March 19 Platform (@March19Platform) profile picture

United for Democracy in Türkiye

Joined March 2025
Photo by March 19 Platform (@March19Platform)Photo by March 19 Platform (@March19Platform)Photo by March 19 Platform (@March19Platform)Photo by March 19 Platform (@March19Platform)Photo by March 19 Platform (@March19Platform)Photo by March 19 Platform (@March19Platform)Photo by March 19 Platform (@March19Platform)Photo by March 19 Platform (@March19Platform)Photo by March 19 Platform (@March19Platform)Photo by March 19 Platform (@March19Platform)
March 19 Platform retweeted
Turkey’s democracy is under pressure. @imamoglu_int is on trial because Erdoğan fears what he represents: a real democratic alternative. This is not justice. It is politics dressed as law. Europe must not look away. Rights, freedom and the rule of law are not optional. Turkish citizens must be free to choose their future. @sandrogozi
64
391
4
1,400
21,606
March 19 Platform retweeted
Fatoş Pınar Türker, savunmasının son kısmında tutukluluk ve cezaevi sürecinin en soğuk, en yıkıcı, en korkunç yanlarını anlattı. Salonda avukatlardan izleyicilere, tutuklulara kadar herkes ağladı. Bunu ilk defa yazıyorum ama lütfen sonuna kadar okuyun: Türker, savunmasının sonunda önce gözaltındaki çıplak arama sürecini şu sözlerle anlattı: “Vatan Emniyet’teyken arşiv odası gibi bir yere aldılar beni. Eldiven giyen bir polis üstünü çıkar dedi çıkardım. Sonrasında gidip gidemeyeceğimi sorduğumda, altımı da indirip çamaşırımı da indirmemi söyledi. Cinsel organını aç dedi, arkanı dön-eğil dedi. (Kadın izleyicilere dönerek) Utanan varsa çıkabilir ben utanmıyorum. İnsanların onurunu, gururunu kırmak için yapılıyormuş gibi geliyor. Yapan utansın, ben utanmıyorum” Daha sonra, tutuklanıp Silivri’ye sevk edildikten sadece bir gün sonra infaz koruma memuru tarafından SEGBİS için çağrıldığını belirten Türker, şöyle devam etti: Dedim ki "Ben bilmiyorum, bu ne SEGBİS ne?" İşte dedi böyle online ekrana bağlanıyorsunuz. Ben gittim oturdum, karşımda bir ekran açık ama "Adalet mülkün temelidir" yazmıyor, bir ofis orası. Böyle gözüm de ısırıyor Allah Allah diyorum, en sonunda kırmızı espresso makinesi vardı çünkü Savcı Bey bana o makinede kahve ikram etmişti. İfademi alan savcı, başkanım. Savcım, size soracağım şimdi. Siz tabii ki şey, sizin şahsınızla hiç alakası yok konunun ama hani meslektaşınız ya böyle bir uygulama var mı, yok mu? Dedi ki: "Ya" dedi, "Fatoş şimdi ağlarsın böyle karşımda" dedi, "ben sana ne dedim" dedi. "Ben sana ne dedim" dedi, "ben senin ne olduğunu biliyorum ama sen bu adamlar sana" dedi "kumpas kuracak demedim mi" dedi. "Niye konuşmadın sen" dedi. "Verecektin ifadeni gidecektin" dedi. "Ama" dedim, "Sayın Savcım ben bildiğim her şeyi anlattım." "Bak şimdi" dedi, "sen git" dedi, "eşyalarını topla. Ben "dedi, "sana Çağlayan'dan araba göndereceğim" dedi. "Geleceksin" dedi, "burada" dedi, "bana" dedi "ifadeyi vereceksin, buradan" dedi "çocuklarına gidersin." Ben de dedim ki: "Savcım" dedim, "ben yeniden ifade veririm, vermemi istiyorsanız" dedim. "Bir avukatıma sorayım." Şimdi karşımdaki savcı ya, "Yok efendim" diyecek halim yok, ben bilmiyorum bir de hakikaten, ilk kez tutuklanmışız. Dedim ki "Tamam" dedim, "ben avukatıma bir danışayım" dedim. Böyle yaptı: "Hâlâ avukat diyorsun bana" dedi. "Sen" dedi, "bu kafayla bir daha" dedi "çocuklarını asla göremeyeceksin" dedi. "Sen bekârsın, değil mi?" dedi. Evet. "Velayetleri de sende?" Evet. "Senin çocukların" dedi, "reşit de değildi, değil mi?" dedi. Değil dedim. "Eh, artık Sosyal Hizmetler alır senin çocuklarını" dedi. Ha, bir anneye böyle denir mi? Çocuklarıyla tehdit ettiler. Az evvel şeyle söyledim ya size hani mal varlığı, "Sen bakıyordun, değil mi?" dedi. Evet. "Bak" dedi, "mal varlığı tedbiri için" dedi, "karar var benim elimde" dedi. "Ama ben" dedi, "28 Mart Cuma günü mesai bitimine kadar sana süre" dedi. Savcım bunu dedi. Ve o gün tebliğ edildi. "Ya bana gelir konuşursun ya da dedi malını mülkünü de alacağım" dedi. Yani bir şey söyleyeceğim. Şeyi anlayamıyorum. Hani mesela birisinin birisiyle husumeti olur... Hiç beni tanımıyor ki. Tanımadığı bir insandan insan nasıl nefret eder ki? Hani nasıl bunu söyler... Mesela annesi yok mu bu insanların? Hepimiz zıbın giymedik mi? Ben hiç kimseye hakkımı helal etmiyorum. Bunu çok düşündüm çünkü şimdi Düzce'ye götürüldüm. Düzce'de insanın benim şeyim bozuldu... İnsan olarak öğrendiğim iyilik ve kötülük kavramı bozuldu. Çünkü iyi insan dediğimiz bir tarif var, bir de kötü insan dediğimiz bir tarif var; birbirine girdi bu. Çünkü Düzce'ye bir gittim, 40 metrekarede 25 kişiyiz, 16 kişilik. Koğuş arkadaşlarım; uyuşturucu satıcıları, cinayet, hırsız... Artık mesela bir Roman gördüğümde ben onun çadırcı mı, göçebe mi, arabacı mı olduğunu anlarım. Valla anlarım. Uyuşturucu mu satıyor, hırsız mı onu da anlarım. Hani böyle bir bilgi benim neyime yarayacak bilmiyorum ama... Ve o, hani bir kız getirdiler hamile, 5 aylık, 4 aylık. 1.5 yaşındaki kızını duvara vura vura öldürmüş. İddianamesini ben okudum. Ama diyor ki: "Eşime benziyordu." diyor. "Çok ağlıyordu." "Dayanamadım." diyor. "Ama benim içim" diyor, "çok ferah. 7'sini de yaptım, 40'ını da yaptım, mezarı da çok güzel." diyor. Hamile bir de. Devlet de gayet iyi bakıyor yani gerçekten hamile diye. Ama ben o insanlarla birlikte kaldım. Mesela 1 yaşında, o Roman bir aile vardı 5 kişi; anneanne, iki kızı, iki torun filan, ailecek kalıyorlar uyuşturucudan. Ama annesi çok bakmak istemiyor, 1 yaşındaydı Afra da geldiğinde, daha yürümüyordu. Mesela ona bakıyordum. Ne yapayım? Onunla teselli ediyordum kendimi. Örgü ördüm, tuvalet temizledim. Çünkü tuvaletler taşıyor. Şey dedim ben de: "Çekilin" dedim, "madem 16 milyon için çalışıyoruz, hani burada da bari bu görevi ifa edelim. Ne yapalım?" Ama hani olduğu gibi anlatıyorum, bilmiyorum... Yani film gibi bu yaşananlar. Gözlerimi açıp şey denmesini bekliyorum, işim gereği tabii reklam çekimlerinin setinde filan da bulundum, birisi çıkacak şuradan: "Kestik! Selçuk Bey siz birazcık daha işte soru sorun, siz şey yapın. Ekrem Bey siz araya girmeyin, bir daha alıyoruz aynı planı." filan diyecekler diye umuyorum yani. Ama olmuyor. Tutukluyuz biz hakikaten. Ben Medya A.Ş. Genel Müdürü olarak yargılanmaktan hiç gocunmuyorum. Elbette ki varsa bir hatamız, neyse ortaya çıksın. Bence yok, ben %100 beraat edeceğime, %90 bile değil, inanıyorum. Ama siz burada lütfen, rica ediyorum Medya A.Ş. Genel Müdürü Pınar'ı yargılayın. Ben anne olarak, benim çocuklarıma yazık günah değil mi? Bak geçen sene mezun oldu Nehir. Londra'ya gidemedik, o okuldan kabul olamadı. Benim kızım tüm dünyada yapılan sınavda %1'lik dilime girdi. Şu an dünyanın en iyi yapay zeka okulunda okuyor. Bak mezun oldu, ben göremedim. Orada benim güzel kızım. Babalarıyla... Diyor ki: "Anneciğim kepimi saklıyorum, sen eve geldiğinde havaya atacağım." Yani şu kadar, bacak kadar da onu ilkokula verdiğimde, mezun oldu, ben göremedim. Can sağlığı olsun. Ben kendim için yani rüşvet almadım, 15 aydır yatıyorum, bir şey çalıp çırpmadım, mal varlığıma tedbir kondu. Hakikaten, hakikaten çok mağdurum ama kendime dair, geleceğime dair bir şeyim, böyle bir yaşama sevincim, bir şeyim kalmadı. Çok yorgunum. Anneme dedim ki, demesem iyiydi çünkü benim annem babam ablamı kaybetmişler, çok agresif bir lösemiden 9 ayda... Anneme dedim ki: "Keşke" dedim, "idam cezası olsa da kalemi kırsa, bitse bu iş." O kadar yorgunum, o kadar yorgunum ki kendime dair hiçbir beklentim, isteğim yok. Ama Sayın Hakim lütfen vicdanınıza sesleniyorum, Sayın Savcım sizin de. Yargılayın ama Pınar'ı yargılayın da anne Pınar'ı ne olur tahliye edin. Ev hapsi verin, ben çocuklarımla zaten el ele oturmak istiyorum. Teşekkür ederim.”
İBB Davası, 7 kadın tutukludan biri olan Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'in savunmasıyla devam ediyor. Mahkemede oldukça soğukkanlı ve özgüvenli görünen Türker'in kariyeri dikkat çekici: İsviçre’de eğitim almış. Önce Mimar Sinan'ı kazanmış, daha sonra Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden sosyoloji yan dalıyla mezun olmuş. 2021 yılında Medya A.Ş'ye gelene kadar sırasıyla Yapı Kredi, Koçbank, BASF (Alman kimya şirketi), GlaxoSmithKline (İngiliz ilaç şirketi), OMV Petrol Ofisi (PO'nun Avusturya ortağı) ve HSBC Türkiye’de üst düzey görevlerde çalışmış. Aynı zamanda İstanbul Kültür Üniversitesi’nde öğretim görevlisi, Boğaziçi Üniversitesi’nde de konuk konuşmacı olarak ders vermiş. Savunmasından şimdiye dek öne çıkan bazı beyanları ise şöyle: "Vatan Emniyet'e girdiğimde 'ben buradan çıkamam' diye düşündüm. Hatta ölüm düşüncesi de gelişti. Çok korkunç bir andı, tam bir kabus gibi. Bence cezaevi, Vatan Emniyet'teki nezarete göre gerçekten çok daha iyidir. Çıkarıldığım mahkemece 'rüşvet almak' suçundan tutuklandım. Örgüt suçuyla da sevk edildim ama örgüt suçundan serbest bırakıldım. Sadece gizli tanık Çınar'ın yalan beyanıyla, rüşvet almak suçundan tutuklandım. İddianame çıkınca gerçek de ortaya çıktı. İddianamede rüşvet almak suçundan bir isnat yok. Rüşvete konu edilebilecek bir eylem de ileri sürülmüyor. İddianamede benimle ilgili Medya A.Ş.'nin genel müdürü sıfatıyla imzam bulunan bazı işlerde usulsüzlükler olduğu ileri sürülüyor" “İddianamede İmamoğlu'nun Beylikdüzü'nden tanıdığı kişilerin iştiraklerin başına getirildiği iddiası var. Ben İBB'den iş teklifi alana dek ne İmamoğlu'nu ne de Murat Ongun'u tanıyordum. Beylikdüzü'nde hiç çalışmadım. Kamuda 'talimat' kelimesi çok konuşuluyor ama ben talimat alacak biri değilim. Saygısızlık yapmak istemem ama Ekrem Başkan dahil kimse bana talimat veremez. Bana talimat verecek kişi annesinin karnından doğmadı.”
191
1,829
335
4,885
642,009
March 19 Platform retweeted
Bu Pazar!
1
1
8
282
March 19 Platform retweeted
Bayram ziyaretinde gözaltı! @BirGun_Gazetesi muhabiri İsmail Arı, bayramı ailesiyle geçirmek için gittiği Tokat’ta gözaltına alınarak Ankara’ya götürüldü. 📌Haberleri nedeniyle hakkında şimdiye dek çok sayıda soruşturma açılan meslektaşımızın maruz kaldığı bu hukuksuzluğu kabul etmiyoruz. 📌Gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle soruşturmalara maruz kalmaları yetmiyor, soruşturma süreçlerinin kendisi adeta peşinen cezalandırmaya dönüşüyor. Bir kez daha hatırlatıyoruz #GazetecilikSuçDeğildir @ismailari_ derhal serbest bırakılmalıdır.
11
189
6
590
20,751
March 19 Platform retweeted
Arkadaşımız İsmail Arı’nın gazeteciliğinin şahidiyiz. Gözaltının onun haberlerini durdurmak için olduğunu biliyoruz. İsmail Arı serbest bırakılsın!
#SonDakika Muhabirimiz İsmail Arı, aile ziyareti için gittiği Tokat'ta gözaltına alındı! birgun.net/haber/muhabirimiz…
129
1,022
8
7,804
84,990
March 19 Platform retweeted
İmamoğlu'nun New York Times Meydanı panolarındaki görüntüsünü ilk Cumhuriyet yayınladı. 👏
'19 Mart'ın üzerinden 1 yıl geçti New York Times Meydanı’nda 'İmamoğlu' panosu!
2
6
104
March 19 Platform retweeted
Amerika Birleşik Devletleri’nde sürece katkı sağlamak amacıyla kurulan 19 Mart Platformu’nun kıymetli üyelerine dayanışmaları, sesimizi uluslararası kamuoyuna taşıma çabaları ve demokrasiye verdikleri destek için teşekkür ediyorum. Bu dayanışma, adalet arayışımızın evrensel bir değer olduğunu bir kez daha göstermektedir.
106
314
6
2,359
22,719
March 19 Platform retweeted
"Milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır."
74
601
13
3,629
34,829
March 19 Platform retweeted
Rezillikte 2. Perde: (Kaynak: @March19Platform )
16
333
10
1,036
16,411
March 19 Platform retweeted
Can Atalay her yerde sözünü söylüyor sesini duyuruyor Canları susturamazsınız. #CANATALAYMECLİSE
2
105
2
516
16,206
Merhaba, Bu hesabı, meslektaşımız Alican Uludağ’ın tutuklanması sonrası dayanışmayı büyütmek ve süreçle ilgili gelişmeleri paylaşmak için açtık. Amacımız, doğru bilgiyi dolaşıma sokarak ve mesleki dayanışmayı güçlendirerek bu süreci birlikte takip etmek. Biz Alican’ın arkadaşlarıyız, onun gazeteciliğine tanığız. Arkadaşımızın da tutuklanırken dediği gibi “Dik durun! Alican Uludağ susmadı, susmayacak!”
274
3,940
213
16,000
1,567,451
March 19 Platform retweeted
Boğaziçi Üniversitesi abluka altında Kulüp odalarının Hisar Kampüsü’ne taşınmasına karşı öğrencilerin yapmak istediği eyleme polis biber gazıyla müdahale etti. buff.ly/iJ5eEsd
10
64
5
199
12,031
March 19 Platform retweeted
SON DAKİKA | Fransa meclisi, Ekrem İmamoğlu'nun serbest bırakılmasını talep eden önergeyi oybirliği ile kabul etti.
2,020
2,687
282
30,510
1,329,133
March 19 Platform retweeted
Thousands of workers are on strike in Turkey against one of the major companies. Circulate this call to support them!
DGD-Sen is calling for urgent international solidarity! Our strike against Migros, which began on January 23, has now expanded to 12 warehouses across 10 cities. We call on the global labor movement to stand with us against the union-busting activities of the yellow union Tez-Koop-İş, which is actively working to undermine our nationwide struggle. In our open letter, we demand the expulsion of Tez-Koop-İş from UNI Global Union for sabotaging our strike and acting as a corporate tool. #DownWithYellowUnionism
68
1
150
9,772
March 19 Platform retweeted
Türkiyenin ilk üniversitesi olan 1846 yilinda kurulan neredeyse 200 yillik nobelli üniversiteyi düsürdükleri duruma bak. AKP'ye cöl versen cölde kum kitligi yaratir
Uluslararası akreditasyon kurumu AACSB, Ekrem İmamoğlu ve 27 kişinin diplomasını iptal eden İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi hakkında inceleme başlattı. İnceleme sonucunda fakültenin uluslararası akreditasyonu iptal edilebilir.
9
16
384
6,630
March 19 Platform retweeted
Uluslararası akreditasyon kurumu AACSB, Ekrem İmamoğlu ve 27 kişinin diplomasını iptal eden İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi hakkında inceleme başlattı. İnceleme sonucunda fakültenin uluslararası akreditasyonu iptal edilebilir.
309
1,471
227
16,648
559,657
March 19 Platform retweeted
Dünyanın en eski, en iyi üniversitelerinden biriydi. İ.Ü.’de mezun olmak gurur verici bir prestij simgesiydi. Hocalarımız yazar, düşünür olarak ülkenin saygın entelektüelleriydi. Prof.Dr. ünvanları SAHTE DEĞİLDİ. Macit Gökberk ve Cahit Tanyol’un öğrencisi olmakla hep övündüm. Kemal Tahir’in “çarıklıerkanıharp” sözüyle çok iyi tarif ettiği cahil, görgüsüz ve çapsız muhterisler; tarih anıtı üniversitemizi rezil kepaze ettiler… #İstanbulÜniversitesi
193
672
23
2,986
101,806
March 19 Platform retweeted
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ DİPLOMA İPTALİ SEBEBİYLE İNCELEMEYE ALINDI! Bu ülkenin en köklü üniversitelerinden birisine rakibinizi elemek için diploma iptali kararı aldırırarak okulun akademik akreditasyonunu riske attınız! Tebrikler.
18
171
3
773
18,971