Associate Professor, Political Science, Ozyegin University; Alumni of University of Michigan, Ann Arbor @UMich, and Boğaziçi University.

Istanbul
Joined August 2013
T. Deniz Erkmen retweeted
Yusuf Tekin’i protesto etmek, Yusuf Tekin istifa demek tutuklanma sebebi mi? Bu pankartta 20 yaşında gençleri tutuklayacak ne var? Ben bir veli olarak, bir anne olarak yıllardır Yusuf Tekin istifa diyorum. Bir siyasiye istifa et diyen herkes tutuklanacak mı artık?
Yusuf Tekin'i protesto etmek için pankart asan öğrenciler Nevin Tekin ve Nehir Dizdar tutuklandı.
28
532
6
3,049
26,063
T. Deniz Erkmen retweeted
Yaşam alanımıza müdehale edemezsiniz… @Fenerbahce Anadolu Yakası’nın tek nefes aldığı yaşam alanına bölge halkının onayı olmadan müdehale edemezsiniz. Ben bölgenin halkıyım ve buna izin vermiyorum, bunu kabul etmiyorum. Burası sizin para kazanmak için betona/rezidans/ iki süs ağacı koyacağınız/ çevireceğiniz yer değildir… Burası her bölgeden binlerce insanın gelip nefes aldığı yaşam alanıdır… Konu “Fenerbahçe/ Kadıköy stad ruhu” değildir… Buradaki konu bir ilçenin değişmesi, bozulması, yaşam alanının katledilmesidir… Buna izin mücadele edeceğiz, bir Fenerbahçeli olarak yazayım… 25/10/2026 17:06
72
114
19
1,134
44,187
T. Deniz Erkmen retweeted
Una multitud colma la avenida Paulista para celebrar el triunfo electoral de Lula da Silva en Brasil.
43
1,187
76
5,729
63,343
T. Deniz Erkmen retweeted
Sırbistan'da öğrenciler doğrudan demokrasi yöntemini seçim siyasetine taşıdılar. Liderlere dayalı, yukarıdan aşağıya bir örgütlenme yerine, herkesin söz alabildiği öğrenci genel kurulları (plenum) oluşturdular. Kararlar tartışılarak, mümkün olduğunca uzlaşmayla alındı. Bu yöntemi üniversitelerin dışına da taşıdılar. Mahallelerde, kentlerde ve köylerde yurttaş meclisleri (zborovi) kuruldu. İnsanlar kendi sorunlarını tartışmak, çözüm önermek ve birlikte karar almak için toplandı. 250 kişilik milletvekili aday listesini de şöyle oluşturdular: 1- Önce 250 adaylık kontenjanı, öğrenci sayılarına göre altı üniversite kenti arasında paylaştırdılar. Belgrad'ın listeye hâkim olmaması için diğer kentlerin de üst sıralarda temsil edilmesini sağladılar. Ardından her kentin kontenjanını fakülteler arasında dağıttılar. 2- Ülke genelinde 80'den fazla fakültede öğrenci genel kurulları toplandı. Öğrenciler kendileri aday olmadı ama her biri aday önerebildi ve neden o kişiyi önerdiğini açıkladı. İsimler tartışıldı, önce uzlaşma arandı, gerektiğinde oylama yapıldı. 3- Mevcut siyasi kadrolara kapıyı kapattılar. İktidar partilerinin mevcut ve eski üyelerini, iktidar adına görev yapmış siyasetçileri ve bürokratları, muhalefet partilerinin üst düzey yöneticilerini aday göstermediler. Böylece hem iktidardan hem de yerleşik muhalefetten bağımsız bir liste oluşturdular. 4- Fakülteler birbirlerinin adaylarını da denetledi. Önerilen bütün isimler ortak bir listede toplandı ve tüm fakültelerin incelemesine açıldı. İtirazlar öğrenci kurullarında tartışıldı. Adayın elenmesi için kurulların yarısından fazlasının veto etmesi gerekiyordu. Tek bir fakültenin itirazı yeterli değildi. 5- Elenen veya çekilen adayların yerine yedekler getirildi. Böylece profesörlerin, doktorların, bilim insanlarının, işçilerin, sanatçıların ve aktivistlerin yer aldığı 250 kişilik liste ortaya çıktı.
74
1,222
188
3,848
105,074
Sırbıstanda Vucic seçimi kaybettiğini kabul etmiş….
Serbia 🇷🇸: celebrations erupt in the city of Niš following the victory of the Student List in the parliamentary elections.
2
160
Konu asla sadece stat değil!
11
266
21
3,190
384,337
T. Deniz Erkmen retweeted
Mesleğim gereği yüzlerce proje takip etmişimdir. Palavra anlatım ve içerikte ilk 3’e rahat girer.
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın kulübe tahsis edilmesinin teklif edildiğini duyurduğu 75 bin kişilik Maltepe Stadı'nın ayrıntılarına Odatv ulaştı Beşinci nesil konseptiyle inşa edilmesi planlanan stadyumda 80 bin kişinin 40 dakikada giriş çıkış yapabilmesi hedefleniyor. odatv.com/ozel/herkes-fenerb…
13
61
586
12,788
T. Deniz Erkmen retweeted
kadıköy lisesi'ne giden bakan yusuf tekin protesto edildiği için iki öğrenci tutuklandı. "yusuf tekin istifa" pankartı astılar. olay da bu.
55
1,230
30
9,266
120,211
T. Deniz Erkmen retweeted
İki saat önce canlı yayında “Türkiye neden mutsuz, topluma ne oluyor” diye konuşurken orada da söyledim: Bu rakamları kavramak için ölçeklemek iyi oluyor. Gökhan Bey’in aktardığı, Melis Sütşurup’un fona yatırdığı belirtilen 13,7 milyar TL Arçelik gibi bir Türkiye devinin piyasa değerinin neredeyse üçte biri. Yani 70 yıllık, 50 bin çalışanlı bir sanayi devinin üçte biri kadar para tek bir fona girmiş ve birkaç ayda 2 milyar TL’den fazla “kazançla” çıkmış. Bazı şeyler yasal olsa bile ahlaki değildir. Çocukların okula aç gittiği, emeklinin geçinemediği, anne babaların çocuklarının geleceğinden endişe ettiği bir ülkede böyle kazançlar açıklama bekler. Bu kişi ne iş yapıyor da bu büyüklükte yatırım yapabiliyor? Toplumun mutsuzluğu biraz da bu sorulara cevap alamamaktan ve bu konuda çok büyük haksızlık ve adaletsizlik, acayiplik olduğunu hepimizin hissetmesinden dolayı.
Mustafa Sandal'ın eşi Melis Sütşurup 2026 yılında TERA'nın TLY fonuna 13 milyar 673 milyon TL yatırıp, bir kaç ay sonra 15 milyar 793 milyon TL alıp çıkmış. Yanıt bekleyen sorular şunlar; 1- Bu parayı nereden bulmuş? 2- Son beş yılda ne kadar vergi vermiş? 3- Babası Cihan Sütşurup ile birlikte haklarında hiç MASAK incelemesi yapılmış mı? 4- Cihan Sütşurup ne iş yapar? 5- Fona tam zamanında girip tam zamanında çıkan yetenekli aileye içeriden bilgi verenler kimler? 6- Ne zaman yurtdışına çıkmışlar, neden haklarında yurtdışı çıkış yasağına ilişkin bir adli kontrol uygulanmamış? 7- Türkiye’ye getirilmelerine yönelik bir uluslararası işbirliği süreci neden yürütülmüyor? 8- 2 milyar 355 milyon 287 bin TL’yi tövbe hesabına yatırdığında, kendisini temize çıkarmış mı olacak? Arınma diyenler, buyrun sahne sizin!
11
152
1
833
20,680
T. Deniz Erkmen retweeted
“Cumhuriyet Dönemi Türkiye’nin Dış Politikası” nihayet kitapçılarda. @SerhatGuvenc ile birlikte 2023’te çalışmaya başladığımız kitap her kuşaktan 40 yazarın katkısıyla hazırlanan 34 bölüm ve 792 sayfadan oluşuyor. Bu süreçte en çok zorlandığımız şey, Türkiye’nin dış politikasındaki gelişmelerin hızına yetişmek oldu. Katkıda bulunan bütün yazarlarımıza ve @iletisimyayin larına çok teşekkürler. iletisim.com.tr/kitap/turkiy…
11
72
7
340
19,904
T. Deniz Erkmen retweeted
Bu planın ana damarlarından biri olan kuşdili vadisi marina projesinin göbeğinde Fenerbahçe stadı ve dereağazı tesisleri bulunuyor. Bugün sanki Fenerbahçe menfaatiymiş gibi gösterilen ve taşınması teklif edilen şey kent merkezinin bir avuç zengine peşkeş çekilmesinden başka bir şey değil. Bu rantçıların en önemli özelliği kamusal bir alanı önce atıllaştırıp, kullanım işlevini kötüye kullandıp sonrasında göz boyamayla bakın daha güzel yapıyoruz demek. Ne yazık ki memleketimizde bu tezgaha milyonlarca insan düşüyor. Sonrasında da Avrupa şehirlerini görüp "adamlar tarihlerine sahip çıkıyor yasa" goygoyu yapıyorsunuz. 120 yıldan uzun süredir futbol oynanan ve kent belleğinin önemli parçalarından birinin yerinde yeniden yapımı dışında hiç bir şeyi tartışmaya açamamaları gerekirdi. Neyse taksime avmyi nasıl yaptırmadıysak buna da izin vermeyeceğiz. Hele bir deneyin. #FenerbahçeKadıköydür #PapazınÇayırı #KentBizim
Kadıköy için bir plan devrede. Terminal Kadıköy, camii ve kent meydanı bu projenin parçaları. Bir torbacı ifadesi ve 3 kadın polisin "teknik takibi" ile 12 mekanın basılması, hukuk dosyası yürürken 1er ay kapatılma çıkması normal değil. Örgütlü bir tepki oluşmazsa işimiz zor.
1
15
36
2,498
Gerçekten utanmazlık ya. Etrafta hediye porscheler cipler dolaşıyor, milyarlar çekiliyor yatırılıyor, elden milyon dolarlar veriliyor bunlar restorantta balık yemeyi lüks diye yaftalamaya çalışıyor. Ülkeyi kene gibi sömürmemiş olsanız daha çok insan balık yiyebilirdi belki.
Utanmaz herif, kendi partililerin 3 milyar 5 milyar götürmüş, şimdi iade ediyorlar. Üstelik bunlar yakalananlar, kim bilir yakalanmayanlar ne kadar götürdü… Onlar hakkında bile şu cümleleri kuramıyorsun, rakı mı battı gözüne.
9
404
T. Deniz Erkmen retweeted
Şaka gibi, ama değil. – at Karşıyaka, İzmir
We are delighted to welcome Cengiz Holding as the Sustainable Transformation Partner of #COP31. As we prepare to host COP31 in Antalya, we are bringing together the public and private sectors, civil society, and the financial world to demonstrate Türkiye’s unwavering commitment to global climate action to the world. During this journey Cengiz Holding, is joining us as a delivery partner. Through collective wisdom, robust partnerships, and tangible steps, we are turning commitments into action. @HoldingCengiz #COP31Türkiye #COP31Presidency
6
127
1
591
19,606
Sosyalizm Yoksulluk Yemini Değildir! Bir sosyalist güzel bir restoranda yemek yiyince kıyamet kopuyor. Sanki sosyalizm, ömür boyu kuru ekmek yiyip çeşme suyu içme yeminiymiş gibi! Sosyalizm, herkes yoksul yaşasın diye değil, kimse yoksulluğa mahkûm olmasın diye var. Mesele birilerinin Boğaz'da balık yemesi değil, milyonlarca insanın evine balık bile götürememesidir. Üstelik kimse bir fotoğrafa bakarak o sofranın hesabını, kimin ne ödediğini bilmiyor. Ama hüküm hazır: Sosyalistsen keyif süremezsin! Ne tuhaf! Zenginin lüksü normal, sosyalistin bir akşam yemeği suç. Halkın milyarlarını çalan kapitalistelere her şey serbest ama sosyalistlere güzel bir akşam yemeği yasak. Sosyalizm sefaletin kutsanması değil, refahın paylaşılmasıdır. Sosyalistten yoksulluk performansı beklemek yerine, insanları yoksulluğa mahkûm eden düzeni sorgulayın. Çünkü mesele kimin rakı sofrasına oturduğu değil, kimin o sofraya ömrü boyunca oturamayacağıdır.
Bu devrimci kardeşlerimiz de yurdum insanı, yesinler içsinler. Onlar da boğaza nazır masalarında rakılarını yudumlayıp balık yemesinler mi? Çok ayıp. Biber gazı da nefes borusundan başka türlü çıkmıyor ki. Efendim, o masanın hesabı kaç asgari ücret yaparmış. Güzel kardeşim, onların devrim masalına inanırsan rakı masasına meze olursun. Kusura bakma.
19
37
289
5,242
Fenerbahçe Stadı'nın Kadıköy'den Maltepe'ye Taşınması: Kent Hafızası, Şehircilik ve Çevre Açısından Bir Değerlendirme* Fenerbahçe'nin Kadıköy'deki tarihî stadından ayrılarak Maltepe'de yapılacak yeni bir stada taşınması ihtimali, yalnızca bir spor tesisinin yer değiştirmesi değildir. Bu karar, İstanbul'un kültürel hafızasını, kentsel yaşamını, ulaşım sistemini, kamusal alanlarını ve doğal çevresini ilgilendiren çok boyutlu bir şehircilik meselesidir. Tartışmanın iki tarafında da göz ardı edilemeyecek gerekçeler bulunmaktadır. Bir tarafta Papazın Çayırı'ndan bugüne uzanan, Fenerbahçe ile Kadıköy'ü birbirine bağlayan tarihsel ve kültürel miras; diğer tarafta ise yoğun bir kent dokusu içerisinde bulunan büyük bir stadın yarattığı trafik, gürültü, güvenlik ve yaşam kalitesi sorunları var. Asıl mesele, bu sorunları çözmeye çalışırken İstanbul'un başka bir bölgesinde daha büyük ve kalıcı sorunlar yaratılıp yaratılmayacağıdır. Bir stadın ötesinde: Kadıköy'ün tarihsel hafızası Fenerbahçe Stadı'nın önemi, bugünkü tribünlerinin veya betonarme yapısının yaşından kaynaklanmaz. Papazın Çayırı olarak bilinen alandan günümüze uzanan süreçte, aynı mekânın kuşaklar boyunca spor faaliyetlerine ev sahipliği yapması, burayı İstanbul'un kolektif hafızasının önemli bir parçasına dönüştürmüştür. Fenerbahçe taraftarı için Kadıköy'e gitmek yalnızca bir futbol karşılaşmasını izlemek değil. Maç öncesi buluşmalar, belirli sokaklardan stada yürümek, çevredeki işletmelerde zaman geçirmek ve karşılaşma sonrasında aynı kentsel mekânı paylaşmak, yıllar içerisinde oluşmuş bir spor kültürüdür. Stadın başka bir ilçeye taşınması, kulübün tarihinin sona ermesi anlamına gelmez. Ancak tarihsel kimliğin devam etmesi ile bu kimliğin oluştuğu mekânın korunması aynı şey değildir. Özellikle mevcut stadın yıkılarak arazinin başka kullanımlara açılması durumunda, yalnızca bir yapı değil, bir asrı aşan mekânsal ve kültürel süreklilik ortadan kalkacaktır. Bu kaybın bir müzeyle, anıtla veya yeni stadın mimari görkemiyle bütünüyle telafi edilmesi mümkün değildir. Kadıköy'deki stadın yarattığı kentsel sorunlar Bununla birlikte, tarihsel mirası koruma düşüncesi bugünkü şehircilik sorunlarını görmezden gelmeyi gerektirmez. Kadıköy, konutların, ticaretin, eğitim ve sağlık kurumlarının, yoğun araç ve yaya hareketliliğinin iç içe geçtiği bir kent merkezidir. Böyle bir bölgede on binlerce kişinin aynı saatlerde stada gelmesi ve karşılaşma sonunda dağılması, çevre mahallelerin kapasitesini zorlamaktadır. Trafik sıkışıklığı, otopark baskısı, güvenlik nedeniyle kapatılan yollar, gürültü ve kalabalık yönetimi, maçla ilgisi olmayan mahalle sakinlerinin de yaşamını etkilemektedir. Stadın kapasitesinin artırılması, çevredeki ulaşım ve açık alan altyapısı aynı ölçüde geliştirilemediği takdirde bu sorunları ağırlaştırabilir. Öte yandan Kadıköy'ün önemli bir avantajı var: Metro, Marmaray, vapur ve otobüs bağlantıları sayesinde stada özel otomobil kullanmadan ulaşılabilmektedir. Bu bakımdan merkezi konumdaki bir stat, doğru ulaşım ve kalabalık yönetimiyle, kent çeperindeki otomobile bağımlı bir tesisten daha sürdürülebilir olabilir. Dolayısıyla sorun, büyük bir stadın kent içerisinde bulunması değil, stadın kapasitesi ile çevresindeki kentsel altyapının ne kadar uyumlu olduğudur. Maltepe: Yeni stat için nerede yer bulunabilir? Maltepe'nin mekânsal yapısına bakıldığında, 75-80 bin kişilik büyük bir stadyum ve ona bağlı tesisler için uygun büyüklükte alan bulmanın kolay olmadığı görülür. İlçenin kıyı ile kuzeydeki ormanlık kesimler arasında kalan büyük bölümü yoğun yapılaşma altındadır. Kent içerisindeki geniş alanların kamulaştırılması teorik olarak mümkün olsa da ekonomik ve toplumsal maliyetleri nedeniyle pratikte oldukça güç. Bu nedenle iki temel seçenek öne çıkıyor: Maltepe sahili ve deniz üzerindeki alanlar ile ilçenin kuzeyindeki ormanlık veya düşük yoğunluklu bölgeler. Sahil ve deniz üzerinde stat yapılması Maltepe sahilinde hâlihazırda geniş bir dolgu alanı bulunmaktadır. Bu alan, büyüklüğü ve Marmaray hattına yakınlığı nedeniyle yeni stat için ilk bakışta uygun görünebilir. Ancak mevcut dolgu alanına stat yapılması ile denizin yeniden doldurularak yeni arazi oluşturulması birbirinden farklıdır. Mevcut dolgu alanının kullanılması, yeni bir deniz müdahalesini sınırlayabilir; fakat bu kez halkın yürüyüş, spor ve dinlenme amacıyla kullandığı büyük bir kamusal alanın kaybı gündeme gelecektir. Kıyıların herkesin kullanımına açık olması, şehircilik açısından en az spor tesisinin yapılması kadar önemli bir kamusal değerdir. Denizde yeni dolgu yapılması ise çok daha ciddi çevresel ve mühendislik sorunları doğurabilir. Deniz tabanındaki yaşam alanlarının kaybı, akıntı düzeninin değişmesi, kıyı ekosisteminin zarar görmesi, dolgu zeminin deprem davranışı ve uzun vadeli taşkın riskleri bunlar arasındadır. Ayrıca deniz üzerinde yapılacak büyük bir stat, ulaşım sorunlarını ortadan kaldırmaz. On binlerce seyircinin sınırlı kara bağlantılarından geçerek toplu taşıma sistemlerine ulaşması, maç sonrasında ciddi bir yaya ve trafik yoğunluğu yaratabilir. Böyle bir durumda Kadıköy'deki kalabalık ve ulaşım sorunları çözülmek yerine Maltepe sahiline taşınmış olacaktır. Kuzeydeki ormanlık alanlar Maltepe'nin kuzeyinde, Başıbüyük ve Kayışdağı çevresindeki daha seyrek yapılaşmış kesimler, büyük bir spor kompleksi için daha geniş arazi olanakları sunabilir. Stat, antrenman sahaları, spor salonları ve diğer tesislerin bütünleşik biçimde planlanabilmesi bu seçeneğin avantajıdır. Ancak burada da önemli çevresel riskler bulunmaktadır. Orman alanlarının parçalanması, yeni yollar ve otoparklar yapılması, doğal su akışlarının değiştirilmesi ve yeşil alanların yapılaşmaya açılması, stadın kapladığı arazinin çok ötesinde sonuçlar yaratabilir. Üstelik güçlü raylı sistem bağlantıları kurulmadığı takdirde, kuzeydeki bir stat özel otomobil kullanımını artırarak yeni bir trafik odağına dönüşebilir. Bu nedenle mevcut doğal niteliğini koruyan orman alanlarıyla önceden yapılaşmış veya ekolojik niteliği bozulmuş araziler arasında mutlaka ayrım yapılmalıdır. İstanbul'un bir bölgesindeki kentsel sorunu çözmek için başka bir bölgesinde yeni ve geri dönüşü zor çevresel sorunlar yaratmak, başarılı bir şehircilik yaklaşımı sayılamaz. Mevcut stadın arazisi ne olacak? Taşınma tartışmasının belki de en kritik sorularından biri, Kadıköy'deki mevcut stadın bulunduğu arazinin geleceğidir. Böylesine merkezi ve ekonomik değeri yüksek bir alanın ticari kullanım açısından cazip olduğu açık. Ancak bir arazinin ekonomik değerinin yüksek olması, en doğru kullanımının yoğun konut, ofis veya alışveriş merkezi yapılaşması olduğu anlamına gelmez. Stadın yıkılmasıyla maç günlerindeki dönemsel trafik azalabilir. Buna karşılık yerine yapılabilecek büyük bir ticari kompleks, haftanın her günü sürekli bir ulaşım ve altyapı baskısı oluşturabilir. Dolayısıyla stadın kaldırılması, Kadıköy'ün sorunlarının kendiliğinden çözüleceği anlamına gelmemektedir. Dahası, mevcut stadın bulunduğu arazi yalnızca ekonomik bir varlık değildir. İstanbul'un spor tarihinin ve Fenerbahçe'nin kimliğinin oluştuğu kültürel bir mekândır. Taşınma gerçekleşse bile bu alanın kamusal spor ve kültür işleviyle ilişkisinin korunması üzerinde durulmalıdır. Bir müze, amatör spor tesisleri ve kamusal açık alanlar bu sürekliliğe katkı sağlayabilir; ancak tarihsel mekânın büyük ölçüde ticari yapılaşmaya açılmasıyla oluşacak kültürel kaybı bütünüyle karşılayamaz. Ekonomik kazanç ile toplumsal yarar aynı şey değildir Yeni ve daha büyük bir stat, Fenerbahçe'ye kapasite, organizasyon ve ticari gelir açısından önemli avantajlar sağlayabilir. Ancak kulübün ekonomik kazancı ile projenin İstanbul açısından toplam toplumsal yararı aynı şey değil. Yeni stadın, ulaşım bağlantılarının ve altyapısının hangi kaynaklarla finanse edileceği; mevcut stat arazisinin nasıl değerlendirileceği; kamusal alan ve doğal çevre kayıplarının ne olacağı birlikte hesaplanmalıdır. Kadıköy'de maç günü ekonomisine bağlı küçük işletmelerin gelir kaybı, Maltepe'de oluşabilecek yeni ekonomik faaliyetler ve her iki ilçede yaşayanların karşılaşacağı değişimler de bu hesabın parçalarıdır. Ekonomik faaliyetin bir ilçeden diğerine taşınması, mutlaka İstanbul ekonomisinde aynı ölçüde yeni değer yaratıldığı anlamına gelmez. Sonuç: Bir sorun çözülürken iki yeni kayıp yaratılmamalı Fenerbahçe Stadı'nın Kadıköy'den Maltepe'ye taşınması tartışmasında asıl mesele, yeni stadın daha modern veya daha büyük olması değildir. İstanbul'un bu değişimden bütün olarak ne kazanacağı ve ne kaybedeceğidir. Kadıköy'deki stadın yarattığı trafik, yoğunluk ve yaşam kalitesi sorunları gerçek. Bunların çözülmesi önemli bir şehircilik hedefi. Ancak bu hedef uğruna hem Papazın Çayırı'ndan bugüne uzanan tarihsel bir spor mekânının ortadan kaldırılması hem de Maltepe'de deniz ekosistemine veya orman alanlarına büyük müdahalelerde bulunulması, İstanbul açısından çifte kayıp yaratabilir. Bu nedenle öncelikle mevcut stadın iyileştirilerek kullanılmaya devam edilmesi seçeneği bütün yönleriyle araştırılmalıdır. Taşınmanın gerekli olduğu sonucuna ulaşılırsa, yeni stat için doğal alanlara en az müdahale gerektiren, mümkün olduğunca önceden yapılaşmış ve güçlü toplu taşıma bağlantılarına sahip bir alan tercih edilmelidir. Mevcut stadın arazisi ise yalnızca bir gayrimenkul geliştirme fırsatı olarak değil, korunması gereken bir kültürel miras alanı olarak değerlendirilmelidir. Çünkü kentler yalnızca yollar, binalar ve teknik altyapıdan oluşmaz. Kuşaklar boyunca aynı mekânlarda biriken anılar, toplumsal ilişkiler ve ortak deneyimler de kentin kimliğini oluşturur. Papazın Çayırı'ndan bugüne uzanan Fenerbahçe Stadı, yalnızca bir spor kulübünün değil, İstanbul'un kent hafızasının da parçasıdır. Bu nedenle alınacak karar, modernleşme ile tarihsel mirası, ekonomik yarar ile çevre korumayı birbirinin karşıtı olarak görmeden değerlendirilmelidir. Gerçek şehircilik başarısı, Kadıköy'ün yaşam kalitesini artırırken Maltepe'nin doğasını koruyabilmek ve Fenerbahçe'nin gelecekteki ihtiyaçlarını karşılarken İstanbul'un tarihsel hafızasını kaybetmemektir. Bir kentin sorunlarını çözmek, o kentin hafızasını silmeyi veya doğal çevresini feda etmeyi gerektirmemelidir. *Çocukluk ve ilk gençlik yıllarını çubuklu hayranı olarak geçirmiş ve bu stadın etrafında ve içinde hatırı sayılır zaman geçirmiş, şimdi ise yine bu stada yürüme mesafesinde yaşayan ve maç günlerinden epeyce şikayetçi olan birisi olarak bu yazıyı yazdım.
17
30
10
158
31,266
T. Deniz Erkmen retweeted
Stadyumlar yaşam kültürünün bir parçası olarak hayatın, şehrin içinde güzel ve anlamlı. Fenerbahçe Stadyumu da olduğu yerde kalmalı…
🔹 Aziz Yıldırım: Aziz Yıldırım susuyormuş! Bir stadyum meselesi var. Bizden önceki yönetim ve ondan önceki yönetimden insanlar devletle diyaloga girmiş. Bunun sonunda da 2032 yılındaki EURO'yu yapmak için almışlar. 2032'deki finalin Türkiye, burada oynanmasını istiyor. Bunun için de 75 bin kişilik stadyum yapmak istiyorlar. Bunun için çalışma yapılıyor. Bizim yönetimlerle konuşup belli aşamalara gelmişler ama yönetim gidince top bize kaldı. Mevcut stadyumun büyütülmesi için planlar hazırlandı, teslim edildi. Bunun hızlanması için de ben Ankara'ya gittim. Bu konu tekrar açıldı. Yapılacak olan 75 bin kişilik stadyumun bize verilip, Kadıköy'ü boşaltma teklifi yapıldı. Fenerbahçe'nin menfaatleri aleyhine olan hiçbir şeyi kabul etmem. Eğer menfaatlerimiz uyarsa kongreyi toplarız, karar veririz dedim.
7
45
4,082
Aynen böyle düşünüyorum…
anlaşılan o ki fenerbahçe'yi kadıköy'den çıkarmak için düğmeye çoktan basılmış, camianın tava getirilmesi sürecine hız verilmiş. bir fenerbahçeli olarak stadın maltepe'ye ya da başka bir yere taşınmasına, karşılığında kulübe ne vaat edilirse edilsin karşıyım. oranın 120 yıllık ruhu, kültürü ve tarihi var, bunu hiçbir paraya değişemezsiniz. bunca yoz ve yolsuz bir iktidar döneminde kadıköy'ü halka kapatacak, açılan alana denize kadar zenginler için bilmem ne projesi konduracak, gene yandaşlarının ve kendilerinin cebini dolduracaklar, bundan bir hayır çıkması mümkün mü. fenerbahçe asırlık yuvasından çıktığında asla aynı kulüp olarak kalamaz. günümüz türkiyesinde iktidara karşı çıkmanın, hele bir spor kulübü için ne kadar zor olduğunu tahmin edebiliyorum ama yosunun kayaya tutunduğu gibi 'papazın çayırı'na tutunup bu da geçer ya hu diyerek her baskıya, daha yıllarca şampiyon olamamak pahasına göğüs germek gerek. umarım bir arada durabilir ve o feraseti gösterebiliriz. 💛💙
5
269
T. Deniz Erkmen retweeted
Gazeteci İsmail Arı, daha önce 75 gün kaldığı koğuşa konuldu, yine yerde yatıyor.
Gazeteci İsmail Arı, tutuklandıktan sonra Sincan 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda daha önce 75 gün kaldığı aynı koğuşa (A10) konuldu. Koğuşa girdiğinde o dönem tutuklu olan bazı arkadaşları yine oradaydı. Avukatıyla görüşen İsmail Arı, 28 kişilik koğuşta şu an 62 kişi olduğunu ve yine yerde yattığını bildirdi. İlk tutukluluk sürecinde koğuş mevcudu 54'tü.
188
2,801
55
14,027
203,555
T. Deniz Erkmen retweeted
Kadıköy’de gazeteciler öncülüğünde binlerce kişi, sansüre ve baskılara karşı basın özgürlüğü ve demokrasi için yürüdü. Tutuklu gazeteciler serbest kalana ve gazetecilik üzerindeki kuşatma kırılana kadar mücadelemiz sürecek.
🔴İstanbul'da binlerce kişi “sansüre hayır, habere özgürlük” diyerek İskele Meydanı'na yürüyor! birgun.net/haber/yurttaslar-…
69
366
3,963
T. Deniz Erkmen retweeted
benim bildiğim akp kadıköydeki asırlık, milyar dolarlık araziye çöker, buradaki ahrazların pr'ını yaptığı gibi deniz kenarına değil de gs'ye yaptığı gibi otobanın kenarına öküzlerin sulandığı kuş uçmaz kervan geçmez yere stadı yapar bizim kadıköydeki stadın yerine de avm diker sonra öküzün trene baktığı gibi saraçoğlu diye inlersiniz.
Feridun Niğdelioğlu: "İtalya ile ortaklaşa yapacağımız EURO2032'ye yetiştirilmek üzere Maltepe'ye yeni bir stadyum yapılacak, yapılıyor. Bu stadı da Fenerbahçe alacak. " (Yeni Açık)
109
303
35
4,100
184,597