1996'da Milliyet gazetesi Kürt nüfusun 2025'te ülkenin yarısı olabileceğini yazmış. Bugün ülkenin ancak %18'i Kürt diyebiliyoruz. Bu tarz analizler Kürtlerin hiç modernleşmeyeceği düşünülerek yapılıyor halbuki Kürt gençleriyle Türk gençleri arasında büyük bir fark kalmadı.
Otomatik çeviri özelliğinin güzel yanı tüm dünya gençlerinin benzer süreçler yaşadığını görmek oldu. Bunu yaşama yoğunlukları farklı olsa da aynı süreçler pek çok ülkede var.
Hikaye anlatıyor 3 yıl sonra şuanki dünyadan %5 civarı değişim olacak. Bilgisayarla yapılan işler daha çok otomatize olacak onun dışında hızlı bir değişim olmayacak geleneksel işlerde. İnsanlarda bir çeşit öz değersizlik yaratmak amaçlanıyor bu söylemlerle. Ayrıca insan nüfusunu savaşlarla yada başka yönlemlerle kimse radikal biçimde azaltamaz %1-2 başarılı olabilir ancak.
#SONDAKİKA
Elon Musk
Kalan süre, en fazla 3 yıl.
Bu süre zarfında, hâlâ "insanların çalışması" ile para kazanmak mümkün.
Ama ondan sonra,
Şimdiye kadar maaş ödenen işlerin çoğu
otomatikleşecek. Para kazanma işi bitecek
"İnsanlara para ödemenin anlamı" ortadan kalkacak.
Son 200 yıldır devam eden bu sistem👇
"40 yıl boyunca zamanını ödünç verirsen maaş öderiz"
Bu bitecek... Çalışmak bitecek
Yani, tarihin en büyük ölçekli "para hareketi" gerçekleşecek.
Şimdi durum ne?
👉Bazı insanlar farkına vardı ve harekete geçti
👉Pek çok insan "haberlerde açıkça belirtilene kadar bekliyor"
Bu "farkına varma arasındaki zaman farkı" her şey.
Peki, bu 3 yılda yapılması gereken ne?
Çok Basit👇
"Kendi zamanını, makinelerin elinden alamayacağı bir varlığa dönüştürmek"
Somut olarak şunlar👇
• Bitcoin gibi nadir dijital varlıklar
• Arsa veya enerji gibi gerçek varlıklar
• Bilgisayarlar veya altyapı
• İnsanlarla bağlantılar (ağ)
• Gıda veya yaşam için gerekli şeyleri üretme gucu
Zaten maaş ne ki???
"Sadece kendi zamanını ödünç vermiş
olmak"
Eğer o zamanın değeri,
Makineler daha ucuz ve daha üstün hale gelirse...
- O değer birden çökecek
Sonunda kalacak tek şey bu 👇
"Ne sahip olduğun (varlık)"
Bu 3 yılda👇
"Maaş alan kişi"den
"Varlık sahibi kişi"ye dönüşebilenler
2035-2036 yıllarında
"Geleceği gören kişi" olacak.
Bundan sonra👇
• Maaşlar artmayacak
Sonunda önemsiz hale gelecek
Kalan tek şey bir tane👇
"Kim neye sahip"
Fırsatın kapısı şu anda açık.
Ama herkesin düşündüğünden daha hızlı kapanıyor.
Şu anda inşa edilecek en akıllı varlık, Bitcoin ve araziyi geride bırakır: Uyurken bile katlanarak büyüyen, yapay zeka destekli bir gelir akışı.
@kuzeyinoncusu 'yi takip edin ve asla geri kalmayın.
Anında polisi arayıp tam adres veriyorsunuz. İstanbul'da her seferinde polis geldi. Tam adres vermek şart hangi dükkanın önü, hangi binanın önü gibi. Böyle böyle medeniyet dayatacağız.
Avrupayla Rusya arasındaki o büyük savaş olacak ama 2030'a kadar beklenir mi bilmiyorum. 2030'lu yıllarda Türkiye avrupadan daha güvenli ve yaşanabilir bir ülkeye dönüşecek. Avrupada başlayan ayaklanmalar uzun süreler devam edecek. Avrupaya göç etmenin anlamı kalmadı denebilir.
İki kere evlenmiş ve ikisinde de 5 yılı aşamamış birinden tavsiye alan kendisi bilir.
Feyza Altun’dan kadınlara mutluluk tavsiyesi:
"Kadınlar mutlu olmak istiyorsa kocalarından gizli para biriktirsin. Ama bankada değil, bankadaki para boşanma davasında çıkar.
Evdeki kasaya da koymayın, kocalar anahtarı alıp boşaltıyor. Güvendiğiniz annenizin, kız kardeşinizin üzerine yastık altı paranız olsun."
(Esra Ceyhan'la A'dan Z'ye)
Sosyal medyada karşılık bulmasa da Siverek'te, Elbistan'da, Kahta'da karşılık bulabilecek bir söylem. İlleri doğru yerden bölerek milletvekili sayısında da bir mühendislik uygulanabilir. Olmazsa da gündem değiştirme taktiği olarak yorumlanabilir.
Bunun makul yolu vicdani ret hakkının olması ancak bu hakkı kullananların kamuda çalışma haklarının olmaması ve genel seçimlerde oy kullanamamaları olmalı. Türkiye için savaşmam diyorsan Türkiye'nin geleceğinde, yönetiminde ve devlet sisteminde de söz hakkın olmamalı.
Bir Kürt olarak Türk ordusunda, Türk egemenlik sistemine askerlik yapmayı reddediyorum.
Kürt milletinin self determinasyon hakkı için bu sisteme karşı mücadelemde "pasif direniş" yöntemini benimsemiş biri olarak elime silah alıp sizinle savaşmıyorum, mücadele yöntemimde cebir, şiddet, tehdit ve bunlara teşvik yok ama sizi reddediyorum. Bende şiddet olmadığı gibi, bir şiddet kurumu olan ve üstelik bize karşı haksız bir kurum olan ordunuzda bize askerlik yaptıramazsınız.
Askerlik yapmayı reddettiğimi açıkladığım kısa bir videoyu sosyal medyada paylaştığım için aylardır beni ev hapsinde tutuyorsunuz. İlk mahkemenin üzerinden yaklaşık beş ay geçmesine rağmen hukuk sisteminizin savcısı hala iddianameyi hazırlamamış. Halbuki tek bir delil (bahsi geçen kısa video) var ve o da ellerinde. Dilerse bir saatte hazırlayabilir ama bilerek hazırlamıyor; ev hapsi sürecini bir ceza olarak tatbik ediyor.
Normalde yoklama kaçağıydım ama ev hapsi süreciyle birlikte askerliği de yılbaşına kadar kendiniz tecil etmişsiniz ve şimdi de askerlik işlemlerini tamamla diye mesaj atmışsınız. Tamamlamıyorum! Zannedersem aklınca beni altı ay ev hapsinde tutarak bir anlamda askerlik yaptırmış olacaklarını düşünüyorlar. Türk hukuk sistemi bu işte! Sizin hukuk sisteminizi de reddediyorum. Eğer bu yargısız infaz sürecini devam ettirirseniz, farklı şiddetsiz protesto eylemleriyle sesimi her yere duyurmaya devam edeceğim.
Birkaç nedeni var. İlki daha önce kapanan döngüleri biliyor Kuran'ı aktaran meclis. Daha önce dünya su(Nuh), toprak(Semud) ve hava(Ad) üzerinden kapanış yaşadı bizim kapanışımız ateş bazlı olacak.
İkincisi bu aktarıcı varlıklar genel müfredatı yazan, işleyen, elçileri ve diğer vazifelileri gönderme kararı alanlar. Haliyle olacaklara da hakimler. Beşerin tekamül hedefi dünyayı bitirmekse onlarınkisi beşerleri eğitmek. Bu aktarıcı konseyin üzerinde de daha üstün varlıklar var ancak en yüce olan kadiri mutlak Allah'tır.
Ruhani açıdan bakarsak insan irili ufaklı tüm hayvanlardan çok ileri tekamül seviyesi olarak. Burda istisna tanıdığı kötü birindense hayvanı tercih ederim olabilir. Onun dışında hayvan tercih ederim diyenler bir yanılgı hatta ruhi hastalık içindeler.
Sonra neden öğrencilerle baş edilemiyor diye sormasın toplum. Doğru düzgün yaptırım uygulanamıyor. Hem diğer öğrencileri tehdit eden hem de öğretmene hakaret eden öğrenciye ödül verir gibi tazminat ödenmesine hükmedilmiş. Bir sonraki aşamada bir arkadaşını bıçaklasa sorumlusu öğretmenler ve okul idaresi mi olacak?
Kimse Anıtkabire ibadet etmek için gitmiyor. Bir anma ve sembol merkezi. Anıtkabir ziyaretiyle tanrıya yaklaştığını düşünen yok ama peygambere ait olduğu iddia edilen sakal parçasını öperek, hacerül esved denilen Kuran'da geçmeyen taş parçasına dokunarak sevaba girdiğini düşünen çok. Öldükten sonra mertebenizi gördüğünüzde çok şaşıracaksınız.
%2-3 oyla içişleri bakanlığı verilirse ittifak yapması ve kendi düşüncelerini uygulama alanı bulması milli pragmatizme uygun. Sırf makam ve para için yanlamakla bir tutulamaz.
#SONDAKİKA SİNAN OĞAN İTİRAF ETTİ!
“AKP, Ümit Özdağ’a bakanlık verseydi, AKP’yi destekleyecekti!”
Readers added context they thought people might want to know
Ümit Özdağ, Afgan ve diğer sığınmacıların gönderilmesini amaçladığı için bakanlık verilseydi kabul edeceğini 3 yıl önce açıklamıştı. Bilgi gizli bir bilgi değildir. youtu.be/TxZ6wy35TnI?si…
Bu kadın baya samimi ve özgün bir surata sahipti kendi elleriyle soğuk yüzlü ve donuk birine dönüştürmüş kendini.
Daha uzun süreler İstanbul ciddi bir nüfus kaybetmez. İşsizlik eskiye göre arttı ama Anadolu tamamen boş İstanbul'da her anlamda daha fazla fırsat sunuyor. Uzun süreler dünyanın her yerinden göç almaya devam eder.
BÜYÜK GÖÇ BAŞLIYOR!
İstanbul 10 sene içinde nüfusunun yüzde 40'ını kaybedecek.
Yapay Zeka ile büyük bir işsizlik dalgası geliyor.
İstanbul'da yaşayan birçok insan işini kaybedecek ve daha ucuz yaşam maliyetleri daha küçük şehirlere ve hatta köylere gidecek.
Büyük bir göç dalgası başlamak üzere.
Konut artık bir yatırım aracı değil.
Elinizdeki fazla konutlar için de kiracı bulamayacaksınız.
Yapay Zeka devrimi aynı zamanda büyük bir Sosyal Krizi tetikleyecek.
Sadece büyükşehirler değil köyler hariç her mahallede kaldırılmalı. 10 yıl önce yapılması gereken bir işti.
MHP Lideri Devlet Bahçeli’den Yeni Teklif Muhtarlıklar Kaldırılsın!
30 büyükşehirde belediye başkan adayının ekibi ile birlikte seçime girmesi üzerinde duruluyor. Büyükşehirlerdeki muhtarlıkların kaldırılması da çalışmalar kapsamında.
Seçim sonuçları henüz kesinleşmeyen başta Ankara ve İstanbul olmak üzere birçok şehirde belediye başkanlığının başka partiden, belediye meclisindeki çoğunluğa ise farklı partinin sahip olmasından kaynaklı ortaya çıkacak sıkıntılar konusunda tartışmalar yapılıyor.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de bu sıkıntıya dikkat çekerek yeni bir sistem önerisinde bulunmuştu. Bahçeli‘nin “Büyükşehirleri seçelim, o da ilçe belediye başkanlarını seçsin” teklifine AK Parti sıcak yaklaşmıştı.AK Parti Grup Başkanı Naci Bostancı, MHP liderine önerisiyle ilgili olarak “Sayın Bahçeli, kamu hizmetinin daha iyi verilmesi ve büyükşehir belediye başkanı ile ilçe belediye başkanı arasında, hizmet etme çalışmalarını, çabalarını sekteye uğratacak siyasal farklılıkların olmaması için, bu değerlendirmeyi yaptığı kanaatindeyim. Sayın Bahçeli, bir öneride bulundu. Bu çok kıymetlidir. Buna ilişkin çalışmalar yapılabilir ama bunlar ortak mutabakat ile yapılır” demişti.
İLÇE BELEDİYELERİNİN İMKÂNLARI ARTIRILACAK
MHP kurmayları, büyükşehirlerle ilgili yapılacak düzenlemenin daha önce AK Parti’nin üzerinde çalıştığı ve büyükşehirler dışında kalan bazı illerin “bütünşehir” kapsamında alınmasını öngören taslak ile birlikte TBMM’ye getirileceğini belirtiyor.
Büyükşehir yasasıyla beraber özellikle ilçe belediyelerinin yetkileri yeniden düzenlenecek. Bu kapsamda, ilçe belediyelerinin yetkilerinin artırılması planlanıyor.
TEK PUSULADA OLACAK
MHP’nin teklifinde 30 büyükşehirde belediye başkan adayının ekibi ile birlikte seçime girmesi üzerinde duruluyor. Oy pusulasında büyükşehir belediye başkan adayının isminin altında birlikte çalışacağı ilçe belediye başkanları da yer alacak. Böylelikle, büyükşehir ve ilçe belediye başkan adayları tek pusulada olacak.
MUHTARLIĞA NEŞTER
Büyükşehirlerdeki muhtarlıkların da kaldırılması çalışmalar kapsamında. MHP kurmayları, büyükşehirlerde muhtarların eskisi kadar etkin olmadığını, bu yüzden bir düzenleme yapılabileceğini ifade ediyor.






























