, güzel, peki başka ne yaptın? Dağa mı çıktın? Protesto mu ettin? Örgütlü bir mücadelenin içinde, her şeyini, yaşamını ve belki sevdiklerini feda mı ettin? Twit attın en fazla, Youtube'da ıvır zıvır konularda canlı yayın videosu çektin. Başka? Bir tarafta ana problemin farklı bir bölümünden kaçtın, öbür tarafta başka bir bölümüne tutuldun. Sen de taraftarlardan farklı durumda değilsin, Seneca'nın haklı metaforunda geçtiği gibi, herkes aynı hastanedeki hastalara benziyor. Kiminin durumu ağır, kimininki hafif. Ancak bu noktada karamsarlığımızı bir anlığına askıya alıp, insan eyleminin doğasına dair elzem bir şerh düşmek zorundayız. Dünyanın ve tarihin o tuhaf, öngörülemez işleyişi tam da burada, "eylemsizlik" veya sisteme entegre bir "oyalanma" sandığımız şeyin göbeğinde de bir anlam kazanabilir. En edilgen, en uyuşuk, kapitalist çarklara en uyumlu görünen eylemin bile kendi içinde sakladığı, yıllar, hatta on yıllar sonra filizlenecek beklenmedik politik sonuçları olabilir. Bu yüzden yukarıdaki yaklaşıma ters düşecek şekilde, şöyle demek istiyorum: Baleyle veya operayla ilgilenmenin de, futbol maçı izlemenin de politik bir eylem olabildiği ve bu minvalde neticeler doğurduğu durumlar olabilir. Puccini operası, görünürde burjuva bir kaçış, elitist bir uyuşma hali iken, zihnin derinliklerinde öyle bir estetik ve etik itiraz biriktirir ki, yarın öbür gün bambaşka bir kuşağın en radikal eyleminin ruhunu besler. Keza başka bir futbol fanatiği veya yorumcusu da, Maradona'nın eyleme döktüğü "Tanrı'nın Eli"ni kuralları çiğneyerek, kurnazlıkla, el altından sömürgeciyi kandırmak olarak yorumlayabilir, ki bu minvalde metinler okuduk. Yaşamdaki her olay ve eylemin politik bir anlamı vardır, önemli olan bu konuda sakin ve derin bir okuma yapabilmektir. Daha önce bu konuyla ilgili şu yazıyı yazmıştım: xitter.cf/jimithekewl/status/196…
Yemin ediyorum bir tek yanlış cümlesi yok
8
47
5,278
İlk zamanlar yazarken ‘ben gazeteciyim taraf tutmam doğru olmaz’ diyen adam şu ligde gördüklerinden sonra kefenli Okan’cı olup çıktı.
SON DAKİKA: Fenerbahçe çok küçük bir kulüp. Saçmalık!
2
76
Highly Skilled (Yeni Hesap) retweeted
Sense and Sensibility hakkında yazdım. 🤗
"... film Jane Austen’in dünyasını daha dünyevi, daha “ham” ve çok daha melankolik ve hüzünlü bir yere taşıyor. Oysa ki Austen ferah bir nefestir. Austen’ın dünyasında trajedi hiçbir zaman bütün havayı tüketmez. Romandaki hüzün ağırlaşıp boğucu hâle gelmez. Austen’in ironisi ona sürekli nefes alacak bir alan açar. " Yazarımız Deniz İpek Çekderi @Alcheramist şu an gösterimde olan en yeni Austen uyarlaması "Sense and Sensibility" filmini inceledi. "Sense and Sensibility: Depresyon Hırkasını Giymiş Bir Jane Austen" Keyifli okumalar dileriz. 😊 perasinema.com/sense-and-sen…
3
27
703
Galatasaray - Fenerbahçe maçı için arkadaşıma tek geçişlik bilet vermediler. Bugün için özel talimat gelmiş kimseye vermeyeceksiniz diye. Yurt dışında yaşadığı için sürekli bu şekilde giriyordu. İlk defa sorun çıktı. Bu adam nasıl girecek şimdi içeriye?
1
114
Polis kafasına göre böyle emir vermiş anlaşılan. Sebep? Yok.
29
Highly Skilled (Yeni Hesap) retweeted
Bu olay korkunç bir olay bu arada. 1- Bizde kamu düşüncesi yok doğrudan. "Res Publica" nedir anlamıyoruz. Bir mahalleye dev gibi bir stadyum yapılacak, bir takım abiler kendi aralarında müzakere ediyorlar bunu. Maltepeliler ne düşünüyor bilen var mı? İki AVM ile felç olan trafiği daha beter hale getirecek, mahalleyi yaşanmaz hale getirecek bu girişim hakkında neden kimseye bir şey sorulmuyor? Vatandaşın maraba yerine konduğunun en güzel göstergesi bu tarz girişimler. Ben bir kağıt imzalarım senin hayatının çanına ot tıkarım sen de susacaksın demeye getiriyorlar. Mesela 1999 Depremi'nde halkın toplandığı Karayolları yeşil alanını NidaPark yaptılar, etraftaki binalara 6. katı vermedikleri için kentsel dönüşüm yapılamıyor, peşkeş çekilen yere 40-50 katlı bir site, altına da AVM dikildi. Çevredeki halk yıllardır çimento ve asbest soluyor kimsenin umrunda değil. Duyarsızlaşmış artık insanlar öyle bakıyorlar. 2- İstanbul'da insanların dinlenebileceği, piknik yapacağı, spor yapacağı sayılı yeşil alanlardan biri Maltepe'deki dolgu alan. Denizin doldurulması pek de hayırlı bir iş olmasa da insanlar bir hava alma imkanı buldu. Kürek kulüpleri vesairlerle güzel bir ortam oluştu burada. Bu lenduha gibi stat o imkanı insanların elinden alacak. 3- Fenerbahçe Kadıköy semti ile özdeş bir kulüp. Hepimiz biraz da mahalle duygusu ile Fenerli olduk. En azından babalarımız öyle oldu. Suadiye'de büyüyen babam için Fenerbahçe mahallesinin kulübüydü. Şimdi alıp rastgele bir yere götürebiliyorsanız, o halde şehir trafiğini mahvetmeyecek şehir dışında bir yere, götürün bari. Galatasaray'ın Seyrantepe'ye gitmesi gibi uzaklarda bir yere şutlayın, işi olan gitsin.
SON DAKİKA | Fenerbahçe’ye Maltepe’de yapılması planlanan stadyumunun fotoğrafları ortaya çıktı. (🔗Odatv)
101
352
26
3,759
217,139
Batrakov’un eşi ondan 10 yaş büyük. Ancak o da çocukluktan beri olgun bir kafa yapısına sahip. Ancak denk gelmişler. Eksik olan hayat tecrübesini de hanımdan aldığına eminim. Hükmetmeyen ama yönlendirici, koruyucu bir yaklaşımı var gibi duruyor.
Batrakov: "Tanıdıklar aracılığıyla Louis Vuitton çanta sordurmuştum. Bunlara pek ilgim yok aslında benim için futbol öncelikli. Sonra düşündüm ki alsam bile nereye gideceğim ki? Gidersek de bu takımla olur. Orada da bir şey derler bana, gibisinden. Sonra almaktan vazgeçtim."
1
177
Ben başka bir şey anlatacaktım bu konuyla ilgili de unuttum. Dedikodu yapar gibi boş bir tweet oldu o yüzden…. Neyse… işi olan adamın bu sitede işi ne zaten.
30
Korsanların ‘sen o kadar eder misin ya?’ itirazı idamda etkili olmuştur.
Bugün okudum bunu :))) Araştırdım doğruymuş: Didim açıklarında, Mersin–Alanya kıyılarından gelen korsanlar bir gemiyi bastı. Esirlerden biri 25 yaşında genç bir Romalıydı: Julius Caesar. Korsanlar onun için 20 talent fidye istedi. Caesar bunu hakaret saydı ve "Ben en az 50 ederim" dedi. Sonraki 38 gün, kimin kimi esir tuttuğu belli değildi. Caesar uyumak istediğinde korsanları susturuyor, yazdığı şiirleri onlara dinletiyor, beğenmeyenlere cahil diyordu. Bir de gülerek tekrarladığı bir söz vardı: "Kurtulunca dönüp hepinizi çarmıha gerdireceğim." Korsanlar güldü. Fidye ödendi. Caesar Milet'ten gemi topladı, geri döndü ve korsanların çoğunu yakalayıp sözünü harfiyen tuttu.
1
72
Mazafati
En rezil dateniz neydiii? Anlatın da gülelim aqqq
1
96
İyilik meleği olarak pazarlanıp bu kadar kötü bir insan olması çok acayip. Meraklısı bir araştırsın. Hitchens’ın Rahibe Teresa eleştirileri bir fikir verebilir.
Rahibe Teresa'nın gerçek adı "Gonca Boyacı"ymış. Kadın artık bu saatten sonra kafamın içindeki Fethiye - Antalya yolunda gözleme yapıyor benim için.
2
127
Highly Skilled (Yeni Hesap) retweeted
Kontrollü birey deyince aklıma şu video geliyor, tetiklendiğim bir video! Paşam siz öğrenciyken Sultan Hamid'i devirmeye çalışıyordunuz hatta içinizdeki isyan duygusu nedeniyle Émile Faguet'in anarşist ifadelerinin (otokrasi ve düzen sezgisi) üzerine gidiyordunuz? Bu ve bunun gibi birçok nedenden dolayı sizi isyan olgusuna götüren pratikler demek ki yıllar sonra başka gençlere de sirayet etmiş? O zaman bunu nesil anlamında küçümsemeyle değil daha mantıklı şekilde ifade etmeniz gerekiyor.. Statüko gömleği o kadar korkunç bir şey ki kendi benliğini bir noktada öldürmek zorunda kalıyorsun. Bu sadece bizim öznel hikayemiz için değil bütün insanlık tarihi içindeki davranışlardan sadece biri.
17.-18. yüzyılda tağşiş olduğunda isyan eden halk elbette birçok başlıkta bizim gerimizdeydi. Weberci Demir Kafes ile inşa edilen meşru şiddet tekeline bazı şeyleri koyabiliriz ama güçlü devlet tezlerini Türkiye özelinde hep ihtiyatla bakarım.. Cumhuriyet görünürde birey iradesi için çok büyük kapılar açtı. Ancak bu kapılar hep "kontrollüydü" Bunu kendi öz eleştirimiz olarak hep belirtebiliriz. Kontrollü birey, Kontrollü ideoloji, Kontrollü sermaye, Kontrollü farklılıklar, Kontrollü inanç, Kontrollü Milliyetçilik vb.. Fransa'da Cumhuriyetin farklı dönemlerinde de benzer kaderi bulabilirsiniz. Cumhuriyeti kuranlar bir düzeni yıkarken kendi birey kontrollerini de getirdiler.
6
34
4
225
19,880
Highly Skilled (Yeni Hesap) retweeted
Bu yaz biliyorsunuz ki motorla Türkiye'nin yarısını turladım. Ahmed Celal modunda yaptığım bir seyahatti bu. Özellikle köy yollarını hep tercih ettim bozkır vs.. Her şey tesadüfi oluyor, bize de galiba bazı şeyler tesadüfi denk geliyor, belki de ilahi. Hadım civarında bir köy kahvesinde soluklanırken M...li böyle bir fenotipin hararetli şekilde tarih konuştuğunu işitmiştim. Bizden büyüktü takriben 55 yaşlarında belki de. Türk Ordusunun Trabzon ve Rize'yi 1 ay boyunca bombaladığını hatta Tunceli'de katliam işlediği iddia etti. Her şey 6-7 dakikada olmuştu. Adam kahvehaneden ayrıldığında o kişinin ömrü boyunca M..ye oy attığını öğrendim.. Anadolu sürprizleri ile aslına bakarsanız bizi hiç şaşırtmıyor. Evde, ikili ilişkilerde, iş yerinde, aşk hayatında ya da ülkeni tanımak isterken bizim kaderimizde hep Ahmed Celal yalnızlığı var. Bu sizi tramvaya da sürükleyebilir umursamazlığa da. Egzajere etmiyorum aksine durum bu fazlası veya eksiğin beklemek sizi yanılgıya sürükleyebilir. Yüzyıllardır aynı kafada olan insanlar. Şehirleşmeyi zihniyette yapamamışken mimari de planlama da nasıl yapalım? Bu da bizim eksiğimiz, hatta eleştirilmesi gereken tarafımız.
This quoted post is unavailable.
12
4
72
5,507
Highly Skilled (Yeni Hesap) retweeted
İşte orta asyaya sızdırmak istedikleri zehrin ifadesi. Kürt İslamcılık derken dün bunu anlatıyordum. Türkiye'deki yaşam tarzımız bu kürt islam saldırısı altında. AKP bu ideolojiyle hem bize hem de tarihimize kimliğimize saldırıyor. Kadın, gençlik, eğitim, özgürlük hepsine.
🔴Kayserili İlahiyatçı Mehmed Göktaş Hoca: "Yaşadığımız bu bölge, Anadolu Kürt âlimleri tarafından emzirilmiştir. Özellikle son 100 yılda Kemalizmin fetret döneminde Anadolu'nun her tarafını Kürt alimler doyurmuştur."
31
237
4
2,028
31,188
Bir adamın neredeyse her şeyi var. 2 şey daha alıp 200 harcıyor ve varlığını 1.300’e çıkıyor. Diğer adam orta halli ve varlığını artırmak için 200 harcıyor değeri 380 oluyor. Biri de çıkıp diyor ki: İkisi de 200 harcadı yazıklar olsun.
Şu açık: Galatasaray ile Barcelona arasında bariz seviye farkı var. Ama bu seviye farkı para harcamakla, geçmişte yıldız olan isimlere yatırım yapmakla kapanmaz. Örneğin son iki sezonda toplam bonservis harcamaları: Barcelona: Yaklaşık 212 Galatasaray: Yaklaşık 239 Bu takımın seviyesi yükseltilecekse orta sahanın yenilenmesi gerektiği çok açıktı. Merkezde dirençsiz kalırsan en fazla 45 dakika bu seviyede kafa kafaya oynarsınız
1
1
1
190
Bazı insanlara çocuk da olsa yetişkin de olsa kayıp vaka olarak bakmak lazım. Cumhuriyet kurulurken bakılmadı, sonuç ortada.
🔴 Azerbaycan’da başörtülü bir öğrenci: “Beni başörtülüyüm diye bir odaya kapattılar. Teneffüse çıkmama bile müsaade etmediler. Annemi aramama bile izin vermediler. Annem beni derste sanıyordu. Sonunda annem geldi. Anneme okulda ne söyledilerse içeriden gözleri yaşlı çıktı. Arkadaşlarım dizlerine kadar bile gelmeyen etekle derse giriyor. Ben neden giremiyorum?”
1
66
Filmler ve yollar ( Mavi Mavi)
Filmler ve yollar (Back to the Future)
1
4
547