1996'da Milliyet gazetesi Kürt nüfusun 2025'te ülkenin yarısı olabileceğini yazmış. Bugün ülkenin ancak %18'i Kürt diyebiliyoruz. Bu tarz analizler Kürtlerin hiç modernleşmeyeceği düşünülerek yapılıyor halbuki Kürt gençleriyle Türk gençleri arasında büyük bir fark kalmadı.
Yalnızca yasalar değil eğitim sistemi de biraz da olsa 50 yıl önceye dönmek ve modern anlayıştan uzaklaşmak zorunda kalacak zamanla.
Replying to @butrollnedio
2 çocuğunuz olduğuna göre epey önce okumuşsunuz bir de pisa sonuçlarına göre konuşuyorum.
Milliyetçiliğin çöküşünün öncüllerini bu video ve gelen yorumlarda görmek mümkün. Ben milliyetçilik ve ulusalcılık artık yavaş yavaş toplumdan silinecek dediğimde anlaşılmamıştı. X'deki Türkçü tayfaya bakıp analiz yapanlar yıllar önce dediklerimizi birebir toplumda görmeye başladılar.
Bir adam, kendisini ülkeye bağlayan herhangi bir mal varlığı olmadığı için savaş çıkarsa kaçacağını paylaştı:
• Yarın bir gün bir savaş çıksa ben savaşmam, kaçarım. Kaçarım abi.
• Yani ben ev sahiplerinin evini korumak için, araba sahiplerinin arabalarını korumak için, arsa sahiplerinin arsalarını korumak için ölemem.
• Benim bu ülkede bir avuç dahi toprağım yok, hiçbir şeyim yok. Yani ben kendim bildim bileli kiracıyım.
• Neyini savunacağım ki yani? Neyi, kimin için yani? Yok ya, kaçarım yani mümkünse eğer. Kaçarım veya teslim olurum.
• Teslim olmak gibi bir seçenek varsa teslim olurum. Yani belki bu söylediğim şeyler size çok aykırı.
• "Hadi ya korkak! İnsan vatanı için yaşar, vatanı için ölür" diyebilirsiniz.
• Hayır, ben pragmatistim bu konuda. Ben bu dünyada yaşayan herhangi bir canlı türünden biriyim.
• Yani öyle bir şey yapamam. Kaçabiliyorsam kaçarım. Benim asli amacım zaten hayatta kalmak, tıpkı diğer canlı türleri gibi.
• Ben işte hiçbir ideoloji uğruna, hiçbir şey uğruna ben ölmem. Hayır, ben sadece kendi uğruma ölürüm.
• Yani benim ölmeye değer bir şeyim varsa bu hayatta, mesela kedim için ölürüm. Mesela kedilerim var, çok tatlı. Onlar için ölürüm ama onun dışında yok.
18 yaş altı ergenlerin zıvanadan çıkacağına çok kere değinmiştim. Bu konuda yapılacak düzeltici pek bir iş yok. Ceza sistemi revize edilmeli, 14-18 yaş arası çocuk tanımına girmemeli, yaptırımlar ve önlemler artmalı. İyileştirici değil eleyici ve sert bir sistem biraz toplarlar.
Fransada öğrenci ayaklanması diye duyurulan ama büyük çoğunluğunun göçmen kökenlilerin oluşturduğu olaylar devam ediyor. Bunlar başlangıç olarak nitelendirilebilir.

















