ş. retweeted
Kahkahaların Gölgesinde Başlayan Gece
Ayşegül’ün evi her zamanki gibi onun o bulaşıcı, neşeli kahkahalarıyla çınlıyordu. Şehir merkezinden uzak, eski binanın en üst katındaki dairede toplanan kızlar grubu tam kadro bir aradaydı: Ayşegül, Vio, Rachel, Ezgi, Şevval, Şeyma, Lili, Deniz, Lavi ve Karaca.
Salondaki minderlere yayılmış, kahvelerini yudumlarken, ortadaki sehpayı kimin dağıttığı yüzünden klasikleşmiş bir atışma başladı.
Deniz, gözlerini Lavi’ye dikip kahvesinden bir yudum aldı: "Lavi, bak cidden söylüyorum, şu cips paketini açış şeklin bile bu evin dekorasyonuna hakaret. Bilerek mi yapıyorsun bunu?"
Lavi, hiç bozuntuya vermeden gözlerini devirdi ve kollarını bağladı: "Deniz, senin o her şeye bir kulp takan dedektif hallerin bitmediği sürece bu cipsler paketinden bile korkup kaçacak, bence şükret."İkilinin bu tatlı atışmasına Ayşegül, her zamanki gibi katıla katıla gülerek karşılık verdi: "Yemin ederim siz ikiniz bir araya gelince korku filmine gerek kalmıyor, kendi sitcom’umuzu çekiyoruz!"
Tam o sırada, odadaki neşeli havayı donduran derin bir gıcırtı sesi tatta yankılandı. Ses, koridorun bitişindeki, asla açılmayan o eski kilitli odadan geliyordu.
Koruyucu Kalkan
Odadaki herkes bir an sessizleşti. Şeyma korkuyla Şevval’in koluna yapışırken, Lili ve Vio anında yerlerinden fırlayarak grubun önünde siper aldılar.
Vio, ellerini koruyucu bir gestusla iki yana açıp gözlerini karanlık koridora dikti: "Kimse yerinden kımıldamasın. Arkama geçin, hemen."
Lili, sesindeki sert ama titrek tonla Vio’yu onayladı: "Vio haklı. Bu binanın eski yapısını biliyoruz, dışarıdan rüzgâr giriyor olamaz. Kapının önünde anormal bir durum var." Rachel ile Ezgi birbirlerine sarılırken, Karaca mutfaktan elinde kepçeyle sessizce çıkıp grubun arasına sığındı.Ayşegül, yaşadığı kısa şokun ardından gülümsemeye çalıştı ama bu kez sesi biraz titriyordu: "Kızlar, yapmayın ya alt tarafı eski bir bina, borular ses yapıyordur..."
Fakat cümlesini bitiremedi. Çünkü evin tek aydınlatma kaynağı olan lambalar bir anda şiddetle titredi ve tamamen söndü. Salon, dışarıdaki zifiri karanlığa teslim oldu.
Karanlıktaki Hesaplaşma
Karanlığın içinde ilk ses yine Deniz ve Lavi’den geldi; korkularını bile laf atarak bastırmaya çalışıyorlardı.
Deniz ellerini duvarda gezdirirken fısıldadı: "Lavi... Eğer bu karanlıktan sağ çıkarsak, o cipsleri sana toplatacağım."
Lavi’nin sesi karanlıktan hemen cevap verdi: "Korkudan ellerin titriyor Deniz, önce kendi bacaklarını topla da sonra konuşuruz."Yeter artık, susun ikiniz de!" diye fısıldadı Vio, sesi tehlikeli bir şekilde gergindi. Telefonunun fenerini açtığında, ışık doğrudan salonun ortasındaki boy aynasına düştü.
Ve o an, odadaki herkesin kanı çekildi.
Aynada on kişi olmaları gerekirken, arka tarafta, Lili ve Vio’nun tam arkasında duran on birinci bir siluet net bir şekilde yansıyordu. Yüzü tamamen gölgede kalmış, upuzun parmakları Lili’nin omzuna doğru uzanıyordu.
Lili, içgüdüsel olarak tek hamlede Vio’yu ve arkasındakileri arkasına itip aynaya doğru bağırdı: "Kimse kimseye dokunamaz!"
Eksik Kişi
O siluet, Lili’nin meydan okumasına karşılık korkunç, boğuk bir kahkahayla karşılık verdi. Bu kahkaha, Ayşegül’ün o neşeli, coşkulu gülüşünün tam bir kabus versiyonuydu.
Vio, bir saniye bile düşünmeden elindeki ağır demir mumluğu kavradığı gibi aynayafırlattı. Ayna bin parça halinde yere dağılırken, aynı anda evin ana kapısı gürültüyle açıldı ve içeriye buz gibi bir koridor rüzgârı doldu.
"Çıkışa! Hepiniz kapıya!" diye bağırdı Lili.
Kızlar birbirlerinin ellerine sımsıkı tutunarak merdivenlere doğru koştular. Deniz ile Lavi bile o anda tüm atışmayı unutmuş, omuz omuza kaçıyorlardı. Sokak kapısından dışarı, sokağın güvenli ışığına kendilerini attıklarında hepsi nefes nefesteydi.
Ayşegül ellerini dizlerine koymuş, derin nefesler alırken titreyen sesiyle gruptakileri saydı: "Vio, Rachel, Ezgi, Şevval, Şeyma, Lili, Deniz, Lavi, Karaca... ve ben."
Hepsi buradaydı.
ş. retweeted
Kimi iyi giyinmeyi bırakır, kimi bir zamanlar kalıcı olduğuna inandığı arzularını kaybeder. Kimi okulu bırakır. Kimi kendini müziklere boğar. Bazıları fotoğraf çekmeyi bırakır, bazıları erken kalkmayı. Hayal kurmaz artık, kurduğu hayalleri unutur. Kimisi ağlar, kimisi ağlayamaz.
ş. retweeted
Hiçbir erkek mücevherden daha kıymetli değildir diyerek şarkılarını sadece altınlarına adamış Candan yandanım ŞÖKLSHSCSFGS
#TuzluKahve
ş. retweeted
allah’ım bu bedenimden tüm tembelligi kaldır ve bu yılın geri kalanında beni tam potansiyelime ulastır
ş. retweeted
"gercek hayatta hangi eksikligi hayallerle kapatmaya calistigini bulursan eger o sorunu gercek dunyada cozmeye odaklanabilirsin" teapaw.org/shakamaticc/status/205…
selam🫶 3. sinif psk. ogrencisi yorumum: oncelikle, maladaptive daydreaming disorder nedir dersek: kisinin günlük hayatini ve sorumluluklarini aksatacak boyutta, bagimlilik derecesinde asiri ve detayli hayal kurmasidir. genellikle zihnin gercek hayattaki stres, anksiyete veya duygusal eksikliklerden kacmak icin kullandigi bir savunma mekanizmasidir. senin bahsettigine gelecek olursak,
o hic tanimadigin kisiyi basrol olarak zihnetmek aslinda normal, cunku zihnin aranizda hicbir bag olmayan birini 'bos bir tuval' gibi kullaniyo. bunun nedeni ise kisi gercekten tanidigin biri olsa gercek hayattaki detaylar hayalinin buyusunu bozar. aslinda sen o kisiyi degil, onun uzerinden kendi icindeki bir duyguyu belki ilgi gorme, tatmin duygusu veya guc hissi canlandiriyorsun. bir nevi icindeki bir arzuyu veya eksikligi. ki aslinda bu bir savunma mekanizmasidir, gercek hayatta karsimiza cikan zorluklardan tut en ufak seyde bazen bir siginaga ihtiyac duyariz ve zihnimin en yakin korunma alanimizdir.
bundan nasil kurtulabilirsin peki? onemli olan once durumun ne zaman yasandigi, ne olunca yasandigi. yani diger anlamda ‘tetikleyiciler’ bunlari fark edip o anki aktivite degistirilebilir veya ortam degistirmek bile ise yarayacaktir. diger yanda bazi egzersizler o an yapilabilir. nefes/zihin gibi. ama asil kilit noktasi su: duygusal boslugu fark etmek. hayallerin veya hayallerindeki kisiler en cok hangi duyguyu tatmin ediyor? kahraman mi oluyorsun, kurtariliyor musun, veya cok mu seviliyosun duslerinde? gercek hayatta hangi eksikligi hayallerle kapatmaya calistigini bulursan eger, o sorunu gercek dunyada cozmeye odaklanabilirsin.
benim bilgim ve tavsiyem bu kadar. umarim yardimci olmusumdur. ben henuz tam bir psikolog degilim, sadece bildiklerimi paylasmak istedim. eger ileri boyuttaysa ve gunluk hayatini, derslerini cok fazla etkilemeye basladiysa profesyonel bir destek (ozellikle bdt uzmani bir psikolog) alman cok daha iyi olur. hepımıze ruh sagligi dilerim 🫶
ş. retweeted
arkadaşlarımın storyleri izlerken şöyle oluyorum mezun olanlar, nişanlananlar, evlenenler aralarında hamile olan bile var
ş. retweeted
ihsan oktay anar “onun yerinde olsaydım böyle yapmazdım" demek; "ben 2 sayısının yerinde olsaydım, 3 ile toplandığımda 5 etmezdim" demek gibidir” demiş dünden beri bu cümleyi düsünüyorum
ş. retweeted
miraç gecesi duası.. Allah'ım bana beklemediğim bir rızık, aklıma gelmeyen bir güzellik ver ve imkansız olduğunu düşündüğüm hayallerimi yaşamayı nasip eyle..
ş. retweeted
Kendi yolunu kabullen. Kendi hikayeni sev. Olduğun yeri oldur. Olmayanı yok say. Hayat, olmayana ağıt yakacak kadar uzun değil.
teapaw.org/izleseydim/status/1949…
































