İbrahim Attila ACAR (@attila2000) header
İbrahim Attila ACAR (@attila2000) profile picture

Waldo sen neden burada değilsin? diye sormamaları için, gürültü patırtının ortasında sükunetle dolaşmaktadır... Akademisyendir... https://teapaw.org/t.co/iaZEASp72T

Merkezdedir.
Joined April 2009
Photo by İbrahim Attila ACAR (@attila2000)Photo by İbrahim Attila ACAR (@attila2000)Photo by İbrahim Attila ACAR (@attila2000)Photo by İbrahim Attila ACAR (@attila2000)Photo by İbrahim Attila ACAR (@attila2000)Photo by İbrahim Attila ACAR (@attila2000)Photo by İbrahim Attila ACAR (@attila2000)Photo by İbrahim Attila ACAR (@attila2000)Photo by İbrahim Attila ACAR (@attila2000)Photo by İbrahim Attila ACAR (@attila2000)
Dere evin içinden geçmiş.
220
623
111
2,817
377,562
İbrahim Attila ACAR retweeted
Replying to @eafyoncu
Münih’te BMW fabrikasının önündeki müzeyi gezerken sormuştum: “Bütün modeller burada mı üretiliyor?” “Hayır, BMW’nin farklı şehirlerde fabrikaları var” dediler. “Neden bu kadar dağınık?” diye sorduğumuda, aldığım cevap düşündürücüydü: Almanya’da yeni bir fabrika kurmak veya mevcut fabrikayı büyütmek istediğinizde devletin kuralları ve yönlendirmesi devreye girer. Devlet o anda işsizlik oranı hangi şehirde en yüksek ise sadece oraya fabrika kurmana izin verir. Onlar fabrikayı işsizliğin olduğu yere götürüyor, biz iş bulmak için insanları sanayinin toplandığı şehirlere göç ettiriyoruz.. Onlar kalkınmayı ülke geneline yayıyor, biz ise insanlarımızı kalkınmanın peşinden koşturuyoruz..
9
24
3
260
8,271
İbrahim Attila ACAR retweeted
Başımıza gelen afetlerin (deprem, sel, heyelan) ağır sonuçları olmasının tek bir sebebi var. Şehirlerimiz haddinden fazla büyümesi. Artık İstanbul da, Tokat da, Yalova da daha fazla büyümemelidir. Şehir merkezlerine sıkışmazsak yüksek binalara da muhtaç kalmayız. Köy ve kasabalarımızın yaşam konforunu artırıp 5-10 bin nüfuslu yerleşim yerleri oluşturarak nüfusu bütün ülkeye yaymalıyız. Bunu başarabilirsek başta nüfus krizi olmak üzere birçok problemimizi çözeriz.
568
642
94
6,429
175,601
İbrahim Attila ACAR retweeted
📍 New York, ABD 📍 Milano, İtalya 📍 Chicago, ABD 📍 Peru 📍 Los Angeles, ABD 📍 Berlin, Almanya 📍 Meksika 📍 Lüksemburg Dünyanın birçok ülkesinde, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının üçüncü yılı dolayısıyla protesto gösterileri düzenlendi → Göstericiler, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının sona erdirilmesini ve Filistinlilerin haklarının korunmasını talep etti
1
5
302
İbrahim Attila ACAR retweeted
📌 TUSAŞ Motor Sanayii Genel Müdürü Akşit: Yabancı elektrikli arabaları artık kampüsün içine sokmuyoruz❗️ "Biz Türkiye olarak ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI olarak yabancı elektrikli arabaları artık kampüsün içine sokmuyoruz. Çünkü çok fazla sensör var, kamera, bilmem ne, haritasını çıkarıyor ve kontrolü bizde değil. Yerlilere izin veriyoruz, yazılımı da kontrolü de bizde. Ama tehlike büyük. Allah korusun, bir savaş durumunda ne olacağını bilemezsiniz. Yazılımın kontrolü sizde ise şifreyi, yazılımı değiştirip tekrar güvence altına alabilirsiniz. Ama yazılım ve kontrol başka birindeyse, o ne istiyorsa onu yapar, ne yazık ki." share.google/731KBNrREwthFf3…
54
335
11
1,070
14,988
İbrahim Attila ACAR retweeted
Prof. Dr. İbrahim Attila Acar yazdı: Borsa ile oyun olmaz! ihtmedya.com/?p=5647
1
54
İbrahim Attila ACAR retweeted
Finansal piyasalardaki kumarbazları, hilekarları, kötü risk yönetimlerini anlamak için akıcı bir eser. Öneririm.
27
90
3
1,039
65,254
İbrahim Attila ACAR retweeted
Prof.Dr. Mustafa Kaymakçı’nın “Yunanların Türklere Karşı Uyguladığı Mora Katliamı ve Kıyımlarını Unutmayalım” başlıklı yazısını özellikle genç kuşaklara öneriyorum. 1821 Mora İsyanı’nın anlatılmayan yüzünde Türklerin uğradığı büyük bir insanlık trajedisi vardır. İskoç tarihçi William St. Clair’in ifadesiyle: “Dünyanın haberi olmadan yok edildiler.” Tarih düşmanlık üretmek için değil, unutmamak ve ders çıkarmak için okunmalıdır. Mora’yı unutmayalım. @12puntocomtr 12punto.com.tr/yazarlar/must…
603
15
1,523
23,347
İbrahim Attila ACAR retweeted
Prof. Dr. İbrahim Attila Acar yazdı: “Ekolojik dayanıklılık” mı Ekokırım” mı? ihtmedya.com/?p=5620 @attila2000
2
4
666
İbrahim Attila ACAR retweeted
Nihat Genç'in yıllar önceki kehaneti yeniden gündemde: "Kurtlar Vadisi ve Ezel'i yapanlar bir gün bu mahkemelerde yargılanacak!"
4
42
3
111
3,946
İbrahim Attila ACAR retweeted
Avrupa'yı bir bütün olarak düşündüğümüzde, Türk bankacılığı hemen tümünün önünde. Batı'dan bakan gözlerin alışkanlıklarını değiştirmesi gereken ilk alanlardan biri de tam olarak burası. Türk Bankacılığı Özellikle Dijitalde Avrupa'nın Önünde. Yaşayan vardır, Avrupa'da bir tanıdığınıza telefonunuzdan birkaç dakikada hesap açtığınızı, gece yarısı başka bir bankaya para gönderip saniyeler içinde karşı tarafa ulaştığını, aynı uygulamadan hem döviz alıp hem fatura ödeyip hem de yatırım hesabınızı yönettiğinizi anlattığınızda çoğu zaman aynı tepkiyle karşılaşırsınız: bir tür şaşkınlık. Çünkü Batı'dan bakan gözler, Türkiye'yi hâlâ yetişmeye çalışan bir ülke olarak görmeye alışkın. Oysa bankacılıkta durum tersine dönmüş durumda. Bu alanda Türkiye yetişen değil, yetişilmeye çalışılan taraf. Bunu söylerken bir iddiayı süslemiyorum. Dünyanın 44 ülkesinden 349 bankayı gizli müşteri yöntemiyle tek tek inceleyen en kapsamlı uluslararası karşılaştırmalar, dijital bankacılığın en ileri pazarlarını sayarken Türkiye'yi listenin en başına yazıyor. Avrupa'nın en güçlü bölgesi olan Nordik ülkeler bile bu sıralamada Türkiye'nin ardından geliyor. Ama mesele bir sıralamadan ibaret değil. Mesele, Türkiye'de sıradan bir müşterinin her gün yaşadığı deneyimin, Avrupa'nın zengin ülkelerinde hâlâ ulaşılmamış bir hedef olması. Net durum: Zenginlik dijital bankacılık getirmiyor..! En çarpıcı örnek İsviçre. Dünyanın bankacılık merkezi denince akla ilk gelen ülkenin perakende bankaları, dijital olgunlukta 44 pazar arasında 27. sıraya kadar geriledi ve küresel ortalamanın altında kaldı. Anlık bildirim, yapay zekâ destekli birikim araçları, dijital sigorta gibi dünyanın büyük bölümünde artık sıradan sayılan hizmetler, İsviçre bankalarının önemli bir kısmında yok. Kişi başı geliriyle Avrupa'nın zirvesinde oturan Lüksemburg da aynı tabloda 30. sırada duruyor. Almanya'nın bankaları ise son 2 yılda internet bankacılığında geriye gitti ve bugün birkaç yıl öncesine göre daha az işlev sunuyor. Bu tablo bana şunu söylüyor: bankacılıkta dijital üstünlük paradan doğmuyor. Rekabetten, müşterinin sabırsızlığından ve bankaların ayakta kalmak için başka yolu olmamasından doğuyor. Türkiye'de bu üçü de fazlasıyla var. Peki Türk bankaları bu noktaya nasıl geldi.? Türk bankacılığının bugünkü dijital gücü, bir bakıma ağır bir krizin mirası. 2001 krizinin ardından sektör baştan sona yeniden yapılandırıldı, bankalar sağlam sermaye ve güçlü teknoloji altyapısıyla yeniden kuruldu. Eski sistemlerin yükünü taşımayan bu yapı, yeni teknolojileri Avrupa'daki köklü bankalardan çok daha hızlı benimseyebildi. Avrupa'nın yüzyıllık bankaları ise bugün hâlâ onlarca yıl önce kurulmuş sistemlerin üzerine yama yapmakla uğraşıyor. Buna genç ve teknolojiye hızla uyum sağlayan bir nüfus, şube sayısını değil uygulamasını büyütmeye odaklanan kıyasıya bir rekabet ve yüksek enflasyonun her gün yeniden hesap yapmaya zorladığı bir müşteri kitlesi eklenince ortaya bugünkü tablo çıktı. Parasının değerini korumak için gün içinde döviz, altın ve mevduat arasında karar vermek zorunda kalan bir müşteri, bankasından hız ister. Türk bankaları bu talebe cevap vermek zorunda kaldı ve verdi. Türk bankalarının Avrupa'dan en belirgin ayrıldığı yer, uygulamaya bakış biçimi. Avrupa'daki geleneksel bankaların çoğu hâlâ köklü geçmişine ve güven imajına yaslanarak sade finansal hizmetler sunmayı tercih ediyor; kıtadaki sıkı düzenlemeler de yeniliğin önünde ayrı bir fren işlevi görüyor. Türk bankaları ise uygulamalarını bir bankacılık aracı olmaktan çıkarıp müşterinin gün içinde defalarca açtığı bir yaşam alanına dönüştürdü. Finansal hizmetlerin yanına finans dışı işlevler eklendi, Asya'da yaygınlaşan süper uygulama anlayışı Türkiye'de kendine doğal bir zemin buldu. Dünyadaki öncü bankaların ötekilere göre 2,5 kat fazla katma değerli hizmet sunduğu düşünülürse, bu farkın küçük bir ayrıntı olmadığı anlaşılır. Rekabetin asıl yaşandığı yer artık müşteriyle ilişkiyi derinleştirmek, ona hesabının ötesinde bir şeyler sunmak. Türk bankaları bu alana Avrupa'daki rakiplerinin çoğundan çok önce girdi. Günlük bankacılıkta da fark aynı ölçüde belirgin. Türkiye'de para transferi haftanın 7 günü, günün 24 saati saniyeler içinde gerçekleşiyor ve bu artık kimsenin dikkatini çekmeyecek kadar sıradan. Avrupa Birliği ise bankaları anlık euro transferine ancak son yıllarda yasal zorunlulukla yöneltebildi. Türkiye'de piyasanın kendiliğinden getirdiği şeyi Avrupa'da yasa koyucu dayatmak zorunda kaldı. Hesap açmak da öyle. Türkiye'de bir müşteri şubeye adım atmadan, telefonundan kimlik doğrulamasını yapıp dakikalar içinde bankalı olabiliyor. Bankayla ilişkisini bitirmek istediğinde de aynı kolaylıkla, dijital kanaldan çıkabiliyor. Bu son nokta bana özellikle anlamlı geliyor: çıkışı kolay olan bankada müşteri daha gönüllü kalıyor. Türk bankacılığının önde olduğunu söylemek, eksiği olmadığını söylemek değil. Bu kadar çok işlevi aynı uygulamaya sığdırmanın bir bedeli var; bazı uygulamalarda standart eksikliği kullanıcıyı yoruyor, menüler arasında kaybolan müşteri azımsanmayacak kadar çok. Engelli kullanıcılar için erişilebilirlik hâlâ ciddi bir açık. Yeni müşterinin uygulamayı tanıması ve bankayla ilişkisini oturtması sürecinde de alınacak yol var. Ama bu eksiklerin niteliğine bakmak gerekiyor. Türkiye'nin sorunu artık "bu işlem uygulamada var mı" sorusu değil; "bu kadar geniş bir hizmeti nasıl daha sade sunarım" sorusu. Avrupa'nın büyük bölümü ise hâlâ ilk sorunun cevabını arıyor. Bir tarafın problemi fazlalığın düzenlenmesi, öbür tarafın problemi eksikliğin giderilmesi. Hangisinin önde olduğu bu farkta saklı.
28
36
2
333
17,873
İbrahim Attila ACAR retweeted
Hayat plan yapmaya gelmez. Pamuk ipliğine bağlı bir hayatımız var sadece an bizim o kadar Allah rahmet eylesin
Hayatını kaybeden Ece İrtem'in 1 ay önce katıldığı programda sözleri: — Bir kul olarak çok fazla şeyi kafaya takıyoruz. — Artık kendimi rahat bırakıyorum. İş mi geldi, nasıl olsa bir şekilde kendini belli edecek. İş mi gelmedi, en güzeli gelecek. — Bu süreç bana bunu öğretti. Canımı sıkmaya değmedi çünkü iş geldi. Ben sadece canımı sıktığımla, üzüldüğümle kaldım. — Ben bu zamanı çiçekleri koklayarak, teyzemi belki iki defa fazla öperek geçirebilirdim.
5
58
1
1,324
88,943
İbrahim Attila ACAR retweeted
Toplum Çalışmaları Enstitüsü anketine göre: • Kürtçe eğitim veren ilkokullar da açılmalı mı — Hayır: %65,2 • Silah bıraktıkları takdirde PKK’lılara af çıkarılmalı — Hayır: %82 • Anayasadan Türklük kavramı çıkarılmalıdır — Hayır: %84,7
201
1,169
65
15,548
381,007
İbrahim Attila ACAR retweeted
Vatandaşlık kanunundaki "Türk" ifadesine "etnik kimliktir" denilip itiraz edileceği anlaşılıyor. Öyleyse, her biri kendi içinde ayrı ayrı etnik çeşitliliğe ve vatandaşlık nitelemelerine sahip yedi TDT üyesi ülkenin "Türk Devleti" sıfatını çatı kabul edişleri ne anlama geliyor? Bu temsil kudreti, Türklük sadece etnik bir kategori sayılarak anlaşılamaz. Ancak, Türklüğün töreli tarihinden miras katmanlı doğası ve geniş "Dünya" kimliği vasfıyla açıklanabilir. Bu özelliği sebebiyle, Türklüğün “vatandaşlık itibariyle” benimsenebilecek, eşdeğerde tarihsel derinliğe, kitlesel kabule mazhar bir rakibi de yok.
55
5
250
12,946
İbrahim Attila ACAR retweeted
Nadim hoca bu çalışmasında hilafet kavramının dönüşümü ve anlam kaybı üzerine sarsıcı bir inceleme yapmış. Hoca, akademik bir bakış açısı ve bilimsel bir titizlikle; farklı bi olgu ortaya koymuştur. Mutlaka okunmalıdır @MacitNadim @attila2000
2
3
122
İbrahim Attila ACAR retweeted
Israel is not a Jewish state; Israel is a perverted Zionist state. Israeli leaders never represent the Jewish people; Zionist leaders are murderers, genocidal perverts. We demand the return of all occupied Palestinian territories to the Palestinians. Before the emergence of Zionism and before the establishment of Israel, Jews and Muslims lived peacefully as neighbors in the Ottoman Empire. They would visit each other's homes, offer hospitality, and look after each other's children. It is the Zionists who sow the seeds of hostility and destroy this atmosphere of peace. We openly call upon the Turkish state to liberate Palestine from the Zionists. Jews will be safer and more peaceful in the holy lands under the control of the Turkish state.
212
1,009
93
2,561
73,196
İbrahim Attila ACAR retweeted
İngiliz modacı Katharine Hamnett, "Gazze'deki soykırıma ortağız" diyerek 'İmparatorluk Nişanı'nı çöpe attı: "Gazze'deki soykırımda oynadığımız rol nedeniyle İngiliz olmaktan iğreniyorum"
102
2,518
27
7,575
56,871
İbrahim Attila ACAR retweeted
📌Palantir'in Gazze ve İsrail Katliamlarındaki Rolü Palantir, İsrail Savunma Bakanlığı ile "savaşla ilgili görevler" için resmi bir stratejik ortaklık imzaladığını duyurdu. Ocak 2024’te, Gazze’deki operasyonların en yoğun olduğu dönemde, Palantir Yönetim Kurulu üyeleri alışılmışın dışına çıkarak yıllık toplantılarını Tel Aviv'de düzenlediler. CEO Alex Karp, bu hamleyi İsrail ile bir "dayanışma gösterisi" olarak da tanımladı. Şirketin Yapay Zekâ Platformu (AIP) ve diğer yazılımları sayesinde katliamcı ve soykırımcı İsrail, Gazze'deki askeri operasyonlarda hedef belirleme süreçlerini geliştirdi ve hızlandırdı. Bu hizmete "öldürme zinciri optimizasyonu” da deniliyor. Ayrıca şirket, İHA’lardan gelen verileri ve saha istihbaratını birbiriyle birleştirerek İsrail ordusuna saldırı seçenekleri sunuyor. Bazı raporlar, Palantir'in Gazze'ye giren insani yardım konvoylarının drone'lar ve veri analitiği ile takip edilmesi sürecinde de İsrail’e teknolojik altyapı desteği sağladığını iddia ediyor.
1
2
176
İbrahim Attila ACAR retweeted
Finansal balon muhabbeti yapay zekâ şirketleri ile sınırlı değil. Meta'nın eski yapay zekâ baş bilim insanı Yann Lecun, aşağıdaki paylaşımı yeniden göndermiş ve o da Tesla'yı "Muhteşem 7'li" arasındaki sahtekar ilan etmiş. Tesla, malum, sokakta sorduğunuzda bir elektrikli araba şirketi. Ama sadece araba değil, o da Anthropic gibi (bazılarına göre) bir hikâye de (bazılarına göre abartı/hype) satıyor. Piyasa Tesla'ya bambaşka bir gözle bakıyor. Tesla geleceğin teknolojileri üzerinden fiyatlanıyor. ✅ Kendini süren arabalar (Robotaxi) ✅ İnsansı robotlar (Optimus) ✅ Yapay zeka ve enerji işleri Hep söylerim, bu işlerden pek anlamam. Fakat sanırım yatırımcılar şunu düşünüyor: Bu teknolojiler tutarsa, Tesla'nın kârı katlanarak artacak. O yüzden bugünkü kârına göre değil, 10-15 yıl sonraki iyi olacağını düşündüğümüz durumuna göre fiyat verelim. Aşağıdaki görsel Muhteşem 7'linin fiyat/kazanç oranını gösteriyor. Yani yatırımcı, şirketin bir hissesini alırken, 1 TL kârı için kaç TL ödüyor? Normal bir araba şirketinde bu oran genelde 10-20 arasında imiş. Apple, Google, Microsoft gibi devler söz konusu olduğundaysa oran 25-40 arasına yükseliyormuş. İyi de Tesla'da bu oran 400 civarında! Tesla'nın hissesi, bugünkü kazancına göre aşırı pahalı. Anlaşılıyor ki millet, Elon Musk'ın vizyonunu ve geleceği fiyatlıyor. Peki ya, otonom araç ve robot projeleri gecikir veya hiç tutmazsa? Ya da tersinden, Nasreddin Hoca'nın dediği gibi, ya tutarsa? Ortadaki para çok büyük.
Anthropic piyasa değeri: 965 milyar $ Samsung piyasa değeri: 1,3 trilyon $ Anthropic geliri: 30 milyar $ Samsung geliri: 233 milyar $ Şimdi akıllardaki soru şu: Yapay zeka bir finans balonu içinde olabilir mi? 🤔 Çünkü; 📌Anthropic’in geliri Samsung’un yalnızca %13’ü 📌Anthropic'in satış çarpanı 32x Samsung için çarpan ≈ 5 – 6x civarı {Satış çarpanı (P/S oranı)=Şirketin toplam piyasa değeri ÷ yıllık geliri (satışları)} Yatırımcılar her 1 dolar gelir için Samsung'a sadece 5-6 dolar öderken Anthropic'e 32 dolar ödüyorlar! Diğer bir deyişle, Anthropic’in her bir dolarlık satışı için Samsung’un 5-6 katı para veriliyor. Çünkü herkes “yapay zeka patlayacak, Anthropic 5-10 yıl sonra trilyonlar kazanacak” falan diye düşünüyor. Bu yüzden şimdiden çok yüksek fiyat ödüyorlar. Doğal olarak akıllara balon mu sorusu geliyor.
2
1
230